Site İçi Arama

analiz-ve-raporlar

Dronlar Hava Savaşlarında Neden Devrim Etkisi Yaratamadılar? (Bölüm 5)

Hava savaşında modern kuvvet kullanma sistemini test etmek için üç bağımlı değişkene odaklandık: İHA'ların saldırı avantajı sağlayıp sağlamadığı; mevcut güç dengesizlikleri üzerinde dengeleyici bir etkiye sahip olup olmadıkları ve yakın dövüşü iptal edip etmeyecekleri.

Bu makale toplamda beş bölüm olarak yazıldı. Birinci bölümde genel bir değerlendirme yapıldı. İkinci, üçüncü ve dördüncü bölümlerde Libya’da, Suriye’de ve Dağlık Karabağ’da çatışmalar esnasında kullanılan dronların etkisi ve muharebelerin sonuçlarına katkıları tartışıldı. 

Önceki Bölümleri okuma fırsatı bulamayan okuyucularımız aşağıdaki linkleri kullanabilirler:

Dronlar Hava Savaşlarında Neden Devrim Etkisi Yaratamadılar? (Bölüm 1)

https://strasam.org/savunma/askeri-harekat/dronlar-hava-savaslarinda-neden-devrim-etkisi-yaratamadilar-bolum-1-3328

Libya'da 2019-2020 Yıllarında İcra Edilen Dron Savaşının Analizi (Bölüm-2)

https://strasam.org/analiz-ve-raporlar/analiz/libyada-2019-2020-yillarinda-icra-edilen-dron-savasinin-analizi-bolum-2-3333

Suriye İç Savaşı'nda 2011–2020 Yıllarında İcra Edilen Dron Savaşının Analizi (Bölüm-3)

https://strasam.org/analiz-ve-raporlar/analiz/suriye-ic-savasinda-20112020-yillarinda-icra-edilen-dron-savasinin-analizi-bolum-3-3340

Dağlık Karabağ’da 2020 yılında İcra Edilen Dron Savaşının Analizi (Bölüm-4)

https://strasam.org/analiz-ve-raporlar/analiz/daglik-karabagda-2020-yilinda-icra-edilen-dron-savasinin-analizi-bolum-4-3345

Bu bölümde bu örneklerden yola çıkılarak Dron Savaşının Nihai Analizi yapılmıştır.

Bu makaleyi kaleme alan yazarlar, insansız hava aracı kullanımında büyük bir devrime imza atmadıklarını ve hava savaşlarında dronların ikinci ateş gücü devrimini gerçekleştirebilecek önemli bir dönüşüme imza atamadığını savunuyorlar. 1960'lı yıllardan başlayarak bu tür bir devrim, tespit, iletişim, hassasiyet ve imha konularında dramatik gelişmelere yol açarak hava savaşını son derece ölümcül hale getirdi. Düşmanın öldürücü ateş gücünden kaçınma ihtiyacı, hava kuvvetleri ile hava savunması arasında bir saklanan bulma rekabetine yol açmıştır. Düşmanı başarılı bir şekilde tespit edip hedef alırken, yani modern güç kullanma sistemini kullanarak, düşman ateşine maruz kalmayı sınırlamak için gerekli olan taktik, teknik, prosedür, teknoloji ve yetenekler dizisine hâkim olmayan aktörler, ciddi sonuçlara maruz kalacaklardır.

Hava savaşında modern kuvvet kullanma sistemini test etmek için üç bağımlı değişkene odaklandık: İHA'ların saldırı avantajı sağlayıp sağlamadığı; mevcut güç dengesizlikleri üzerinde dengeleyici bir etkiye sahip olup olmadıkları ve yakın dövüşü iptal edip etmeyecekleri. Bu bağımlı değişkenlerin her biri için, modern güç kullanımı sisteminin ve insansız hava aracı devrimi tezinin gözlemlenebilir sonuçlarını belirledik. Daha sonra bu gözlemlenebilir beklentileri, dronların yoğun olarak kullanıldığı son üç çatışmaya (Libya, Suriye ve Dağlık Karabağ bölgesinde) bakarak test ettik.

Topladığımız kanıtlar, bunun ardından gelecek bir insansız hava aracı devrimi fikrini desteklemiyor. Dronların daha yaygın olarak kullanıldığı çatışmaları araştırdığımız için, dronların daha tedbirli kullanıldığı diğer durumlarda, birçok kişinin tanımladığı gibi savaşın dönüşümünü gözlemlememiz gerektiğine inanmak için çok az neden var. Bu makalede sunulan kanıtlar kesin olmasa da ampirik analizimiz, insansız hava araçlarının askeri dengeyi taarruza çevirmediğini, güçlü ve zayıf devletler arasında eşitleyici bir etkiye sahip olmadığını ve yakın çatışmayı ortadan kaldırmadığını gösteriyor. Dronların yetenekli askeri personel tarafından çalıştırılması ve diğer çok katmanlı ve konvansiyonel sistemlerle (örneğin saldırı ve ISR uçakları, radar ve elektronik harp sistemleri, topçu ve kara birimleri) entegre edilmesi durumunda etkili olabileceği sonucuna varıyoruz.

Analizimiz savaşın incelenmesi, devletlerin savunma politikaları ve duruşları ve uluslararası sistemin evrimi hakkındaki temel tartışmalara katkıda bulunmaktadır. Öncelikle insansız hava araçlarının modern savaşlardaki rolünü anlamanın yeni bir yolunu sunduk. Geliştirdiğimiz teorik çerçeve, dronların neden bazı geleneksel çatışmalarda etkili olduğunu ancak diğerlerinde olmadığını açıklıyor; mevcut çalışmaların açıklayamadığı bir sonuç varyasyonu. Dahası, Biddle'ın modern güç kullanma sistemini hava nüfuzu ve hava savunmasının gerekliliklerine ve kendine özgü durumlarına uyarlayarak çerçevemiz, Biddle'ın başlangıçta öngördüğünden daha geniş bir çatışma alt kümesini değerlendirmenin ve anlamanın bir yolunu sağlar. Çerçevemiz aynı zamanda belirli bir dron savaşı durumunun ötesinde rehberlik de sağlar. Bilim adamlarının ve uygulayıcıların diğer sözde yıkıcı ve yeni gelişen teknolojilerin etkisinin yanı sıra, 2022'de Ukrayna'nın işgalinin ilk aylarında Rusya'nın hava gücünü sınırlı kullanması gibi geleneksel çatışmalardaki dinamikleri anlamalarına yardımcı olabilir.

İkincisi, çerçevemiz, dron savaşları ve gelişen teknolojiler hakkındaki akademik ve kamusal tartışmalarda sıklıkla göz ardı edilen ancak askeri personel yeterliliği, elektronik savaş ve hava savunma sistemleri gibi askeri operasyonlar için kritik olan faktörleri vurgulamaktadır. Personel konusunda akademisyenler ve uygulayıcılar, insansız hava aracı savaşlarını ve askeri robotları, emeğin (askerlerin) sermayeyle (ileri teknoloji) ikame edilmesinin bir örneği olarak yorumladılar. Ancak "yüksek teknolojili silahların yüksek kaliteli personel gerektirdiğini" büyük ölçüde ihmal ettiler. Hava savunmasıyla ilgili olarak makalemiz, hava savaşları üzerinde dönüştürücü etkileri olan ancak güvenlik çalışmaları alanında çalışan akademisyenler tarafından çok az ilgi gören radar sistemleri, uçaksavar silahları ve karadan havaya füzeler gibi bir dizi teknolojiye odaklanmaktadır.

Son çatışmaların dinamiklerini ve sonuçlarını anlamak için çerçevemiz, hangi tarafların silahlı insansız hava araçlarına sahip olduğundan ziyade, hava nüfuzu karşısında hava savunmasının göreceli etkinliğine odaklanıyor. Dolayısıyla ampirik analizimiz, müttefiklerinin dron saldırıları tarafından hedef alınması durumunda hem bölgesel hem de büyük güçlerin nasıl tepki vermesi gerektiğine dair içgörüler sunuyor. Bölgesel ve büyük güçler, hava savunma sistemlerini ve elektronik savaş sistemlerini vasıflı personelle birlikte konuşlandırarak, ağırlıklı olarak mevcut nesil askeri insansız hava araçlarına dayanan bir askeri saldırıyı önemli ölçüde zayıflatabilir ve muhtemelen durdurabilir.

Üçüncüsü, analizimiz silahlı kuvvetlerin yeniden yapılandırılması ve savunmanın edinilmesine ilişkin politika tartışmalarına katkıda bulunmaktadır. Ucuz ve küçük platformlara yönelerek kuvvet yapılarında radikal değişiklikler yapmayı düşünen veya savunma duruşlarını yalnızca teknolojik kaygılarla yeniden gözden geçiren devletlerin bu tür eylemlere karşı dikkatli olmaları gerekmektedir. Çalışmamız, Doğu Avrupa ve Güney Doğu Asya gibi çok daha güçlü bir komşuyla karşı karşıya olan devletler için mevcut nesil askeri insansız hava araçlarının doğası gereği sınırlamalara sahip olduğunu öne sürüyor. Örneğin, Şubat 2022'de Rusya ile Ukrayna arasındaki düşmanlıkların başlamasından önce bazı analistler, Ukrayna'nın "Rusya'nın üstünlüğüne karşı koymak için hem yerli hem de dış kaynaklı dron teknolojisine yoğun yatırım yapması gerektiği dersini çıkardığı" sonucuna vardı.  Analizimiz, insansız hava araçlarının tek başına konvansiyonel askeri zayıflığın üstesinden gelmek için yeterli olmadığını gösteriyor.

Kuşkusuz, kanıtlarımız kesin değildir ve analizimiz bazı önemli soruları ele almamıştır. Odak noktamızı savaşın operasyonel düzeyiyle sınırladık, dolayısıyla hava savunması ile hava nüfuzu arasındaki rekabetin belirlediğimiz stratejik sonuçlarını atladık. Saklanan bulan rekabeti hakkındaki tartışmamız, modern savaşı yürütmenin daha kolay ya da daha ucuz olmak şöyle dursun daha zahmetli, zor ve pahalı hale geleceğini gösteriyor. Mevcut araştırmalara dayanarak gelecekteki çalışmalar bu sonuçları daha derinlemesine incelemelidir. Üstelik, odak noktamızı mevcut nesil dronlarla sınırladık; bu, teknolojik değişimin hızlı temposu göz önüne alındığında doğal bir sınırlamadır. Teknolojik ilerlemeler, hava savunması ile hava nüfuzu arasındaki saklanan bulan rekabetini önemli ölçüde değiştirmediği veya sona erdirmediği sürece, savaşın geleceğinin geçmişten farklı olacağına inanmak için çok az neden var. Ancak bazı uygulayıcılar ve akademisyenler böyle bir son söz hakkında uyarıda bulundular.  Daha fazla araştırma bu konuyu incelemelidir.

Kaynakça

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/libya-ordusu-son-4-gunde-haftere-ait-9-pantsir-hava-savunma-sistemini-imha-etti/1849273

https://umilesgroup.com/en/rpas-uas-and-uav-what-are-they-and-how-do-they-differ/

https://cuashub.com/en/content/what-do-the-uas-groups-mean/

Araştırmacı Yazar Burak ÖZCAN
Araştırmacı Yazar Burak ÖZCAN
Tüm Makaleler

  • 28.06.2024
  • Süre : 5 dk
  • 216 kez okundu

Google Ads