Site İçi Arama

kultur-sanat

Doğamız Bizi Biz Yapıyor: İyiler ve Kötüler

Doğamız gereği birçok konuda sağımızda solumuzda ne varsa ona göre birtakım kuramları üretiyoruz. İşte bakın parmaklarımız yüzünden matematik onlu düzen üzerine gelişmiş.

Beş değil de üç parmağımız olsaydı hayat nasıl olurdu sizce?

Ben tahayyül edemiyorum. Sanırım üç parmakla da yaşamanın bir yolunu bulurduk. 

Belki piyano çalanlar biraz zorlanırdı.

Bir de on parmak yazı yazanlar da biraz zorlanırdı herhalde.

Dedim ya, getirisini götürüsünü çok iyi tartamıyorum.

***

Ancak üç parmağımız olsaydı kesinlikle değişiklik olacak bir konuyu biliyorum.

Matematik!

Sayılar bugün olduğu gibi onlu düzende olmayacaktı, bu kesin.

Hadi diyelim aynı sistematikte matematik her halükârda bulunacaktı. Yani üç parmaklı bir insanlık için bu durumda muhtemelen altılı sistem esas olacaktı.

Sıfır, bir, iki, üç, dört, beş ve altı artık şu anda matematikte onu kullandığımız gibi ikinci basamak olacaktı.

Sonrasında altı bir, altı iki, altı üç, altı dört, altı beş ve bakın burasını bilemedim, onlu düzendeki yirmi gibi altılı sistemde ikinci dönümde başka bir sözcük kullanılırdı herhalde. Zaten altı da muhtemelen farklı bir şey olabilirdi.

Kısacası bambaşka bir matematik düzeni olurdu.

***

Okuldayken farklı sistemlerde matematik üzerine bir ara bilgi almıştık diye hatırlıyorum.

Çok garip formülleri vardı. Şimdi doğrusunu istiyorsanız hatırlamıyorum.

En azından bilgisayarlar ikili sistemde çalışıyorlar, bunu biliyorum. Birler ve sıfırlar. İngilizcesi ile on ve off, açık ve kapalı, enerji var ve enerji yok, bilgisayarlar böyle çalışıyorlar. Gri alan yok, her şey gayet basit. Enerji var, enerji yok! Ama milyarlarca böyle devre!

Gerçi şimdi kuantum bilgisayarları yaptılar, aynı anda hem açık, hem kapalı olan devreler, kuantum konumu.

Biraz karışık bir konu, bu yazının da konusu değil, o yüzden detaya girmeyeceğim.

***

Evet, insanoğlu on tane parmağı olduğu için bir şekilde onlu düzende matematik geliştirmiş.

Bu durum belki de hafızasının da bu yönde gelişmesine etki etmiş olabilir.

Hafızamız nasıl çalışıyor acaba?

Bilgisayarlar gibi on ve off konumunda hafıza hücrelerimiz mi var, yoksa sistem çok daha farklı mı işliyor?

Bu konuda bilim insanları halen daha araştırma yapıyorlar bildiğim kadarıyla.

Henüz kesin bir şekilde de çözemediler beynimizi.

***

Doğamız gereği birçok konuda sağımızda solumuzda ne varsa ona göre birtakım kuramları üretiyoruz.

İşte bakın parmaklarımız yüzünden matematik onlu düzen üzerine gelişmiş.

Newton’un başına elma düşmüş, o da fizik kurallarını oturtmuş. Gerçi kimi konularda yanlış düşünmüş, ama olsun, o da oldukça çok faydalı olmuş insanlığa.

***

Başka neleri sayabiliriz?

Ellerimiz, ayaklarımız ve etrafımızda gördüklerimiz. Bitkiler, hayvanlar, dağlar taşlar…

Bir de türdeşlerimiz var tabii ki, insanlar!

Tarih boyunca biz insanlar birlikte yaşamayı tercih etmişiz. Doğanın bizi buna zorladığını düşünüyorum. Doğadaki kimi olaylar insanların tek başına başa çıkabilecekleri türden değil.

Doğal olarak birbirimizle ilişkilerimiz üzerine de bir sürü kuram geliştirmişiz. 

Sosyoloji! 

Sosyolojinin kurucusu Auguste Comte olarak biliniyor. 

Sosyoloji öyle pozitif bilimler gibi, matematik gibi (matematik bir bilim değildir!) birtakım kesin kurallara bağlı bir bilim değil. 

İnsan ilişkileri oldukça karışık konular. Uzmanları bir sürü kitaplar yazmışlar, kalın kalın kitaplar hepsi.

Doğrusu oku oku bitmiyor.

Ama insanların da aynı bilgisayarların çalışma düzeninde olduğu gibi iki tip olduğunu söyleyebilirim.

İyiler ve kötüler!

Sosyoloji işte bu düzene göre işliyor.

Garip olan da herkes kendisini iyiler kümesinde sayıyor. Herkesin kendince yaptıklarına bir cevabı oluyor. Ancak ne yapıyorsak birileri bundan bir şekilde iyi ya da kötü yönde etkileniyor.

***

Bir gün aramızdaki sorunları çözerek insanlık olarak barış içinde yaşamamız dileklerime.

Moskova’dan herkese sevgi ve saygılarımla

Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Tüm Makaleler

  • 15.08.2023
  • Süre : 3 dk
  • 649 kez okundu

Google Ads