Site İçi Arama

egitim

Eğitim Düzeyi, Muhafazakârlık ve Suç Oranları Arasında İlişki Var mı?

Eğitim; toplumsal statüyü yükseltmek, bireye örgütsel ve siyasal faaliyet için geçerli olabilecek beceri ve kaynak temin etmek, soyut düşünmek, karmaşık siyasal ilişkiler düzenini algılayıp anlayabilecek bilimsel beceri temin etmek yoluyla olduğu gibi, bireyde bir yurttaşlık duygusu uyararak siyasal katılma üzerinde de etkili olabilmektedir.

Eğitim, bireyin sosyalleşmesinden statüsüne kadar geniş bir yelpazede etkili olan temel bir faktördür. Eğitim; toplumsal statüyü yükseltmek, bireye örgütsel ve siyasal faaliyet için geçerli olabilecek beceri ve kaynak temin etmek, soyut düşünmek, karmaşık siyasal ilişkiler düzenini algılayıp anlayabilecek bilimsel beceri temin etmek yoluyla olduğu gibi, bireyde bir yurttaşlık duygusu uyararak siyasal katılma üzerinde de etkili olabilmektedir.

Bu yazımızın amacı, Türkiye bağlamında "eğitim düzeyi, muhafazakârlık ve suç oranları arasındaki ilişkiler"i incelemektir. Ayrıca muhafazakârlığın suç türleriyle bağlantısını, bu bağlamda eğitim düzeyinin arabulucu bir rol oynayıp oynamadığını belirlemektir.

Eğitim Düzeyi ve Suç Oranları Arasındaki İlişki

Bir araştırmaya göre (Vesikalı Fahişeler Üzerine Psikososyal Bir Araştırma) eğitim düzeyi düştükçe fahişelik yapma oranı yükselmektedir (Saygılı 1991). “Eğitim Düzeyi ile Suç Türü Arasındaki İlişkinin Araştırılması” adlı yayında eğitim düzeyleri ile hırsızlık, dolandırıcılık, ırza geçmek, cinayet gibi suçlar arasında çok anlamlı ilişkiler bulunmuştur.

Sonuç olarak, eğitim düzeyi düştükçe söz konusu suç oranları anlamlı düzeyde artmıştır (Yıldız, 2004). Özellikle lise altı eğitim düzeyine sahip bireylerde suç işleme oranları, lise ve üzeri eğitim almış bireylere göre önemli ölçüde yüksektir.
Türkiye İstatistik Kurumunun ve Adalet Bakanlığının yayımladıkları verilerden yola çıkılarak eğitim düzeyi ile suç oranları arasında çarpıcı ilişkiler bulunmuştur.

2019 yılında ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin içindeki lise düzeyi altı eğitim düzeyine sahip suçluların yüzdelik oranı incelendiğinde; lise düzeyi altındaki okullardan mezun olan suçluların toplam yüzdelik oranı diğer eğitim düzeylerine göre oldukça yüksek bulunmuştur.

Suç Türleri  Lise Düzeyi Altı Hükümlü Yüzdesi
Hırsızlık   82
Dolandırıcılık  61,3
Öldürme  63,9
Uyuşturucu kullanma     77,6
Yağma 79,3

2020 yılında Ceza İnfaz Kurumuna giren kişiler incelendiğinde, hükümlülerin %68,9'unun okula gitmemiş veya ilkokul, ortaokul ve dengi meslek okulu mezunu oldukları, işlenen suçların eğitim düzeylerine göre dağılımına baktığımızda ise öldürme, cinsel suçlar, yaralama suçlarını işleyenlerin çoğunluk sırasıyla ilkokul, ortaokul ve dengi meslek okulu mezunları (%50,4), lise ve dengi meslek okulu mezunları (%29,2), üniversite mezunları (%4,6) oluşturuyor.

Eğitim düzeylerine göre 2021 yılı içinde ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler:

Eğitim Düzeyi    Hükümlü Yüzdesi
Okuma, yazma bilmeyen/İlkokul/ İlköğretim okulu mezunları  %52,69
Ortaokul/dengi meslek okulu mezunları  %15,87
Lise ve dengi okul mezunları %15,83
Yükseköğretim mezunları  %9,53
Bilinmeyen %6,08

Bu veriler, eğitim düzeyinin artmasıyla suç işleme oranlarının önemli ölçüde düştüğünü göstermektedir. Örneğin üniversite mezunlarının suç işleme oranı ilkokul/ilköğretim okulu mezunlarının yaklaşık beşte biri kadardır. Özellikle üniversite mezunlarının diğer okul mezunlarına göre anlamlı düzeyde suç işleme oranının düşük olduğu söylenebilir.

Diğer taraftan, eğitim düzeylerine göre 2017-2020 yılları arasındaki suç işleme oranları incelendiğinde; ortaokul, lise ve yükseköğretim mezunlarının suç işleme oranlarının yıllara göre giderek artmasının eğitimin kalitesinin giderek düştüğünün ve eğitim içeriğinin çağdaş toplum ihtiyacına yanıt veremediğinin önemli göstergesi olarak kabul edilebilir. Söz konusu yıllar arasında yükseköğretim mezunlarının diğer suçlara göre en çok sahtecilik suçuna bulaştıkları görülmektedir.

Bu durum, mezunların işsiz kalmasının veya toplumun siyasi, ekonomik ve kültürel olarak yozlaşmasının veya bozulmasının bir sonucu olabilir. Yükseköğretim mezunlarının devletin önemli yönetim, denetim, hukuk, ekonomi, siyaset gibi alanların önemli kadrolarında görev aldıkları için sahtecilik suçunun, toplumsal yapı ve devlet kurumları için yıkıcı ve onarılması zor sonuçlar doğurabileceği değerlendirilmektedir.

Türkiye’nin farklı bölgelerinde suç oranları ve eğitim düzeyine ilişkin bazı çarpıcı veriler şu şekildedir:

Doğu Anadolu Bölgesi: Eğitim düzeyinin düşük olduğu bu bölgede cinayet ve hırsızlık oranları %32’nin üzerindedir.

Ege Bölgesi: Eğitim düzeyinin nispeten yüksek olduğu bu bölgede suç oranları %15’in altındadır.
Marmara Bölgesi: Farklı sosyoekonomik düzeylerin bir arada bulunduğu bu bölgede suç oranları %20 civarındadır.

Eğitim Düzeyi ve Muhafazakârlık Arasındaki İlişki

Bir araştırmada eğitim düzeyleri ile parti tercihleri arasında da anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Bu araştırmada eğitim düzeyleri düştükçe bireylerin muhafazakâr partileri tercih etme oranlarının diğer partileri tercih etme oranlarına göre daha fazla olduğu saptanmıştır (Gümüş,2006).

Eğitim Düzeyi ve Muhafazakâr Parti Tercihi:

•    İlkokul mezunları:            %64 oranında muhafazakâr partilere oy verme eğiliminde.

•    Lise mezunları:                %42 oranında muhafazakâr partilere oy verme eğiliminde.

•    Üniversite mezunları:        %20 oranında muhafazakâr partilere oy verme eğiliminde.

Muhafazakârlık ve Suç Oranları Arasındaki İlişki

Muhafazakârlık düzeyinin yüksek olduğu bölgelerde, bireylerin suç işleme eğilimleri farklılık göstermektedir. Geleneksel aile yapılarının güçlü olduğu bölgelerde, suçlar genellikle gizlenmekte veya resmî kayıtlara yansımamaktadır. Örneğin, töre cinayetleri gibi suçlar kayıtlara eksik yansıtılmaktadır. Eğitim düzeyi ve muhafazalık arasındaki ilişki dikkate alındığında bazı hipotezler ileri sürülebilir ancak muhafazakârlığın suç oranları üzerindeki etkilerini ölçmek için daha fazla çalışmanın yapılmasına ihtiyaç bulunmaktadır.

Sonuç

Yapılan araştırmalar, eğitim düzeyindeki düşüklüğün bireylerin ekonomik ve sosyal alanlarda dezavantajlı duruma düşmesine neden olduğunu, bunun da suç oranlarını artırabileceğini ortaya koymaktadır. Ayrıca muhafazakârlık düzeyinin bireylerin değer yargıları ve davranışları üzerindeki etkisi, suç eğilimleriyle ilişkili olabileceğini düşündürmektedir.

Eğitim düzeyi, yalnızca bireylerin ekonomik durumlarını değil, aynı zamanda toplumsal katılım ve suç eğilimlerini de etkilemektedir. Ayrıca muhafazakârlığın suç oranlarıyla olan ilişkisi, bireylerin toplumsal değerler ve normlarla olan bağlarını anlamak için önemli bir çerçeve sunmaktadır.
Bu bulgular, eğitim politikalarının ve suç önleme stratejilerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Eğitim düzeyini artırmaya yönelik politikaların, yalnızca bireysel kalkınmayı değil aynı zamanda toplumsal huzuru da sağlayabileceği düşünülmektedir.

Öneriler

Eğitim-suç ilişkisine bakıldığında insan sermayesine yatırım yapılması, yani eğitimin nitelikli, eşit ve erişilebilir olması özellikle dezavantajlı durumda olan, suç çevresinde yaşayan, hem suça itilme hem de suç mağduru olma riski olan çocuklar ve bireyler için bir kurtuluştur. Ülkedeki eğitim düzeyinin yükseltilmesiyle okullu olmayan ve eğitim düzeyi düşük bireylerin çoğunlukla işledikleri suç türlerinin ortaya çıkma sıklığını azaltacağı düşünülebilir. Bu kapsamda:

•    Türkiye, eğitim alanına ayırdığı kaynakların yetersizliğini gidermeli ve kaynakları etkin kullanarak okul çağındaki tüm bireylere ulaşmayı hedeflemelidir. Okula devam oranlarını artırmak için maddi destek ve burs programları genişletilmelidir.

•    Eğitim düzeyini artırmaya yönelik projeler, özellikle dezavantajlı bölgelerde yoğunlaştırılmalıdır.

•    Mesleki eğitim merkezlerinin sayısı artırılarak bireylerin iş gücü piyasasına uyumu kolaylaştırılmalıdır.

Suç önleme stratejilerinde eğitsel ve kültürel faktörler dikkate alınmalıdır. Bu bağlamda:

•    Cezaevlerinden tahliye edilen bireyler için iş bulma, eğitim tamamlama ve sosyal uyum programları geliştirilmeli ve psikososyal destek hizmetleri sağlanmalıdır.

•    Muhafazakârlığın güçlü olduğu bölgelerde, toplumsal suçların gizlenmesini önlemek için adli ve idari düzenlemeler yapılmalıdır.

•    Eğitim müfredatına muhafazakâr değerler yerine ahlaki değerler ve çağdaş yurttaşlık bilincini güçlendirecek içerikler eklenmelidir.

Kaynakça

Burak Gümüş. Eğitim Düzeyinin Seçmen Davranışındaki Rolü ve Antalya Örnek Olayı. Süleyman Demirel Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi (2006).

https://www.sosyalveri.net/analiz/egitim-durumu-ve-suc-turleri-uzerine-bir-analiz

https://turkiyeraporu.com/arastirma/suc-ve-ceza-turkiyede-suc-oranlari-10489/

İçişleri Bakanlığı, Türkiye Suç Oranları Raporu (2008-2022).

Sezer, Sergender ve diğerleri. "Eğitim ve Suç Arasındaki İlişkinin Sosyolojik Analizi". MSKU Eğitim Fakültesi Dergisi MSKU Journal of Education ISSN 2148-6999 Cilt- Volume 9, Sayı- Number 2, (2022)

Sefa Saygılı ve diğerleri. “Vesikalı Fahişeler Üzerine Psikososyal Bir Araştırma.” Düşünen Adam 4 (1991).

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eğitim Düzeyi ve Suç İstatistikleri.

Zeki Yıldız. “Eğitim Düzeyi ile Suç Türü Arasındaki İlişkinin Araştırılması.” Kuram ve Uygulamada Eğitim Yönetimi (2004)

Araştırmacı Yazar Necati YILMAZ
Araştırmacı Yazar Necati YILMAZ
Tüm Makaleler

  • 02.02.2025
  • Süre : 5 dk
  • 3758 kez okundu

Google Ads