Site İçi Arama

egitim

STRASAM'daki Yazılarımı Nasıl Yazıyorum

Yazma arzusuna kapılmada mutlaka bir çıkış noktamız, bizi ateşleyen bir olay vardır. O olaylar üzerinde düşünmek, yazma serüvenimiz ve kendimizi tanıma noktasında önemlidir. Her zaman bir şeyi söylerim, benim hayatımı bir kitap değiştirdi! Belki sizin de çılgınca okuyup, yazmanıza bir olay sebep olabilir! Yazı her anlamda bir berekettir. Bir kere düşünmenin, aklın yolunun açılmasının en verimli yollarından biridir.

Yazma ile okumak ikisi birbirinden ayrı düşünülemeyecek şeyler. İyi kitap okuyucuları zamanla yazmaya başlar, çünkü; o sürekli dolma hali artık bir şeyleri kâğıda dökme gereksinimini hissettirir insana!

Aynı şekilde yazma arzusuna düşenler de kendilerini sürekli doldurma ihtiyacı hissettikleri için bu ihtiyaçlarını, okuma ile karşılarlar. Özellikle de nitelikli okuma bu noktada önem taşır. Yazı yazmak için masaya oturmanız gerekir. Masa, oda demektir. Oda ise kütüphane. Böylece bütünlük tamamlanmış olur.

Yazma arzusuna kapılmada mutlaka bir çıkış noktamız, bizi ateşleyen bir olay vardır. O olaylar üzerinde düşünmek, yazma serüvenimiz ve kendimizi tanıma noktasında önemlidir. Her zaman bir şeyi söylerim, benim hayatımı bir kitap değiştirdi! Belki sizin de çılgınca okuyup, yazmanıza bir olay sebep olabilir! Yazı her anlamda bir berekettir. Bir kere düşünmenin, aklın yolunun açılmasının en verimli yollarından biridir.

İyi bir yazı metni oluşturabilmek için belli başlı kurallar vardır. Bunlardan en önemlisi üsluptur. Bu da şüphesiz bu işin ustalarından öğrenilir. Bugün böyle bir olanağa artık hiçbirimiz sahip değil! Toplumsal yaşamın akışı ve yaşam şekillerimiz böyle bir şeye izin vermiyor. Bir hocanın dizinin dibine oturabilmemiz artık pek mümkün değil. Ama şöyle de bir avantajımız var: istediğimiz herkesi kendimize hoca edinebiliriz. Sosyal ortamdan ulaştığımız yazarları kendimize usta olarak seçebiliriz. Gerçek bir ustanın yerini tutamaz ama, yine de o boşluğu doldurmak için bir rehber vazifesi görebilir, bu da önemlidir.

Yazı yazmak bir yaşam biçimidir. Bir yazıya giriş yapabilmek gerçekten meşakkatli bir iştir ve en zorudur. Ama zaman içinde kendi adıma ben bunu aşabildiğimi değerlendiriyorum. Bu problemi çözebilecek net bir yanıtım yok. Ama tekrar tekrar yazarak, ustaların eserlerini inceleyerek, başka yazarların yazılara nasıl giriş yaptığına bakarak bir şeyler oturtabiliyor insan. Bu şekilde pek çok yazarın, yazıya nasıl giriş yaptığına baktıktan sonra başlangıçta onları taklit ederek yazmaya başladım. "Başlangıçta taklit masum bir şeydir" bir diğer önemli nokta da olabildiğince sade yazabilmektir. Bir meseleyi karma karışık kelimeler ile anlatmakla, uzun uzun cümleler kurmakla, çok bağlaç kullanmakla iyi yazmış olabilir miyiz? Özellikle yazmaya yeni başlanan dönemde bu durum kişiyi yazmaktan soğutur ve çok da yorar!

İyi yazma meselesi, rutin oluşturularak elde edilebilecek bir şeydir. Tekrar tekrar yazmak ve yazmayı sabırla bıkmamak gerekir. Her gün yazmaya zaman ayırmak önemlidir. Kendimizi yazmaya zorunlu hissetmemiz gerekir.

Paragraflar arasında bir bütünlük sağlayabilmek, konuyu en berrak şekilde aktarabilmek de önemli bir maharet ister. Bu tür alışkanlıklar, maharetler ancak düzenli yazmakla kazanılabilir. Nitelikli okuma yapmanın öneminden daha önce bahsetmiştim. Bu noktada okumamız gereken bazı eserler olabilir. Mesela klasiklerden başlayabiliriz. Dostoyevski, Tolstoy gibi isimlerin eserlerini mutlaka okumalısınız! Özellikle Tolstoy benim hayatımdaki değişimin mihenk taşıdır.

Türk Edebiyatının tanzimat dönemi yazarlarını da mutlaka okumak lazım. Hangi derdi taşımışlar, nasıl yazmışlar bunları incelemek lazım. Mesela Ahmet Hamdi Tanpınar’ı salık veririm. Onun eserlerinde Türkçenin güzelliklerini görebilirsiniz; aynı zamanda insanı, toplumu nasıl betimlediğine de tanıklık edersiniz. Refik Halit Karay, Abdülhak Şinasi, Halit Ziya Uşaklıgil gibi isimlerin bazı eserlerini de bilmek lazım.

Biraz daha yakın dönemden örnek verecek olursak Sezai Karakoç, Cemil Meriç, İsmet Özel, Cahit Zarifoğlu, Ece Ayhan, Turgut Cansever gibi yazarların eserlerine dikkat çekmek isterim. Okuduğunuz yazarların eserlerinden ben ne öğrenebilirim duygusu her zaman hâkim duygu olmalıdır. Bunun için de mutlaka siyasi görüş, önyargı ve saplantılarınızdan kurtulmanız gerekir.

Nitelikli okumalarda ikinci önemli şey okuduğumuz yayınevleridir. Okuyacağımız klasiklerin iyi çevirilerini okuyamazsak bize pek bir şey katmayacaktır. Ömür uzun değil, okunması gereken binlerce kitap var. Bu yüzden seçici okumalar yapmak zorundayız! Bir yazarın tüm eserlerini okumak zorunda değiliz, iyi olanlarını seçerek okumalıyız. Bir de okuduğumuz her kitap sonrası inceleme yazısı yazmak da çok faydalı olacaktır. Bunu ben zaman zaman yapıp size bilgi aktarımında bulunuyorum.

Bazı kişiler sözlük okumayı, kelimeleri not ederek tekrar tekrar bakmayı önerebiliyor. Ama ben kendi tecrübemi söyleyecek olursam, bahsettiğimiz iyi yazarları tekrar tekrar okumak kelime dağarcığımızı geliştirmek için etkili bir yöntem olur. Mesela Refik Halit Karay’ın Memleket Hikayelerini okumanızı tavsiye ederim. O hikayelerde Türkçenin zenginliğini, üslup güzelliğini görebilirsiniz.

Ben iyi yazmak için ilham ve yeteneğin çok da önemli olmadığını düşünüyorum. Ama olanların da mükemmel yazılara imza attıklarını biliyorum. Bu alanda iyi olabilmek, çaba ile elde edilebilen bir şey. Bir düzen içinde sürekli yazmak lazım. Bir yazının iyi olabilmesi için kelimelerin kullanılış şekli, üslubu mu önemlidir, yoksa özü mü? Bu noktada biçim, öz ve üslup ayrılmaz kriterlerdir.

Eğer mümkünse tek oturuşta yazmanın iyi olduğunu düşünüyorum (çok uzun olmayan yazılar için). Yazacaklarımız aklımızda daha derli topluyken yazıya dökmek iyi olacaktır. Özellikle sabah saatlerinde yazmak ve okumak bu noktada verimlilik için önerilmektedir.

Türkçe eser yazmak kelimelerimizi her yere ulaştırmak, güzel Türkçemize yapılacak en büyük hizmettir. Türk dili, Türkün geleceğinin tek teminatıdır. Lütfen sizler de yazmaya gayret edin, okuyun ve bunları çevrenizden başlayarak paylaşın.

Saygı dolu sevgiyle kalın.

Araştırmacı Yazar Mustafa Orhan ACU
Araştırmacı Yazar Mustafa Orhan ACU
Tüm Makaleler

  • 28.01.2023
  • Süre : 4 dk
  • 1038 kez okundu

Google Ads