Site İçi Arama

kultur-sanat

Misafir Umduğunu Değil, Bulduğunu Yer

Komşu, konak, konaklamak, bu sözcükler de öz Türkçe. Konmaktan geliyor kökleri. Kuş dala konar ya, işte aynı anlamda. Oldukça da eski bir sözcük konmak, Orhun yazıtlarında bile geçiyor. M.S. 735 yılından kalma Orhun yazıtları. Büyük ihtimal çok daha eski bir geçmişi vardır bu sözcüğün.

Biz Türklerin tarihinde misafirliğe gitmek yok muymuş acaba?

Gerçi misafirperver bir millet olarak biliniriz.

Nereden çıkardın şimdi bunu demeyin, misafir sözcüğünün etimolojisine baktım da, oradan aklım biraz karıştı.

Birçok sözcük gibi misafir de Arapçaymış!

Seferdeyim deriz ya, seferberlik. 

Yolcu yolunda gerek de deriz. 

İşte “misafir” ile “sefer” sözcükleri Arapça aynı kökten gelen sözcükler. “Misafir” seferde olan, yani Türkçesi ile “yolcu” demek.

“Hatice, çabuk git pastaneden kuru pasta falan al, hem tuzlusundan, hem de tatlısından. Yolcular gelecek!”

Oldu mu böyle deyince? 

Yolcu! Misafir! Pek uymadı değil mi?

Türkçesini istiyorsanız “misafir”in tam tercümesi “yolcu”! Yani günlük kullanımda normalde misafir dediğimiz zaman böyle demiş oluyoruz. “Misafir gelecek” derken aslında “yolcular gelecek” diyoruz.

“Hadi kız Şebnem, çabuk hazırlan, geç kalıyoruz, biliyorsun Aytenlere yolculuğa gideceğiz!”

Bak böyle deyince de tek harfi karıştırsan neredeyse yanlış anlaşılacak, “yolcu”, “yollu”. Tek harf nelere kâdir.

***

Bakın bir de ziyaretçi var, aslında bu da misafir gibi bir sözcük, biraz daha farklı bir anlamı var gerçi.

Ziyaret derken genellikle hasta ziyaretine falan gideriz, öyle ayak üstü, bir görüp gitmelik.

Bazen o kadar da kısa süreli olmayabiliyor ziyaret dediğin gerçi!

“Ay kuzum Ayla, darılma lütfen, kayınvalidem ziyaretimize gelmişti, bir ay kaldı, daha yeni gitti. O yüzden ne zamandır uğrayamadım sana.”

Yani kalıcı olarak değil, ziyaret için gelmiş kayınvalidesi. Ama öyle üç günlüğüne de değil, tamı tamına bir ay kalmış.

Ziyaret ya da ziyaretçi de Arapça bir sözcük. Birinin yanına gitme demek.

***

Peki bunun gerçekten Türkçesi yok mu?

Aslında biraz önce yukarıda bahsi geçti, bakın bir de uğramak var. Uğramak Türkçe!

“Uğrak yeri” deriz ya, buradaki “uğrak” aslında isim halindedir. 

Uğrak? Uğrak misafir yerine kullanılabilir mi?

Olmaz! 

Uğrak derken herhangi bir mekândan gidiyor söz. Uğrak yeri diyoruz ya, uğrakların uğradığı yer değil, yerin kendisi uğrak yeri!

Zaten “uğrak” sözcüğü cumhuriyet döneminde çıkmış. İbrahim Alaattin Gövsa 1930 yılında çıkardığı Yeni Türkçe Sözlükte uğranacak, durulacak, geçerken ilişilecek yer diye tanımlamış.

Yani tarihsel bir anlamı yok uğrak sözcüğünün.

Ancak uğrak neticede uğramaktan türetilmiş. 

Uğramak ise “uğur” sözcüğü ile ilintili. Yani aslında çok güzel bir sözcük uğrak!

Bence “misafir” sözcüğü yerine “uğur” ile ilintili bir sözcük türetmek lazım. Uğur getirenler, misafirler, uğrakçılar!

***

Komşu, konak, konaklamak, bu sözcükler de öz Türkçe. Konmaktan geliyor kökleri. Kuş dala konar ya, işte aynı anlamda. 

Oldukça da eski bir sözcük konmak, Orhun yazıtlarında bile geçiyor. M.S. 735 yılından kalma Orhun yazıtları. Büyük ihtimal çok daha eski bir geçmişi vardır bu sözcüğün.

Belki de buradan yola çıkarak bir sözcük düşünülebilir misafir yerine?

Aaa, zaten var ya bu sözcük! 

Konuk! Misafir yerine konuk demiyor muyuz?

Konuk en azından Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lügat’it Türk’ünde geçiyor. 1073 yılında kullanılıyormuş.

Komşular konukluğa geldiler! 

Konuklar geldi!

“Koş kız Hatice, çabuk git pastaneden kuru pasta falan al, hem tuzlusundan, hem de tatlısından al. Konuklar gelecek!”

Bakın oldu işte böyle!

Güzel Türkçemiz ile istersek gerçekten özümüzce konuşabilmemiz mümkün sanırım.

Sadece birazcık çaba sarfetmek gerekiyor.

***

“Konuşma” sözcüğünün “konma” ile ilgisi var mı acaba? 

Konak, komşu, konuk, konuşmak? Çok benziyor aslında. 

Evet, konuşmak da aynı kökten geliyor, konmak fiilinden “işteşlik eki, +iş, +uş” ile türetilmiş. Bir yere birlikte konduktan sonra can sıkıntısından konuşmaya başlamışız belki de. Burada konmak derken eski kullanımı ile yerleşmekten bahsediyorum.

Dedikodu da Türkçe, severiz dedikodu yapmayı biz Türkler. “Dedikodu”daki dedi demek de, kodu ise yine koymaktan geliyor. Koymak ile konmak için ise etimolojik sözlük aynı kökten gelmiş olabilir diye yazıyor. 

Dedikodu Osmanlı zamanlarında türemiş bir sözcük, 1860 yılından kalma.

***

Neyse, misafir diyorduk.

Misafir umduğunu değil, bulduğunu yermiş deriz ya, bence bu atasözümüzü de değiştirmemiz lazım.

Konuk umduğunu değil, bulduğunu yer diyelim bence.

İyi pazarlar diliyorum.

Moskova’dan herkese sevgi ve saygılarımla.

Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Tüm Makaleler

  • 27.08.2023
  • Süre : 3 dk
  • 894 kez okundu

Google Ads