logo

Makalelerinizi bugün paylaşmaya başlamanız için yeni nesil blog sitesi, strasam.org

STRASAM.ORG

Sitemizde yazar olmaya ne dersiniz ?

STRASAM.ORG, strateji, siyaset, savunma, ekonomi, tarih, hukuk, uluslararası ilişkiler, NATO, çevre ülkeleri vb. alanlara yönelik yapılan araştırma ve analizleri yayımlamak maksadıyla oluşturulmuş bir platformdur.

Başvuru Yap

Türkiye

Büyükesat Mahallesi, Uğur Mumcu Caddesi, No 87/4, 06900 Çankaya/ANKARA

Ara: +90 531 278 24 12

[email protected]
ekonomi

Yaşamanın Kodları - 10

Evdeki kablosuz internet dağıtıcı cihazın adına "router" veya "modem" diyoruz ama doğrudan Türkçe tercümesi "yönlendirici". Bu tercüme bana tam bir anlam ifade etmiyor. Bence mesela "kablosuz ağ sunucusu", "kablosuz ağ dağıtıcısı" ya da kısaca belki de "sunucu" desek daha iyi olacak gibi geliyor. Gerçi "sunucu" deyince "server", yani ana bilgisayar anlaşılıyor, TDK bile sözlükte böyle yazmış, belki de "dağıtıcı" demeliyiz.

Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU

Tüm Yazıları için tıklayınız


  • 17.06.2022
  • Süre : 4 dk
  • 136 kez okundu

Şimdilik Masrafımız 13.655 Türk Lirası

Sihirli formül peşindeyiz. Dünkü yazımızda en son aylık toplam masrafımız elektrik, su ve doğalgaz masraflarını da dahil edince 13.655 liraya kadar yükselmişti.

Hesabımız bitmedi maalesef, henüz hesaplamamız gereken birkaç masraf daha var.

Yazı serimizin başında iletişim çağındayız, telefon internet masrafımız da olacak, dayılara gösterilebilecek bir telefon olsa yeter herhalde, ama interneti olsun mutlaka, o kadar da çağın gerisinde kalmayalım demiştik.

İnternet Bağlatmak da Artık Zorunlu İhtiyaç:

Önce evdeki internet bağlantımıza bakalım isterseniz.

Rusya'da bizim aylık internet bağlantısı için ödediğimiz aylık ücret 650 ruble. Hem de 500 megabit hızında ve limitsiz. Evin her köşesinden bu hıza ulaşmak mümkün olmasa da routerin yanında bizzat test yaptım, aşağı yukarı bu hız doğru çıkıyor, bazen biraz daha üzerine bile çıkıyor. Bu hıza ulaşılabilmesinin sebebi evin içindeki routera kadar ince bir fiberoptik kablo ile bağlantının yapılmış olması. Türk lirasına çevirecek olursak günün kurları ile bizim internet için ödediğimiz aylık ücret 196 lira 80 kuruş tutuyor. Kurlar sürekli değiştiği için başka bir gün bu fiyat Türk lirası olarak değişebilir.

Bu arada evdeki kablosuz internet dağıtıcı cihazın adına "router" veya "modem" diyoruz ama doğrudan Türkçe tercümesi "yönlendirici". Bu tercüme bana tam bir anlam ifade etmiyor. Bence mesela "kablosuz ağ sunucusu", "kablosuz ağ dağıtıcısı" ya da kısaca belki de "sunucu" desek daha iyi olacak gibi geliyor. Gerçi "sunucu" deyince "server", yani ana bilgisayar anlaşılıyor, TDK bile sözlükte böyle yazmış, belki de "dağıtıcı" demeliyiz.

Teknolojik Terimlerin Türkçesi:

Teknolojik terimlerin Türkçe karşılıklarının hepsi anlam kargaşası içeriyor, Türkçe tercümelerinden anlamları pek anlaşılmıyor, tam tutmuyor. O yüzden de tam olarak neyi kastettiğimizi anlatmak için yabancı sözcükleri kullanmak zorunda kalıyoruz. Yabancı sözcükler yerine Türkçe karşılığını kullanmak isteyenler genellikle sözlükten yabancı dildeki sözcüğün direk tercümesini bulup kullanıyorlar, ama öyle olunca da dediğim gibi anlamları tam olarak oturmuyor.

Birilerinin biraz kafa yorup çağın gereklerine göre tüm bu teknolojik ürünlere doğru dürüst Türkçe karşılık bulmasında fayda var.

Resmi olarak bu görev Türk Dil kurumunun. Bizde son zamanlarda dil konusunda devletin bakış açısı o kadar değişti ki, tek başına dil kurumu fazla geldi galiba, "Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu" diye hepsi birleştirildi. Ne yaptığı tam olarak belli değil artık. Yine de belki AYK'nın bünyesindeki sorumlu bölümden Atatürk'ün bir zamanlar şahsen yaptığı gibi özel teknolojik terimler kitabı hazırlanıp okullara ve basına dağıtılması fayda edebilir. Çıkarılan yayınlar arasında ben böyle bir kitap görmedim, belki de vardır, benim gözümden kaçmıştır. Yine de bu konuya yeterince eğilmediğimizi düşünüyorum.

Konumuz evlerimiz için internet bağlantısı maliyeti, aklımız nerelere gitti.

İnternet Sağlayıcıları Çeşit Çeşit:

Türkiye'de de internet servis sağlayıcısı bir sürü firma var. Limitli, limitsiz internet fiyatları şehirden şehre değişiyor. Aylık 35 liradan 10.000 lira, evet doğru okuyorsunuz, 10.000 liraya kadar değişik hızlarda ve değişik kampanyalar içeren internet bağlantısı yaptırmak mümkün. 10.000 lira olan 10 gigabit hızında, 1000 megabitlik de bir tane var, aylık 400 lira. Bir tane de bizdeki gibi 500 megabit olan var, aylık 250 lira. Ama daha çok 100 megabit hızında tarifeler var, fiyatları 119 lira 90 kuruştan 279 lira 90 kuruşa kadar değişiyor. Daha düşük hızlarda artık evde televizyondan film ya da dizi izleyeceksiniz epey zorlanırsınız. Birçoğu modemi ya da routeri hediye olarak veriyor. Artık fiyatına göre isteyen istediğini seçsin. Ama anladığım kadarıyla internet altyapısı konusunda biraz geride kalmışız.

Biz aylık giderimize 119 lira 90 kuruş olan tarifeyi seçelim. 100 megabite kadar, kampanyasız. Sanırım bugün için en ortalama bağlantı bu sayılır.

Tabii sadece internet bağlantısı eğer internet üzerinden film izlemek istiyorsak tamamen yeterli değil. Bir de dijital platformlardan birine ayrıca para ödememiz gerekiyor. Ama biz orta direk bir aile olduğumuz için şimdilik böyle bir masraf için paramız yok, biz YouTube gibi ücretsiz platformlardan dizilerimizi izleyeceğiz diye düşünelim ve platformlar için bir harcama koymayalım aylık giderimize. Ya da paraya kıyıp bir platform baksak mı acaba? Ben maçları nasıl seyredeceğim yoksa!

Telefon da Alıyoruz:

Gelelim telefonlara. Önce cihaz fiyatlarına bakalım, sonra da aylık tarifelere. Cihaz bedellerini 36 ay vadeli aldığımız tüketici kredisi ile ödeyeceğiz. Bankamızın bize özel verdiği kredi şartlarını hatırlıyorsunuzdur, o yüzden tekrar etmeyeceğim.

Artık eski günlerdeki gibi tuşlu telefon alan kalmadı. Çağ akıllı telefon çağı. Benim eski zamanlardaki en favori telefonum Nokia 3310'du, duvara atsan bir şey olmazdı. Ama dayılardan başka kimse artık tuşlu telefon kullanmıyor diye düşünüyorum. Tuşlu telefonlar halen daha satılıyor tabii ki, ama çoğu model belli bir yaş üstündeki artık gözleri de yeterince iyi görmeyen büyüklerimiz için, büyük tuşlu, ama gelin biz tuşlu modellere bakmayalım, biraz daha çağa uygun, ama ekonomik bir model satın alalım.

Akıllı telefonlar 872 liradan başlıyor, son modelleri arasında 41.710 liraya kadar olanı bile var.

İşte size katma değeri yüksek ürün üretmenin farkı. Bu son model cep telefonu satışta olduğuna göre Türkiye'de bu paraya da cep telefonu alabilen var demekki.

Bu nasıl yüksek bir fiyat daha iyi algılayabilmek için şöyle yapalım, günlerdir uğraşıyoruz ve aylık gelir ihtiyacını hesaplıyoruz, takip ediyorsanız neleri neleri hesaba kattığımızı biliyorsunuzdur.

Bu telefonun fiyatı şu ana kadar ulaşabildiğimiz aylık gelir ihtiyacımızın 3 katı demem yeterli olur sanırım.

Neyse, biz biraz daha normal fiyatlarda bir cihaza bakalım. Zaten üç tane cep telefonu alacağız, biri çocuk için, bu biraz daha ucuz olabilir, ama baba ve eşine aynı kalitede birer telefon almak lazım. Hanımlara özel modeller de var ama biz eşlerin eşitliği gereği her ikisine de aynı modeli alalım.

Epey inceledikten sonra 4.379 lira 95 kuruşluk güzel bir model seçtik, teknik özellikleri idare eder, interneti, ses özellikleri, kamerası, hafızası ortalamayı tutturur, iki tane alıyoruz. Bir tane de çocuk için indirimli fiyattan 3006 liraya bulduk, hemen hemen aynı özelliklerde, sadece bir model eskisi, bir de mini tipinde, çocuğun eline daha uygun. Ona da yeter herhalde. Hepsi beraber 11.765 lira 90 kuruş. Aylık taksitimiz 36 ay vadeli tüketici kredisi için 326 lira 80 kuruş.

Telefon Hattı, Simkart:

Bir de simkart taktırdığımızda bugünlük tamamdır sanırım.

Faturalı hatlar için simkart fiyatları 147 lira, 12 ay boyunca taksitlendiriliyor. Eğer hat değiştirmek isterseniz ayrıca 52 lira 20 kuruş ödemek gerekiyor. Neyse biz hattımızı alalım da değiştirmesi eksik kalsın. Üç tanesi 441 lira. Biz 36 aylık tüketici kredimiz ile ödeyeceğiz, aylık 12 lira 25 kuruş. Kredi taksitimiz 339 lira 5 kuruş oldu. 340 lira düz hesap.

Simkart taktırınca tamam dedik ama yetiyor mu? Hayır, birer de paket almamız lazım, konuşma ücreti haricinde telefonlarda da internet olacak herhalde. İki tane 5 GB paket, aylık 250 dakika konuşma, 25 lira aylık fiyat. Genellikle internet üzerinden konuşmaya başladık son zamanlarda. SMS de kullanmıyoruz, o yüzden pakette SMS yok, bir sürü mesajlaşma programı var, mesajlar artık bu programlar vasıtasıyla yapılıyor. O yüzden internet olması bir zorunluluk haline geldi. Bir anlamda insan hakkı oldu internet. Bence ücretli olması çok saçma. Mesela Finlandiya'da böyle bir yasa kabul edilmiş ve internet ücretsiz. Diğer ülkelerde henüz şehir bazında ücretsiz internet sağlayanlar var. Turistik amaçlarla bizde de bu konuda girişimler yapılsa ne güzel olur.

Bizde henüz bu aşamada olmasa da birçok kafede, alışveriş merkezinde ücretsiz internet sunanların olması olumlu bir gelişme. Ya da bazı hediye paketleri oluyor, bir kahve alıyorsun, GB hediye ediyorlar. Bazı hatlarda da eğer daha çok internete ihtiyaç olursa birbirimize aktarma imkânı var veya bazı hatlar telefonu sallayınca GB hediye ediyor.

O yüzden bizim seçtiğimiz paket yeterli olur diye düşünüyorum. Bir şekilde fazladan hediye internet trafiği elde edebiliriz. Evde zaten evdeki kablosuz ağa bağlanıyoruz, işte de işyerindeki ağa bağlanırız.

Çocuğa ise 1 GB'lık, akıllı çocuk tarifesi düşünüyorum, 12 lira aylık fiyatı. Çocuk da zaten gün içinde okuldaki kablosuz ağa bağlanır, evde de sorun olmaz, evdeki ağa bağlanır.

Bu paketlerde karar kıldım, hepsi ayda 62 lira.

Geldik yine günlük özete:

∆ 2.300 lira barınma,

∆ 8.550 lira beslenme,

∆ 1.820 lira eşyaların taksiti

∆    985 lira elektrik, su ve gaz

   √ 120 lira ev için internet

   √ 340 lira cep telefonları

   √   62 lira paket fiyatı

∆ 522 lira tutuyor aylık toplam iletişim giderimiz.

Aylık toplam gelir ihtiyacımız bu durumda 14.177 liraya çıktı. Gün geçtikçe yükseliyor. Kimse bu kadar yüksek ücret vermeyecek gibi gelmeye başladı bana. Neyse, şimdilik bunu dert etmeyelim, biz birkaç gün daha hesaba devam edelim. İhtiyacımız çıkınca iş ilanlarını da tararız birlikte, belki vardır bu ücretlerde iş imkânı.

Sonuç:

Yakında işe gitmemiz gerekecek zaten, yarın bir araba bakalım, bir de ulaşım giderlerimize bakalım. Vakit kalırsa belki üstümüze başımıza da biraz kıyafet alırız.

Bu arada karnım acıkmaya başladı, mutfağa bir göz atalım, bakalım hanım bugün ne pişiriyor? Bugün yemekte patlıcan musakka varmış, çok sevmem ama salata için domates ve soğan istedi, dolapta kalmamış, hava da yağmurlu ama markete gideceğiz mecburen.

Hayret, bugün domates fiyatı artmış, kilosu 12 lira 75 kuruş olmuş. İyi ki biz hesabı erkenden, domates 9 lira 90 kuruşken indirimli fiyattan yapmıştık. O gün domates açısından şanslı günümüzdeymişiz demek ki. Ama soğanda da bugün indirim var, markette bugün de soğanın fiyatı düşmüş, kilosu 4 lira 45 kuruşa inmiş. Hesapta biz kilosunu 5 lira 50 kuruştan kullanmıştık.

Fiyatlar her gün değişiyor, kimi artıyor, kimi de düşüyor, bizim hesabımız çok şaşmaz umarım yazı serisini bitirene kadar.

Bugün internet de bağlandığına göre hava da yağmurluyken ben biraz televizyon seyredeyim en iyisi, hanım sofra hazır olunca haber eder nasıl olsa.

Moskova'dan sevgi ve saygılar.

(Devam Edecek)


Google Ads