Site İçi Arama

ekonomi

Basit ve Az Masraflı Bu Hizmet Modeli ile Hem Kendinize Hem de Türkiye Sanayisine Kazandıracaksınız

Kendi pazarlama çabalarının yetersizliği nedeniyle; dışarıdan gelecek etkin ve verimli pazarlama hizmetine tüm sanayiciler pozitif bakarlar. Önerdiğimiz basit ve az masraflı hizmet modeli, sanayi dünyasına nasıl pazarlama hizmeti sunulmasına dair tavsiye amaçlıdır.

Türkiye sanayi dünyasında üretim denilince genelde “mal” yani el ile dokunulabilen bir varlığın bir nesnenin üretimi anlaşılır. Ancak; üretim fonksiyonu hem mal ve hem de hizmet üretimini kapsar, yani hizmet sağlamak da bir üretim faaliyetidir.

Sanayi dünyası potansiyel eforunun en fazlasını makine ve tesis yatırımına, imalat parkının işlerliğine, belirlenen zamanda an fazla malı üretmeye harcar. Bunlar sanayi sektörü için gerçekten önemli, kritik ve çok zor faaliyetlerdir. Tüm bu faaliyetler arasında; yani nesnel üretime yoğunlaştıkları sırada, sanayiciler; hizmet üretimine genellikle gereğinden az zaman, insan ve mali kaynak ayırırlar.

Sanayicilerin kaynak ayırmayı ihmal ettikleri hizmet faaliyetlerinin en önemlilerinden birisi pazarlamadır. Kendi pazarlama çabalarının yetersizliği nedeniyle; dışarıdan gelecek etkin ve verimli pazarlama hizmetine tüm sanayiciler pozitif bakarlar. Önerdiğimiz basit ve az masraflı hizmet modeli, sanayi dünyasına nasıl pazarlama hizmeti sunulmasına dair tavsiye amaçlıdır.

Peki bu basit model nasıl kurulacak?

Evet, önerdiğimiz model çok basit, çok yalındır, ama bir iş modeli kurarken şu gerçeği bilmek şarttır; “bir kazancı elde edebilmek için bir riski de göze almak gerekir”. “Risksiz kazanç olmaz”. En risksiz kazanç sayılan piyango ikramiyesi için bile bir bilet alıp, o biletin maddi değerini risk altına alırız. 

Bizim modelimizde sanayiciye gidip, onun ürünlerini yurtiçi ve yurtdışında satış garantisi ile pazarlama hizmeti sunacağımızı belirtmemiz ve bu hizmeti satmamız esastır. Ancak bu hizmet sunulurken, çok yüksek olmayan bir maddi bedeli de riske atmamız gerekir.

Örneğin; potansiyel müşterimiz olan sanayiciye gidip hizmetimizi şu şekilde sunmamalıyız; “ben sizin ürünlerinizi Almanya’da pazarlar ve satarım ama bunun için önce şu kadar süreliğine Almanya’ya gitmek ve müşteri ve/veya müşteriler ile görüşmeler yapmam gerekiyor. Bu iş görüşmesi için gereken yolculuk ve konaklama masraflarını sizden talep ediyorum, eğer satış yaparsam bu satışın belirleyeceğimiz bir oranını sizden hizmetimin bedeli olarak ayrıca talep edeceğim” dediğinizde; sanayici size şunu soracaktır: “Peki bu seyahatinizin sonunda siz bana satış garantisi veriyor musunuz?” Eğer sizin cevabınız şöyle olursa; “bu bir iş görüşmesi, satış olabilir de olmayabilir de bunun garantisini veremem”, siz bu sanayici ile iş yapamazsınız.

Bu firmanın zaten bir pazarlama ve satış ekibi vardır, Almanya’ya sizi göndermek yerine onları gönderirler.

Siz onlara hizmetinizi şu şekilde sunmalısınız; “Beyefendi/hanımefendi, biz Almanya’ya gidip sizin ürününüzü tanıtıp, satışını da yapacağız, gidiş-geliş ve konaklama masraflarını biz karşılarız, satış yapmamız durumunda sizden satış bedelinin önceden belirlediğimiz oranında bir hizmet bedeli tahsil ederiz”. Bu durumda; eğer makul bir oranda hizmet bedeli talep ederseniz, bu müşteriniz ile hem bu satışta hem de diğer satışlarda çalışırsınız. Siz de kazanırsınız o da kazanır.

Bir önceki örnekte hiçbir risk almamıştınız, dolayısıyla bir kazanç elde edemediniz, ikinci örnekte ise; Almanya seyahatinin masraflarını siz üstlendiniz, ancak satış yaparsanız hizmetinizin karşılığını talep edeceğinizi belirttiniz ve işi aldınız, satış yapmayı becerirseniz hem masraflarınızı çıkartacak hem de ilave kazanç sağlayacaksınız.

Sanayiciler; satın aldıkları bir malın parasını ödedikleri gibi sattıkları bir malın da parasını almak isterler. Bu mantıkları hizmet için de geçerlidir. Aslında bu mantık ticaretin de temel kuralıdır. Ticarette mal veya hizmet olsun ödemesini yaptığınız bir şeyin karşılığını da almak, yani ondan menfaat sağlamak istersiniz, şirketinizin devamlılığı için buna mecbursunuz. 

Önerdiğimiz tarzda çalışan tek kişilik şirketler bile vardır ve çoktur. Örneğin; yüksek seviyede teknik uzmanlık gerektiren bir alanda faaliyeti olan tek kişilik bir hizmet şirketi, müşterisine hizmeti şu şekilde sunar; “size bu alanda bir projenin tasarlanması, denenmesi ve seri üretimine girilmesi projesini sipariş edecek müşteriyi bulacağım, ön ödemeyi aldığınızda onun belirli bir oranını ben hizmetimin bedeli olarak talep edeceğim. Eğer projeyi benim yürütmemi isterseniz; ben projeyi de yürüteceğim ve tamamlayacağım, siz kalan ödemeyi aldığınızda, ondan da belirli oranını hizmetimin bedeli olarak talep edeceğim.”

Kabul edelim ki önerilen bu tarz bir hizmet modeli, mesleğinde bilgili ve tecrübeli girişimcilerin yürütebilecekleri bir modeldir.

Burada vurgulamak istediğimiz; gözle görülmesi, elle tutulması mümkün olmayan hizmet üretiminde müşteriye bir kazanç sunmayı garanti etmeniz ve ona yarattığınız kazancının bir bölümünü hizmetinizin karşılığı olarak almanızdır. Sanayici, sizin ona sağladığınız kazancının belirli bir yüzdesini sizinle paylaşacaktır. 

Konfor alanınızdan çıkmadan, hiçbir risk almadan, sonucu belirsiz bir hizmeti bir sanayiciye önceden bedelini alarak sunmanız pek mümkün değildir.

Sanayiciye, süreci onun yürütüp sonucu onun elde edeceği, eğitim gibi bir hizmeti sunmaya çalışmayın, bunu çok az sanayici tercih edecektir. Eğitim de bir hizmettir ama sanayi dünyasında okuldaki değerini bekleyemezsiniz. 

Örneğin; “ekibinize TKY (Toplam Kalite Yönetimi) eğitimi veririz, bu eğitim sonucunda ilgili süreçleriniz iyileşecektir” demeniz çok fazla müşteri bulacağınız bir hizmet sunumu olamayacaktır.

Halbuki, bahse konu TKY eğitimi hizmetinizi şu şekilde sunarsanız çok fazla sayıda sanayici müşteriniz olacaktır; “üretim sürecinizi denetleyeceğiz, size zaman ve para kaybettiren aksayan yönlerini örneğin firelerinizi ve nedenlerini tespit edeceğiz, bu aksaklıkların düzeltilmesini sağlayacağız ve aksaksız, firesiz işleyecek üretim programını size sunacağız, bunun sonucunda siz az fire verecek daha çok kazanç elde edeceksiniz, eğer bunu sağlayamazsak sizden hizmetimizin bedelini talep etmeyeceğiz” derseniz, hemen hemen her müşteri ile çalışırsınız. Çünkü modelde siz de risk alıyorsunuz.

Sayısız riskleri göze olarak o işletmeleri kurmuş ve yaşatmaya çalışan insanlara, hiçbir risk almadan ve hiçbir garanti vermeden hizmetinizi pazarlayıp satabilmeniz çok zordur. Ancak, başarısızlığınıza bedel talep etmeden, sadece başarınızın karşılığını isteyerek hizmet sunarsanız hem siz kazanacaksınız hem de Türkiye sanayisi kazanacaktır.

Araştırmacı Yazar Raif BİLGİN
Araştırmacı Yazar Raif BİLGİN
Tüm Makaleler

  • 23.03.2024
  • Süre : 3 dk
  • 2164 kez okundu

Google Ads