Site İçi Arama

ekonomi

Sıcak para ne işe yarar?

Avrupa da kendi içinde dertli, euro değer kaybediyor dolar karşısında, bu durum Avrupa için iyi mi, kötü mü şu anda pek yorum yapamıyorum, üretilen mallar daha ucuz olacağı için pazar anlamında daha çok işlerine geliyor olabilir, ama enerji fiyatları dolar bazında olduğu için bu durum da bir dezavantaj.

Yine kötü haberler, döviz konusunda ciddi sıkıntı var anlaşılan. 

Amerika salgın döneminde onca karşılıksız para bastı, Avrupa da bastı, ülke içi enflasyonlarını bile azdırdılar. Bizim gibi alışık da değiller enflasyon ortamında yaşamaya, zorlanıyorlar, bunu anlayabiliyorum. Ama basılan dolarlar nedense bize uğramadan geriye Amerika'ya dönüyor, tabii onlarda nas kavramı olmadığı için FED rahatlıkla faiz artırıyor, o yüzden para geri dönüyor, dolarcılar yüksek faiz imkânı olunca ellerindeki paraları Amerika'daki bankalara, faize yatırmayı daha uygun buluyorlar muhtemelen.

Avrupa da kendi içinde dertli, euro değer kaybediyor dolar karşısında, bu durum Avrupa için iyi mi, kötü mü şu anda pek yorum yapamıyorum, üretilen mallar daha ucuz olacağı için pazar anlamında daha çok işlerine geliyor olabilir, ama enerji fiyatları dolar bazında olduğu için bu durum da bir dezavantaj.

Bu durum bizim açımızdan da kötü, ihracatımızın büyük kısmı Avrupa'ya, yani genellikle euro olarak kazanıyoruz, ama enerji harcamalarımız başta olmak üzere ithalatımız dolar ağırlıklı. Yani euro dolar karşısında değer kaybettikçe daha az kazanıyoruz ve dolar olarak harcadığımız için daha çok harcıyoruz, döviz bazında gelir gider dengesi bu durumdan olumsuz etkileniyor.

Bizim durumumuz zaten dışarıdan çok iyi görünmüyor anlaşılan. Eğer kredi değerlendirme kuruluşlarının bize özel bir garazları yoksa, yine notumuzu düşürdüler, yani yatırım için eskisine nazaran çok daha riskli bir ülke olduğumuzu düşünüyorlar. Gerçi içeride genel propaganda bizi hiç sevmiyorlar, adeta bize takmışlar, sürekli notumuzu kırıyorlar şeklinde. Hoca bize takmış resmen, değil mi? Ama biz ne düşünürsek düşünelim, içeride nasıl propaganda yaparsak yapalım, kredi notumuz bizim için açıklanmıyor, Türkiye'ye dışarıda yatırım yapmayı düşünen kaldıysa, onlara bilgi için açıklanıyor.

Kötü haberlerden biri daha, BOTAŞ doğalgaz borcunu ödeyebilmek için Alman bankasından kredi almak zorunda kalmış, bu habere göre gerçekten döviz kalmadı kasada benim anladığım.

Bir diğer kötü haber, hükümet yetkililerinden özel rica telefonları geliyormuş ithalat şirketlerine, ellerindeki dövizleri bozdursunlar diye rica ediyorlarmış. Mecbur bozduruyorlar tabii, yoksa hoca takar, kötü not verir. Ama en azından ardından teşekkür telefonu da alıyorlarmış, bu da bir şey, çok nazik anlaşılan yönetimdekiler, gurur duydum.

Zaten daha yeni ihracatçıların dışarıdan kazandıkları dövizlerin büyük miktarının önce merkez bankasına zorunlu karşılık olarak aktarılması gerektiğine dair kanun çıkarılmamış mıydı? Sanırım %40 civarına çıkarılmıştı zorunlu karşılık oranı, yanılıyor olabilirim. Özel rica telefonları geldiğine göre bu tedbir bile döviz ihtiyacı için yetmiyor demek.

Bir haber daha okudum geçenlerde, şirketler İller bankasından döviz kredisi alıyorlarmış, hesaplarına Türk lirası yatıyormuş, niye acaba? Kasada döviz yok muhtemelen. Peki, niye döviz kredisi istiyor şirketler? Çünkü yatırımlar ithalata bağlı, ithalat yapacaklar her halde, yani kredi döviz olarak lazım. Al bu Türk lirasını idare et diyor İller bankası. Yapacak bir şey yok, bir şekilde piyasadan farkını verip döviz buluyorlarmış. Kasada döviz yoksa söyleyecek bir şey yok, kanun kural da dinleyen yok zaten devlet kurumlarında. İdare edeceksiniz.

Bunlar benim duyduklarım, okuduğum açık kaynak haberleri. Ama durumun iyiye gitmediğinin birer kanıtları adeta. Açık haberlere düşmeyen bilmediğimiz kim bilir ne operasyonlar yapılıyordur durumu idare etmek için, maksat kimse duymasın ne yaptıklarını, biz iyi idare ediyoruz görüntüsü verme derdindeler, ama nereye kadar? Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi bir zaafı vardır. Eninde sonunda şapka düşecek ve kel görünecek.

Biz şantiyede bir projenin hak ediş planlarını yaparken nakit akış diyagramları yaparız. Daha sözleşme aşamasında işverenden alacağımız avans yüzdesi, ihtiyaç olacaksa çekeceğimiz banka kredileri, taşeronlara ve malzeme satın alacağımız firmalara yapacağımız ödemeler dengesi üç aşağı beş yukarı işin başında bellidir, yapılacak projenin özelliğine göre bu nakit akışı daha teklif aşamasında hazırlanır. Ona göre de teklif fiyatlarının marjları baştan bellidir. İhalede şirketin şartları ve verebileceği minimum fiyat baştan belli olduğu için eğer verilen teklif ya da yapılan indirim işverene de uygun olup işi alabilmişsek, genellikle işin sonunda projenin finansal durumu da plana uygun çıkar. Yani iş süresince baştan yapılan plana sadık kaldığınızda bir sorun yaşamazsınız. Şantiyeyi döndürmek deriz buna. Finansal dengeleri sağlamak kolay değildir, ama dediğim gibi her şey planlamadan geçer, iyi planlama yaparsan gemisini yürüten kaptan olursun, gemiyi limana kadar sağ salim yanaştırırsın, işin sonunda başın ağrımaz, iş boyunca rahat edersin.

Benim bu haberlerden anladığım eğer bir plan varsa, şu anda bizde yapılan planlar tutmuyor artık, o yüzden de gündelik standart dışı tedbirler ile ülkeyi döndürmeye çalışıyorlar sanki. Gerçi bir plan var mıydı, ona da emin değilim, ama şu anda durum bu gibi görünüyor.

Şapkadan çıkacak tavşan da kalmadı galiba, zaten çıkartılan tavşanlar her seferinde durumu daha da kötüye götürüyor. Şimdiden dövize endeksli Türk lirası hesaplarından dolayı bütçe allak bullak oldu, enflasyonu da hesaplayamadıkları için ikinci bir bütçe yapmak zorunda kaldılar.

Daha önceki yazılarımda ülke içine giren dövizin bir şekilde merkez bankası kasasına ulaştığını yazmıştım hatırlarsanız, ama eğer bu tarz tedbirler almak zorunda kalıyorlarsa, anlaşılan ülkeye döviz girmiyor, döviz girişinde ciddi sorunlar var demek. Sıcak döviz bile girmiyorsa resmen bir kıskaç içindeyiz demektir. 

Durumu döndürmek için doğal olarak sıcak paraya ihtiyaç duyuyorlar, ama sıcak para dediğim gibi ülkeye uğramıyor. Dünyada daha güvenli limanlar var sanıyorum. Bu durum çok büyük hatalar yapıldığının ve artık bedelinin yavaş yavaş ödenmeye başlandığının bir kanıtı. Artık geriye dönmek için çok vakit de yok, geriye dönüşün siyasal sonuçlarına katlanacak siyasi güç de yok. 

Gerçekte durumu düzeltmek için başka başka tedbirler almak lazım, acı reçeteler lazım. Muhtemelen bunu baştakiler de biliyordur, ama dediğim gibi artık durum geçti Borun pazarı misali.

Durumu birazcık olsun düzeltmek için en azından acil sıcak para lazım! Gerçi bu yüzden de söylenen büyük laflar bile unutulup bir şekilde dışarıdan bulmaya çalışıyorlar, ama olmuyor galiba, yani durum gerçekten çok zor. 

Bu aşamada sıcak para ne işe yarayacak peki? 

En azından seçime kadar ülkeyi döndürmeye yarayabilir. 

Aklıma otelci fıkrası geldi daha iyi anlatabilmek için. Hani şu müşterinin iki gün sonrası için oda kiralamak amacıyla önden getirip verdiği 100$ ve akşamına vaz geçip parasını geri aldığı fıkra. Bilen bilir, fıkra şöyle devam eder: Bu para ile otelci manava olan borcunu öder, manav hemen gider kasaba olan borcunu kapatır, kasap da berbere olan borcunu kapatma fırsatı bulur, berber ise otelciye olan borcunu nihayetinde kapatır. Oda tutmaktan vaz geçen müşteri akşam geldiğinde otelci parayı geri verir, ama bu arada borçlar sorunu hallolmuştur. 

İşte bu amaçla acil sıcak para lazım, borçları çevirmek gerekiyor, ama sıcak para bile bulamıyorlar anlaşılan. Niye? Güven kalmadı, sıcak para kendine daha güvenli limanlar arıyor.

Peki ne yapacağız? Hadi diyelim seçim oldu ve hükümet değişti, bozulan devlet düzenini toparlamak kolay mı? Tamamdır, alın size sıcak para mı diyecekler? Deseler de bu durum ne kadar bize uyacak? Geçici olarak borçlarımızı çevirmek dışında ne işe yarayacak? Kapital sahibi baronlar zaten eğer yüksek kazanç elde etmeyeceklerse niye paralarını Türkiye'ye getirsinler? Herhalde bu da kalıcı bir çözüm değil!

Demek istediğim ülkeyi yönetmeye niyetli muhalefetin, biz yaparız, düzeltiriz demesi değerlidir, zaten bu güven kaybının düzelmesi için hükümetin değişmesi ya da bir şeyler yapması şart oldu. Hükümet ipleri sanki elinden kaçırmış gibi, onca yetkiye rağmen ekonomi düzeltilemiyor ya da mevcut kadronun bu işi kotarmaya bilgisi yetmiyor, sebeplerine girmek istemiyorum. Neticeye bakmak lazım ve neticede olmuyor, olmadı. 

Şimdi alternatiflere bakacak olursak, güven sağlanması için onların da öncelikle yapmaları gereken ortaya ciddi bir plan koymaları. İnce ince hesaplanmış, tutarlı ve gerçek bir plan. 

İlk etap ihtiyaç olan sıcak para bir şekilde bulunacaktır, bunda bir tereddüdüm yok, ama dediğim gibi sıcak para sadece zaman kazandırır, bizim ise çözüme ihtiyacımız var. Artık millet sıkıldı bedel ödemekten. 

Yapılan hataları cezalandırsan da bu saatten sonra pek bir işe yaramaz, anca haksızlığa uğramışların ve bu duruma hırslananların belki içlerini biraz serinletirsin o kadar, ama daha fazlasına yaramaz. 

Olan oldu, sanırım herkes artık farkına vardı bazı şeylerin. 

Ama henüz kimsenin bilmediği başka bir şey var, bu yapılan hataların bedeli yine milletçe ödenecek. Kimse bundan bahsetmiyor. Şimdilik helalleşeceğiz deniyor, düzelteceğiz deniyor, ama bedeli ne olacak ülkeyi düze çıkartmanın, kimse bundan bahsedemiyor. Kimse bir plan ortaya koyamıyor. 

Millet de merak etmiyor, herkes sessiz, bir korku var olacaklardan, ama kuzuların sessizliği adeta. Belki de durumun cidden çok kötü olduğundan kimilerinin haberi bile yok, bu sessizliğin sebebi belki de budur, bilmiyorum gerçekten.

Ama ben merak ediyorum, plan nedir, sadık kalınacak acı reçete nedir, gün gün takip edilecek, gerçekçi ve tutarlı, önümüzü görebildiğimiz ekonomik plan nedir? Var mıdır böyle bir plan?

Bence artık bunun belli olması gerekli, yuvarlak masada oturup sadece yemek yemiyorlar diye düşünüyorum, bir şeyler yapılıyor olmalı. Tamam, anlıyorum, çok ince dengeler var, ortaya eli yüzü tutulur bir şeyler koymak o kadar kolay olmuyor. Ama vakit çok daraldı, bu kadar ağır kararlarla, muallak söylemlerle kitlelere gelecek umudu veremezsiniz. Daha belirli adımlar atılmalı, gözlerden ışık değil, ortak akıldan ümit fışkırmalı.

Ülkeyi düze çıkarmak için iyi hazırlanmış bir gelecek planı, güzel bir gelecek için gerçek bir ekonomi planı, öncelikli ihtiyaç bence budur!

Moskova'dan sevgi ve saygılar.

Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Tüm Makaleler

  • 16.07.2022
  • Süre : 4 dk
  • 965 kez okundu

Google Ads