logo

Makalelerinizi bugün paylaşmaya başlamanız için yeni nesil blog sitesi, strasam.org

STRASAM.ORG

Sitemizde yazar olmaya ne dersiniz ?

STRASAM.ORG, strateji, siyaset, savunma, ekonomi, tarih, hukuk, uluslararası ilişkiler, NATO, çevre ülkeleri vb. alanlara yönelik yapılan araştırma ve analizleri yayımlamak maksadıyla oluşturulmuş bir platformdur.

Başvuru Yap

Türkiye

Büyükesat Mahallesi, Uğur Mumcu Caddesi, No 87/4, 06900 Çankaya/ANKARA

Ara: +90 531 278 24 12

[email protected]
ekonomi

Sefalet Endeksinde Türkiye’nin Durumu

Bir ülkede yaşayanların ekonomik durumunun tam olarak anlaşılmasını ve dünyadaki ülkelerle kıyaslanmasını sağlayan bir endeks var.

İyi ve Kötü Nedir?

İktidarı oluşturan politikacılar, yönettikleri ülkeyi hep iyi yönleriyle kendi halkına ve dış dünyaya göstermeye çalışırken, muhalefeti oluşturan politikacılar da her şeyin ne kadar kötü gittiğini ve bunu kendilerinin düzelteceğini topluma anlatmaya çalışırlar.

Aslında iyi-kötü ve/veya doğru-yanlışları anlayabilmek ve gerçeğe ulaşmak için politikacıları ve onların yandaş medya mensuplarını dinlemek, sadece algılarımızın yönetilmesini sağlar. Oysaki yapılması gereken ve doğru sonuç alınabilecek olan, verileri incelemek ve ülkenin durumunu dünyanın diğer ülkeleriyle kıyaslamaktır.

Mesela, bir ülkede iktidar sahipleri ülkenin yaptığı ihracatın artmasından övünçle, muhalefet ise ithalatın yükselmesinden eleştiriyle bahsederken, asıl üzerinde durulması gereken ikisi de değil, cari açığın büyüklüğü ve bu açığın optimal sürede kapatılıp kapatılamayacağıdır. Cari açığınız büyüyorsa ihracatın artması, cari açığınız küçülüyorsa ithalatın artması çok da önemli değildir yani.

Mesela, Asya’nın parlayan yıldızı Çin, Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) dikkate alındığında, ekonomik büyüklük olarak ABD’yi tehdit edercesine ve hemen onun ardından ikinci sırada yerini alırken, aynı Çin, devasa nüfusu nedeniyle kişi başına düşen GSMH’da, Türkiye’nin bile gerisinde kalabilmektedir.

Sefalet Endeksi Nedir?

Bir ülkede yaşayanların ekonomik durumunun tam olarak anlaşılmasını ve dünyadaki ülkelerle kıyaslanmasını sağlayan bir endeks var.

2014 yılından bu yana kullanılan (The Misery Index) Sefalet Endeksi, ilk olarak ekonomist Arthur Okun tarafından ortalama bir vatandaşın ekonomik durumunu göstermek amacıyla oluşturuldu.

Mevsimsellik etkisi arındırılmış işsizlik oranı ve yıllık enflasyon oranının toplanmasıyla hesaplanan Sefalet Endeksi’nin yıllar içinde farklı göstergelerin de eklendiği varyasyonları ortaya çıktı. Ekonomist Prof. Dr. Steve Hanke tarafından geliştirilen ve bazı yayın organlarında “World’s Most Miserable Countries”, “Miserable Index”, “Hanke’s Annual Misery Index” gibi başlıklar altında da yayınlanan “Dünya Sefalet Endeksi” her yıl düşünce kuruluşu Cato Institute tarafından kamuoyuyla paylaşılıyor.

Dünya Sefalet Endeksi’nde endeks puanı her ülkenin enflasyon oranı, işsizlik oranı ve bankaların oluşturdukları kredi faiz oranlarının toplamından yıllık kişi başına düşen milli gelir değişim oranının çıkarılmasıyla bulunuyor. Cato Institute yayınladığı bülten ile endeks sıralamasının yanı sıra ülke puanlarını en çok etkileyen faktörleri de kamuoyuna açıklıyor.

Dünya Sefalet Endeksi’nde Türkiye’nin yıllar içindeki performansına bakıldığında, 2014 yılından bu yana, maalesef negatif bir seyir var.

Türkiye’nin Sıralamadaki Yeri:

Raporlara göre 2013 yılında 32,7 puan ile 108 ülke içerisinde 13’üncü sırada olan Türkiye’nin, 2014 yılında endeks puanı 29,4 oldu ve listede 22’nci sıraya geriledi. (Endeks kötüden iyiye sıralandığından, bir ülkenin sıralamada gerilemesi, sefaletin o kadar azaldığını göstermesi bakımından iyi bir şey.)

2018 yılında 53,3 puan ile 95 ülke içinde 5’inci sırada yer alan Türkiye’nin, 2019 yılında endeks puanı düşüş gösterse de sıralamasında bir gerileme olmadı.

2021 değerlerine göre, işsizliğin yüzde 11,2 enflasyon oranının da yıllık yüzde 36,08 olduğu Türkiye'de sefalet endeksi 47,28'e yükseldi. Bu oran, AKP'nin iktidara geldiği ve 2001 krizinin etkilerinin hissedildiği 2002 yılında bile yüzde 40 seviyesindeydi.

Türkiye'de sefalet 2016'dan bu yana 2,5 katına çıkarken, yükselişin ana nedeninin enflasyon olduğu görülüyor.

Ülkelerin sıralamalarına gelince;

2014 yılında 29.4 puanla Dünya Sefalet Endeksi listesinde 22’nci sırada olan Türkiye, 2019 yılında 50,6 puan ile 95 ülke arasında 5’inci sırada yerini aldı.

2020 yılı için yayınlanan rapora göre Türkiye, 156 ülke içinde 21’inci sırada yerini almışken, son değerlere göre ise, 186 ülke arasında ilk 10'a hızlı bir giriş yaptı. Böylece, Venezuela, Sudan, Lübnan, Zimbabve, Surinam ve Etiyopya gibi sıkıntılı ülkelerle aynı kategoriye düştü.

Evet, kimse kendi tavuğuna kışt demezmiş. Görünen köy de kılavuz istemezmiş.

Sefalet sıralamasında Türkiye Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada.

Görselde görüldüğü üzere gelişmekte olan (emerging) ve sınır (frontier) piyasalar kategorisine giren 40 ülkede Türkiye 59.89 endeks puanıyla Arjantin'i (59.1) geçerek yine ilk sırada.

Tüm dünyada 186 ülkenin sadece 29'unda enflasyonun %10'dan ve sadece 13'ünde %20'den fazla enflasyon oranı olduğu bilgisini de ekleyelim.

Sonuç:

Ezcümle, siz bakmayın başka ayrıntılara, iyimser tabloculara, politik manevralara, gerçek şu ki, ekonomik durumumuz hiç de iç açıcı değil maalesef. Unutmayalım ki, 2022’nin sonucunun, 2021’den daha iyi gelmesi bu faiz ve işsizlik oranlarıyla da mümkün değil, dolayısıyla başkaları ne der bilemem ama, ampirik (çeşitli gözlemler sonucu elde edilen) bilgi, “Ey Türkiye, ekonomik vaziyetin hiç mi hiç iyi değil, sıkı tedbir alman şart, faiz, işsizlik ve tüketim seviyeni azalt, tasarruf, üretim ve iş olanaklarını artır.” diyor.

Umalım, sesimizi birileri duyar ve gerekli tedbirleri alır.

Sefaletin dayanılmaz hafifliğinden, refahın keyifli ağırlığına bir an önce geçmemiz dileğiyle...


Reklam

reklam