Site İçi Arama

ekonomi

Enflasyon

Bir sürü enflasyon değeri var. Hangisi ne anlama geliyor, doğrusunu isterseniz bu kadar yüksek enflasyon ortamında her şey birbirine giriveriyor. Nasıl işin içinden çıkarız? Hangi değer ne ifade ediyor bunu anlayabilmek mümkün mü?

Enflasyon konusunda kafalar çok karışıyor, bir sürü enflasyon değeri açıklanıyor. Laf kalabalığıyla neyin ne anlama geldiği de pek anlaşılmıyor.

ENAG ya da TÜİK farkından bahsetmiyorum, aylık enflasyon deniyor, bu ay yıllık enflasyon şu kadar oldu deniyor, mayıs sonrasında yıllık enflasyon baz etkisiyle düşecek deniyor, yıl sonunda enflasyon beklentimiz şu kadardır deniyor, deniyor da deniyor.

Bir sürü enflasyon değeri var. Hangisi ne anlama geliyor, doğrusunu isterseniz bu kadar yüksek enflasyon ortamında her şey birbirine giriveriyor.

Nasıl işin içinden çıkarız? 

Hangi değer ne ifade ediyor bunu anlayabilmek mümkün mü?

***

Gelin baştan başlayalım, sırayla bu terimler ne anlama geliyor biraz inceleyelim.

Aylık enflasyon! 

Bir ay önce fiyatların olduğu seviyeden bir ay içince fiyatlar nereye gelmişse onu gösteren bir değer. 

Fiyatların incelendiği enflasyon paketini ve paketteki ürünlerin ağırlık katsayılarını bilmiyorum. Normalde hepimizin o ay satın aldıklarımızdan oluşan kendi enflasyon paketimiz var ve gerçekte açıklanan bu değerler ortalama enflasyon oranları olduğu için hiç birimizin etkilendiği enflasyon değeri ile tutmuyor. 

Yani normalde bizim bu ay nasıl bir enflasyon etkisi altında kaldığımızı bu değer göstermez!

Zaten TÜİK kendi enflasyon paketine neleri dahil ettiğini açıklamadığı için hiç kimse de açıklanan aylık enflasyon değerlerinin neyi ifade ettiğini bilmiyor. 

Önemli değil, yine de açıklanan değerler bize ülke çapında enflasyondan nasıl etkileniyoruz diye kabaca bir bilgi veriyor.

Gelin biz her ay enflasyon paketinde aynı ürünleri kullandıklarını ümit ederek fiyat değerlendirmesini aynı bazda yapıyorlar diye kabul edelim. 

Bu durumda normalde aylık enflasyonun eksi çıkması da mümkün olmalıdır diyebiliriz.

Çünkü mevsimsel koşullar gereği bir ay önceden daha düşük fiyattan satılan ürünler olması gayet doğaldır. Özellikle yaz aylarında gıda maddelerinde arz fazlası oluştuğu için gıda fiyatlarının düştüğünü biliyoruz. Sonbaharda balık fiyatları da av mevsimi açıldığı için düşüyor mesela. Yani aylık enflasyon oynak bir yapıya sahip olmalı. Özellikle gıda ürünleri pakette ağırlıklı olsaydı oranın eksi çıktığını bile görebilirdik.

Ancak uzun süredir aylık enflasyon değerlerinde eksi değerler çıkmıyor, bu da fiyatların sürekli artış eğiliminde olduğunu gösteriyor!

Mesela yaz ayları geliyor olsa da, bu yaz da meyve sebze fiyatları beklendiği kadar düşmeyebilir. Hatta bence çok da düşecek gibi görünmüyor.

Bu da yaz aylarındaki aylık enflasyonlara artış yönlü olarak yansıyacak gibi görünüyor.

Neyse, sanırım aylık enflasyonu anladık.

Sonuçta aylık enflasyon sadece bir ay önceyle fiyat karşılaştırmasıdır, değerinin ne çıktığının önemi yok, biz bunu bilelim yeterli.

***

Gelelim bu ayki yıllık enflasyon şu kadar oldu söylemine. 

Evet, fiyatlar geçen sene içinde şu an içinde bulunduğumuz ayda ne seviyedeyse, aradan geçen bir sene boyunca nasıl değişiyor, bunu gösteren enflasyon oranına “bu ayki yıllık enflasyon” diyoruz. 

Ay sonu itibarıyla çıkartılan bu yıllık enflasyon bir önceki yılın aynı ayına referans ile çıkartılan bir değer olduğu için, aynı zamanda bazen baz etkisi denilen etki altında da kalan enflasyon oranıdır.

Baz etkisi neydi? Yani bir önceki yıl suni bir sebeple, ya da beklenmedik bir şeyden dolayı enflasyon değeri yüksek çıkmışsa mesela, normal seyrinin aksine bu ay sonunda yıllık enflasyon değeri düşük çıkabilir.

Ya da tam tersi de olabilir, yine geçen sene suni bir sebeple normalden daha düşük bir enflasyon değeri çıkmışsa, normal seyriyle bu ay sonunda daha düşük olması gereken yıllık enflasyon değeri olması gerekenden daha yüksek de çıkabilir. 

Bu baz etkisi denilen etkiyi daha önceleri bir yazımda yazmıştım. 

Genellikle baz etkisi suni olarak enflasyon değerlerinde yaratılan oynamalardan dolayı oluşur.

Mesela geçen sene hadi bakalım, bu ay doğalgazdan ücret almayacağız denmişse ve bu yüzden geçen sene bu ay enflasyon oranı düşük çıkmışsa, bu sene bu ay yıllık enflasyon değeri olması gerekenden yüksek çıkacak demektir. Çünkü şartlar değişmiş.

Ya da tam tersi durum da geçerli, baz etkisi bu ayki yıllık enflasyonu olması gerekenden daha düşük de çıkartabiliyor.

***

Gelelim yıl sonu enflasyon değerine. 

Yıl sonu enflasyon değeri ise artık o yılı değerlendirebileceğimiz, Ocak ayından Aralık ayına kadar yıl içinde gerçekleşen enflasyon değeri anlamına geliyor.

Ya da biz henüz yıl ortasındaysak, bu yılki enflasyon oranı dediklerinde yıllık bazda hedeflenen enflasyon değerinden bahsediliyor.

Her yıl başında o yıl için hedeflenen enflasyon değeri açıklanıyor ve yıl içinde her ay bu hedefin tutturulması mümkün mü diye aylık enflasyon değerleriyle hedef sapmaları hesaplanmaya çalışılıyor.

Aylık enflasyonların seyri yıl sonu enflasyon hedefine olması gerekenden daha hızlı ulaşıyorsa işte o zaman zamanında farkına vararak bazı önlemler almak mümkün, ama bu dediğim eğer başta gerçekçi bir enflasyon hedefi belirlerseniz geçerli.

Bizde genellikle hedefler halkı kandırmak üzerine olduğu için yanlış hedefler açıklanıyor ve hedef sapmaları oldukça fazla olunca da gerçekçi önlemler alsanız da hedefi tutturmanız mümkün olamıyor. 

Zaten gerçekçi önlemler almaya da kimsenin niyeti olmuyor genelde.

***

Sanırım konu şimdi biraz daha anlaşılır olmuştur. 

Son bir söz de gelin aylık ve yıllık enflasyon değerleri üzerine matematiksel bir değerlendirme, ya da hatırlatma olsun.

Bunu bir örnekle daha iyi anlatabileceğimi düşünüyorum.

Mesela her ay %5 aylık enflasyonumuz çıkıyor diyelim, bu durumda toplayarak gidersek yıl sonunda yıllık enflasyon değeri %60 çıkacakmış gibi geliyor insana. 

Düz hesap yaparsak 12 defa %5, ya da ay ay toplayarak gidersek yıl sonunda enflasyon değeri %60 ediyor sonuçta.

Ama bu yanlış bir hesaplama yöntemidir!

Yıl başında fiyatı bir birim olan bir ürüne her ay aylık bazda %5 oranında fiyat artışı geliyorsa, biz o ürünü yıl sonunda %80’e yakın fiyat artışı ile satın alabiliriz demektir.

Yani yıllık enflasyon ile aylık enflasyon arasında öyle toplayarak ulaşabileceğimiz düz bir ilişki yoktur.

Bir zamanlar bileşik faiz hesapları üzerine bir yazı yazmıştım, merak edenler arşivden bakabilirler.

İşte aylık enflasyon değerlerinden yıllık enflasyona ulaşmak için bileşik faiz hesaplarının benzeri bir hesap yapmak zorundasınız. 

Aylık bazda %5 enflasyon demek yıllık bazda %80’e yakın bir enflasyon demektir! %60 değildir!

Yıl sonu hedef enflasyonu şu kadar bekliyoruz dediklerinde, aylık enflasyonu da öyle kolayca yıllık enflasyonu 12’ye bölerek elde edemezsiniz. 

Aylık enflasyonları da ancak bileşik faiz hesabındakine benzer bir hesap yaparak bulabilirsiniz.

Bu konuyu da sırası gelmişken hatırlayayım istedim.

***

Evet, bugünkü yazı enflasyon terimlerindeki karışıklıkları gidermek amacıyla bilgi yazısı olmuş olsun.

Umarım enflasyon tedbirlerini bir an önce alırlar da, kurtuluruz artık şu enflasyon canavarından. 

Benim pek ümidim yok gerçi, çünkü enflasyon biraz da iktidar için tercih meselesidir. Bulanık suda balık avlamaya benzer.

Enflasyon sayesinde iktidar hesap ettiğinin üzerinde vergi alır, fiyatlar yükseldiğinde oranı değişmese de fiyat içindeki KDV miktarı da yükseliyor sonuçta, istediğine fırsat yaratarak servet transferleri yapar, zaten matbaa iktidar kontrolünde olduğu için istediği kadar para basarak enflasyonu aslında iktidar kendisi körükler. 

Devlet kontrolündeki ürünlerin fiyatlarını kendi ayarlayarak istediği oranda enflasyon olmasını sağlar. Bankalar arası politika faizi ile oynayarak enflasyonu kendi körükler.

Ancak son zamanlarda bu fiyatlar nasıl olsa artacak denilerek esnafın da kendi başına dengesiz fiyat artışı yapması yüzünden ayrıca bir enflasyon artışı yaşıyoruz. 

Enflasyonun bir türlü kontrole alınamaması biraz da bu yüzden oluyor. Buna yapışkan enflasyon etkisi deniyor.

Hatta durum öyle bir kontrolden çıktı ki, artık iktidar istese bile enflasyonu yakın zamanda kontrol altına alamayacak sanırım. 

Enflasyon tamamen iktidarın kontrolü dışına çıktı. 

Korkarım bizdeki enflasyon da kimi diğer ülkelerdeki gibi hiper enflasyon seviyelerine çıkacak yakında. Dünyada bunu yaşayan bazı ülkeler var gerçekten. Korkunç bir şey!

Toplumda bilinç olmayınca ve aynı zamanda iktidarda da enflasyonla yeterince mücadele hevesi olmayınca, inanın nasıl olduğunu anlamazsınız, bir anda kendinizi hiper enflasyon içinde kıvranan bir toplum olarak bulursunuz.

Bu biraz da toplum psikolojisi ile ilintili ve aynı zamanda birbirinden etkilenen bir toplu davranış biçimi.

İnsanlar bu konularda biraz da koyunlar gibi davranıyorlar sanki. Topluca ve bilinçsizce hareket etmeye meyilliler. 

Uçurumdan aşağıya atlayan koyunlar metaforu gerçek dışı değildir. Koyunlar gerçekten uçurumdan aşağıya atlayan koyunlar gördüğünde kendileri de uçurum olduğuna bakmadan aşağıya atlamaya başlarlar.

İşte kendinizi koyun gibi hissetmek istemiyorsanız en azından siz kendiniz enflasyon değerlerinin gidişatını doğru takip edin. 

Bir de kendimizce bazı önlemler alın.

Bir de iktidarın aklını başına alması için, artık seçimler de geçtiğine göre, iktidarın artık enflasyonla doğru dürüst mücadele etme vaktinin geldiğini ve bunu yapması gerektiğini bir şekilde iktidara hatırlatın.

***

Biz ne mi yapabiliriz?

En azından tasarruf yapabiliriz, en azından yüksek fiyatlı ürünleri ihtiyacımız yoksa tüketmeyebiliriz! 

Ürün boykotları yapabiliriz.

İktidarı bu işe çözüm bulması için çeşitli kanallardan zorlayabiliriz. 

Sokaklara çıkalım demiyorum, ama en azından sosyal medyadan iktidara çeşitli mesajlar verebiliriz.

Tamam, bu dönemde biraz zorlanabiliriz, ama en azından böylece enflasyonun biraz durulması için hepimizin bir katkısı olmuş olur.

Bilmiyorum, bence enflasyonu frenlemek biraz da bizim toplum olarak elimizde gibime geliyor benim.

Artık hep birlikte ne yapmamız gerekiyorsa bizlerin de bir an önce bir şeyler yapmaya başlamamız gerektiğini hatırlatarak sözlerime son veriyorum.

Moskova’dan herkese sevgi ve saygılarımla.

Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Tüm Makaleler

  • 02.05.2024
  • Süre : 4 dk
  • 134 kez okundu

Google Ads