Site İçi Arama

ekonomi

Yeni Bir Fikir Üretmek Kolay mı?

Yeni bir fikir üretebilmek için ne lazım? Yeni fikirleri bizde İlham abi düşünür! Hep onun aklına gelir böyle şeyler! Tamam da bu işler bir tek oturup düşünmekle olmaz herhalde. Biraz da emek harcamak gerekmiyor mu? Ne bileyim, en azından aklımıza gelen fikrin işler, işe yarar bir şey olup olmadığını kontrol etmemiz gerekmiyor mu? Ama benim o kadar param yok ki!

Gelin bugün sizinle yeni bir fikir üretelim.

Ne yapalım?

Yeni bir fikir üretebilmek için ne lazım?

Yeni fikirleri bizde İlham abi düşünür! Hep onun aklına gelir böyle şeyler!

Tamam da bu işler bir tek oturup düşünmekle olmaz herhalde.

Biraz da emek harcamak gerekmiyor mu?

Ne bileyim, en azından aklımıza gelen fikrin işler, işe yarar bir şey olup olmadığını kontrol etmemiz gerekmiyor mu?

Ama benim o kadar param yok ki!

Aklıma gelen şeyi gerçekleştirebilmek için büyük paralar gerekli!

Tamam, öyleyse sponsor ara!

Parasını yatırıp parasına para katmak isteyen bir sürü insan var ortalıkta. Elbet birileri senin fikrine değer verip, gel bir deneyelim diyecektir.

Sen en azından fikrini paylaştın mı başkalarıyla?

Olmaz! Sonra benim fikrimi çalıp kendileri zengin olur!

O fikir benim fikrim, kimseyle paylaşmaya niyetim yok!

***

Adama bak ya, ne deli deli şeyler düşünüyor!

Böyle bütün gün evde oturup saçma sapan şeyler düşüneceğine gir bir fabrikaya da elin ekmek tutsun!

Evet, kimi zaman da özellikle çevremizden, yakınlarımızdan böyle eleştiriler alırız.

Arkadaşlarımız dalga geçerler bizimle.

Fikri yine yeni bir şey bulduğunu iddia ediyor, akıllanmayacak bu oğlan!

***

Yeni bir fikrin işe yaradığını ispat etmek kolay bir şey değil.

Özellikle parası olanlar paralarını riskli şeylere yatırmak istemezler.

Az olsun, garantili olsun! Parama para katsın, ben riske girmeden para kazanmak istiyorum arkadaş!

***

Ama riske girmeden para kazanmak mümkün değil ki!

Para demek risk demektir!

Acaba ne yapsam da çok da riske girmeden paramı çoğaltsam?

***

Evet, parası olanların derdi de çoğunlukla bu oluyor.

Ben yeni fikirleri desteklemek istiyorum diyerek parasını oraya buraya savuranına ben rastlamadım doğrusu.

Zaten ne emeklerle biriktirilmiş paradır o biriken sermaye.

Öyle kolayca riske girecek karakterde olmaz parası olanlar.

İnce ince hesap yaparlar, sineğin yağını çıkarırlar adeta.

O yüzden de yeni fikirlere mesafeli olur para babaları.

***

Peki ne yapacağız öyleyse, nasıl edip de aklımıza gelen bir fikrin işe yarayıp yaramayacağını kontrol edebileceğiz?

Zor gerçekten.

Bir şeye sponsor olanlar genellikle kendi reklamlarını yapma amacıyla sponsorluk yapıyorlar.

Böyle derken yanlış anlaşılmak istemem, kimilerinin gerçekten özellikle gençlere destek olmak için sponsorluk yaptıklarını biliyorum.

Bazı büyük firmalar sırf bu amaçla zaman zaman bilimsel yarışmalar bile organize edebiliyorlar.

Yarışmayı kazanan gençler ise ya bu firmaların gözetiminde eğitimlerine daha iyi şartlarda devam etme şansı kazanıyorlar, ya da yarışmaların belli bir finansal ödülü oluyor ve o ödül ile fikirlerini gerçekleştirme şansı bulabiliyorlar. En azından kazanılan ödül yapılması düşünülen şeyin belli bir aşamasının geliştirilebilmesi için yeterli oluyor.

***

Ancak tüm bu olumlu gelişmeler ülkemizde oldukça sınırlı düzeyde olduğu için, maalesef bizde kimi medeni ülkelerdeki kadar hızlı bir teknolojik gelişme olamıyor.

Büyük firmaların Ar-Ge yatırımlarına ayırdıkları bedeller de oldukça az olduğu için, bizde olması gerektiği gibi yeni buluşlar da yeterince olamıyor.

Katma değeri yüksek teknolojik yurtiçi üretim ve bunun ihracatımızdaki oranı diğer Avrupa ve dünyadaki kimi gelişmiş ülkelere nazaran oldukça düşük durumda.

***

Neler diyorsun sen!

Biz karnımızı doyuracak kazanç sahibi bile değiliz, sen ise katma değeri yüksek ürünlerden, yeni fikirlerden, genç girişimcilerden falan bahsediyorsun!

Önce bu devlet vatandaşının karnını doyursun da yeni fikirler biraz beklesin!

Ama bu iş gelişmeyi destekleyen, ülkenin gelirini artırarak yoksulluğun bitirilmesinin tek yolu değil mi?

Dünya ülkeleri arasında sizin üretiminiz tercih edilecek ki, sizin ürettiğiniz ürüne talep olsun, siz de katma değeri yüksek ürün satarak ülke gelirini artırabilin.

Bunun başka çaresi var mı?

Yoksa kendim ettim kendim buldum tarzı kötü ekonomi yönetiminin sarmalları içinde boğulursunuz.

Enflasyon, hayat pahalılığı, artırılan ücretlerle artırılan vergiler ve artan fiyatlarla yine yükselen enflasyon satmalı içinde dış dünyadan bana borç verin diye el etek öpersin.

Şimdiki iktidarın yaptığı bu değil mi?

Ya da enflasyonu kontrol altına alacağım diye piyasayı boğarsın, parası olanlar dövize kaymasın diye döviz fiyatlarını suni yöntemlerle kontrol altında tutup, bir yandan da kur korumalı mevduat ve hatta süper bonolar gibi yarın altından kalkılamayacak yükümlülükler gerektiren şeylerden medet umarsın.

Şimdiki iktidarın yaptığı bu değil mi?

Hiç sevmiyorum bu tabiri, ama sonra da bugün yediğin hurmalar, yarın bir tarafını tırmalayıp durur işte.

***

Konu dönüyor dolaşıyor kötü ekonomi yönetimine geliyor.

Bir de klasik söylemiyle eğitim şart konusuna takılıyor.

Yeni fikirler üretmek önemli!

Daha da önemlisi o fikrin işe yarayıp yaramayacağını deneyerek görmenin de önemi büyük.

Bu ise yeni fikirlere ayrılan finansman ile ilintili oluyor.

Öyle Ar-Ge yatırımı yapıyorum diyerek alınan Ar-Ge kredilerini cebe atmaktan bahsetmiyorum.

Devletimizin Ar-Ge yatırımları için harcadığı paralar birçok Avrupa devletininkinden daha fazlaymış.

Ama nedense çoğu boşa kürek çekmek gibi, muhtemelen birilerinin ceplerini doldurmaktan başka bir işe yaramayan boşa harcanan paralar oluyor bu harcamalar.

Nereden mi biliyorum?

Çünkü doğru dürüst bir şey geliştirdiğimiz yok!

İşte buradan biliyorum.

Yani neticede yüksek teknolojik ürün üretimi konusunda halen daha dünya devletleri arasında sondan şampiyonluğa koşuyoruz.

***

Peki bu durumu düzeltebilecek bir babayiğit bulunabilecek mi bu vatanın evlatları arasında?

Bu toplumsal ahlaksızlık ortamında biraz zor gibi duruyor.

Zaten bu konu öyle bir iki babayiğitle de olacak şey değil.

***

Biz yine kimi gazetelerin orta sayfalarında Karadeniz’in bilmem ne köyünde Şaban Çokbilir kendi elleri ile suyla yürüyen araba yaptı diye zaman zaman çıkan sansasyonel haberlerle idare edeceğiz muhtemelen.

Dış güçler fırsat vermiyor ki Şaban Çokbilir’in bulduğu şey dünya çapında meşhur olsun!

Hayıflanıp duruyoruz işte.

***

Şaban Çokbilir gibilerini bir kenara bırakacak olursak, gerçekten ilginç fikirleri olanlar ne mi oluyor?

Canı batasıca, kalk da git iş bul kendine!

Kaç yaşına geldin halen daha boş gezenin boş kalfasından öteye gidemedin! 

Git iş bul kendine, elin ekmek tutsun, git fabrikaya iş başvurusu yap! 

İş bulmak kolay değil ana belki alırlar bu sefer!

Bütün gün evde oturup onu buldum, bunu buldum deyip diyorsun!

Hadi kalk kalk, tut şu işin ucundan hiç olmazsa!

*

İşte böyle, böyle birçoklarının hevesini de aileleri köreltiyor.

***

Albert Einstein hayal gücü bilgiden daha önemlidir demiş.

Bırakalım da fikirleri olanlar serbestçe fikirlerini söyleyebilsinler.

Fikirleri dillendirme özgürlüğü önemlidir! Ne kadar saçma olsa da fikir üretmekten çekinmeyin.

Moskova’dan herkese sevgi ve saygılarımla

Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Tüm Makaleler

  • 03.08.2023
  • Süre : 4 dk
  • 826 kez okundu

Google Ads