Site İçi Arama

ekonomi

Avrupa Ekonomisinin Lokomotifi Almanya Frene Bastı, Türkiye ile Birlikte Gaza Basabilir mi?

Almanya için en optimum çözüm; enerjiye, genç ve dinamik işgücüne bağımlı endüstriyel sektörlerini, nispeten makul fiyatlı enerji erişimi olan, muazzam bir genç ve dinamik nüfusa sahip Türkiye’ye kaydırmaktır.

Alman ekonomisinin son çeyrek yüzyıldaki gelişimi çok süratli oldu...

Almanya, GSYİH açısından ABD, Çin ve Japonya'dan sonra dünyanın dördüncü büyük ekonomisi olup, Fransa, İtalya, İspanya gibi diğer Avro Bölgesi ekonomilerinin ve hatta Hindistan gibi ekonomik devlerin çok ilerisindedir. Almanya, Avrupa'nın ekonomi katarının lokomotifi olarak kabul edilir.

Ancak Almanya her zaman ayrıcalıklı veya güçlü bir konumda olmadı. 1990'ların sonu ve 2000'lerin başında, Batı Almanya olarak Doğu Almanya ile yeniden birleşmesinin sonuçlarına göğüs geren Almanya, Avrupa'nın “ekonomik hasta adamı” olarak tanımlanıyordu. Ancak, çok güçlü bir şekilde yeniden yükseldi ve jeo-ekonomik konumunu önemli ölçüde değiştirdi, bu da onu çok kısa sayılabilecek bir sürede Avro Bölgesinin ekonomik lideri, endüstriyel lokomotifi konumuna getirdi.

Alman ekonomisinin dayanıklılığı kırılmaya başladı. Almanya Teknik Resesyonda. Sebepleri neler?

Alman ekonomisinin dayanıklılığı kırılıyor gibi görünüyor. Almanya 1990'lardaki yeniden birleşmeden bu yana en büyük ekonomik sorunuyla karşı karşıya.

2022'nin son çeyreği ve 2023'ün ilk çeyreğine ait GSYH büyüme verileri dikkate alındığında, Almanya'nın teknik bir resesyona girdiği görülmektedir (bir ülke, üst üste en az iki çeyrek negatif GSYİH büyümesi elde ettiğinde teknik resesyona girer).

Temel olarak, son yıllarda Rusya, Çin ve ABD kaynaklı gelişmeler Alman ekonomisinin temel direği olan ihracat odaklı mega Alman sanayisine zarar verdi. 

Ukrayna'nın işgali, Çin'in katılığı ve ABD'nin artan korumacılığı Almanya'nın ekonomik büyüme modelini negatif etkiliyor. 

Almanya, Rusya'nın Ukrayna'yı işgaline kadar makul fiyatlı ithal enerjiden yararlanıyordu. Enerji fiyatlarındaki keskin artış, sanayinin büyük bir kısmının enerjiye oldukça bağımlı olması nedeniyle Almanya için özel bir sorun oldu.

Çin son yıllarda Batı dünyasının hem müttefiki hem ekonomik rakibi hem de sistemik ekonomik tehdidi oldu. Rekabet ve rekabet unsurları son yıllarda arttı ancak Çin'in, onsuz pek çok küresel zorluğun üstesinden gelinemeyeceği bir müttefik olarak kaldığı da yadsınamaz ve Almanya bu durumun gayet farkında. Yani; artık ekonomik açıdan ne Çin ile birlikte ne de onsuz olmak uygulanabilir değil, tam bir paradoks.

Almanya’nın ABD ile ticaretinde avantajına olan durum da ABD’nin kendi ekonomisini desteklemek amaçlı piyasaya uyguladığı sübvansiyonlar nedeniyle dezavantaja dönüşme eğilimindedir.

Aslında Alman ekonomisi dijitalleşme, eğitim ve demografi gibi alanlarda daha yapısal zorluklarla karşı karşıya. Dijitalleşme alanında Almanya açıkça kendi ağırlığının altında eziliyor. Ağır sanayiye bağlı dev endüstriyel yapısı dijitalleşmeye kolay uyum sağlayamayacak. Dijitalleşmenin getirdiği esneklik, sürat ve adam-saat tasarrufu birçok sektörde Almanya için henüz katkısını göstermekten uzaktır.

Peki; genel olarak Avrupa toplumuna özgü bir sorun olan ve Almanya’da da yoğun hissedilen nüfusun giderek yaşlanmasının etkisi? Tam bir karabasan. Almanya’nın genç ve dinamik bir nüfusa acil ihtiyacı var.

Almanya Tekrar Gaza Basmak İçin Türkiye’nin Dinamizminden Nasıl Faydalanabilir?

Almanya’nın acil ucuz enerjiye ulaşması mümkün değildir. Toplumunun içine entegre etmekte çok isteksiz davrandığı genç göçmen nüfusla da hızlanması olası görünmemektedir.

Almanya için en optimum çözüm; enerjiye, genç ve dinamik işgücüne bağımlı endüstriyel sektörlerini, nispeten makul fiyatlı enerji erişimi olan, muazzam bir genç ve dinamik nüfusa sahip Türkiye’ye kaydırmaktır.

Rusya üzerinden erişemediği Rus enerji kaynaklarına Türkiye üzerinden ulaşacak, birlikte çalışmaya alışkın olduğu Türkler ile Türkiye’de çalışacak, ülkesine çok fazla genç göçmen kabul etmek zorunda kalmayacak, Alman sermaye birikimini, endüstriyel bilgi ve tecrübesini, ülke marka değerini, Türkiye vasıtasıyla kazanca dönüştürebilecektir.

Rusya’nın enerji, Türkiye’nin üretim, Almanya’nın finansal ve endüstriyel güçlerinin güç birliği; ortaya muazzam bir ekonomik dev çıkartacak ve bu ekonomik devin yaratacağı endüstriyel zenginlikten tüm dünya istifade edebilecektir.

Bu arada; küçük ve orta seviyedeki bazı Alman firmaları üretimlerini Türkiye’ye kaydırmaya başladılar, sayıları artacaktır, mega seviyedeki firmalar da bu paterni izleyeceklerdir.

Araştırmacı Yazar Raif BİLGİN
Araştırmacı Yazar Raif BİLGİN
Tüm Makaleler

  • 04.01.2024
  • Süre : 3 dk
  • 2037 kez okundu

Google Ads