Site İçi Arama

ekonomi

2023 yılından neler beklemeliyiz?

Ne hukuk konusunda ne ekonomi konusunda ne de yaşam standartları konusunda bir türlü pozitif bir şeyler yok. Kasa desen tam takır kuru bakır. Dişe dokunacak ne sanatsal bir gelişme var ülkede, ne de edebiyat ya da diğer konularda gurur duyabileceğimiz bir şeyler oluyor.

Hepimizin kendimizce birtakım hayallerimiz vardır her halde bu yıl yapmak için.

Geçen sene gerçekten hiç istemediğimiz şeyler oldu. Bir önceki sene de kolay geçmemişti, hatta bir önceki de.

Farkında mısınız, son birkaç senedir hep bir terslikler oluyor hayatımızda.

Önce salgın hayatımızı büyük oranda etkiledi. Etkilemedi desek yalan olur.

Sonrasında da iktidarın anlamsız ekonomik denemeleri ve kötü sonuçları.

Hemen ardından da rekorlar. Rekorlar derken enflasyon ve hayat pahalılığı, döviz fiyatlarında kırılan rekorlardan bahsediyorum. Neredeyse dünyada her konuda sondan başa oynuyoruz.

Ne hukuk konusunda ne ekonomi konusunda ne de yaşam standartları konusunda bir türlü pozitif bir şeyler yok.

Kasa desen tam takır kuru bakır.

Dişe dokunacak ne sanatsal bir gelişme var ülkede, ne de edebiyat ya da diğer konularda gurur duyabileceğimiz bir şeyler oluyor.

Benim sevdiğim ve takip ettiğim hanımlarda voleybol karşılaşmaları da olmasa, doğru dürüst spor dallarında bile ciddi bir başarımız olmuyor. Arada çıkıyor tabii ki kimi sporcularımız, ama çoğu bireysel boyutta. Şöyle takım oyunu tarzında doğru dürüst bir başarı elde edemedik nedense hiçbir dalda. Son olimpiyatlarda bile nal topladık diyebilirim. Futbolda dünya kupasına bile katılamadık.

Çok mu karamsar bir tablo çizdim?

Daha karamsar da olabilirdim. Sonuçta hepimiz durumumuzun farkındayız sanırım. Bir yerimden uydurmuyorum ki. Her şey ortada.

Yazmadığım daha neler neler var. Sırf sığınmacı problemi bile ayrı bir dert.

Arada Karabağ sorununun bir noktaya kadar da olsa çözülmüş olması gurur veriyor tabii ki, ama unutmayın, o sorun çözülürken de bir sürü acımız oldu. Savaş sonuçta, bizim için sonucu hayırlı olsa da ateş düştüğü yeri yakıyor. Onca cengâver şehit düştü, kim bilir kaç kişi yaralandı, sakat kaldı. Ömürleri boyunca bir yandan gurur duyarken, bir yandan da eksiklik hissedecekler.

Evet, bu yıl nasıl geçecek dersiniz?

Ekonominin toparlanamayacağı kesin, iktidarın kesenin ağzını açmış olması sarmalda bir kademe daha öteye geçilmesine sebep olacak ve yine fiyatlar yükselmeye devam edecek. Şimdiden bir sürü konuda zamlar açıklanmaya başlandı.

Ücretliler yıl sonunda ücretlerde yapılan artışlardan ne kadar süre biraz rahat hissedecekler kendilerini bilmiyorum. Henüz artan ücretler cebe girmeden her şeyin fiyatları artıyor piyasada.

EYT dediler, sevindi herkes, ama daha kanunu bile çıkmadı. Kanun çıkacak da, hesaplanacak da, maaşa dönecek, bir katkısı olacak bu konunun. Kim bilir ne kadar sürecek bu konu daha. Somut bir getiriye kim bilir ne zaman kavuşacak insanlar.

İktidar birtakım sürprizler açıklayacak daha tabii ki, ama her açıklanan sürprizin gerçekte vatandaşa ne kadar dokunacağı belli değil. Belki de sözde kalacak birçoğu.

Bir zamanlar siyasetçiler her şehre gidip bir temel atma töreni yaparlardı. O atılan temellerin hepsi bugün görünür bir tesise dönüşmüş olsaydı, ülkede ne işsizlik kalırdı ne de bu kadar zorluk. Hepsi yalandı tabii ki, göstermelik temellerin bile yerinde yeller esiyor. Hepsi siyasi gösterilerdi. Kandırmaca. Göz boyama.

Vaatler, vaatler. Ne vaatler duydu bu ülke, biri çıkıp iki anahtar bile vaat etmişti. Sonra da ülkenin görüp görebileceği en büyük ekonomik krize sebep olmuştu. Sonra da pılını pırtını toplayıp çekilmek zorunda kalmıştı siyaset sahnesinden.

Bu yıl ülke yine bir seçim yaşayacak. Umarım sağ salim yapılır seçimler de, bir sorun çıkmadan ülke doğru yoluna sokulur. Aklıma kötü şeyler getirmek istemiyorum, ama kolay olmayacak gibi geliyor bu seçimler. Şimdiden iktidar tüm devlet gücünü kullanarak çeşitli entrikalar içinde. Zaten şu ana kadar yapılanlar yeterince hüzünlü. Umarım daha kötüsünü görmeyiz.

Öyle şeyler yapıyorlar ki, bazen bunların hiç mi vicdanları yok diye düşünmüyor değilim. Evet, hapse atılmış ileri yaşlardaki insanlardan bahsediyorum. Asker demiyorum, insan diyorum, çünkü onlar birer insan. Kimi demans hastası, kimi kim bilir ne rahatsızlık yaşıyor. Zamanında yanlış şeyler yapmış olsalar da, bu yapılanları hiç bir insan hakketmez. O yaştaki insanlara suçlu diyorsanız çıkartıp ev hapsine koyarsınız olur biter. Zaten bu yaştan sonra evden dışarı adımlarını atacak takatları da kalmamış insanların.

Ama yok, bu öyle bir kin ki, hapishaneden tabutların çıkması bile bu kini yok edemiyor.

Bu ülkede genel kurmay başkanını bile hapse atıldı zamanında. Bunu yapanlar kaçıp gitti ülkeden. Ama zihniyet değişmedi.

Hapistekilerin suçları mı? Bana göre ülkelerini çok sevmeleri.

Yanlış yönde gittiğini düşündükleri ülke yönetimine biraz da günün koşulları ile müdahale etmeleri bir suç tabii ki. Bence de yanlış yapmışlardı, ama hak ettikleri ceza hapishaneden tabutlarının çıkması değil sanırım. Sadece yanlış düşündüler, yanlış yaptılar. Hata yaptılar.

Zaten sorsanız kendileri de hatalı olduklarını kabul edeceklerdir.

Bu kinin artık bitmesi gerekli. Ne derseniz deyin, onlara bu yapılanlar insanlığa sığmıyor.

Bu iktidarın haksızlık yaptığı çok insan yatıyor hapislerde. Herkesin adalete bir gün ihtiyacı olacaktır deyip bu konuyu kapatayım şimdilik.

Evet, dediğim gibi bu yılın en önemli gelişmesi seçimler olacak. Bel altı vuruşlarla bakalım bu konuda daha neler göreceğiz.

Muhalefet mi? Onları da yakından takip ediyoruz hep birlikte. Aday konusundaki kısır tartışmalar bir yana, sanırım artık yakın zamanda biraz daha somut konular ile halk önüne çıkmalarını ümit ediyorum.

Bakalım nasıl bir organizasyon ile seçimlere hazırlanmışlar?

Yeterli olacak mı hazırlıkları?

İnandırabilecekler mi insanları ülkenin geleceği için ümit olduklarına?

Sanırım sadece sistem değişikliği yapma niyetleri ile insanlar yeterince ikna olmayacaklardır. Zaten yönetim sisteminin değiştirilmesi de biraz başka şeylere bağlı. En azından bu değişiklik için yeterince millet vekili çıkartabilecekler mi, o bile henüz belli değil.

O yüzden ben olsam sanırım sistem değişikliği yanında en azından milletin ihtiyaç duyduğu başka şeylere odaklanırdım.

İnsanlar ne bekliyor? Mevcut iktidarın yapamadıkları neler? Ya da yanlış yaptıkları neler?

Bence önceliğin bu yanlışların düzeltilmesine verilmesi gerekli. Öyle çok teknik açıklamalarla değil, daha basit anlatımlarla. Benim bile anlayabileceğim anlatımla.

Neyse, bu konuları zaten yeterince tartışacağız zaten önümüzdeki günlerde.

Gelin yazıyı bu yıl için güzel dileklerle bitirelim.

Ben öncelikle bu yıl şu Ukrayna Savaşı'nın tatlıya bağlanmasını isterdim.

Birtakım görüşmeler yapılmaya başlandı, ama Suriye ile mantıklı bir anlaşma yapılması da dileklerim içerisinde.

Adalar denizinde kaynatılan olaylara da mantıklı bir son verilmesi gönlümden geçenler arasında. Bu konu daha da karışacak gibi görünüyor, ama umarım daha fazla ortalık karışmadan bir çözüm getirilir Yunanistan ile olan sorunlu konulara diyeyim.

Tabii bu konuya değinmişken, yıllardır çözülemeyen Kıbrıs konusunda da bu yıl birtakım gelişmeler olmasını isterdim doğrusu. En azından artık Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin dünyada tanınan bir devlet olmasının zamanı çoktan geldi de geçiyor.

Bugün bir kanalda Kürtçe bir müzik denk geldi. Ben Rusya'dan aslında alışkınım. Burada da oldukça fazla farklı etnik kimlik vardır. Her yörenin de kendine özel kanalı ve dili olur. Tabii ki ulusal kanallar her zaman Rusça dilinde yayın yapsalar da, kimse yerel kanalların farklı dildeki yayınlarından rahatsız olmaz.

Bizim kuruluşumuzun şartları ve jeopolitik konumumuz farklı, devlet yapımız da farklı. Biz üniter bir devletiz.

Ancak özellikle iktidarın kaş yapayım derken göz çıkartmasına sebep olan şu Kürt kimliğini ötekileştirme politikalarına artık son vermesi de bu yıl için dileklerim arasında diyebilirim. Eğer beni destekliyorsan tamam, ama bana karşıysan demek ki teröristsin mantığı bence çok yanlış.

Kürt etnisitesindeki kardeşlerimiz için de bir iki sözüm var tabii ki, eğer birlikte bir gelecek hayal ediyorsak bunun yolu etnik siyasetten geçmiyor. Bu ülkeye bunca acı çektirenlerin ne istedikleri belli. Bu gibi düşünenlerle ilişkiyi kesip, terörü lanetleyeceksiniz. Ondan sonra da eğer siyasetse, işte meclis orada, siz de dertleriniz için çözümü mecliste arayacaksınız. O yüzden artık bir karar verin demek istiyorum.

Evet, bu yıl için kardeşçe bu ülkede yaşama bilincine Kürt kökenli kardeşlerimizin de varmasını diliyorum.

Bende dilek çok, ama sanırım şimdilik bu ana temalar yeterlidir.

Bu arada unutmadan son bir dileğimi daha söyleyeyim. Sanırım her şeyden önemlisi de bu son dileğim.

Bu yıl herkese hayırlar getirsin.

Moskova'dan herkese sevgi ve saygılarımla.

Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Tüm Makaleler

  • 02.01.2023
  • Süre : 5 dk
  • 868 kez okundu

Google Ads