egitim

Eleştirel Düşün, Kendi Öğrencin Ol

Klasik eğitim sistemlerinde öğrenci, katılımı olmayan bir alıcıdır. Öğretmen bir otoritedir, alanında söz sahibidir ve bir öğrencinin onun bilgisine yeni bir şey katması olanaklı değildir. Modern eğitim sistemlerinin çoğunda öğrenci etkin bir rol üstlenir. Öğretmenin görevi, eğitimi yönlendirmek ve bilginin sağlanması konusunda yol göstermektir.

Genel olarak eğitim kurumlarında öğrettiklerimiz tarihsel bilgilerden öteye geçmemektedir. Öğretmenler tarafından hemen tüm eğitim kurumlarında Aristoteles, Plato, Freud vb. düşünürlerin, bilimcilerin kuramları, bakış açıları, denenceleri ve düşünceleri çok iyi bir şekilde öğretilmekte ancak öğrencinin bunlar üzerinde düşünmesi, eleştirmesi, sorgulaması sağlanamamakta; düşünme eğitimi ya da düşünme alıştırmaları gibi bir uygulamaya gereken oranda rastlanmamaktadır. Öğrenciyi düşünmeye, konuşturmaya zorlayıcı bir öğretim tekniğinin kullanılmasına yönelindiğinde öğrenciler ve eğitim yöneticilerinin gözünde kötü öğretmen olunabilmektedir.

Klasik eğitim sistemlerinde öğrenci, katılımı olmayan bir alıcıdır. Öğretmenin aktardığı bilgi mutlak doğrudur, tartışmaya açık değildir. Aktarılan bilgiler kesindir ve değişmez. Öğretmen bir otoritedir, alanında söz sahibidir ve bir öğrencinin onun bilgisine yeni bir şey katması olanaklı değildir.

Modern eğitim sistemlerinin çoğunda öğrenci etkin bir rol üstlenir. Ezber yerine, sorgulayarak öğrenme ön plandadır. Öğretmenin görevi, eğitimi yönlendirmek ve bilginin sağlanması konusunda yol göstermektir. Başka bir deyişle, eğitim öğrenci merkezli olarak yürütülür. Öğrenci merkezli eğitim, adından da anlaşılabileceği gibi öğrenciye büyük inisiyatif vermektedir. Yani öğrenci kendi eğitiminde hem hak sahibi hem de sorumludur. Dersin öğretmeni, ders kitabı, laboratuar materyali vb. araçların tümü sadece yardımcıdır. 

Bu yazımda, öğrenci merkezli eğitimin ön koşulu ve en önemli özelliklerinden biri olan eleştirel düşünme konusunu eğitim süreci yönüyle inceliyorum.

Eleştirel Düşünme Nedir?

Akıl yürütme ve değerlendirme gibi bilişsel (zihinsel) işlemleri içine alan eleştirel düşünme; derinlemesine düşünme, dikkatli düşünme, aktif düşünme, kendini eleştirmeye açık ve kontrollü bir düşünme biçimi olarak bilinmektedir. Eleştirel düşünme, hem erdemleri ve doğruları hem de hataları ve yanlışları belirlemek amacıyla nesnel olarak yargıda bulunma süreci olarak da tanımlanmaktadır. 

Eleştirel düşünme, sanılanın aksine olguların ya da bulguların sürekli eleştirilmesi ya da sürekli yanlışların bulunması anlamına gelmemelidir. Eleştirel düşünmeden kasıt okunan, bulunan ya da söylenen bilgiler hakkında mutlak bir sonuca varmak yerine, farklı görüşlerin olabileceğini de göz önünde bulundurmaktır.

Eğitimde Eleştirel Düşünme Neden Gereklidir?

Araştırmalar; eleştirel düşünebilen öğrencilerin kendilerini daha iyi ifade ettiklerini, neden-sonuç ilişkisi kurmada ve çıkarımlarda bulunmada daha başarılı olduklarını saptamıştır.

Eleştirel düşünce; öğrencilerin doğru bilgiye ulaşması, olaylar arasında neden sonuç ilişkisi kurabilmesi, duyduklarını aynen kabul etme yerine akıl süzgecinden geçirerek, yorumlayarak, sorgulayarak değerlendirmesi açısından gerekli ve önemlidir.

Özellikle sosyal bilimler söz konusu olduğunda eleştirel düşünme daha da önem kazanır. Sosyal bilim alanları neden-sonuç ilişkilerini bulmak için daha çok uğraşmak zorunda olan bilimlerdir. Değişkenlerin birbirleriyle olan ilişkisi karmaşıktır ve belirsizlikler içerir. Belirsizlik durumunda verilen kararların daha çok sorgulanmaya ihtiyacı olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Eleştirel düşünmenin önemi, özellikle sosyal bilimlerde var olması gereken sorgulama yeteneğini öğrencilere kazandırmaktır. Bu tür bir yetenek, yalnız ders bazında değil bir yaşam öğretisi olarak görülmelidir.

Eğitimde Eleştirel Düşünme Nasıl Geliştirilir?

Eleştirel düşünme; doğuştan gelen bir özellik değil, öğrenilebilen ve uygulanabilen bir kazanımdır. Eleştirel düşünme becerilerini geliştiren bazı yöntemleri özetle açıklayalım:

Eleştirel Okuma: 

Eleştirel okumanın ilk adımı araştırılan konudan emin olmaktır. Eleştirel okumada yapılacak ilk iş, “öğretmen tarafından belirlenen soru veya görev nedir, konuyu kendim mi tanımlamalıyım, konuyla ilgili önceden bilmem gereken noktalar nelerdir” sorularının yanıtlanmasıdır.

SQ3R (Survey, Question, Read, Recall, Review) yaklaşımı, eleştirel okuma için kullanılabilecek en yararlı yöntemlerden birisidir.

­ İnceleme (Survey): Bu bölümde başlık ve özet kontrol edilir. “Üzerinde çalıştığım konu ile okuduğum konu aynı mı” sorusu sorulur. Konu aynı ise okumaya devam edilir, değilse okumaya gerek yoktur.

­ Sorma (Question): Okumaya başlamadan önce yanıtlanması gereken sorular belirlenmelidir. Sorular not edilmeli ve okunan parçada yanıtları var mı, yok mu kontrol edilmelidir.

­ Okuma (Read): Okurken etkin olunmalıdır. Sürekli sorular sorulmalı ve yanıt aranmalıdır. “Okuduğum yazı ihtiyacım olan şey mi, okuduğum yazı bana iyi örnekler verir mi” soruları sorulur.

­ Hatırlama (Recall): Ana temanın anlamı kontrol edilmelidir. Kendi cümlelerinizle okuduğunuz yazının ana temaları not alınmalıdır.

­ Gözden Geçirme (Review): Sorulan sorular, alınan notlar ve okunan yazılar tekrar kontrol edilmelidir. “Ana temaları hatırlayabiliyor muyum, neleri unuttum, doğru ve gerekli olmayan nelere sahibim” soruları sorulmalıdır. Kullanılan yazıların kaynakları her zaman not edilmelidir.

Sokrat Modeli: 

Bir düşünceyi, açıklamayı veya okuma parçasını çözümleyerek genellikle güçlü ve zayıf yönleri ele alınır. Sokrat modelinde bir düşüncenin sürdürülebilir veya reddedilebilir olduğuna karar vermek için şu sorular sorulur:

­ Okunan parçanın kaynağı nedir?

­ Okunan parçanın dayanakları, gerekçeleri, delilleri ve varsayımları nelerdir?

­ Konuyla ilgili diğer düşüncelerle benzerlikleri ve farklılıkları nelerdir?

­ Etkileri ve sonuçları nelerdir?

Karşılaştırmalı Analiz: 

Herhangi bir konu ile ilgili okuduğumuz ilk makale veya kitabın ihtiyacımız olan bütün bilgilere ve düşüncelere sahip olduğunu kabul edemeyiz. Konuyla ilgili ayrıntılı fikirlere varmak için ikinci fikirlere gereksinim duyarız. Karşılaştırmalı analiz, bir konu hakkında yazılmış iki veya daha fazla makaleyi karşılaştırarak gerçekleştirilir.

Karşılaştırmalı analiz, bir konudaki farklı görüşleri mantıklı bir şekilde analiz etmek için kullanılması gereken etkili bir yöntemdir. Bu yöntemde, farklı görüşlerin güçlü ve zayıf yönlerini yansıtmanın yanı sıra benzerliklerini ve farklılıklarını da analiz edebiliriz. Karşılaştırmalı analiz uygulandığında olası birçok çıktı ile karşılaşılabilir ve bu da araştırmacının kendi eleştirel sorularını ortaya çıkarabilir.

Karşılaştırmalı analiz, bir konu hakkındaki genel uyuşma/uyuşmazlık ve karşıt seslerle beraber elde edilen bilgiler hakkında genel değerlendirme yapma olanağı sunar.

Eğitimde Eleştirel Düşünmeye Örnek Bir Uygulama

Bir fakültenin Genel Psikoloji / Psikolojiye Giriş derslerinde yapılan uygulama, eleştirel düşünmeye uygun bir örnek olmuştur.

Uygulama, öğrencilerin öncelikle bilimsel düşünme ve araştırma yöntemleri konusunda sınıf içi alıştırmalarda ve yaptıkları okumalarda bilgilendirilmeleriyle başlamıştır. Bundan sonra uygulanan yöntem oldukça basit olmuştur. Her hafta öğrencilere basında ya da okudukları kitaplarda yer alan iddialar ya da görüşler sunularak öğrencilerden bu olaylara değişik bir açıdan bakarak diğer farklı açıklamaları (eğer varsa) bulmaları ya da mantıksal eleştiriler yöneltmeleri istenmiştir. 

Doğal olarak ilk denemeler öğrenciler için şaşırtıcı ve zorlayıcı olmuştur. Genel tepkiler, “yazılanları yalanlamamız mı gerekiyor” ya da “yazılanları savunsak olmaz mı” şeklinde olmuştur. Öğrencilere -eğer mantıklı buluyorlarsa- iddiaları ya da görüşleri savunacakları da belirtilmiştir. Öğrencilerin bu alıştırmalarda verdikleri yanıtlara iki örnek: 

İddia: UFO'larla ilgili derneklerden birinin açıklaması: “2000 yılında uzaylılar dünyamıza gelecekler”.

Yanıtlar: (Öğrencilerin verdikleri yanıtlardan seçilmiştir) 

­ Kanıtlanmamış iki yargı aynı anda savunuluyor, 2000 yılında uzaylıların dünyamıza geleceklerini söyleyebilmek için öncelikle uzaylıların varlığını ispatlamış olmamız gerekiyor.

­ Neden 2000 yılı? Uzaylıların 2000 gibi önemli bir yılda dünyaya geleceklerini söylemek, onların da (eğer varsalar) 2000 yılına aynı önemi verdiklerini gösteriyor sanırım. Onlar da mı miladi takvimi kullanıyor?

İddia: Kasparov'un satranç maçında Deeper Blue'ya yenilmesi aslında insan zekâsının yapay zekâya olan yenilgisidir.

Yanıtlar:

­ Evet, bu bir yenilgidir ama çok normal bir yenilgidir. Satranç maçlarında bir silah olarak kullanılan psikolojik etkenler, Deeper Blue'ya doğal olarak işlememiştir. Deeper Blue, sinirlenmemiş ya da üzülmemiştir. 

­ Benim hesap makinem benden daha hızlı ve daha kolay aritmetik işlemler yapabiliyor. Benden daha mı zeki? 

­ Deeper Blue hayali bir şey değil. Bir mühendis grubunun programladığı ve satranç için her türlü bilginin kodlandığı bir makinedir. O bir insan ürünüdür. Bu yüzden yine insan, insanı yendi.

Bu örnekleri arttırmak mümkündür. Sonuç olarak, öğrenciler eleştirel düşünmeyi çok rahat yapabilmektedirler. Diğer bir deyişle öğrenciler yetenek olarak eleştirel düşünceye açıktır ama bunun bir refleks haline getirilmesi için düşünme becerilerinin geliştirilmesi gerekmektedir.

Sonuç ve Tartışma

Bilgiye ulaşmanın gayet kolay olduğu içinde bulunduğumuz dönemde önemli olan doğru ve yanlış bilgiyi birbirinden ayırmak ve bilgiyi kullanabilmektir. Bilgiye ulaşmak yerine bilgiyi yeni durumlara aktarabilmek, karşılaşılan sorunlarda bilgiyi kullanabilmek çok daha önemli bir hâle gelmiştir.

Merak duygusu, kaynağı sorgulama ve yanlış yapmaktan korkmama gibi özelliklerin öğrencilere kazandırılması için öğretmenlerin de eleştirel düşünceye açık olması, eleştirilmekten korkmaması gerekmektedir.

Tartışma: Yazımın İçeriğindeki bilgiler iddia (sav) niteliğindedir. Bu bilgileri eleştirel düşünme süreciyle tartışmanız, eleştirmeniz kaçınılmazdır.

Kaynakça

KESTEL, M. & M. Şahin. (2018). "Eğitimde Eleştirel Düşünme" Eğitim ve Öğretim Araştırmaları Dergisi. Journal of Research in Education and Teaching. Cilt: 7 Sayı: 3 ISSN: 2146-9199, www.jret.org.

RUGGIERO V.R. Eleştirel Düşünme İçin Bir Rehber. Çev. Çağdaş Dedeoğlu. İstanbul, Alfa Yayınları. 

SAGAN, C. (1998). Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı. İstanbul, TÜBİTAK - Yapı Kredi Yay.

ŞAHİNEL, S. (2007). Eleştirel Düşünme. Ankara, Pegem A Yayıncılık.

ŞENŞEKERCİ E. & A. Bilgin. "Eleştirel Düşünme ve Öğretimi" U.Ü. Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi. Yıl: 9, Sayı: 14, 2008/1

YILDIRIM, C. (1988). Matematiksel Düşünme. İstanbul, Remzi Yayınevi.

Araştırmacı Yazar Necati YILMAZ
Araştırmacı Yazar Necati YILMAZ
Tüm Makaleler

  • 26.09.2023
  • Süre : 4 dk
  • 1908 kez okundu

Google Ads