logo

Makalelerinizi bugün paylaşmaya başlamanız için yeni nesil blog sitesi, strasam.org

STRASAM.ORG

Sitemizde yazar olmaya ne dersiniz ?

STRASAM.ORG, strateji, siyaset, savunma, ekonomi, tarih, hukuk, uluslararası ilişkiler, NATO, çevre ülkeleri vb. alanlara yönelik yapılan araştırma ve analizleri yayımlamak maksadıyla oluşturulmuş bir platformdur.

Başvuru Yap

Türkiye

Büyükesat Mahallesi, Uğur Mumcu Caddesi, No 87/4, 06900 Çankaya/ANKARA

Ara: +90 531 278 24 12

[email protected]
kultur-sanat-ve-egitim

Seyahat Özgürlüktür, Evden Uzakta Bir Sevdadır

Seyahat olayı, bir yerleri görmekten çok, aslında biraz da kendini tanıma arzusudur. Seyahat dış dünyayı keşfetmek için değil, iç dünyamızı daha iyi tanımak, kendimizi keşfetmek için yapılır.

S

Seyahat Etmek Nasıl Bir Duygudur?

“Dünyanın en güzel duygusu nedir?” diye sorsanız; gezip, görmekten, seyahat etmekten, dünyayı gezmekten, bambaşka ülkelere kuş misali uçmaktan, yeni kültürleri, insanları, toplumları, yemekleri tatmaktan başka bir cevabım olmaz.

Hayatın bu kadar güzel olduğunu, nefes almanın bu kadar değerli olduğunu, hayatımızda bir şeylerin eksik kalabildiğini bile bile sahi neden bizler millet olarak pek seyahat etmiyoruz ki? Oysaki biz Türkler bu olguyu iliklerimize kadar içselleştiren bir ulusuz. Ataları at sırtından inmeyen bir ulusuz.

Gezmeyi, seyahati çok seven biri olduğum için, çevremdeki insanların sürekli “Nasıl bu kadar gezebiliyorsun?” veya “Nasıl oluyor da bu kadar zamanı buluyorsun?” benzeri sorularıyla karşı karşıya kalıyorum. En sonunda da, “Kaç paraya mal oldu bu gezin?” benzeri sorular.

Ben bu tür soruları sorunlara, bu işlerin kolay olduğunu, seyahat etmenin ucuz ve hatta sıradan bir faaliyet olduğunu anlatıyorum. Keşke biz de yapabilsek diyenler çok oluyor. Ancak, bir türlü bir yerden başlamaya cesaret edemiyorlar veya çoğunlukla hayallerini, gezip görmek istedikleri yerlere doğru yola çıkmayı erteleyip duruyorlar.

Şunu size söylemem gerekir. Her şey gibi gezmek, seyahat etmek de bir tutku işidir. Tutku olduktan sonra herkes her şeyi yapabilir düşüncesindeyim. Vakit de bulunur para da. Yeter ki yapmak isteyelim, eyleme geçelim.

Çevremdeki dostlarımı seyahat etmeye, gezmeye özendirmeye çalışıyorum. Aynı şeyi şimdi yazarak da yapmak istiyorum. Belki böylece siz beni okuyan arkadaş ve dostlarım, benim en büyük heyecanlarımdan biri olan seyahat etme sevdasına kapılırsınız. Belki yollarda buluşur, birlikte seyahat ederiz, kim bilir?

Seyahat Nedir?

Bir insan durduk yere evinden kısa süreliğine de olsa ayrılıp, niye başka diyarlara gitmek ister? Kurulu düzeni varken, düzenli bir hayatı varken ne diye yollara düşmek ister, yeni heyecanlar arar? Söyleyeyim dostlarım: Tek kelimeyle "merak" dürtüsü. Öğrenme merakı, okuma ve araştırma merakı, kendini ve dünyayı keşfetme merakı.

Seyahat olayı, bir yerleri görmekten çok, aslında biraz da kendini tanıma arzusudur. Seyahat dış dünyayı keşfetmek için değil, iç dünyamızı daha iyi tanımak, kendimizi keşfetmek için yapılır.

Seyahat etmeyi, daha evvel sizlere anlattığım tatil yapmak ile karıştırmamak gerekir. Günümüz şartlarında lüks değildir seyahat, bir ihtiyaçtır. Hoş, belki aklınızdan şu geçiyor olabilir: “Senin son benzin zamlarından haberin var mı?” Bu durum can sıksa da zaman içerisinde her şey dengesini bulur, umalım ekonomi de bulsun.

Normal bir insan yeniden doğmak için seyahat eder. Bizim ülkemizde seyahat etmeyi lüks bir şeymiş gibi gösteriyorlar. Oysa seyahat hayata bambaşka bir pencereden bakmamızı sağlar. Hayata ve yaşanmışlıklara dair ne varsa daha iyi hissetmemiz için yardımcı olur.

Seyahatle Birlikte Gelen Kazanımlar:

Seyahat etmek, gezmek, bu kâinat içindeki ufacık dünyamızı aydınlatır. Dünyamızda sadece Türkiye’nin, Türklerin olmadığını, din olarak sadece Müslümanlık ve İslamiyet’in olmadığını, diğer milletlerin ve dinlerin de var olduğunu gösterir insana. Hayallerinizi gerçekleştirme fırsatı verir. Binlerce kez fotoğraflarına baktığınız yerleri canlı görünce, şaşırtır insanı ve hatta ağlatıverir bir anda. Seyahat etmek insanı geliştirir. Boşuna dememişler, “çok gezen mi, çok okuyan mı?” Gerçekten de seyahat etmek, insanın lisanını, vizyonunu, hayata ve olaylara bakış açını, genel kültürünü, görgüsünü ve hayata karşı farkındalığını artırır. İnsana kurduğu hayallerinin, dünyadan daha büyük olduğunu gösterir.

Macera, seyahatin bir parçasıdır. Seyahat maceralara açıktır, macera peşinde koşturur insanı. Heyecanlanmak ne demekmiş onu öğretir size. Dünyayı gösterir. İlla çok uzaklara gitmek değil, çevremizdeki şehirlerdeki, doğadaki güzellikleri görmemizi sağlar. Seyahat, kendimizi keşfettirir. Günlük koşuşturma içinde kendimize ayıramadığımız vakti seyahat esnasında ayırmamız mümkün olur.

Örneğin, günde kaç saat kendinizle konuşuyorsunuz? Çoğunuz için muhtemelen işten güçten fırsat bile kalmıyordur? İşte seyahat ederken aslında göreceğimiz şey kendimizi fark etmektir. Kendimize vakit ayırmak, yol boyunca iç dünyamızda yol almaktır. Ufkumuzu açar. Ne kadar cahil olduğumuzu ve öğrenilmesi gereken ne kadar çok bilgi olduğunu görürüz. Her şeyden öte saygıyı öğretir insana seyahat. İnsana, doğaya, dünyaya saygılı olmayı öğretir.

Pozitif olmayı ve gülmeyi öğretir bizlere. Seyahat yeni arkadaşlar edinmemizi, yeni dostluklar kurmamızı sağlar. Bazen yol arkadaşını tanımak, bazen bambaşka ülkelerden insanlarla tanışmak gibi gelir insana. Yeniliğe karşı açık olmamıza yardımcı olur. Yeni olan her şeyi merak etmeyi ve yeniliklere karşı asla çekinmemeyi öğretir size. Önyargılı olmaktan insanı uzaklaştırır. Susmayı öğretir, düşünerek konuşmayı, bilmeden kelam etmemeyi öğretir. Bakar, tadar, şaşırır sonra karar veririz.

Şimdi şöyle bir düşünün lütfen: En son ne zaman saatlerce, içinizden geldiğince, haykıra haykıra gülüp eğlendiniz bir düşünün bakalım!

Seyahat ettikten sonra, şöyle kendinizi bulmuş, rahatlamış, dinlenmiş bir şekilde, yüzünüz gülerek evinize dönüyor musunuz? Oluyorsa, normal olan budur. Çünkü bu duygu, gülmek, ağlamak, yemek yemek, üzülmek gibi sıradan ve hepimizin doğasında zaten doğuştan var olan şeyleri işaret eder. O yüzden, eğer hiç seyahat etmemişseniz bile, biraz gezip dolaştıktan sonra, pek muhtemel seyahat etmeyi bırakamayacaksınız. Vücudunuza virüs girmiş gibi olacak. Hep bir yerlere gitmek isteyecek, buna can atacaksınız.

Sonuç:

Belki iyi bir işiniz olabilir. Ben emekliyim. Seyahat ediyorum, seyahatlerime devam ediyorum. Yeni seyahat planları yapıyorum. Seviyorum seyahat etmeyi. Yabancı bir dilim yok, sizin de olmayabilir. Yalnız ve tek başınıza seyahat etmekten korkuyor da olabilirsiniz. Çekinmeniz normaldir. Seyahat için ayırabilecek yeterince param yok da diyebilirsiniz. Bu işler size çok pahalıya mal olacak gibi gelebilir. İçinizde istek oldu mu, bunların hiçbiri problem olmaz, kafanızda problem gibi olan şeyler gezilerinizle birlikte yok olup gidecektir. Yeter ki siz bir yerden başlamaya cesaret edin, deneyin!

Yalnız şu farkı bilmemiz de gerekir: Seyahat etmek ve tatile çıkmak çok farklı şeylerdir. Seyahat edenler macera peşinde koşarken, tatile çıkanlar genelde aynı yerde kalmaya, kafa dinlemeye giderler. Tatilde harekete yoktur. Seyahat eylem demektir. Eğer siz de tatil yapmaktan çok, gezip, görüp, öğrenip kendinizi olabildiğince geliştirmek peşindeyseniz, düşün hayallerinizin peşine. Bir kere niyetlenin, sandığınızdan çok daha kolay olacak her şey.

Dünyanızın ne kadar küçük ve hayallerinizin ne kadar büyük olduğunu keşfetmeniz için sizi seyahat etmeye davet ediyorum. Sizi temin ederim, pişman olmayacaksınız.


Reklam

reklam