Site İçi Arama

analiz-ve-raporlar

Nasıl üç boyutlu görüyoruz?

İki göz arasındaki mesafe, yani gözlerimizin iç tarafı arasındaki mesafe (Intercanthal mesafe) kişiden kişiye değişse de 30-35 mm gibi. Bu çok kısa mesafeden kaynaklanan bakış açısı farkıyla, beynimiz her şeyi üç boyuta çevirebiliyor.

Bir şeyden yansıyan ışığın gözlerimizden içeri girerek beynimizin içinde bir yerlerde görüntüye dönüşmesi ne kadar ilginç değil mi?

Üstelik her iki gözümüzden de gelen sinyalleri beynimiz birleştirerek üç boyutlu bir görüntü elde eder.

İki göz arasındaki mesafe, yani gözlerimizin iç tarafı arasındaki mesafe (Intercanthal mesafe) kişiden kişiye değişse de 30-35 mm gibi. Bu çok kısa mesafeden kaynaklanan bakış açısı farkıyla, beynimiz her şeyi üç boyuta çevirebiliyor. 

Gözlerimiz aslında görüntüleri beynimize fotoğraf kareleri halinde gönderiyor. Beynimizdeki görme merkezi saniyede minimum 10-12 görüntü işleyebiliyormuş. Tabii bu değer bize gösterilen sıralı fotoğraf karelerinin beynimizde akıcı bir görüntü halinde belirmesi için gerekli minimum standart. 6-7 kare ile de beynimiz bir görüntü oluşturabiliyor, ama görüntünün süreklilik hissi vermesi için saniyede 10-12 kare daha standart bir değer. Normalde ise saniyede 1000 kare görüntüye kadar farkları algılama kapasitesine sahip beynimiz.

Gerçekten inanılmaz geliyor insana.

Film teknolojisinde eskiden saniyede 24 kare görüntü bir standartmış. Bu biraz da film maliyeti ve cihazlardaki hızlandırma, yavaşlatma işlemleri için gerekli sayının 24 gibi çok bölünürlü bir sayı olarak seçilmesinden kaynaklanıyor. Tabii bir de ilk çıktığı zamanlarda projeksiyon cihazının el ile çevrilmesinden gelen bir sayı bu 24. 

Bugünün teknolojisinde ise çok daha yüksek frekanslarda görüntü veren ekranlarımız var. Böylece görüntüler de çok daha gerçeğe yakın oluyor.

Görüntü teknolojilerinin gelişimi de çok ilginç. Önceleri siyah beyaz çekilen film kareleri, şimdilerde çok çözünürlüklü renklendirme ile oldukça gerçekçi ve renkli. 

Ama bunca yıl tam olarak üç boyutlu bir görüntü verebilen bir teknoloji halen daha istenilen konforda oluşturulamadı.

Sinemalarda üç boyutlu görüntü için özel gözlükler takmak zorunda kalıyoruz. Evlerde de özel gözlüklerle artık üç boyutlu film izlemek mümkün olsa da, şöyle serbest bir şekilde üç boyutlu görüntü verebilen bir cihaz geliştirilemedi.

Halbuki kaç yıl öncenin bilim kurgu filmlerinde bile senaristlerin hayallerinde hep üç boyutlu görüntü teknolojisi mevcuttur. Filmlerde görüntüyü yansıtan bir hologram yardımı ile karşısındaki ile yan yanaymış gibi görüntülü görüşme yapabilen film karakterleri ve geleceğin bu üç boyutlu haberleşme teknolojisi hep yer alır.

Şimdi hatırlamıyorum kaç sene önceydi, ama Rusya'da gittiğim bir şehrin havaalanında havada parıldayan ışıklarla kendi reklamını gösteren bir alışveriş noktası dikkatimi çekmişti. O an anlamamıştım nasıl yapmışlar diye. Uçağa da yetişeceğim için çok yakından inceleme fırsatım da olmamıştı.

Daha sonraları bir kez daha gittiğimde o şehre, cihazı çalışmaz halde incelemek fırsatını bulmuştum. Dönen bir renkli LED çubuktan ibaret bu cihaz, çalıştığında havada çubuk görünmüyor, ama ledler vasıtasıyla boşlukta hareketli yazılar gösterebiliyordu. Çok ilginçti gerçekten.

Geçenlerde internette rastladım aynı teknolojiye. Şimdi artık daha büyük ve daha çözünürlüklü, üç boyutlu görüntü hissi de verebilenlerini üretmişler. WiFi vasıtasıyla telefonunuza bağlantı kurup istediğiniz görüntüyü hareketli olarak gösterebiliyor. Hem de üç boyutlu görüntü olarak. Bu yeni cihazlara "3D hologram LED fan" veya "3D hologram LED display" diyorlar. Bu yeni modelde üç boyutlu görüntü hissi için birbirine dik iki LED çubuk düşünmüşler. Muhtemelen iki çubuk arasında belli bir düzlem farkı olduğu için üç boyutlu görüntü verebilme özelliği oluşmuş.

Ne diyeyim, düşünen buluyor çaresini. 

Gerçi fiziki olarak dönen iki LED çubuktan oluştuğu için şimdilik bana biraz tehlikeli gibi geldi, elin çarpsa bir tarafını keser. Ama bu tehlikesinin de bir çaresini bulurlar yakında herhalde. 

Yani insanoğlunun bunca yıl hayallerinde olan üç boyutlu görüntü verebilen cihazlar nihayet gerçek oldu galiba. 

Eğer bu teknoloji biraz daha geliştirilirse, artık rahatlıkla sinemalarda dev ekran halinde üç boyutlu filmler izleme şansımız olacak gibi, hem de öyle özel gözlük falan takmadan. Çıplak gözle.

Kişisel olarak ise dediğim gibi tehlikesine bir çare bulabilirlerse belki de cep telefonlarımız yarın üç boyutlu görüşmeler için elverişli hale gelebilecek. Ne güzel değil mi?

Moskova'dan herkese sevgi ve saygılarımla.

Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Tüm Makaleler

  • 07.11.2022
  • Süre : 4 dk
  • 1004 kez okundu

Google Ads