Site İçi Arama

analiz-ve-raporlar

GSM Baz İstasyonlarına Nasıl Çözüm Bulacağız?

Artık hayatımızın bir parçası olan mobil telefonlar maalesef uzun bir süre bağlantı kuramadı ve belki de bu yüzden binlerce canımız enkaz altında yitti gitti. Evet, baz istasyonları üzerlerinde yerleştirildikleri yıkılan binalarla birlikte devre dışı kaldı ve bina ayakta kalmış olsa bile kesilen elektrikler yüzünden sağlam kalanlar da çalışmadı.

Hepimizin bildiği gibi depremde felaketin bir diğer boyutu da ilk andan itibaren kesilen iletişim ağıydı.

Artık hayatımızın bir parçası olan mobil telefonlar maalesef uzun bir süre bağlantı kuramadı ve belki de bu yüzden binlerce canımız enkaz altında yitti gitti.

Evet, baz istasyonları üzerlerinde yerleştirildikleri yıkılan binalarla birlikte devre dışı kaldı ve bina ayakta kalmış olsa bile kesilen elektrikler yüzünden sağlam kalanlar da çalışmadı.

Dediğim gibi, çağımız iletişim çağı ve depremin sonuçlarına bu açıdan bakacak olursak, bunca yıl dünyanın parasını ödediğimiz bu şirketler de bu anlamda sınıfta kaldılar diyebiliriz.

Biliyorum, belki de artık bu konuda ne gibi önlemler alınabilir diye uzmanları düşünmeye başlamışlardır.

Henüz ülkenin yaşadığı şok geçmediği için bu konu pek fazla gündeme gelmiyor.

Sadece sayın İmamoğlu'nun baz istasyonlarının artık depreme dayanıklı olduğuna dair belgelenmeyen binalara yerleştirilmesine izin vermeyeceğiz diye bir beyanatı var.

Ancak sorunun sadece bu önlem ile giderilebileceğini zannetmiyorum.

Ekranlarda ise ben bu konuda herhangi bir tartışma programı yapıldığını hatırlamıyorum. Belki yapılmıştır, ama henüz gündeme benim arzu ettiğim düzeyde geldiğini söyleyemem.

Ben bu konunun daha geniş kapsamlı olarak irdelenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Belki de bu konuda ülke çapında bir konferans düzenlenerek uzmanlarının görüşleri alınmalı.

Ancak konu dediğim gibi oldukça ciddi bir konu. Çünkü elindeki telefonu ile iletişim kurabilseydi, belki de direk olarak canlı kalmış olan birine nokta operasyonu ile ulaşılabilecekti.

Bunu söylerken zaten sağlam olması gereken binalardan şimdilik bu yazının konusu olmadığı için bahsetmiyorum.

GSM firmalarının bu depremde olanlar konusunda vermeleri gereken bir hesap var. Bu konuya burada girmeyeceğim

Gelin bu yazıda kendimce bu konuda yapılabilecekler üzerine benim aklıma gelen bir kaç önlem ve çözümden bahsedeyim:

1) Öncelikle baz istasyonlarının sağlam yapılar üzerine konuşlandırılması gerektiğini anlamış durumdayız. 

Belki de baz istasyonları için çevresinde depremde etkileneceği yapıların da bulunmadığı özel çelik kuleler düşünülmeli.

2) İkinci konu bu istasyonların sadece şehir şebekesinden besleniyor olmasının büyük bir sorun olduğunu da anlamış durumdayız.

Demek ki bir şekilde belli bir süre şebeke enerjisi kesildiğinde devreye giren yedek enerji kaynakları düşünülmeli.

Bu bir jeneratör mü olur, UPS tarzı akülü bir sistem mi olur, ya da güneş enerjisi vs. tarzı başka bir çözüm mü olur bilemiyorum. Ama enerjinin kesilmemesi konusuna bir çare bulunması şart diye düşünüyorum.

3) Küçükken ben uçurtma uçurmayı severdim.

Belki de yerden belli bir kablo ile iletişimi yapılmış uçan sistemler düşünülmeli.

Günümüzde dronlar oldukça farklı konularda kullanıma girmiş durumda. Belli bir yükseklikte uçar baz istasyonları düşünülebilir diye düşünüyorum.

4) Yine aynı şekilde uçan balon sistemleri üzerine kurulacak baz istasyonları da bir çözüm olabilir belki.

Bu balonlar da dron örneğinde olduğu gibi yere bir kablo ile bağlı olabilirler.

Tabii bu konuda hava şartları da oldukça önemli olduğu için, balonların dronlar gibi dengesinin her türlü hava şartında sağlanması kolay olmayabilir.

Yine de uygun hava şartları olan yerler için bu seçenek de kullanışlı olabilir diye düşünüyorum.

5) Uydu telefon sistemleri biraz daha teknolojik sistemler. Henüz yeterince talep görmediği için belki, fiyatları da cep telefonlarına nazaran oldukça fazla.

Ancak tamamen telefon iletişim sisteminin baz istasyonları yerine uydu sinyali ile çalışan telefonlara dönüşmesi de bir çare olabilir belki.

Ancak dediğim gibi, bu sistemler oldukça pahalı sistemler ve dünyada da bizim gibi deprem tehlikesi yüksek olan çok fazla ülke olmadığı için, genel teknolojik üretim şu anda kullandığımız mobil telefonlar üzerine yapılıyor.

Sadece bizim ülkemize özel uydu telefona geçiş yapmak sanırım çok kolay bir şey olmayacaktır.

Sadece bir seçenek olarak buraya yazmış olayım istedim.

6) Deniz kenarlarındaki şehirlerde sahilden belli bir mesafede yüzer dubalar üzerine baz istasyonları kurulabilir. Deniz dalgaları, ya da hava şartları oldukça zorlu olsa da, bu konuda istenirse uygun çözümler geliştirilebilir.

Enerji ve iletişim bağlantıları da deniz tabanına döşenecek kablolar vasıtasıyla halledilebilir gibi geliyor bana.

7) Aynı şekilde yakınlarında göl ya da baraj gölü olan yerlerde de bu dediğim uygulanabilir belki.

Yani sadece deniz kenarlarında olan şehirlerde değil, göl kenarlarında olan şehirlerde de benzer sistemler kurulabilir.

Düşünüldüğünde çareler çok. Ben bile biraz düşününce bu kadar seçeneği bir çırpıda yazabiliyorsam, uzmanları bu konularda çok daha fazla seçenek üretebilirler bence.

Hazin olan ise bu konuların ancak başımıza böyle bir felaket geldiğinde düşünülüyor olması.

Yani son söz olarak ülke yönetmek çocuk işi değildir diyeyim, ama bunu söylerken çocuklara da haksızlık ettiğimi hissediyorum bir yandan.

Çocuklarımız geleceğimiz. Onların da fikirlerine değer vermemiz lazım. Onları yetiştirirken fikir üretmelerine önem vermeliyiz.

Moskova'dan herkese sevgi ve saygılarımla

Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Tüm Makaleler

  • 11.03.2023
  • Süre : 4 dk
  • 809 kez okundu

Google Ads