Site İçi Arama

egitim

Başlangıçta Var Olan Kozmik Düzen Sonra Neden Bozuldu?

Mantık kainatın başlangıcında sonsuz boyutta bir düzen olması gerektiğini söylüyor. Bu düzen neden bozulmuş? Bir gün bu sorunun cevabını bulabilen olursa, yeni bir Einstein’ımız olacak diyebiliriz.

Büyük bir kütlenin yanındayken ne olur?

O büyük kütleye doğru hareket ederiz! O büyük kütle dünyaysa mesela, ayakta dünya üzerinde gezebiliriz. 

Kütleler arasında kütle çekim etkisi dediğimiz etki vardır ve bunun formülü de belli. 

Newton yazmış bu formülü:

F = G m.M/ r^2

Bu formülü daha önceki yazılardan hatırlıyorsunuzdur. 

Gerçi Einstein bunun bir kuvvet olmadığını söylemiş, kütlelerin uzay zamanı bükmesi ile eğik bükük bir uzay zaman patikasında serbestçe yol alan kütlenin üzerindeki kuvvetin, mesela dünya yüzeyi gibi serbest hareketine engel olan bir şey olduğunda kuvvet gibi hissedildiğini söylemiş.

Biraz karışık anlatmış olayı, ancak öyle ya da böyle kütleler arası etki bir formüle oturtulmuş. 

Aslında prensipte Newton ile Einstein’ın formülleri arasındaki temel fark Einstein’ın olayın içine zamanı katması, daha doğru anlatımı ile zamanın harekete bağlı olarak kısalmasını hesaba katması.

Formülün gerisi benzer. Zaten hareket ve zaman ilişkisinin kütleye etkisi de ancak yüksek hızlarda anlaşılan bir etki.

İleride Einstein nasıl olmuş da zamanın sabit hızda ilerlemediğine karar verebilmiş, bu detayı da anlatırım, ama ben bugün kütle çekimi dediğimiz, aslında bir kuvvet olmayan kuvvetimsi etki üzerine yazıya devam edeceğim.

***

Evet, iki kütle arasındaki çekim etkisinin değerini bulacak formülü biliyoruz.

Peki iki değil de, üç kütle olursa ortada ne olur, bunu düşündünüz mü?

Şimdilik vektörel etkilere pek girmeyelim diye bir çizgi üzerine dizilmiş üç eşit kütle üzerinde ne oluyor diye bakalım isterseniz. Kütlelerin aralarında da aynı mesafe olsun. Üç tane aynı boyutlu ve kütleli demir top ve eşit mesafede yan yana dizilmişler. Hatta birbirlerine değsinler bu demir toplar. Hesap için kullanacağımız aralarındaki mesafe kütle merkezinden kütle merkezine topların çapları kadar olsun.

Bu durumda ne gibi etkiler oluşur aralarında?

En soldaki top sağdaki her iki top üzerinde de etki edecektir. Aynı zamanda her iki toptan kendi de etkilenecektir. Aralarındaki mesafenin karesiyle ters orantılı olarak etki miktarı da hesaplanabilir.

En sağdaki demir top ile en soldaki demir topun kütle merkezleri arası iki birim mesafe olduğu için ortadaki top ile soldakinin arasında bir birim etki oluyorsa, en sağdaki ile en soldakinin arasında bu bir birim etkinin dörtte biri etki olur.

Toplarsak bir tam ve bir çeyrek etki toplam etki diyebiliriz. 

Çeyreklerle uğraşmayalım, gelin çeyrek etkiye hesap kolaylığı için biz sarı etki diyelim, en soldaki topun üzerinde bu durumda dört ortadaki toptan, bir de sağdakinden beş sarı etki olur diyebiliriz. Toplar birbirlerine değmeseler bu etki ile soldaki topun sağa doğru hareket etmesi beklenirdi. Hareket yok, ama soldaki top ortadakine beş sarı etkilik bir baskı oluşturuyor gibi görünüyor bu durumda.

***

Peki ortadaki top için durum nedir?

Her iki yönde de ortadaki top üzerinde eşit etki olduğu için, hareket etme gibi bir etki altında olmasa da ortadaki top soldakini biraz önce hesapladık, beş sarı birimlik bir etki ile itiyor gibi görünüyor.

Bu beş birimlik itkinin dört birimi kendi kütlesinden, bir birimi de sağındaki toptan kendi üzerinden solundaki topa transfer edilen etki olarak sağındaki topun kütlesinden geliyor.

Sağındaki top ile de aynı şekilde aralarında beş sarı birimlik etki oluşuyor.

***

Şimdi bu modeli kafanızda her üç boyuta, yani ortadaki topun dört bir yanına ve altına üstüne doğru geliştirin.

Her bir yöne doğru da topları çoğaltın. Toplar çoğaldıkça merkezdeki top ile aralarındaki mesafe artacak ve kütle çekim etkisi topların kütle merkezleri arasındaki mesafelerin kareleri ile ters orantılı olarak azalacaktır, ancak örneğimizdeki en sağda ve en solda olan toplar arasındaki kütle çekim etkisi nasıl ki ortadaki top üzerinden birbirlerine aktarılıyor, aynı şekilde bu üç boyutlu çoklu toplardan oluşmuş model üzerinde de ortadaki topun üzerinden tüm topların birbirleri aralarındaki çekim etkisi en ortadaki top üzerinde en yüksek değerine ulaşmış olacaktır.

İşte en ortadaki top üzerinde her yönden bir etki olduğu için hareket anlamında ortadaki topu bir yöne harekete zorlayacak bir etki olmasa da, yani etkilerin toplamı vektörel olarak sıfır olsa da, ortadaki top üzerinde etrafındaki toplardan kaynaklanan müthiş bir kütle çekim basıncı olacaktır.

Kütle çekim etkisi doğadaki diğer üç temel kuvvet arasında en düşüğü olsa da, adeta birlikten kuvvet doğar mantığıyla kendisinden on üzeri kırk kat fazla olan güçlü nükleer kuvveti aşarak atom çekirdeğinde nükleer tepkimelerin başlamasına sebep olabiliyor.

Çünkü kütle çekim etkisi, güçlü nükleer kuvvetin aksine mesafe sınırlaması olmayan bir etki. Milyonlarca kilometre öteden birbirlerinin kütle çekimi etkisine kapılabiliyor maddeler ve bir araya gelip gökyüzündeki yıldızları oluşturuyorlar.

***

İşte tam bu noktada insanın aklına bir başka soru takılıyor.

Eğer başlangıçta sonsuz büyüklükte bir yerde son derece düzenli bir şekilde yan yana dizilmiş madde varsa, nasıl olmuş da aralarındaki bu düzenli kuvvet iletişimi bozulmuş olabilir? 

Maddenin bir şekilde o düzenli dizilimi bozulmuş ve düzeni bozulunca da yukarıda anlattığım ortada bir top olan model benzeri kütle çekim etkileri devreye girerek maddeleri belli yerlerde bir araya toplamış.

Halbuki sonsuz boyutta bir düzende ortada diye bir kavram olmaz, her şeyin arasındaki etki eşit dağılımda olur.

Bu sorunun derinliğini algılayabiliyor musunuz?

Kurulu bir düzenin kendi başına bozulması hiç mantığa uygun değil sanki!

Nedir o baştaki düzeni bozan şey?

Bilim insanları en başta o yan yana düzenli dizilimde aralarda boşluklar kalmıştı diyerek kaçamak bir cevap veriyorlar bu soruya.

Gerçekte ise hiç kimse başlangıçta neyin düzeni bozduğunu bilmiyor. Buna geçerli ve mantıklı bir açıklaması yok hiçbir bilim insanının.

Bence bu konu üzerine eğilinmesi gerekli.

O ilk günlerden günümüze gelen kozmik artalan ışıması üzerinde bile kimi bölgelerde yoğun ışıma varken, kimi yerlerde seyreldiği görülüyor ışımanın.

Bu düzensizliğin sebebi ise bilinmiyor!

Hayır, ben de bilmiyorum sebebini, ama merak ediyorum da. Gerçekten nasıl olmuş da o başlangıçtaki sonsuz boyutlu düzenli madde yerleşimi bozulmuş ve madde şu anki evrenimizdeki dağınık şeklini almış?

Mantık başlangıçta sonsuz boyutta bir düzen olması gerektiğini söylüyor.

Bir gün bu sorunun cevabını bulabilen olursa, yeni bir Einstein’ımız olacak diyebiliriz.

***

Bugünlük yeter herhalde.

Her zamanki gibi bilimle kalın diyeyim, yanılmazsınız!

Moskova’dan herkese sevgi ve saygılarımla.

Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Tüm Makaleler

  • 15.03.2024
  • Süre : 3 dk
  • 165 kez okundu

Google Ads