Site İçi Arama

hukuk

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru (Anayasa Şikâyeti)

Hak ve Özgürlüklerin Anayasalarda yazılmış olması maalesef ihlalleri önlemeye yetmemektedir. Bunu temin edecek mekanizmaların/kurumsal yapının da kurulması amacıyla anayasa şikâyeti getirilmiştir.

Anayasa Şikayeti Nedir?

Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında bulunanlardan birinin kamu gücü tarafından ihlal edilmesi durumunda Anayasa Mahkemesine yapılacak başvuruya/hak arama çaresine “bireysel başvuru” ya da “anayasa şikâyeti” denmektedir. Bireysel başvuru olağanüstü bir kanun yoludur, anayasamızın 148 ve 149’uncu maddeleri ile 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45-51’inci maddelerinde düzenlenmiştir. Hak ve Özgürlüklerin Anayasalarda yazılmış olması maalesef ihlalleri önlemeye yetmemektedir. Bunu temin edecek mekanizmaların/kurumsal yapının da kurulması amacıyla anayasa şikâyeti getirilmiştir. 

İkincil bir hak arama yolu/çaresidir. Çünkü öncelikle diğer birincil hak arama yollarının tüketilmesi gerekir. Diğer bir ifadeyle diğer idari ve yargı mercilerine mahkemelere gidilerek hakka ulaşılmasını zorunluluğu vardır. Bu başarılamadığı takdirde bu usul kullanılır. 

Sınırlı bir başvuru yoludur. Çünkü sadece Anayasamızda yazılı bulunan temel hak ve özgürlüklerden Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinde bulunan temel hak ve özgürlüklerin kamu gücü eylem ve işlemleri ile ihlal edilmesi durumunda bu hukuki çareye başvurulabilir. Ekonomik ve Sosyal Haklar bu kapsamın dışında kalmaktadır. Doğrudan kanun gibi yasama işleminin ya da tüzük ve yönetmelik gibi genel düzenleyici işleme karşı başvuruda bulunulamaz. Fakat bu işlemlerin kamu gücü tarafından uygulanması hak ihlaline sebep olmuş ise uygulama işlemi aleyhine bireysel başvuru hakkı kullanılabilir. Anayasanın yargı denetimi dışında tuttuğu işlemlere karşı bu yola başvurulamaz. Başvuruda bulunmak için güncel ve kişisel bir hakkın doğrudan etkilenmesi gerekir. 

Anayasa Şikayeti Yolunun Açık Olması Neden Önemli

Başvuru yolunun asıl amacı hak ihlallerini öncelikle ulusal düzeyde önlemek ve böylelikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılacak başvuruların sayısını azaltmaktır. Türkiye Rusya’dan sonra aleyhine en fazla başvuru yapılan ikinci ülkedir. Diğer taraftan Türkiye, hakkında en fazla ihlal kararı verilmiş devlettir.  Diğer bir amaç devlet otoritesini; kişilerin hak ve özgürlükleri yönünden etkin bir şekilde sınırlamaktır. 

Bireysel Başvuru kanunlarda zorunlu idari ve yargısal başvuru yolları öngörülmüşse, bu yolların tamamının tüketildiği tarihten, başvuru yolları öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde yapılabilir. Başvuru Anayasa Mahkemesine yapılabileceği gibi bulunulan ilde diğer mahkemeler veya yurtdışında temsilcilikler aracılığı ile de yapılabilir Harca tabidir. Avukatla başvuru yapma zorunluluğu yoktur. Başvurunun yapılması işlemin infazını durdurmamaktadır. Çok istisnai durumlarda başvurucunun talebi üzerine veya mahkemece resen gerekli tedbirlerin alınması yönünde “tedbir kararı” verebilir. 

Anayasa Mahkemesinde İki Aşamalı Yargılama

Anayasa mahkemesinde iki aşamalı bir yargılama yürütülmektedir. İlki kabul edilebilirlik incelemesi ikinci aşama ise esas yönelik incelemedir. İlk incelemede kabul edilebilir olup olmadığına karar verilir, ikinci aşamada ise temel hak ihlali olup olmadığına karar verilir. İlk aşamada başvuru kişi konu yer ve zaman bakımında incelenerek kabul edilip edilmeyeceğine karar verilir. Burada özellikle diğer kanun yollarında dikkate alınan hususlar incelenmeyecektir. Anayasa mahkemesinin bakacağı husus ortaya çıkan durumun/kararın anayasadaki hakkı ihlal edip etmediği hususu olacaktır. Kararlara karşı itiraz mümkün değildir. Kararlar kesindir. Dünyadaki örneklerde başvuruların yaklaşık %95’inin ilk incelemede kabul edilemez bulunarak reddedildiği görülmektedir. 

Bu oran ülkemizde anayasa mahkemesi istatistiklerine göre 2012-2023 yılı itibariyle %79.5 civarındadır. Kabul edilebilirlik kararı verilmesi hak ihlali olduğu anlamına gelmemektedir. Türkiye’de de 2012 yılından bu yana toplam 551.000 bireysel başvuru yapılmış, bu başvurulardan 422.000 başvuru dosyası Anayasa Mahkemesince incelenerek karara bağlanmıştır. Karar çıkan dosya oranı %76’dır. 2012 yılından günümüze kadar en çok başvuru makul sürede yargılanma hakkının ihlali talebini içermektedir. Anayasa mahkemesince tespit edilen ihlal oran, makul sürede yargılanma hakkının ihlaliyle birlikte %16.7, makul sürede yargılanma hakkı ihlali dışında ihlal oranı ise %3'tür. Anayasa Mahkemesine en çok başvurunun makul sürede yargılanma hakkının ihlali, adil yargılanma hakkının ihlali, ifade özgürlüğünün ihlali ve mülkiyet hakkının ihlali talepleriyle yapıldığı görülmektedir (Anayasa Mahkemesi İstatistiklerinden alınmıştır).  

Anayasa mahkemesine bireysel başvuru yolunun etkili bir başvuru yolu olması kolayca ulaşılabilir soruna çözüm getirecek ve yeterli bir başvuru olması beklenmektedir. Mahkemenin kendisinin de adil yargılama yapması esastır. Bunun dışında Anayasa Mahkemesinin süper temyiz mercii olmayacağı mahkemece açıkça ifade edilmektedir. En önemli husus ise Anayasa Mahkemesi kararlarında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kriterlerinin dikkate alınacak olmasıdır. Çünkü Ulusal mahkemelerce verilen kararlara karşı AİHM tarafından hak ihlali gerçekleştiği sebebiyle TC. Devleti aleyhine kararlar verilmektedir. Bu sorunun çözümüne Anayasa Mahkemesi büyük katkı sağlamaktadır.  

Anayasa'da Bulunan İnsan Hakları

8. Hem bizin Anayasamızda hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Ek Protokollerde bulunan haklar aşağıdadır. Bu hakları kamu gücü eylem ve işlemleri ile ihlal edildiği durumlarda Anayasa Şikayetine başvuruda bulunulabilir. 

Yaşama hakkı

İşkence ve kötü muamele yasağı  

Kölelik ve zorla çalıştırma yasağı

Özgürlük ve güvenlik hakkı

Adil yargılanma hakkı

Özel ve aile hayatına saygı hakkı

Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü

İfade özgürlüğü

Toplantı ve dernek kurma özgürlüğü

Evlenme hakkı

Etkili başvuru hakkı

Ayrımcılık yasağı

Mülkiyet hakkı

Eğitim hakkı

Serbest Dolaşım özgürlüğü

Sendika Hakkı 

Kişi Hürriyeti ve güvenlik hakkı 

Masumiyet Karinesi 

Seçme seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı 

Suç ve Cezaların Kanuniliği İlkesi 

Sonuç

Anayasa Mahkemesi Başkanı 2023 yılında konuşmasında “Sürecin en başından itibaren, kıyaslanamaz bir iş yükü sorunu yaşıyoruz. Şu an itibarıyla Mahkeme önünde 100.000’e yakın derdest dosya bulunmaktadır. Bu iş yükünün ne kadar ağır olduğu, AİHM’in karşı karşıya kaldığı iş yüküyle kıyaslandığında daha iyi anlaşılabilir. Hâlihazırda AİHM önünde 47 ülkeden yapılan toplam 75.000 adet derdest başvuru bulunmaktadır” şeklindeki beyanıyla mahkemenin iş yükünün çok fazla olduğunu beyan etmiştir.  

Araştırmacı Yazar, Avukat Yalçın Torun
Araştırmacı Yazar, Avukat Yalçın Torun
Tüm Makaleler

  • 01.12.2023
  • Süre : 4 dk
  • 504 kez okundu

Google Ads