Site İçi Arama

analiz-ve-raporlar

Depremde su ve çevre sağlığı yönetimi için önceden neden hazırlık yapılmadı?

Deprem bölgesindeki 10 ilin arasında Hatay, Adıyaman ve Kahramanmaraş gibi illerde ve ilçelerinde altyapının daha fazla etkilendiğini düşünüyoruz. Daha az yıkıma uğrayan bazı illerde şebekelerden Halk sağlığı laboratuvarlarınca alınan su numunelerinin yaklaşık %20’sinde mikrobiyolojik uygunsuzluklar tespit edilmiş. Bazı illerde uzun dönem elektrikler kesik olduğu için şebekeye su verilemedi.

Depremler çok geniş bir alanda etkili oldu. Büyüklük, şiddet ve yüzey ivmesi olarak çok büyük sismik aktiviteler yaşadık. Bu depremlerin sekiz saat arayla üst üste oluşması özellikle mühendislik çalışması ve kontrolleri standartlara uygun olarak yapılmamış yapılarda büyük hasarlara ve can kayıplarına neden oldu. Ayrıca depremin açıklanan yüzey ivmesinin yüksek olması nedeniyle, bu ivmeye maruz kalan bölgedeki binaların yanı sıra su atıksu ve diğer altyapı şebekelerinin de büyük hasar gördüğünü düşünüyoruz.

Deprem bölgesindeki 10 ilin arasında Hatay, Adıyaman ve Kahramanmaraş gibi illerde ve ilçelerinde altyapının daha fazla etkilendiğini düşünüyoruz. Daha az yıkıma uğrayan bazı illerde şebekelerden Halk sağlığı laboratuvarlarınca alınan su numunelerinin yaklaşık %20’sinde mikrobiyolojik uygunsuzluklar tespit edilmiş. Bazı illerde uzun dönem elektrikler kesik olduğu için şebekeye su verilemedi. Ayrıca bazı illerimizde binaların büyük bölümünün çökmüş, ağır hasarlı olduğundan ve  binalara hiç girilmediğinden suyun bu yapılara temini de gerekmedi. Bu nedenle halen su ve atıksu altyapısındaki hasar tespiti de tam olarak yapılabilmiş değil.

Bu arada bu illerdeki içme suyu ve atıksu arıtma tesislerinin de çeşitli ölçülerde etkilenmiş olma ihtimalleri çok yüksek. Bu nedenle özellikle hasarın daha büyük olduğu kentlerimize şebekeler üzerinden sağlıklı su temini uzuna zaman alacaktır.

Özetle elde edebildiğimiz bilgilerle, depremin büyüklük, şiddet ve yerüstü ivme tahminlerinin yayınlandığı AFAD Raporunu dikkate alarak deprem bölgesinin yaklaşık yarısında su ve atıksu altyapısının büyük oranda hasara uğradığını tahmin ediyoruz.

Deprem Bölgesinde su ve hijyen ihtiyacı ve yönetimi 

Depremlerin çeşitli aşamalarında ortaya çıkan ihtiyaçlar ve bunların yaratacağı tehlike ve riskler farklılaşır. İlk anda kurtarma çalışmaları ve acil ihtiyaçların karşılanması çok önemlidir. Ancak depremlerin üzerinden zaman geçtikçe depremzedelere sağlıklı su temininin, tuvalet ve hijyen ihtiyaçlarını karşılanmasının önemi artar. Bu ihtiyaçların karşılanmaması durumunda halk sağlığı tehdidi ortaya çıkabilir. Bu durum dünyanın birçok bölgesinde büyük depremler sonrasında ortaya çıkmıştır. Bu nedenle Su Politikaları Derneği olarak bu konuya beklenen İstanbul depremi özelinde dikkat çekmek için 2019 Yılında Deprem ve Su Raporumuzu yayınladık.

Deprem sonrasında ortaya çıkacak olan su ve hijyen ihtiyacının en etkili çözümü; daha önce bu riski görüp en alt düzeye yani daha kolay yönetilebilir düzeye indirgemek için gerekli çalışmaların yapılması ile mümkündür. Bunun için daha önce geçici yerleşim bölgelerde prefabrik konutların, seyyar tuvalet ve duş kabinlerinin ve acil kullanma suyu kuyularının hazır olarak bekletilmesi gerekirdi. Ancak bu bölgede maalesef bu konuda bir hazırlığın olmadığı görülüyor. Bu durumda deprem sonrasında ortaya çıkan ihtiyaçlar karşılanamıyor ve kriz durumunu yönetmek zorunda kalıyoruz ki bu da çok sıkıntılı oluyor. Halen bölgede bu durum yaşanıyor.

Seyyar tuvaletler su deposu ve çeşmelerle birlikte düşünülmeli 

Bölgede seyyar tuvalet ihtiyacının yanı sıra kullanma suyu temini de birlikte düşünülmelidir. Pratik yöntemlerle tuvalet ve kullanma suyunu depremzedelerin en kolay ulaşabileceği yerlere hızla götürmek zorundayız. 

 Bunun için başta çadır kurulan alanlar ve geçici toplanma bölgeleri olmak üzere kentin merkezi bölgelerine seyyar tuvaletler ve geçici su depoları ve çeşmeler yapılmalıdır. Bazı bölgelerde yeraltı suyu kuyuları açılıp bu kuyuların suları sürekli incelemeye tabi tutularak kullanıma açılabilir.  Bölgenin acil kullanma suyuna olan ihtiyacı öncelikle bu pratik çözümler üzerinden çözülmeye çalışılmalı. Çünkü bölgede yeniden yapılanma, yaşayacak olan nüfus, gibi birçok belirsizlik var. Bu nedenle yeni konutların yapılması, yeni şehir planı yeni su ve atıksu altyapısı gerektireceğinden ve ciddi bir planlamaya ihtiyaç duyacaktır. Bu nedenle önümüzdeki ayların acil su ve hijyen ihtiyacı daha pratik uygulamalarla çözümlenmeli.

Çünkü bu ihtiyaçların giderilmesi doğrudan halk sağlını ilgilendiriyor. Bölgede hava sıcaklığının önümüzdeki günlerde kısmen de olsa artacak olması çevre sağlığını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle bu çalışmaların daha hızlı gerçekleştirilmesi daha önemli hale gelmektedir. 

Bölgedeki Barajların durumu 

6 Şubat 2023 tarihindeki depremlerin etkili olduğu bölgede çok sayıda baraj ve hidroelektrik santrallerimiz ile sulama göletlerimiz bulunuyor Bu su yapılarımızın tümünün projelerinde DSİ Genel Müdürlüğü tarafından bölgenin depremselliği dikkate alınarak deprem tahkikleri yapıldı. Bugüne kadar bölgede gerçekleşen depremlerin barajlarımız ve göletlerimiz üzerinde baraj güvenliklerini etkileyebilecek ciddi sorunlar oluşturmadı.

 

 

Fakat son olarak 6 Şubat 2023 tarihinde ardı ardına gerçekleşen şiddeti ve yerüstü ivmesi çok yüksek depremlerin bölgedeki su yapılarına yönelik etkilerinin daha detaylı bir şekilde incelenmesi gereklidir. Zaten iki göletimizde tedbir amaçlı suyun boşaltıldığı, bazı barajlarımızın kısmen etkilendiği ve 8 baraj ve göletin takip altında olduğu resmi makamlarca açıklandı.

Ülkemizin Baraj ve göletlerinin %75’i birinci ve ikinci derece deprem bölgelerinde yer almasına rağmen bugüne değin bu yapılarda endişe verici deprem hasarları oluşmamıştır. Ancak bu kez gerek depremlerin büyüklük ve şiddeti gerekse oluşma sıklığı, yerüstü ivmesi ve geniş etki alanı açısından durum çok daha farklıdır  

Bölgede bugüne kadar tespit edilenin dışında daha büyük bir sismik hareketlilik mevcuttur. Merkez üsleri birbirine yakın, arka arkaya çok büyük şiddetli depremlerden sonra bu depremlerin orta şiddetli artçı sismik hareketleri meydana gelmiş ve gelmektedir. Bölge adeta uzmanları da şaşırtacak bir deprem fırtınası etkisi altında bulunmaktadır. Bu durum bölgedeki barajlarda ve özellikle sulama göletlerinde yapılacak incelemelerin daha sık ve dikkatli olarak gerçekleştirilmesini ve elde edilen sonuçların detaylı olarak analizini gerekli kılmaktadır.

Barajlardaki deprem etkilerini tespit için yapılmakta olan incelemelerin yanı sıra baraj gövdesindeki ve baraj civarındaki Kuvvetli Hareket İvme Sismografları SMA kayıtlarının tasarım değerleri ile karşılaştırılması ve detaylı olarak değerlendirilmesi gerekir. Böylece barajın hangi noktalarının hangi genliklerde ve frekanslarda hareket ettiği, barajın temeline gelen deprem hareketlerinin gövde tarafından nasıl büyütüldüğü veya sönümlendirildiği de tespit edilebilir. Bu sonuçlar baraj üzerinde yapılan gözlemlerle de karşılaştırılmalıdır. 

Kaynak

06 Şubat 2023 PAZARCIK (KAHRAMANMARAŞ) MW 7.7 ELBİSTAN (KAHRAMANMARAŞ) MW 7.6 Depremlerine İlişkin Ön Değerlendirme Raporu. AFAD DEPREM DAİRESİ BAŞKANLIĞI 9 Şubat 2023

 

Araştırmacı Yazar ve Akademisyen  Dursun YILDIZ
Araştırmacı Yazar ve Akademisyen Dursun YILDIZ
Tüm Makaleler

  • 18.02.2023
  • Süre : 7 dk
  • 598 kez okundu

Google Ads