Site İçi Arama

savunma

Güneş Kendi Etrafında Dönerken Neden Yalpalıyor?

Güneş diyorduk değil mi? Yalpalıyor diyorduk. İşte güneşe bu yalpalamayı yaptıran Jüpiter! Jüpiter de dünyamız gibi güneş sisteminin bir gezegeni. Ancak dünyaya nazaran oldukça büyük kütlesi var.

Güneşin kendi etrafında dönerken yalpaladığını biliyor muydunuz?

Evet, güneş de dünyamız gibi kendi etrafında dönüyor. Ancak bir yandan da bu dönüşünü sabit bir eksen etrafında değil de, belli bir yalpalama yaparak gerçekleştiriyor.

Nedir bunun sebebi bilen var mı?

Cevap kütle çekimi!

Newton’un kütle çekimi dediği, Einstein’ın uzay-zaman bükülmesi dediği şey ona bu yalpalamayı yaptırıyor.

***

Tamam, gelin biraz daha açık olayım:

Cisimler kütleleri oranında birbirini çekiyorlar ya, liseden hatırlıyorsunuzdur, kuvvet formülü F=m.a’dır. İşte buradaki “a”ya ivme diyoruz. 

Dünyamızın kütle çekim ivmesine “a “yerine “g” deniyor ve değeri 9.81 m/sn2. Yuvarlak hesap 10 diyebilirsiniz.

Kütlemiz ile bu ivmenin çarpımı bizim ağırlık dediğimiz değeri veriyor. Yani aslında ağırlığımız dediğimiz değer dünyanın bizi kendine çektiği kuvvettir.

Buraya kadar epey bir ders gibi oldu sanırım. Belki fizik derslerini sevmeyenler vardır aranızda. Ancak bunlar faydalı bilgilerdir.

Kısacası kaç kilosunuz siz?

Tartı ne gösteriyorsa, işte kilonuzu yuvarlak hesap 10’a böldüğünüzde kütlenizi bulacaksınız.

Kütleniz evrenin neresinde olursa olsun değişmeyen değerdir. Kilonuz ise üzerinde bulunduğunuz gezegene göre değişir.

Yani kütlenizle ayda başka ağırlığınız olacaktır, marsta başka.

Çünkü ayın kütle çekim ivmesi dünyanınkinden farklıdır, marsın da her ikisinden de daha başka bir kütle çekim ivmesi vardır.

***

Tabii madalyonun diğer tarafından bakacak olursak, sizin de bir kütleniz olduğuna göre sizin de bir kütle çekim ivmeniz var!

Ağırlığınızı dünyanın kütlesine böldüğünüzde bu sefer de sizin kütle çekim ivmenizi bulacaksınız.

Şimdi ince ince hesap yapmayayım, ama dünyanın kütlesi sizin kütlenize oranla o kadar fazla ki, sizin kütle çekim ivmeniz oldukça küçük bir değere sahip.

Yani dünya sizin de onu kendinize doğru çektiğinin hiç farkında değil diyebiliriz.

***

Bakın buradan bakınca aklıma ne geldi!

Bu anlamda siz Ahmet amcayı da kendinize doğru çekiyorsunuz!

Ya da Fatma’yı mı demeliyim!

Yine de dedim ya, bizim kütlelerimiz uzaydaki büyük gök cisimlerinin kütleleri yanında o kadar küçük kalıyor ki, bizim herhangi bir cisim üzerindeki kütle çekim etkimiz neredeyse sıfıra yakın denebilir.

***

Tabii konu büyük kütleli gök cisimleri olunca olay farklılaşıyor!

Ay bile dünya üzerinde belli bir kütle çekim etkisi yapabilecek kadar büyük bir gök cismi.

Gelgitler ayın kütle çekimi yüzünden oluyor.!

***

Güneş diyorduk değil mi? Yalpalıyor diyorduk.

İşte güneşe bu yalpalamayı yaptıran Jüpiter!

Jüpiter de dünyamız gibi güneş sisteminin bir gezegeni. Ancak dünyaya nazaran oldukça büyük kütlesi var.

Biraz daha büyük olabilseymiş merkezindeki basınç nükleer reaksiyonların başlaması için yeterli bile olabilecekmiş.

O da güneş gibi bir hidrojen bulutu aslında ve belki de biraz daha büyük olsaydı güneş sistemimizin adını Güneş ve Jüpiter sistemi koymamız gerekebilirmiş.

Çünkü bu durumda Jüpiter de gökyüzünde güneş gibi parıldayan bir yıldız olacakmış.

İki güneşli bir hayat, belki de ilginç olabilirmiş, ne dersiniz?

***

İşte Jüpiter de kendi kütle çekimi ile güneşe bile yalpalama yaptırabilecek büyüklükte bir gezegen.

Güneş etrafındaki her gök cisminin kütle çekiminden etkileniyor aslında, dünyamızdan bile.

Ancak Jüpiter hariç güneş sistemindeki diğer gezegenlerin kütleleri güneşin kütlesine nazaran o kadar az ki, tüm bu gezegenler güneşi ekseninden neredeyse hiç kıpırdatamıyorlar.

Ama Jüpiter kıpırdatıyor. 

Güneş Jüpiter’in kütle çekim etkisiyle sabit bir eksen etrafında değil, ikisinin kütle çekimlerinin merkezi olan bir eksen etrafında belli bir yalpalama ile dönüyor.

İlginç değil mi? Koskoca güneşi bile yalpalattıran bir gezegen var güneş sisteminde!

***

Unutmayın, ne kadar küçük kütleniz olursa olsun, siz de karşınızdaki büyük kütleyi bir şekilde etkiliyorsunuz. 

Kütle çekim kanunu, ya da uzay-zaman bükülmesi böyle söylüyor.

Kütle değil de, kitle mi demeliydim yoksa?

Evet, bir birey olarak hepimiz içinde bulunduğumuz kitleyi etkileme gücü ve şansına sahibiz aslında. Yeter ki birey olarak kitleleri etkileme gücümüzün olduğunun bilincinde olalım. 

Güneş yalpalıyor deyince nedense bir yandan da bu konu aklıma geldi.

Moskova’dan herkese sevgi ve saygılarımla.

Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Tüm Makaleler

  • 08.08.2023
  • Süre : 4 dk
  • 1039 kez okundu

Google Ads