logo

Makalelerinizi bugün paylaşmaya başlamanız için yeni nesil blog sitesi, strasam.org

STRASAM.ORG

Sitemizde yazar olmaya ne dersiniz ?

STRASAM.ORG, strateji, siyaset, savunma, ekonomi, tarih, hukuk, uluslararası ilişkiler, NATO, çevre ülkeleri vb. alanlara yönelik yapılan araştırma ve analizleri yayımlamak maksadıyla oluşturulmuş bir platformdur.

Başvuru Yap

Türkiye

Büyükesat Mahallesi, Uğur Mumcu Caddesi, No 87/4, 06900 Çankaya/ANKARA

Ara: +90 531 278 24 12

[email protected]
ekonomi

Yaşamanın Kodları - 11

En basitinden bile bir araba alamadığım için bugün moralim çok bozuldu, halbuki ne hayallerim vardı. Görünen o ki, daha uzun yıllar da bir arabamız olamayacak. Bunca yıl oku, vatanına hizmet et, bir aile kur, sonra da minimum şartlarda hafta sonu bir gün dahi şöyle ailecek bir eğlence için normal ülkelerde olduğu gibi huzur içinde arabalı bir yaşam nasip olmasın.

Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU

Tüm Yazıları için tıklayınız


  • 18.06.2022
  • Süre : 7 dk
  • 132 kez okundu

Sihirli Formül Olacak mı?

Sihirli formül peşindeyiz. Dünkü yazımızda en son aylık toplam iletişim masraflarını da dahil edince 14.177 liraya kadar yükselmişti.

Bugün otomobil galerilerini gezeceğiz, bakalım uygun fiyatta bir aile arabası bulabilecek miyiz?

Bulabilirsek bankamızın bize özel şartlarda verdiği taşıt kredisi ile ödeyeceğiz. Bir çok bankanın bir sürü ön koşulu var, bunlardan biri de peşinat için birikmiş paramızın olması. Ama bizim bankamızın peşinat için birikim şartı olmadığını kabul ediyoruz. Araç kredilerinde maksimum vade süresi 48 ay. Bizim bankamız da bu vadede kredi veriyor.

Taksi Fiyatları:

Galeriye gitmek için hadi bu sefer taksi çağıralım.

Taksi fiyatları şehirden şehre değişiyor. Bir iki şehri inceleyelim:

Edirne'de indi bindi ücreti 6 lira 4 kuruş, 10 km için ödenecek ücret 46 lira.

Iğdır'da indi bindi 5 lira 55 kuruş, 10 km 55 lira 50 kuruş.

Muğla'da indi bindi 7 lira 38 kuruş, 10 km 78 lira 81 kuruş.

Diyarbakır'da indi bindi 15 lira, 10 km 51 lira.

İstanbul'da ise taksisinden taksisine değişiyor, indi bindi ücretleri sarı ve bordo taksilerde 28 lira, turkuaz taksilerde 32 lira, siyah taksilerde ise 48 lira. 10 km ücretleri sırasıyla sarı ve bordo renkliler için 72 lira 80 kuruş, turkuaz için 83 lira 77 kuruş ve siyah taksiler için 123 lira 76 kuruş. Köprü geçişleri ve otoyollar için ücret ayrıca alınıyor.

İzmir'de indi bindi sarı taksiler için 20 lira, siyah lüks taksiler için 30 lira. 10 km sarı taksilerde 96 lira, siyah lüks taksiler için 144 lira tutuyor.

Ankara'da indi bindi 20 lira, 10 km 67 lira 50 kuruş.

Demek ki eğer zorunda kalır da ayda bir iki kere taksiye binersek minimum ortalama 100 lira masrafımız olacak. Tabii her gün akaryakıt fiyatları değişiyor, taksi ücretleri de değişiklik gösterebilir. Biz hesabımıza şimdilik ne olur ne olmaz, acil durumlar için 100 lira taksi parası ekleyelim, ay içinde belki acil taksi ihtiyacımız olabilir.

Minibüs, Dolmuş ve Diğer Toplu Taşıma Ücretleri:

İşe gidiş geliş güzergahında evin önünden önce minibüs ile en yakın metro durağına, oradan da otobüsle işe en yakın durağa kadar ayda 26 gün gidip geliyor olsak ulaşım giderimiz ne kadar olurdu acaba. Bu hesabı İstanbul için yapalım.

İstanbul için minibüs ücretleri en son Nisan ayında artırılmış. İndi bindi için 5 lira 25 kuruşa, ortalama bir mesafe için ise 6 lira 25 kuruşa yükselmiş. Gidiş geliş günlük 12 lira 50 kuruş diyebiliriz. Ayda babamızın işe gidip gelişi 325 lira tutuyor. Bunun üçte biri kadar hanım da bir yerlere gitse, aylık 450 lira minibüs ücreti gerekiyor diyebiliriz.

Devamında metro dedik, toplu taşıma dedik. Günde 4 binişten aylık minimum 104 biniş yapar. 10 geçişlik elektronik biletler 88 lira, 104 geçiş için 950 lira civarında ücret tutar. Tarifeler hattan hata değişiyor, şehir hatları vapur fiyatları da eğer ihtiyaç olursa farklı farklı.

Bu durumda en mantıklı olan aylık İBB mavikart almak, ücreti aylık 602 lira. Bir tane de hanıma lazım, bebekle beraber bir yerlere gitmesi gerekebilir. Son durum nedir bilmiyorum, bebekli hanımlar için indirimli olacaktı bildiğim kadarıyla, gerçi bazen de kendi başına pazara falan gitmesi gerekebilir. Biz hanım için indirimli mavikart fiyatını kabul edelim, 374 lira. Gerçi aklıma takılan bir soru var, mavikart aylık basım sayısı 180 olarak belirlenmiş, hanım için aldığımız indirimli kart ise 200 basımlık. Bize 104 basım gerekiyor. Hanım belki de daha az kullanacak. Kartta kalan bakiye bir sonraki ay kullanılabiliyor mu bilmiyorum. Bu tarz sorular şikayet hattında sorulmuş, ama cevabı yazmıyor. O yüzden bunu soru olarak aklımızın bir kenarına yazalım ve şimdilik fiyatları şu anki haliyle hesabımıza ekleyelim.

Bu durumda kendi arabamızın masrafları hariç aylık ulaşım giderimiz arada taksi ücretini de katarsak:

   √ 100 lira acil durumlar taksi

   √ 450 lira minibüs

   √ 976 lira İBB mavikartlar

Toplam 1.500 lira diyebiliriz.

Bu arada Ankara'da da benzer uygulama var, tam bilet 6.5 lira olmuş, öğrenci ise 3.5 lira. Minibüs ücretleri de 4 liradan 8 liraya değişiyor. Ama aylık sabit kart ücreti gibi bir uygulama yok anladığım kadarıyla. Kartınıza para yatırıyorsunuz ve karttan bu ücretler her basımda düşülüyor. Bittikçe karta para yatırmak gerekiyor demek ki. Keşke kredili yapsalarmış kartları, en azından kredi opsiyonu da koysalarmış.

Moskova bu konuda biraz daha pratik, tek bir kart alıyorsunuz, akbil gibi. Boş kart ücretli satılıyor. Daha sonra kartınıza üç günlük, bir aylık, üç aylık veya senelik ücret yüklüyorsunuz. Sonra da istediğiniz kadar basın, istediğiniz araca binin, sınır yok. Metro dahil tüm toplu taşıma araçlarında geçerli. İki kişi için aynı anda tek kart basamasınlar diye şöyle bir önlem almışlar, bir kere bastıktan sonra ikinci basımı ancak onbeş dakika sonra yapabiliyorsunuz. Yani yanınızdaki başka biri için aynı anda kullanamıyorsunuz. Vaktiniz varsa onbeş dakika bekleyip arkadaşınız için de aynı kartı kullanabilirsiniz, ama şehrin telaşında ve karmaşasında metro girişinde bekleyecek, öyle fazladan vakti olacak, çok azdır herhalde. Bu riski belediye kabullenmiş. Kartın dolum ücreti bir aylık için 2360 ruble, bugünkü kurlarla Türk lirası karşılığı 722 lira 88 kuruş. Boş kart fiyatını unuttum, ama çok yüksek değildi.

Aşağı yukarı İstanbul ile aynı ücret, ama burada metro ağının ne kadar büyük olduğunu düşünürseniz başka ulaşım aracına ihtiyaç olmuyor, gideceğiniz yere en yakın metro istasyonundan çıkıp tramvay ya da elektrikli otobüse, troleybüse, neye istiyorsanız biniyor ve kolaylıkla istediğiniz yere ulaşıyorsunuz. Sanırım bazı yerlerde minibüs hatları da var, ama çok az. Fiyatlarını bilmiyorum, ama minibüsler ayrı ücret alıyorlar tabii ki.

Artan benzin fiyatlarının etkisi:

Kurşunsuz katkılı benzin ise, 95 oktan, litresi 56 ruble. Türk lirası karşılığı günlük kurlarla 17 lira 15 kuruş. Türkiye'ye nazaran epey ucuz yani. Eskiden daha da ucuzdu, son birkaç yılda fiyatı biraz arttı. Daha iki üç yıl önce litresi 25 ruble civarındaydı. Burada da çok yüksek olmasa da enflasyon var demek ki. Ben 20 sent olduğu zamanları da hatırlıyorum, 97-98'li yıllar. Bugünkü kurlarla hesaplarsak o zamanlar bir litre benzin 3 lira 50 kuruş ediyormuş...

Aylık ya da daha uzun süreli kartlar dışında ayrıca tek basımlık, çift basımlık ya da daha fazla basım için direk para yüklediğiniz kartlar da var ayrıca. Kısacası Moskova bana daha pratikmiş gibi geliyor.

Çocuğun servis ücretini atlamayalım, bir de servis ücretlerine bakalım. Servis ücretleri de az değil, İstanbul için minimum mesafe 554 lira. 1330 liraya kadar farklı mesafeler için ücretler de var. Biz okul çok uzak değil diye düşünelim, gelin ücreti minimuma yakın kabul edelim, en düşük ücretin birazcık üzeri, mesela aylık 600 lira diyelim. Yaz tatilinde servis ücreti yok ama ortalamasını alsaydık daha yüksek bir ücret kabul edecektik, bu ücret yaz aylarını kompanse eder diye düşünüyorum.

Otomobil Satın Almak:

Nihayet araba fiyatlarına sıra geldi. Taksi çağırıp fiyatlara bakmak için bir galeriye ulaştık.

Bize aile arabası lazım, o yüzden sedan ya da hatchback tipi araçlara bakalım. Araba sahibi olmak zaten belli bir gelir seviyesi gerektiriyor, o yüzden orta direk bir aile olarak en düşük fiyatlı araba neyse o model ve o fiyat üzerinden hesap yapalım diyorum.

İkinci el araçlar da var burada, ama fiyatları çıkaracağı tamir masrafını dikkate aldığımızda o kadar da düşük değil. O yüzden biz sıfır arabalara bakalım.

Sıfır araçlarda sadece belli markalara bakıyorum, en tercih edilenlere.

Bir markada en düşük fiyat 374.900 lira, sedan.

Diğer markada en düşük fiyat 481.700 lira, hatchback.

Bir başkasında en düşük fiyat 499.000 lira, sedan.

Bir diğerinde en düşük fiyat 522.000 lira, sedan

Başka birinde en düşük fiyat 386.900 lira, hatchback.

En düşük fiyatlı marka 374.900 lira, sedan. Kredi vademiz 48 ay olduğuna göre aylık taksit yükü 7.810 lira ediyor. Ne kadar yüksek. Bu demek oluyor ki, bir araba almak hayal oldu. Siz ne dersiniz, ekleyelim mi hesaba bu bedelden taksiti? Ödeyebilir mi orta direk bir aile?

Bunun daha benzin masrafı olacak. Sadece hafta sonu bir piknik yapalım desek bile en yakın piknik alanı İstanbul şartlarında 60-70 km mesafededir. Gittik geldik en az 150 km. Ayda dört kere bir yerlere gidelim desek 600 km. Ay içinde 200 km daha bir yerlere gitsek 800 km eder. En düşük benzin sarfiyatı olan arabalar bile şehir içinde 100 km'de 5-6 litre benzin yakıyorlar. 45-50 litrelik depoyla en çok 800 km eder. Yani ayda bir depo sadece benzin masrafı.

95 oktan kurşunsuz benzinin bugünkü fiyatı olan 27 lira 51 kuruş. Ayda 50 litre benzin alsak 1.376 lira tutuyor.

Bunun yanında araban oldu mu sigortası, kaskosu, yağı, suyu, servisi, bakımı, yıkaması. Kısacası masrafı çok. Üstelik her gün akaryakıta zam gelirken bu hesapla orta direk bir ailenin araba alması bugünün Türkiye’sinin şartlarında bana çok zor göründü şimdi. Hesap ortada, bence mümkün değil.

Ana biz eğlencemizden geri durmayalım. Pikniğe gitmek için tek çıkar yol mahallede üç beş aile birlik olup Ahmet amcanın minibüsüne beraber benzin koymak demek ki, belki Ahmet amcanın piknik masraflarını da diğer ailelerle birlikte bölüşüp hep birlikte pikniğe gitmek en ucuz yöntem. Başka çare yok!

Bu arada komşuluk ilişkilerini sıkı tutmak gerekiyor. Tabii bir de mahalledeki minibüsü olan bir Ahmet amcayla iyi geçinmek lazım, gönlünü hoş tutmak gerekiyor.

Benzin Masraflarını Azaltmak:

Peki ya mahallede minibüsü olan bir Ahmet amca yoksa? O zaman ne yapacağız?

Aklıma bir iki çare daha geliyor, bir tanesi millet bahçesinde piknik yapmak mesela. Ama orada mangal yakmaya izin verecekler mi bilmiyorum. Hazır içinde metro istasyonu çıkışı da varken ulaşım çok zor olmayacaktır. Açıldığında Atatürk havalimanı yerine yapılan millet bahçesine o kadar yük ile biraz zor da olsa belki toplu taşıma araçları ile ulaşıp piknik yapma şansımız olabilir. Bakalım, açılınca anlarız. Nasıl olsa kimseyi dinlemiyorlar, açarlar yakında.

Bir diğer çare de günlük araç kiralama olabilir belki. Sahibinden kiralık araçlar da var, saat ücreti minimum 20 lira yazıyor internette. Bir günlüğü 480 lira eder eğer doğruysa. Başka bir siteye bakıyorum, bu site araç kiralama firmasına ait. Günlük kira fiyatı minimum 201 lira diye yazıyor. Mantıklı geldi şimdi. Daha lüks modellerden günlüğü 659 liraya da kiralık araç var. Bu fiyata araç bulsak bile önden dünyanın parasını garanti parası diye yatırmak gerekiyor tabii. Bu ödemeyi hesaba katmasak bile en düşük ücretlisini ayda dört gün kiralasak, düz hesap sırf kira ücreti ayda 800 lira eder. Bir de benzinini var. Benzini de bizim koymamız gerekiyor. Sırf pikniğe ya da bir yerlere yemeğe gitmek için kullanacağız desek her seferinde 250 lira da benzini tutar. Kira ücretine ilaveten aylık minimum 1.000 lira da benzin parası yani. Toplam harcamamız 1.800 lira eder ki, Ahmet amcanın minibüsüne vereceğimiz aylık 800 liradan en az 1.000 lira daha fazla. Ben üstesinden gelemeyeceğimizi düşünüyorum. 

Biz yine arada mahallede rastladıkça Ahmet amcanın hatırını sormayı ihmal etmeyelim.

Orta direk bir aile olmak çok zor gerçekten. Eğer bir de dar gelirli aileleri düşünecek olursak, onların durumu daha da kötü, onlara Allah kolaylık versin, hepimize versin.

Maalesef bu şartlarda nasıl kendi evimizi alamadıysak, kendi arabamızı da almamız çok zor görünüyor. En basit model için bile aylık 10.000 lira civarında tüm masrafları ile para ayırmamız lazım. Bugünün Türkiye’sinde genç yaşlarda bir araç sahibi olmak orta direk bir aile için bence mümkün değil. Ancak çok uzun süre birikim yapabilirsen orta yaşlara geldiğinde belki bir tane alabilirsin. Ne kadar üzücü bir durum değil mi?

Belki bir gün bu durumun vahametini anlarız da ülkeyi doğru dürüst yönetecek kadroları seçmeyi milletçe becerebiliriz, daha da doğrusu idrak ederiz. O gün gelene kadar kader utansın demeyi bırakıp Joseph de Maistre'nin sözünü hatırlayalım: "toute nation a le gouvernement qu'elle mérite", yani Türkçeye tercümesiyle "her millet layık olduğu şekilde yönetilir".  Doğru söze ne denir ki.

Biz artık hesabımızın özetini yapalım.

Hafta sonları piknik ya da yemek için şimdilik ilave olarak aylık 800 lira Ahmet amca payı ekliyorum. Eğer piknik yerine restorana gidiyorsak bu para taksi parasına da yeter sanırım.

Bugünün özeti şöyle:

∆ 2.300 lira barınma,

∆ 8.550 lira beslenme,

∆ 1.820 lira eşyaların taksiti

∆    985 lira elektrik, su ve gaz

∆    522 lira aylık iletişim gideri

   √ 1.500 lira büyükler için

   √    600 lira çocuğun servisi

   √    800 lira Ahmet amca için

∆ 2.900 lira aylık toplam ulaşım giderimiz.

Aylık toplam gelir ihtiyacımız bu durumda 17.077 liraya çıktı.

En basitinden bile bir araba alamadığım için bugün moralim çok bozuldu, halbuki ne hayallerim vardı. Görünen o ki, daha uzun yıllar da bir arabamız olamayacak. Bunca yıl oku, vatanına hizmet et, bir aile kur, sonra da minimum şartlarda hafta sonu bir gün dahi şöyle ailecek bir eğlence için normal ülkelerde olduğu gibi huzur içinde arabalı bir yaşam nasip olmasın.

Aylık masrafımız da neredeyse 1000$ sınırına geldi. Üstelik hesabımıza tatildir, diğer ülkelere turistik gezilerdir, bir bayram vakti memlekete büyüklerimizin ellerini öpmek için dahi şehirler arası seyahat masrafları katmadan. Aslında normal şartlarda olması gereken daha başka bir sürü etkinlik var. Ama orta direk aileye öyle etkinlikler uygun değil diye hesaba katmayı zaten baştan planlamadık. Yine de masrafımız bu seviyeye kadar çıktı bile. Gel de kahrolma. Niye bu zorluğu çekmek zorundayız, yok mu bunun bir çaresi?

Neyse, hesabı sonuçlandırmak lazım, daha hesaplamamız gereken birkaç masraf daha var. Bugün hem çok yorulduk hem de moralimiz epey bozuldu, gün ola hayrola diyelim, gidip biraz bebişi sevelim. Yarın devam ediyoruz.

Moskova'dan sevgi ve saygılar.


Google Ads