Site İçi Arama

analiz-ve-raporlar

Kazakistan, Enerji’de Çıkmaz Yola Neden Giriyor?

Kazakistan, gaz rezervleri açısından dünyada 19. sırada yer alıyor. Kazakistan petrol, gaz, kömür ve uranyum rezervlerine sahiptir. Bağımsız Devletler Topluluğu'nun (BDT) önde gelen enerji üreticisidir. Büyük bir petrol, gaz ve kömür üreticisi yanı sıra dünyanın en büyük uranyum cevheri üreticisi ve ihracatçısıdır. Bu gerçekliğe rağmen, ironik bir şekilde Kazakların %42’sinin henüz gaza erişimi bulunmuyor.

Kazakistan’da 2022 Yılın Ocak Ayında Şiddetli Protestoların Yaşanmasının Günümüze Etkileri

Geçen yılın ilk günlerinde Türkistan coğrafyasının en büyük devleti Kazakistan karışmış, dünya ne oluyor diye şaşkınlıkla olan biteni izlemişti. 2 Ocak 2022 tarihinde sıvılaştırılmış petrol gazının fiyatının iki katına çıkmasının ardından Kazakistan'ın özellikle batı kesimindeki yerleşim yerlerinde, kitlesel protestolar patlak vermişti. Başlangıçta yerel protestolar şeklinde ortaya çıkan gösteriler, nihayetinde göstericilerin sokaklara taşıdığı ekonomik ve siyasi taleplerle birlikte, protestoların ülke çapında huzursuzluğu tetiklemesine yol açtı. 

Kazakistan toplumu bu tür protestolara alışkın olmadığından olsa gerek, Kazak Cumhurbaşkanı Kasım Cömert TOKAYEV yönetimi gösterilerin büyümesi, sokağın kontrolden çıkması ve kendi yönetiminin zarar görmesi gibi olasılıkların varlığından rahatsızlık duydu. Hatta, Gürcistan ve Ukrayna’da yaşanan renkli devrimlerin bir benzerinin kendi yönetimine karşı sergileniyor olup-olmadığından endişe duyduğunu Cumhurbaşkanı Tokayev saklamadı.

Bu korku ve endişeyle, aceleci bir davranışla, Tokayev yönetimi protestoları şiddetle bastırmayı bir yöntem olarak sergiledi. Sonrasında ise protestocuların taleplerinin dikkate alındığını da gösterme düşüncesiyle hareket eden Tokayev, benzin istasyonlarını spekülatif ücretlendirmelere gittiklerini ‘tespit etti’ ve başkanlık otoritesini kullanarak, 180 gün boyunca sıvılaştırılmış gaz satışlarında benzin istasyonlarını maksimum fiyat uygulaması ile sınırladı. Bir ölçüde halkın, daha doğrusu protestocuların gazını almış oldu.

Ancak günümüzde bile Kazakistan'da enerji sektöründe devam eden yapısal sorunlar henüz çözülemedi. Bu durum bazı çalkantılara yol açma potansiyelini, Demokles’in Kılıcı gibi Kazak Hükümetinin üstünde tutuyor. Aslında Kazakistan doğal gaz zengini bir ülke. 

Gaz rezervleri açısından dünyada 19. sırada yer alıyor. Kazakistan petrol, gaz, kömür ve uranyum rezervlerine sahiptir. Bağımsız Devletler Topluluğu'nun (BDT) önde gelen enerji üreticisidir. Büyük bir petrol, gaz ve kömür üreticisi yanı sıra dünyanın en büyük uranyum cevheri üreticisi ve ihracatçısıdır.

Bu gerçekliğe rağmen, ironik bir şekilde Kazakların %42’sinin henüz gaza erişimi bulunmuyor. Bu kesimin kullanabildiği tek enerji kaynağı halen de kömürden başka bir şey değildir. Kazakistan coğrafyası sert kışlarıyla ünlüdür. Kışların sert geçtiği bu ülkede, insanların doğal gaza erişiminin olmaması, sadece kömürle ısınmak zorunda kalmaları, Kazakistan’ın ülke bütünlüğü ve kaynaklara erişimde sosyal adalet boyutuyla bile rahatsızlık veren bir durum olarak görülüyor. Bu duruma dışardan bakıldığında bile, gerçekten de acı verici sosyal bir sorun olarak nitelememiz yanlış olmayacaktır. 

Kazakistan’daki Enerji Kıtlığının Nedenleri

Protestocuların profillerine bakıldığında, sokağı ateşleyenlerin çoğunluğunun evinde sobasını ateşleyemeyenler olduğu görüldü. Bir başka deyişle, sıvılaştırılmış gaz için daha fazla ödeme yapmak zorunda kalan konut tüketicileri, sokaklara çıkarak seslerini hükümete duyurmak istediler. Yine özel otomobilleri için uygun fiyattan gaza erişemeyen kesimin de gösterilerin en başından itibaren taleplerini sokağa yansıtmayı tercih ettiklerine şahit olundu. Bu nedenle ilk protestocular, uygun fiyatlı yakıtı kaybeden araç sahipleri ve sıvılaştırılmış gaz için daha fazla ödeme yapmak zorunda kalan konut tüketicileri oldu.

Belki bu satırları okurken, Kazakistan petrol ve gaz zengini bir ülke. Nasıl oluyor Kazaklar yakıt sıkıntısı çekebiliyorlar sorusu aklınıza gelebilir? Hakikaten de Kazakistan büyük bir coğrafi alana hükmeden sayılı ülkelerden biri. Büyük hidrokarbon rezervlerine sahip. Ancak gazı işleyecek, yeterli sayıda rafinerilere ve tesislere sahip değil. Bu konudaki altyapısı zayıf. Kazak petrol ihracatı günde yaklaşık 1,4 milyon varil civarında gerçekleşiyor. Petrol; ihracatı kâr getiren, Kazakistan’da faaliyet gösteren petrol şirketlerinin yüksek kâr elde etmelerini sağlayan bir sektör olarak öne çıkıyor. Kazakistan petrolü başlıca üç büyük rafineride işleniyor. Bu rafinelerin petrol üretiminin sadece %15’i Kazakistan sınırları içinde satışa sunuluyor. 

Kazak ticari gaz üretimi 2022 yılında toplam 27,8 milyar metreküpe (Bcm) ulaşırken, ticari gazın yurt içindeki tüketim miktarı da buna paralel artış gösterdi. Tüketim 19,3 Bcm'ye ulaştı. İç tüketim arttığı için de dışarıya ihracat edilebilecek gaz miktarında düşüş yaşandı. Sorun, dışarıya satılacak yeterli miktarda elde gaz bulunmaması noktasında düğümlendi. Daha doğrusu, gaz üreticileri yüksek kâr elde edebilmek için gazı dışarıya satma yönünde hükümete baskı uygulamak istedirler. Gazı içerde satmak, düşük kâr anlamına geldiğinden, içeriye verilen gaz, şirketler için yüksek kârdan zarar anlamına geliyordu. Bu durum, dolaylı olarak gaz zengini Kazakistan’da halkın gaz sıkıntısı yaşamasının nedenlerinin başında geliyor. Kamunun sahip olduğu tek gaz üretim tesisi ile yurtiçindeki talebi karşılamak da mümkün olamamaktadır. İç talebi karşılamak için Kazakistan’ın enerji altyapısı da yeterince gelişmemiştir. Hatlar arasında yeterince esneklik bulunmamaktadır.

Katı tarife rejimi nedeniyle yurtiçi gaz işleme özel şirketler için kârlı değildir. Bir yöntem olarak, tüm gaz üreticilerinin içerde ve dışarda aynı oranda kâr etmesini sağlayacak fiyat regülasyonuna gidilmesidir. Hükümetin tüketiciler için gaz piyasasında bundan böyle esnek bir yapıya geçmesi, gaz fiyatındaki katı sınırlamaları, gaz şirketleri lehine kaldırması olabilir. 

Kazakistan genelinde enerji alanında diğer bir sorun da, mevcut altyapının ayakta tutulabilmesi için hükümetin yüksek kamu harcamaları yapma zorunluluğunun bulunmasıdır. Altyapı zaman içerisinde yıpranmıştır. Bu kaçınılmaz bir durumdur. Elektrik, gaz, buhar ve sıcak su tesislerinin amortisman oranı, yıpranma payı, 2021 sonundaki bir hesaplamaya göre, %72 gibi inanılmaz bir seviyeye ulaşmıştı. Kazakistan’da yeni bir altyapı yapmak, mevcutları idame işletme masrafları dikkate alındığında, daha rasyonel bir seçenek olarak Hükümetin önünde durmaktadır. Ancak aynı anda mevcut altyapıya sorunlarıyla birlikte işletmeye çalışmak ve bunun paralelinde yeni bir altyapı inşa etmek, bu geniş coğrafyada, Tokayev yönetimi için çok büyük bir külfete katlanmak anlamına gelmektedir. Bu yapılamadığından, enerji altyapısındaki sorunlar katlanarak büyüdü. 

Putin, Tokayev’in İmdadına Koşuyor

Bu şartlar altında 2022 yılına giren Kazak toplumu, seslerini duyurmak için sokağa çıktı. Bugüne kadar, bu sokak gösterilerinin arkasında yabancı bir güç olup-olmadığı tam bir netlik kazanmadı. Yukarıda saydığım korku ve endişelerle, Tokayev polis ve orduyu sokak gösterilerini bastırmak için sahaya sürdü. Bu sokaktaki göstericilerin de şiddete başvurması sonucunu doğurdu. Etki-tepki yaşandı. 

Tokayev, protestocuları kontrol altına alabilmek için elinde yeterince asker ve polis bulunmasına rağmen, Rus Ordusunu yanında görmek istedi. Böylece Putin, Kazak hükümeti karşıtı ayaklanmaların bastırılmasına yardımcı olmak üzere Kazakistan'a 2.000'den fazla asker gönderdi. Bu desteğiyle Putin Tokayev’i kurtarmış gibi oldu. 

Rusya-Ukrayna Savaşı Kazak Yönetiminin Sergilediği Tavır ve Bunun Yansımaları

Ancak, 24 Şubat 2022 geldiğinde, ‘tarihi Rus toprağı olan Ukrayna’yı’ işgal etmeye başlayan Putin, Tokayev’i yanında görmek istedi. Ancak Kazakistan işgale destek vermedi, Putin’in iyiliğine karşılık vermemiş oldu. Ayrıca Kazak yönetimi, önce Rusya'nın Ukrayna'yı işgali karşısında tarafsız olduklarını ilan etti. Ardından da Rusya'ya yönelik yaptırımlara uyacaklarını taahhüt etmekten geri kalmadı. Petersburg Ekonomik Forumu sırasında Tokayev, ülkesinin "yarı devlet bölgeleri" olan Donetsk ve Luhansk Halk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını tanımadığını açıkça ifade etti. Bu durum Moskova'yı kızdırdı ve Rus yetkililer Ukrayna savaşındaki tutumları nedeniyle Kazakistan liderliğini “azarladı”.

Konuya gaz yönüyle baktığımızda, Tokayev’in son bir yıl içinde Ukrayna Savaşının başlamasıyla birlikte sergilemekte olduğu Rus karşıtlığının riskli olduğu değerlendirmeleri yapılıyor. Zira, Kazakistan'ın enerji sektörü büyük ölçüde Rusya'ya bağımlı olmaya devam ediyor. Ayrıca Kremlin, Kazak yönetimini hizaya getirmek için Kazakistan ekonomisine yaptırım uygulamaktan çekinmedi. Kazak ekonomisi Rus yaptırımlarından ağır darbe aldı. Ülkede enflasyon hızla yükseldi, Kazak ekonomisinde daralma yaşandı. Kazakistan’ın bağımsızlığı sonrasında, 1993 yılında tedavüle sokulan Kazakistan Tengesi, devalüe edilmek zorunda kalındı. Rusya’dan ithalatı yapılan ürünlerin maliyetleri mecburen arttı.

Putin, Boru Hattını Bir Silah Olarak Tokayev’e Karşı Kullanıyor

Kazakistan, petrol ihracatının çoğunu Rus toprakları üzerinden yapmak durumunda olan bir ülke. Petrol ve doğal gaz gelirleri, Kazak ekonomisinin can damarlarıdır. 2020 yılı baz alındığında, Kazakistan devlet bütçesinin %44’ü, petrol ve doğal gaz satışlarından elde edilen gelirlere dayanıyor. 

Kazakistan petrolü günümüzde dört yönde ihraç ediliyor.

CPC ana ihracat yolu ile – 53 milyon ton (%79);

Atyrau-Samara aracılığıyla (Rusya Transneft sistemine giriş) – 12 milyon ton (%18);

Aktau limanı üzerinden – 2 milyon ton (%3);

Atasu-Alaşankou yolu üzerinden Çin’e- yılda 11 milyon ton (1 milyon tonu Kazakistan’a, 10 milyon tonu ise Rusya’ya aittir).

Kazak petrolü Hazar Boru Hattı (CPC) üzerinden Rusya’nın Novorossisk limanına pompalanıyor. Bu hat bir konsorsiyum tarafından işletiliyor. Konsorsiyumda, Rusya %36,5 paya (% 24’ü Transneft ve %12,5 Lukoil) sahip. Kazakistan ise %20,75’le daha düşük bir paya sahip. Geri kalan pay ise birkaç çokuluslu şirkete ait. Kazakistan petrolünün %80'i bu hat üzerinden ihraç ediliyor. 

Tokayev'in Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in işgalini desteklemeyi reddetmesinin ardından, boru hattında nedense birtakım ‘beklenmedik’ problemler görülmeye başlandı. Çok sayıda sorun ortaya çıktı. Bu da Kazak tarafının ürettiği petrolü ihraç edememesi sonucunu doğurdu. Zincirleme bir etki olarak da Kazakistan’ın petrol üretimi durma noktasına geldi. 

Kazakistan için bu şartlar altında 2023 kışı çok çetin geçti. Enerji sorunu halen de devam ediyor. Enerji sektörünü istikrara kavuşturmak Kazakistan için öncelikli bir konu olma özelliğini koruyor. Kazak hükümeti, fiyat artışlarına engel olmak ve enerji kıtlığını mümkün olduğunca ortadan kaldırmak için büyük bir çaba içinde oldu. 2022 Ocak ayında yaşanan protestoların bir benzerinin, örneğin 2023 Ocak ayında da yaşanmaması için tüm tedbirler alınmaya çalışıldı. Petrol ve sıvılaştırılmış gaz piyasalarına yönelik düzenlemeleri sıkılaştırıldı. 

Tokayev yönetimi, 2022 yılının sonuna doğru enerji ürünlerinin ihracatında bazı kısıtlamalara gitti. Geçtiğim ayda ise tamamen yasakladı. Ancak yurtiçindeki enerji sorunu çözmek için ihracat yasağı kendi başına yeterli görülmüyor. Zira ülkede petrol rafineri kapasitesinin de artması bir zorunluluk olarak görülüyor. İşin kötüsü, Kazakistan'ın Çin'e yılda 10 milyar metreküp gaz ihraç etme taahhüdü bugünlerde Kazak hükümetinin eline kolunu bağlamış durumdadır. 

2022 yılının Kasım ayında Ekibastuz santralinde meydana gelen bir kaza, on binlerce Kazak sakininin, eksi 30 derece soğukta merkezi ısıtmadan yoksun kalmasına neden oldu. Bu bir bakıma bardağı taşıran son damla oldu. Kazaya hükümetin bir bakıma geç ve özensiz müdahalesi, gittikçe ağırlaşan kış şartlarında Kazak toplumunu tedirgin etti. Bunun yanında, enerji sektöründeki yolsuzluk söylentileri, zaten gergin olan toplumda gerilimi daha da arttırdı.

Hükümet bu kazayı da dikkate alarak, ülke içinde oluşan gaz açığı nedeniyle, Çin’e gaz gönderimini kesti. Aralık 2022-Ocak 2023 döneminde QazaqGaz, Çin'e yapmakta olduğu ihracatı durdurmak zorunda kaldı. Bunun yerine iç pazara gaz verildi. Karşılığında Astana, Pekin’e verilen gaz taahhüdünü yerine getiremediğinden, anlaşmadan kaynaklanan cezaları ödemek durumunda kaldı. 

Aslında Kazakistan’da enerji sorununun nasıl çözüleceği biliniyor. 2019'da açıklanan gaz piyasası reformları, Rusya ve Türkmenistan'dan artan gaz ithalatının yanı sıra gazlaştırma ve yurt içinde işleme kapasitelerinin genişletilmesi gibi uzun vadeli çözümleri ortaya koymuştu. Ancak Kazak sistemi yeterince hızlı değil. Devlet bürokrasisinin çarkları ve buna bağlı işleyen kamu iktisadi teşekkülleri, halkın enerji sorununu hızlı bir şekilde çözmeye yatkın bir kültüre sahip değil. İşler yavaş ilerliyor. Şu ana kadar yapılan tek reform, ona da reform denilirse tabii ki, 2022 yılının Aralık ayında açılanan gaz fiyatı reformu oldu.

Bununla birlikte, uzun ufuklu düşünceler Hükümet kanadında seslendiriliyor. Nitekim Kazakistan; Rusya'ya olan enerji bağımlılığını azaltmak ve petrol ihracatını çeşitlendirmek için 2023 yılından itibaren Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı üzerinden petrol ihraç etmeyi ve Hazar Denizi üzerinden Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye'ye petrol geçişini artırmayı planladığını açıkladı. Bu planın hayata geçirilebilmesi için, ülkedeki tanker filosunun ve Aktau limanının genişletilmesini gerektiriyor. 2022 yılında Kazakistan'ın Çin'e boru hattıyla petrol sevkiyatı yüzde 30 arttı. Bu olumlu gelişme, Rusya’nın petrole yönelik ‘düşük fiyat politikası’ nedeniyle sekteye uğradı. Zira Rusya, artan Batı yaptırımlarına ve uzayan savaşın olumsuz etkilerine karşı koyabilmek için mutlaka Çin hükümetinin desteğine ihtiyaç duyuyor. Moskova, neredeyse Pekin’e bedava bile petrol verecek kadar Çin’le işbirliğini artırmak istiyor.

Belki de bu yeni gelişme, Kazakistan için bir fırsat da olabilir. Zira, uzun vadede Kazakistan da Çin'e petrol ihracatını azaltmayı planlıyordu. Bu arada geçtiğimiz Şubat ayı itibariyle KazTransOil Kazakistan'dan Almanya'ya, Druzhba boru hattı yoluyla, Polonya üzerinden petrol pompalamaya başladı. 

Öte yandan, Kazakistan, bir şekilde gaz alanında Rusya ile işbirliğine gitmeyi gerekli ve zorunlu görüyor. 2023 yılının başında, Ocak ayında Rusya ve Kazakistan, “gaz yol haritası” üzerinde anlaştılar. Kazak gazının gerektiğinde Rusya'nın Orenburg gaz tesisinde işlenmesine karar verildi. İhtiyaç olması halinde, Kazakistan’ın Rus gazını ithal etmesi karara bağlandı. Şubat ayında ise Rusya'nın Lukoil şirketi KazMunayGas şirketi ile bir sözleşme imzaladı. Buna göre iki şirket, Kazakistan'ın Hazar Denizi'ndeki bölümünde yer alan Kalamkas, Hazar ve Azov sahalarında petrol üretecekler.

Bütün bu gelişmelerin gerisinde, 2022 yılının Kasım ayında Putin’in, Kazakistan ve Özbekistan'a "üçlü gaz birliği" önerisi yer almaktadır. Kremlin, Asya gaz pazarlarına girmek ve hızla daralan Avrupa pazarında uğradığı zararı telafi edebilmek için, Kazak ve Özbeklere ait gaz taşıma altyapısını kullanmak istiyor. Bir diğer amaç da Türkistan ülkeleri üzerinde baskı kurmak için gaz kaldıracını devreye sokmayı gerekli görüyor olabilir. Rus yetkililere göre, önerilen gaz birliğinin tek amacı var; Kazakistan ve Özbekistan’ın ihtiyaç duydukları gazın Rusya’dan bu iki ülkeye akmasını sağlamak. Ancak bu söylem pek inandırıcı bulunmuyor. Gazprom'un Özbekistan ve Kazakistan'ın gaz hatlarını ve bağlısı sistemleri satın alma isteğinin esas faktör olduğuna dair değerlendirmeler yapılıyor. Bunun yapılması halinde, Kazakistan’a ve Özbekistan’a ihtiyaç duydukları gazın verilmesi karşılığında, bu iki ülkenin tüm gaz altyapısın Rusya’nın kontrolüne geçmiş olacak. Böylece, bu iki ülkede çıkan gaz dahil, Çin’e verilecek gazın kontrolü tamamen Moskova’nın eline geçecek. 

Kazakistan, Neden Riskli Bir Yola Giriyor

Bu olasılıkları en baştan gören Kazakistan Hükümeti, başlangıçta gaz birliği fikrine temkinli yaklaşan bir tavır sergiledi. Zira, Belarus ve Ermenistan deneyimleri, Gazprom altyapısına geçilmesi halinde, Rusya'ya olan enerji bağımlılığını büyük ölçüde arttırdığını göstermesi yönüyle, Kazak yönetimi için yeterince öğretici bulunuyordu. Bu düşüncelerin varlığına rağmen, geçen ayın sonlarına doğru, Kazak enerji şirketi QazaqGaz, Gazprom'a "Rusya'dan Çin'e uzanan güzergâh boyunca yeni bir transit gaz boru hattı oluşturma olasılığını değerlendirmeyi" önerdi. Tartışmaya açılan bu yeni boru hattının kapasitesinin yılda 40 milyar metreküp olması öngörülüyor. Burada Kazaklar tarafından esas alınan nokta, 2022 Ocak ayında yaşanan protestoların bir benzerini tekrar yaşamamak olduğunu değerlendiriyorum. Önerilen yeni hattan yararlanılarak, ülkenin kuzeydoğusundaki Kazak tüketicilere kesintisiz gaz akışı mümkün olabilecek. Bunun için yılda 10 milyar metreküp gazın yeterli olacağı hesaplanıyor. 

Sonuç

Anlaşılan Tokayev yönetimi, tüm siyasi belirsizliklerine ve stratejik bakıştaki olası sıkıntılarına rağmen, nihayetinde uzun vadeli riskleri göğüslemeye hazır olduğuna dair bir görüntü veriyor. Hükümetin önceliğinin enerji kıtlığının tekrar bir istikrarsızlığa davetiye çıkarmasının önüne geçmektedir. İç güvenliği sarsacak ölçüde büyüyen protesto eylemleriyle uğraşmaya Tokayev’in hiçbir şekilde rızası olmadığını değerlendiriyorum.

Kaynakça:

Perizat RISBEKKIZI, Kazakistan’ın Enerji Hatları, ANKASAM, 24 Ağustos 2022. https://www.ankasam.org/kazakistanin-enerji-hatlari/

Tatiana Mitrova, Q&A | The Geopolitics Behind Kazakhstan’s Turbulent Energy Sector, Columbia, SIPA, 2 Mart 2023, https://www.energypolicy.columbia.edu/qa-the-geopolitics-behind-kazakhstans-turbulent-energy-sector

Dr. Hüseyin Fazla
Dr. Hüseyin Fazla
Tüm Makaleler

  • 16.03.2023
  • Süre : 9 dk
  • 1934 kez okundu

Google Ads