Site İçi Arama

tarih

Kastamonulu Şehit Şerife Bacı Kimdir?

İstiklal Harbinde Türkiye'nin Kahraman Kadınları

Millî Mücadele sadece erkeklerin savaşı değildir. Kurtuluş savaşında görev almış öyle kadınlar vardır ki, kahramanlıkları unutulmaz.

Türkiye Halide Edip Adıvar’ı bilir. Ama bilinmeyen İstiklal savaşı kahramanı kadınlarımız da çoktur.  İzmirli Gazi Binbaşı Ayşe Yunana karşı koymuştur. Gördesli Makbule ise çatışmada şehit olmuştur. Erzurumlu Kara Fatma kadınlardan birlik kurarak biri subay 25 Yunan askeri esir etmiştir. Nezahat Onbaşı, annesiz kalınca henüz dokuz yaşında bir kız çocuğu iken babası ile birlikte Türk Kurtuluş Savaşı’na katılmış ve 12 yaşında onbaşı rütbesi almış bir savaş kahramanıdır.  Fransızlara karşı saldırı da şehit olan Osmaniyeli Tayyar Rahmiye ve Aydınlı Kurtuluş Savaşı kadın kahramanlar arasında bulunan Çete Emir Ayşe unutulmazlar arasında yer alır.

İstiklal Harbinin Kastamonulu Kadın Kahramanları

Şu bir gerçek: Kuşkusuz Çanakkale ve İstiklal Harplerinin omurgasını Katip Çelebinin Kaide-i Türkmen diye tanımladığı (Sinop, Çankırı, Kastamonu ve Bolu Sancakları) Kastamonu Paşa Sancağı oluşturmuştur. Bu şimdiki Batı Karadeniz sınırlarını çizen 8-10 vilayete tekabül eder.

Bu bölgenin kadın kahramanları da meşhurdur. Özellikle “Gözler Sakarya’da, Dumlupınar’da, kulaklar İnebolu’dadır:” Gözler Kastamonulu Türk kadınındadır. Zira Köy çoktan ‘Ersizlerdere olmuştur.

Her zaman “Ben Cumhuriyetçiyim” diyen ve savaştan sonra Yeni Türkçe Alfabe ile okuma yazmayı öğrenen Hafız Selman İzbeli, Kurtuluş Savaşında kadınları örgütleyen aristokrat bir kadındır. Milletvekili olması önerildiğinde, başörtüsünü çıkarması gerekeceği için bunu reddetmiştir. Bu Klasik Kastamonu Duruşunun erken dönem Cumhuriyet örneğidir.

Ailesi istememesine rağmen Kurtuluş Savaşı’na katılan Halime Çavuş, erkek kılığında milis güçlere katılmıştır. İnebolu-Ankara-Sakarya hattının silah ve mühimmatını öküz arabalarıyla taşırken, gelen silahların Anadolu cephelerine ulaşmasını sağlayan İstiklal Yolunu çizenlerden biri olacaktı: “Neden üzerindeki montu mermilerin üstüne örttün, üşümüyor musun?” diye soran M. Kemal Paşaya Halime Çavuş’un “Bey, yüz bin kişi kurtulacak. Ben öleceğim de ne olacak?” demesi kulaklardadır.

Kurtuluş Savaşı kahramanı ve Rıfat Ilgaz’ın Halime Kaptan romanına ilham kaynağı olan Cideli Rahime Kaptan İstiklal Yoluna İstikbal kazandıran ‘Sarı Yazmalı’ kahramanlardan birisidir. Şehriban Çayının coştuğu zamanlarda yaşamış. 33.000 kişilik ilçeden 11.000’den fazlası askere alınmış, bunların yarıdan fazlası bir daha hiç dönmemiş.  Sarı Seyin’in de üç oğlunun şehit olması gibi…Askerlik çağındaki erkekler görev başında olunca, Cide’de olduğu gibi görev kadınlara düşmüş. Batı Karadeniz’in kadınları bir asır sonra şimdi de Ukrayna’da işgalcilere karşı savaşıyor. Kuşkusuz yüz yıl önceki çok daha çetindi.  İçlerinden biri i var ki, gerçekti, efsane oldu.

Şerife Bacı:

Mehmet Akif ERSOY İstiklal Marşını Küre ve Ilgaz dağlarında kağnılarla aşan Türk kadınını görünce Halkına olan inancı arttı, “yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım” diye yazdı. “Korkma” dedi “tek dişi kalmış canavarlardan”, “ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım, hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım” diye haykırdı. Zira kadın erkek demeden bunun için ne gerekirse yapan kaide yerinde duruyordu. “Ey! isimsiz, belirsiz, kahramanlar. Siz sağ iken vatan var olacaktır.”

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA’nın yazdığı Mustafa Kemal'in Kağnısı Elif’i anlatıyordu İstiklal Yolunda… Elif kuşkusuz Kahraman Türk kadınları arasında yer alan Şerife Bacıydı. Okul çağına gelmeden nüfusa kayıt dahi edilmezlerdi ki, kızı Elif miydi, Sıdıka mıydı? Kim bilir? Eskiden sevgilerde kahramanlıklarda sessiz yaşanırdı. Gerçek olan şuydu: Kastamonulu yaşlı kadın ve erkeklerle birlikte Batı Karadeniz sahilindeki cephanelerin Ankara’ya ve Sakarya’ya götürülmesinde büyük bir rol oynadı. Öyle ki cephaneler ıslanmasın diye Halime Çavuş misali kazağını cephanelerin üzerine örttü ve sütü ağzında bebeği soğuktan donmasın diye ona sarıldı. Ve nihayet 1921-1922 kışında henüz 21 yaşındayken arkaya düştüğü sis içinde kayboldu. Soğuktan donarak hayatını kaybetti. Ancak cesareti ve fedakarlıkları ile kızını, halkını ve milletinin umutlarını kurtardı. Zaten Ersizlerdere’de er kalmamıştı. İnebolu'dan Kastamonu'ya doğru kağnılara yüklenen cephanelerin ardında hep kadınlar vardı. Bunların her biri Şerife Bacı'ydı. Ruh aynı ruh, duruş aynı duruş.

Nurettin Peker’în “İstiklal Savaşı’nda Kastamonu” (1955) Adlı Eserinde Şerife Bacı Hadisesi:

“Bu hadise şehir halkının gözleri önünde cereyan ettiği için herkesi üzdü. Ağlattı.” Diye vurgulayan yazar hadiseden 34 yıl sonra somut isimlerle şunları anlatıyor:

“O günkü vazifelilerden olup bugün Kastamonu tüccarlarından Cemil Patlaban’ın anlattığına göre (Bu destan halk arasında hala yaşamaktadır) 1921 aralık ayında birdenbire bastıran kar, yolları kapamış, cepheye giden taşıt kolları geceye kalmadan yakın hanlara köylere sığınmışlardı.

Böyle fırtınalı bir gecede sabaha kadar yağan kar altında kalanların ara sıra olduğu gibi yine kara haberleri beklenirken o gece kar tipisine rağmen vatan aşkı ile ancak Kastamonu Kışlasının önüne kadar gelebilen cephane yüklü bir kağnı arabasının yanına ilk gidenin gördüğü acı manzara çok dehşetti. Hadiseyi görenin kışlaya haber vermesi ile Menzil Mıntıka müfettişi Osman Bey derhal Merkez K. İnzibatı askeri posta başı muavini Devrekanili Cemil ve Beşiktaşlı Rıfat Çavuşları mahalline koşturmuştur.

Her nasılsa kafileden geri kalmış genç bir kadının cephane yüklü kağnısı ile yorgun argın bir halde ancak kışla önüne kadar gelebildiği ve şehre girmek nasip olmadan şose kenarında sabaha karşı donduğu anlaşılmıştır. Öküzleri geviş getiren bu kağnı arabasındaki kıymetli yükü korumak için üstüne yorganını örten bu genç kadının bir elinde üvendire, kollarını açarak yorganın üzerine abanarak kaldığı vazifeliler tarafından görülmüştür. Rıfat Çavuş öküzleri koşarken Cemil Çavuş da şehidin üzerindeki karları süpürmüş ve her ikisi de gözyaşları dökerek kollarından ve bacaklarından tutarak kaldırırlarken yorganın altından birdenbire çığlığı basarak ağlayan bir çocuk sesi işitince şaşırmışlar. Ve şehit anayı yana çekip hemen yorganı kaldırmışlardır. Gördükleri şaheser tablo şu olmuştur.

Otlara sarılı top gülleleri arasına yerleştirilmiş çulların içinde kundaklı bir kız çocuğunun dondan kurtulduğu ve müdahale üzerine uyanarak meme için ağlamağa başladığıdır. Cephanesi ve yavrusu uğruna kendini feda eden bu kahraman anayı ve yavrusunu arabaya yerleştiren çavuşlar baş başa ağlaşarak gün doğarken yola düzüldüler. Öküzler aç ve zayıftı çekemediler. Çavuşlar koşuldular. Öküzlere yardım ettiler. Bu mukaddes ve muazzez yükü gurur ve iftiharla fırka dairesinin önüne kadar çektiler. Kumandan ve maiyeti arabanın başına geldiler. Bir dakika ihtiram sükutu yaptıran kumandan Osman Bey bu hazin tablo karşısında gözleri yaşararak (Türk kadını dünyada emsali bulunmayan kahraman bir anadır. Öyle bir anadır ki, tarihte nice kahramanlar cihangirler doğurmuştur.

Arkadaşlar... Millî Mücadeleyi kazanacağımızın en büyük misali işte önümüzde, biri ölü biri diri yatıyor) diyebilmiş ve teessüründen daha fazla konuşamamıştır.

Yavruya süt anası ve ölüye belediyece kefen vesaire masrafı temin edilerek Kastamonu muhitini iyi bilen Cemil Çavuş şehit ananın hüviyetini tespite memur edilmiştir. Cemil Çavuş, şehidin alaca önlüğünden ve başındaki benli çarından köyünü keşfederek hanları dolaşmış ve Seydilerli köylülerini bularak getirmiş göstermiştir. Onlar da tanımışlar. Ağlaşmışlar. Ve bu şehit ana ile yavrusunu göğüslerine basarak köylerine götürmüşlerdir.”

Son satır sessiz kahramanları anlatmak için özel seçilmiş:

“İstiklal savaşında adları sanları belirsiz ne analar ne babalar ne yavrular vardır ki cephane taşırken yol boylarında ölmüşler fakat nüfus kütüklerine formalite icabı (eceliyle köyünde vefat) kaydı ile işaretlenmişlerdir.”

Yüz Yıl Sonra Karlı Bir Kış Mevsiminde İstanbul’da Sivil Toplum Hareketleri

2022 yılı ilk üç ayında, karlı ve sert geçen bir mevsim yaşanıyor.  Bu karakışa ve yollarda 13 saat mahsur kalmaya rağmen Batı Karadeniz’in ve dünyanın en güzel şehri İstanbul’da iki önemli etkinlik göze çarptı.  Birisi 23 Ocak tarihinde Batı Karadenizli hemşeri dernekleri olağanüstü sert geçen kış ve kara rağmen tarihinde ilk defa bir araya geldiler. İkincisi ise Şehit Şerife Bacı Belgeseli hazırlandı.

Son bir ayda Şehit Şerife Bacı sadece benim değil, Kastamonulu ve hatta Batı Karadenizli dostlarımızın da hayatında önemli bir yer aldı.

Şerife Bacı Belgeseli

Bu konuda etkinliği düzenleyen Federasyon bir basın açıklaması yaptı. Amaç, hedef, süreç anlatıldı, katılım ve kabul çok fazlaydı: Millî Mücadele yıllarında Kastamonu’nun eli silah tutan erkekleri tüm cephelerde düşmana karşı savaşırken, Kastamonu kadını, vatan ve millet söz konusu olunca, erkeğini geride bırakmayacak kadar yiğitlik ve kahramanlık göstermiştir. Denizden gelen “umut sandıkları” kışın çetin şartlarında kağnılar ile Küre Dağlarını Şerife Bacının sırtında aşmış, ama Şerife Bacı cepheye mühimmat ulaştırmak için kendini feda ettiğinden ruhunu Küre Dağlarında teslim etmiştir.  Bu Şehit Türk Kadını gelecek nesiller için, nelerin feda edildiğinin en güzel tarihsel örneği olmuştur.

Bizlerde bu tarihi değerin tanınması için bir kıvılcım olmak ve gelecek nesillerle paylaşmak istedik. Kastamonu’nun evlatları olarak Kastamonu Dernekler Federasyonu (Kas-Der-Fed) ve Kastamonu Sanat Kurulu iş birliği yaptık. Şerife Bacının ölümünün 100. Yılına özel hazırladığımız belgesel filmin çekimlerini İnebolu, Küre ve Seydiler de 2021 yılında tamamladık. Bu tarihi Belgeselin çekimindeki amacımız, Millî Mücadele yıllarında (1921) “İstiklal Yolunda” ölümüne yürüyen Şehit Şerife Bacının anısını yaşatmak ve yeni nesillere aktarmak idi. Gerçekleştirdiğimiz belgesel filmin galasını 4 Mart 2022 Cuma günü Bağlarbaşı Külttür Merkezinde kıymetli misafirlerimize gösterimini sağladık.

Kastamonu Dernekler Federasyonu olarak bölge insanlarının farkındalığını ve sahiplenmesini sağlayan bu tarihi değere sahip projemizle, İstiklal Yolunda Ölümüne yürüyen Şehit Şerife Bacının anısını yaşatmak ve yeni nesillere bu kutlu değerleri aktarmak en büyük sevincimiz.  Şehit şerife Bacı Belgeselini tüm Türk kadınları başta halkımıza armağan ediyoruz.  Umarız ve dileriz sesimiz duyulur: Günümüzde kadına yönelik şiddetin çok yoğun olduğu şu dönemde, bizim bu topraklarda özgür ve huzurlu yaşamamız için tarihte nice kahraman kadınlarımızın fedakârlıklar gösterdiğini ve daha ileriye taşıyacak yeni nesillere ışık tutacak bir deniz feneri olmasını dileriz.”

Şerife Bacı Batı Karadeniz Bölgesi Üzerinden Ulusal bir Simge Olmaya Gidiyor.

Şerife Bacı Belgeseli Galası yapılan katılımla kentsel bir ikon olmaktan çıkmış, bölgesellik üzerinden ulusal bir simge haline dönüşmüştür. Aynı bildiride yer alan Kastamonulu uzunca katılımcılar yanında yer alan ve azımsanamayacak bir orandaki katılım listesi bunu fevkalade desteklemektedir:

Şehit Şerife Bacı Şehadetinin 101.Yılında ilk gösterime sunduğumuz ve sizlerle paylaştığımız belgesel filmde Kastamonu Dernekler Federasyonu olarak (yerel yönetimlerden);

- Lojistik destek sağlayan Sarıyer Belediye Başkanı Sn.  Şükrü GENÇ,

- 4.Mart 2022 tarihinde Bağlarbaşı Kültür Merkezinde gösterime sunulan belgeselin gala tanıtımında salonu tahsis eden Üsküdar Belediye Başkanı Sn.Hilmi TÜRKMEN  ve yardımcısı Sn. Esat KALAY,

- Darıca Belediye Başkanı Sn. Muzaffer BIYIK,

Şerife Bacı Kültür Yaşatma Derneği Başkanı Sn.Şerife ŞAHİN,

- Belgesel ’in yönetmenliğini yapan ve proje ortağımız Kastamonu Sanat Kurulu Sn.Yılmaz CESUR,

- Basın Yayın ve lojistik desteği veren Tüm Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu ve Tümbikon Genel Başkanı Sn. Cevdet AKAYA ve Tümbikon Başkan Yardımcısı Sn.Arif EKŞİ,

- BRT TV ailesi Sn.Mehmet ÇETİNKAYA, Osman ÇETİNKAY’a

- Darülaceze Başkanı Sn. Hamza CEBECİ, 

- Tüm Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu Genel Başkanı, Sn. Cevdet AKAY’a, 

- Batı Karadeniz Fırsat Eşitliği Derneği (BAKFED) Genel Başkanı Sn. Doç. Dr. Selahattin ATEŞ, Başkan yardımcıları Sn. Orhan Gümüş ve Sn. Ersavaş SARI,

- Bilim ve Teknoloji Derneği Başkanı Sn. Ramazan BAKKAL,

-Türk Standartları Enstitüsü ve TÜMBİFED Başkanı Sn.Mehmet HÜSREV,

- İstanbul Bolu Dernekler Başkanı Sn. Mustafa AYDEMİR,

- Güneydoğu Kültür Sanat Derneği Başkanı Sn.Fatma GEYİK,

- Amasya Dernekler Federasyonu Başkan Sn. İsmail AKTAŞ,

- Şanlıurfa İş İnsanları Der Başkanı Sn. Sami ÇİRİŞ,

- Eski Milli Futbolcu Sn. Hayri ÜLGEN,

- Milli Takımın eski menajeri Sn. Can ÇOBANOĞLU,

- ÇEBİ Vakfı Genel Sekreteri Sn. Ayşe ÇEBİ,

- GMMD Başkanı Sn.   Hakan ÜLVER,

-  Sn. Işılay REİS YORGUN,

- Devlet Tiyatrosu Sanatçısı Sn. Özlem GÜVELİ,

- Doğu Güneydoğu Dernekleri İl Başkanı Sn.  Osman KIZILCA,

-Sivil Top Platformu Baş Sn. Fuat BODUR,

- Rize Vakıf Başkanı Sn. Recep ALBAYRAK,

- Marmara İş İnsanları Konseyi Komisyon Başkanı Sn. Cem ŞANAL,

Kastamonu İlimizin ve diğer illerimizden katılan Federasyon ve Tüm dernek başkanlarımıza ve değerli katılımlarından dolayı tüm Türk kadınları ve halkına Kastamonu Dernekler Federasyonu Yönetim kurulu adına teşekkür ederiz…  ”

Görülüyor ki, Şerife Bacı ismi sayılamayacak kadar çok Kastamonulu yanında, ikinci yoğunlukta Batı Karadeniz camiasından ve üçüncü yoğunlukta da tüm Türkiye’den sahiplenilmiştir.

‘Gaf’ ile Gelen Genişleme

Siyasetçilerin gafları meşhurdur. Birisi 14 yıl önce açılan bir üniversiteyi biz açtık derken, diğeri uzunları karıştırır, bir diğeri ise memleketleri… Bunlar siyasi gaf olarak adlandırılır.  Son bahsedilen gaf çok konuşuldu. Ancak İngilizlerin bir sözü var: “Any publicity is a good publicity”. “Reklâm reklâmdır” diye çevirmek mümkün.

Bundan sonra Şerife Bacı Zonguldaklıdır, Sinopludur, Boluludur, Batı Karadenizlidir. Şerife Bacı Belgeseli galası bunu kanıtlamıştır.

Şerife Bacı batı Karadeniz kimliğinin önemli bir parçasıdır. Kahraman Türk kadınının simgesidir.

Şerife Bacı yok, Şerife Bacılar var.

Sessizce yaşanmış acılar var.

Doç. Dr. Selahattin ATEŞ
Doç. Dr. Selahattin ATEŞ
Tüm Makaleler

  • 14.03.2022
  • Süre : 7 dk
  • 4195 kez okundu

Google Ads