logo

Makalelerinizi bugün paylaşmaya başlamanız için yeni nesil blog sitesi, strasam.org

STRASAM.ORG

Sitemizde yazar olmaya ne dersiniz ?

STRASAM.ORG, strateji, siyaset, savunma, ekonomi, tarih, hukuk, uluslararası ilişkiler, NATO, çevre ülkeleri vb. alanlara yönelik yapılan araştırma ve analizleri yayımlamak maksadıyla oluşturulmuş bir platformdur.

Başvuru Yap

Türkiye

Büyükesat Mahallesi, Uğur Mumcu Caddesi, No 87/4, 06900 Çankaya/ANKARA

Ara: +90 531 278 24 12

[email protected]
hukuk

Cumhuriyetin İlk Anayasası: 1924 Anayasası

Bir önceki yazımızda 1921 Anayasasından bahsetmiş ve yazımızın sonunda Haziran-Temmuz 1923 tarihlerinde seçimlerin yenilendiğini ve yeni bir Meclis teşkil edilerek 11 Ağustos 1923’te çalışmalarına başladığını söylemiştik. Bu yazımızda yeni Meclisin yaptığı 1924 Anayasasını anlatacağız.

Bir önceki yazımızda 1921 Anayasasından bahsetmiş ve yazımızın sonunda Haziran-Temmuz 1923 tarihlerinde seçimlerin yenilendiğini ve yeni bir Meclis teşkil edilerek 11 Ağustos 1923’te çalışmalarına başladığını söylemiştik. Bu yazımızda yeni Meclisin yaptığı 1924 Anayasasını anlatacağız.

Yeni teşkil edilen İkinci Meclis özel olarak seçilmiş kurucu bir Meclis değildir. Ancak Meclis içinden teşkil edilen Kanuni Esasi Encümeni hazırladığı Anayasa tasarısını 9 Mart 1924 tarihinde Meclise sunmuştur. Yeni Anayasamız 1876 Kanuni Esasi ve 1921 Teşkilatı Esasiye Kanunlarından maddeler içerse de 1875 Fransız Anayasası ve 1921 Polonya Anayasasından esinlenerek hazırlanmıştır. Tasarının adı “Teşkilat-ı Esasiye Kanunu”dur. Tasarı 105 madde olarak 23 Nisan 1924 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönüyle 1924 Anayasası da şekil olarak halkoyu ya da referandum ile yürürlüğe giren bir Anayasa olmayıp üst Kanun niteliğindedir.

1924 Anayasası Cumhuriyetin ilk Anayasasıdır diyebiliriz. 1921 Anayasası olağanüstü savaş koşullarında oluşturulmuş, yürütmeyi öne çıkaran, dinamik ancak Anayasal bir metin olarak bakıldığında yetersiz bir Anayasa idi. Artık devlet kurulmuştu ve meşruiyet sorunu kalmamıştı, yeni Cumhuriyetin ilkelerini, prensiplerini, genel esaslarını ortaya koyacak yeni bir Anayasaya ihtiyaç olduğu çok açıktı.

1924 Anayasası ile 1876 Kanuni Esasi ve 1921 Teşkilatı Esasiye Kanunu açıkça yürürlükten kaldırılmıştır (madde 104). Bir önceki yazımızda bahsedilen ikili Anayasa sitemi terk edilmiştir. 1924 Anayasasının 1. Maddesine 1921 Anayasasına tadille girmiş olan“ Türkiye devleti bir Cumhuriyettir” ifadesi korunmuş, 102. Maddesinde ise bu maddenin değiştirilemeyeceği hükmü konulmuştur. Bu yönüyle yani değiştirilemez hükümler içeriği için 1924 Anayasasına katı bir Anayasadır diyebiliriz. Madde değişikliği için 2/3 gibi nitelikli çoğunluk öngörülmüştür.

Her ne kadar olağanüstü dönemin sona erdiğini ifade etmiş olsak da 1924 Anayasası 1921 Anayasasının dayandığı milli egemenlik, meclis hükümeti, tek meclis, kuvvetler birliği gibi esasları tekrarlamıştır. Burada öngörülen yeni Cumhuriyetin yaşayacağı toplumsal değişimin hızlı gerçekleştirilmesi isteğidir. Anayasal ilkeler bakımından 1924 Teşkilatı Esasiye Kanununu yani İkinci Anayasayı incelemeye başlayalım:

Anayasanın Üstünlüğü

Her ne kadar adı Teşkilat-ı Esasiye Kanunu olsa da gerek içerik gerekse norm hiyerarşisindeki yeri itibarıyla 1924 Anayasasının diğer kanunlardan üstün bir nitelik taşıdığı açıktır. Nitekim değiştirilemez maddeler içermesi ve değişebilen maddelerin de nitelikli çoğunlukla değiştirilmesi zorunluluğu Teşkilat-ı Esasiye Kanununu diğer kanunlardan üstün ve farklı kılmaktadır.

Egemenliğin Tanımı:

1924 Anayasasının 3. Maddesine göre “hakimiyet bila kayd-ü şart milletindir” 1921 Anayasasının 1. Maddesine benzer şekilde 1924 Anayasasında da egemenliğin sahibi millettir. Egemenliğin kullanılma şekli 4. Madde ile doğrudan halk yerine onun temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiştir.

Kuvvetler Ayrılığı ve Hükümet Sistemi

1924 Anayasasını kuvvetler ayrılığı ilkesine göre değerlendirmek için erkler yani yasama, yürütme ve yargı ile hangi hükümleri içerdiğini analiz etmeliyiz.

1924 Anayasasında yasama yetkisi münhasıran TBMM’ye aittir. Hatta bu yetki geniş anlamda yorumlanmış ve Meclise kanun yorumu yetkisi bile verilmiştir. Meclis yürütme üzerinde de seçim, onay, gensoru gibi sistemlerle etkili kılınmıştır.

1924 Anayasasına göre yürütme organını Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu oluşturmaktadır. Cumhurbaşkanı Meclis tarafından seçilmektedir. Cumhurbaşkanı ile ilgili olarak 31 ve 45. Maddeler arasında ayrıntılı düzenlemeler yapılmış olsa da Cumhurbaşkanının yetki ve sorumlulukları herhangi bir parlamenter sistemdekinden çok da farklı değildir. Cumhurbaşkanı Meclis üyeleri arasından seçilen Başbakanı tayin etmekte Bakanlar Kurulunu onaylamaktadır. Karma bir sistem vardır. Meclis hükümeti sistemi ile parlamenter sistemin özelliklerinden esinlenen bir yürütme erki tasarlanmıştır.

1924 Anayasası yargı yetkisini millet adına bağımsız mahkemelere vermiştir. Meclisin yargı yetkisini devretmesi önemli bir gelişmedir. Meclisin yargı yetkisi Yüce Divan ile sınırlandırılmıştır.

Neticeten 1924 Anayasasını kanunların yapılışı, uygulanması ve denetimi yönünden değerlendirdiğimizde kuvvetler ayrılığı ilkesinin tam olarak hayata geçirilemediğini görüyoruz. Ancak kuvvetler ayrılığı ilkesine yönelik olarak belirgin bir kurumsallaşmanın da öne çıkarıldığını söyleyebiliriz.

Temel Hak ve Özgürlükler

1924 Anayasası Fransız devriminden esinlenen doğal haklar yaklaşımını benimseyerek Fransa örneğini kabul etmiştir. Liberal yaklaşım ve bireysel özgürlük öne çıkarılmıştır. Sosyal devlet anlayışı Anayasada yer almamıştır. Diğer taraftan temel hak ve özgürlükler yönünden dönemine göre oldukça modern ve özgürlükçü hükümler içermesine rağmen çok partili demokratik bir düzene geçiş uzun süre gecikmiştir. Bunda Cumhuriyetin yeni kurulmuş olması, yapılan denemelerde karşılaşılan olumsuzluklar ve dünyada o dönem yaşanan gelişmelerin etkisi vardır.

Anayasal ilkeleri bu şekilde tanımladıktan sonra 37 yıl yürürlükte kalan 1924 Anayasasına ilişkin iki önemli hususu da belirterek yazımızı sonlandıralım.

1924 Anayasasının ilk şekline göre “Türkiye Devleti’nin dini, Din-i İslam’dır” hükmü Anayasada yer almıştır. Ancak 1928 yılında yapılan değişiklikle bu hüküm Anayasadan çıkarılarak Devletin nitelikleri arasına “laiklik” eklenmiştir.

1924 Anayasasında yapılan bir diğer önemli değişiklik ise 1937 yılında yapılan değişikliktir. Cumhuriyet Halk Fırkasının 6 ilkesi (cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılapçılık) yapılan değişiklikle Anayasa metnine dahil edilmiştir.


Google Ads