logo

Makalelerinizi bugün paylaşmaya başlamanız için yeni nesil blog sitesi, strasam.org

STRASAM.ORG

Sitemizde yazar olmaya ne dersiniz ?

STRASAM.ORG, strateji, siyaset, savunma, ekonomi, tarih, hukuk, uluslararası ilişkiler, NATO, çevre ülkeleri vb. alanlara yönelik yapılan araştırma ve analizleri yayımlamak maksadıyla oluşturulmuş bir platformdur.

Başvuru Yap

Türkiye

Büyükesat Mahallesi, Uğur Mumcu Caddesi, No 87/4, 06900 Çankaya/ANKARA

Ara: +90 531 278 24 12

[email protected]
kultur-sanat-ve-egitim

Size göre Noel ve Yılbaşı aynı mı?

Her alanda yeni bir başlangıç anlamı taşıyan yeni yıl, dünyada birçok ülkede değişik gelenek ve etkinliklerle kutlanır. Bütün kutlamaların ortak amacı ise, gelecek yılın güzellikler getirmesi dileğidir. 31 Aralık'ı 1 Ocak’a bağlayan ve Miladi takvim başlangıcı olan yılbaşı ile Noel temelde birbirinden farklı ancak tarihlerinin yakın olması sebebiyle ülkemizde bazı kesimler tarafından aynı olarak kabul ediliyor.

Serbest Yazar Fatma Aksoy GÜRKAN
Serbest Yazar Fatma Aksoy GÜRKAN

Tüm Yazıları için tıklayınız


  • 29.12.2021
  • Süre : 6 dk
  • 779 kez okundu

                     “Yeni Yılda Herkes Sağlıklı ve Mutlu Olsun”                   

Her alanda yeni bir başlangıç anlamı taşıyan yeni yıl, dünyada birçok ülkede değişik gelenek ve etkinliklerle kutlanır. Bütün kutlamaların ortak amacı ise, gelecek yılın güzellikler getirmesi dileğidir. 31 Aralık'ı 1 Ocak’a bağlayan ve Miladi takvim başlangıcı olan yılbaşı ile Noel temelde birbirinden farklı ancak tarihlerinin yakın olması sebebiyle ülkemizde bazı kesimler tarafından aynı olarak kabul ediliyor. Noel İsa’nın doğumunu kutlamak için tüm Hıristiyan dünyasının 25 Aralık’ta ve 6 Ocak’ta kiliselere giderek ayin yapmasıdır ve bu anlamda Noel dini bir kutlama olarak biliniyor. Yılbaşı ise dini bir anlam taşımaksızın tüm dünya insanlarının bir araya gelerek yeni gelen yılı karşılamak için yaptıkları kutlamadır.  Hristiyanlar, Noel’i İsa’nın doğum günü olarak kutlar ve yılbaşı kutlamalarını Noel kutlamalarıyla tatil olarak birleştirirler. Müslümanların çoğu ise yılbaşını yeni bir yılın gelişi olarak kutlarlar.  Bazı Hristiyan mezhepleri, Noel ve yılbaşına Hristiyan kaynaklı değil de pagan (putperest) kökenli olduğu gerekçesi ve Noel’in dünyevileştirilmesi ve ticarileştirilmesine karşı çıkarken, Müslüman gruplar ise yılbaşı ve Noel'in İslamiyet ile ilgisinin olmadığı ve yılbaşı kutlamalarındaki Noel Baba, çam ağacı, hindi, içki, hediye alıp verme gibi adetler gerekçesiyle karşı çıkmaktadır. Noel ve yılbaşı neden tartışılıyor, Noel’in kökeni nedir, yılbaşı kutlamalarına ve yılbaşı kutlama adetlerine neden karşı çıkılıyor?

Noel ve Yılbaşı Kutlamaları

Noel kelime olarak, İngilizce’de “Mesih’in ayini-Hz. İsa’nın doğum kutlamaları” anlamını taşıyan “Christmas” ile açıklanmaktadır. Eski İngilizce de "Cristes maesse" olarak Christmas kelimesi 1123'te ortaya çıkmış, 1568’den itibaren olarak kullanılmaya başlanmıştır. Dini ve tarihi kaynaklara göre, Hıristiyanlıkta ilk üç yüzyılda İsa Mesih’in doğumunu kutlama anlayışı oluşmamış ve Noel veya Christmas adlı herhangi bir kutlamaya rastlanmamıştır. Bu dönemde, İsa’nın doğumuyla ilişkilendirilecek tek kutlama olarak bazı Doğu Kiliselerinin İsa’nın kurtarıcılık göreviyle ortaya çıkışının alameti olarak Yahya peygamber eliyle vaftiz oluşunu kutladıkları 6 Ocak’taki Epifani kutlamalarıdır. Epifani kutlamalarının ortaya çıkmaya ve yaygınlaşmaya başladığı dönemde, Hıristiyan dünyasında İsa’nın doğumunu kutlama geleneği henüz oluşmamıştır. Din ve tarih uzmanlarına göre, Dini kaynaklar İsa’nın doğumu hakkında fazla bilgi vermediği için İsa’nın doğum yılı ve günü belli değildir. Ayrıca Kitabı Mukaddes’te Noel bayramının kutlanması ya da kutlanmaması yönünde herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır.

Katolik ve Protestanlar Noel'i 25 Aralık'ta kutlarken Rusya, Gürcistan, Belarus, Mısır, Sırbistan, Etiyopya ve Kazakistan gibi ülkeler 6 Ocak'ı 7 Ocak'a bağlayan geceyi Noel olarak kabul ediyor. Katoliklerle Ortodokslar arasındaki Noel tarihine ilişkin farklılık iki tarafın farklı takvimleri benimsemesinden kaynaklanıyor. Bugün dünyada en yaygın olarak kullanılan Gregoryen Takvimi (Miladi Takvim), Katolik Kilisesi'nin lideri Papa XIII. Gregorius tarafından 1582 yılında uygulanmaya başlanmıştır. Paskalya Bayramı'nın ilkbahar ekinoksuna denk gelmesi için benimsenen takvime göre Noel de 25 Aralık'a denk geliyor. Kilisenin bu tarihi, pagan Saturnalia festivalinin geleneklerini benimsemek ve özümsemek için seçtiğine inanılıyor. Hıristiyanlığı benimseyen pagan Roma halkı; güneşin doğumunu kutlama konusundaki eski Paganist alışkanlıklarını terk edememiş ve bu geleneği Hıristiyan inancı ile bütünleştirmişlerdir. Hz. İsa’nın kurtarıcı tanrı olduğuna inanan Hristiyanlar, güneş tanrısının doğum günü kabul edilen 25 Aralık tarihini Hz. İsa’nın doğduğu gün olarak kabul ederek bu geceyi miladi yılbaşı ve Noel olarak her sene kutlamaya başlamışlardır. Tarihsel süreçte İsa’nın doğumu hangi tarihte kutlanırsa kutlansın, Noel Hıristiyanlar için kutsal bir zaman dilimi haline gelmiştir.

Ancak, günümüzde, Noel kutlamalarına verilen önem değişmiştir. Artık birçok Hıristiyan’ın İsa Mesih’in doğum günü öncesinde oruç tutmadığı ve onun doğum anını beklemeye yönelik gece ayinine katılmadığı gözlemlenmiştir. Günümüzde Noel’i dini ya da laik kutlayan Hıristiyanlar olduğu gibi kutlamayan Hıristiyanlar da vardır. Yapılan araştırmalarda Noel’i kutlamayanların öne sürdükleri gerekçeleri şöyle sıralayabiliriz:

  • İsa’nın doğum tarihinin kesin olarak bilinmemesi,
  • Kutsal Kitap’ta kutlanıp kutlanmayacağına dair net bir bilginin olmaması,
  • Noel geleneklerinin Paganizmden geldiği inancı ve diğer kültlerin etkisine dair görüşlerin yer alması,
  • Günümüzde Noel Baba gibi efsanevi figürlerin buna dahil edilmesi,
  • Günümüzde Noel’in giderek ticarileşmesi

Noel’e ve Yılbaşına Özgü Semboller

Noel/Yılbaşı Ağacı:

Noel Bayramı’ndaki Noel Ağacının da kökeni paganlar tarafından kutlanan "kış gündönümünden geliyor. Paganlar bu tarihlerde evlerini çam ağacı dallarıyla süsler veya ufak çam ağaçlarını evlerine getirirlermiş. Bunun tek amacı, zorlu kış gelirken, kış boyunca da diri kalabilen çam ağaçlarının "baharı hatırlatmasıdır. Yaygın düşünceye göre, pagan gelenekleri neredeyse birebir aktarılmış ve dinler tarafından benimsenmiştir. Bu yüzden, Noel gecesiyle ilgili olarak yapılan çam ağaçlı ve eğlenceli uygulamalar, dini değil folklorik bir uygulama olarak değerlendirilmektedir. Tarihi kaynaklara göre, Noel Yortusunda kullanılan Noel ağacı ilk defa 1521 veya 1605’te Almanya’da ortaya çıkmıştır. Almanlar ilk olarak Ren Nehri kıyılarında “Cennet Ağacını” temsil eden köknar ağacını ışıklar, meyveler ve parlak süslerle donatmışlardı. Çam ağacındaki bu aydınlatmaların, Yule Festivalinden kaynaklandığına, o mumların ölümsüzlüğü temsil ettiğine, kötü ruhları ve canavarları kovduğuna inanılırmış.

Elektrikli Noel ışıkları da Noel’in küresel ekonomideki ticarileşmesine örnek olarak, Almanların ağaçlarına yerleştirdiği eski ve geleneksel olan mumların modern bir alternatifidir. 1882'de, Thomas Edison’un iş ortağı olan Edward H. Johnson, renkli elektrikli ışıklarla aydınlatılan ilk Noel ağacını oluşturmuştur. Bu uygulama, kısa sürede dünyanın dört bir yanına yayılmıştır. Kitaplardan oluşturulan çam ağacı, laik ailelerin en sık başvurduğu tercihler arasında yerini almıştır.

Noel Baba (Santa Claus):

Noel bayramının temel unsurlarından biri Noel Babadır. Noel gecesi çocuklara hediyeler dağıttığına inanılan efsanevi bir kişidir. Küçük çocuklar, Noel hediyelerini Noel Baba’nın getirdiğine inanırlar ve tabi ki Noel Babayı çok severler. Noel Baba efsanesi Anadolu’da yaşamış Aziz Nicolas ile ilişkilendirilir. Aziz Nicolas MS. 300 yıllarında Patara (Fethiye yakınlarında bir antik kent) olarak bilinen Demre (Antalya-Kaş) ’de doğmuş ve orada Başpiskoposluk yapmış biridir. Noel Baba Aziz Nicolas ile ilişkilendirildiği ve Antalya’da Başpiskoposluk yaptığı için, 1981 yılından itibaren her yıl Antalya Demre’de Noel Baba şenlikleri düzenlenmeye başlanmıştır. Kilise restore edilmiş ve bahçesine Noel Baba heykeli dikilmiştir. Bu durumu bazı kesimler kültürel etkileşimle yorumlarken bazı kesimler ise misyonerlik faaliyetlerinin uzantısı olarak yorumlamaktadırlar.  Ortak fikir ise, Noel Baba İsa’nın doğum gününde çocuklara hediye dağıtan efsane kişi olarak Aziz Nicolas ile herhangi bir ilgisinin olmadığıdır.

Aziz Nicholas’ın Noel Baba'ya dönüştürülmesi ilk defa Almanya’da gerçekleşmiş ve bu gelenek daha sonra reform kiliselerinin çoğunlukta olduğu ülkelerde yayılmıştır. Noel Baba halk arasında Hıristiyanlığın en önemli kültür öğelerinden biri olarak ün kazanmıştır. Ancak, Noel Baba figürünün doğrudan Hristiyanlık ile ilgili olduğu düşüncesi yanlıştır çünkü Noel Baba figürü ABD'ye 18. ve 19. yüzyıllarda Alman ve Hollandalı göçmenlerle birlikte gelmiştir. Noel Baba, zamanla yılbaşı kutlamalarının vazgeçilmez bir öğesi haline gelmiştir. 1890'da tüccar James Edgar, Noel Baba'yı taklit eder gibi giyinip Brockton, Massachusetts’teki mağazasının koridorlarında çocukları karşılayarak unutulmaz bir gelenek başlatmış ve bu zamanla yaygınlaşmıştır. "Temsili Noel Babalar" o zamandan beri mağazaların ve son yıllarda alışveriş merkezlerinin vazgeçilmez Noel ve yılbaşı simgelerinden biri haline gelmiştir.

Noel/Yılbaşı Hediye ve Kartları:

1. yüzyılın başlarından itibaren Noel, dinî motiflerinden arınmış, hediye alışverişi etrafında yoğunlaşan bir bayram olarak kutlanmaya başlamıştır. Dünyada yaşanan sosyo-ekonomik değişimlerden Noel kutlamaları da etkilenmiştir. Noel sezonu, dikkat çekecek şekilde birçok ülkede ekonominin canlandığı bir dönem olmaya başlamıştır. Birçok ülkede her yıl kasım ayının dördüncü perşembe günü kutlanan Şükran Gününün ertesi günü olan Cuma günü “Noel alışveriş festivali” başlar ve satışların artması sağlanır.

Noel kutlamalarına ilk dönemlerden beri Püritenler gibi heretik hıristiyanlar Noel’in barbar ve pagan adetlerinin kalıntısı olduğu düşüncesine karşı çıkmışlardır. Ayrıca, günümüz Noel kutlamalarıyla ilgili karşı çıktıkları diğer konu; Noel’in dini anlamının kaybolması, daha dünyevi ve ticari bir hale getirme çabaları olarak hediyeler ve yiyeceklerin gittikçe daha fazla önem kazanmaya başlamasıdır. Noel’in giderek ticarileşen bir bayram haline gelmesi bu bayramın dini kökenlerden geldiğini vurgulayan dindar kesim tarafından endişe ile karşılanmaktadır. Bu endişelerinde haksız sayılmazlar çünkü 2019'da Gallup tarafından yapılan bir ankete katılan her 10 Amerikalıdan 9'u, Noel'i kutladıklarını söylemiş ancak katılımcıların sadece %35'i bayramı "son derece dindar" olarak gördüğünü belirtmiş.

Sonuç olarak, din ve tarih otoriteleri tarafından Noel, İsa’nın doğumunu kutlama olarak dini kaynaklı ancak pagan adet ve kutlamalarına dayanan bir bayram olarak nitelendirilmektedir. Mitolojik figür olan Noel Baba ve çam ağacı ve hediyeleşmek günümüzdeki seküler Noel kutlamalarının temel unsurlarıdır. Noel kutlamalarının yılbaşı ile aynı günlere denk gelmesiyle bu kutlamalar birleştirilmiştir. Aynı zaman diliminde kutlanmalarından dolayı da bir gibi algılanmaktadır.

Türkiye’deki Yılbaşı Kutlamaları

Ülkemizde, 1935 yılında yapılan takvim değişikliği ile günümüze kadar 31 Aralığı 01 Ocağa bağlayan gece yeni yıl başlangıcı (miladi takvim yılbaşı) olarak kutlanmaktadır. Hıristiyanlar Noel ve yılbaşını İsa’nın doğum günü olarak kutlarken Müslümanların çoğu yeni bir yılın gecesi olarak sosyal bir adet olarak modern dünya ile birlikte ortak bir kültürü paylaşmak adına kutlamaktadır. Ancak, küreselleşmenin etkisiyle ortaya çıkan kültürel etkileşim sonucu son yıllarda yılbaşı kutlamalarımızda Noel kutlaması mitolojik figürlerinden olan Noel Baba, Noel ağacı ve Noel hediyeleşmesi gibi olguları ülkemizde de görüyoruz.

Türkiye’de eskiden yılbaşı, ailelerin bir araya gelerek, özenle hazırlanmış yemekler eşliğinde sohbetler edilerek, piyango çekiliş sonuçlarını heyecanla bekleyerek, tombala oynayarak ve eğlenceli televizyon programları özellikle belirtmek istiyorum saat 00:00’a doğru çıkan dansözleri izleyerek kutlanırdı. Fakat son yıllarda, dışarda eğlence yerlerinde yılbaşı özel programları düzenleniyor, maddi imkânlar doğrultusunda otel veya restoranlarda yılbaşı kutlanıyor. Yılbaşı kutlaması evde olacaksa evde hazırlıklar yapılıyor; mesela çocukların isteği üzerine plastik çam ağaçları alıp ışıklandırarak süsleniyor, özel yemekler yapılıyor ve aileler bir araya gelip yeni yıl beraber karşılanıyor. Çeşitli yılbaşı süsleriyle sokak ve caddelerde özel ışıklandırmalar yapılıyor, havai fişek gösterileri ve açık hava konserleri düzenleniyor. Saat 00.00’a on saniye kala tüm dünyada aynı olduğu gibi ülkemizde de herkes 10’dan geri saymaya başlıyoruz ve yeni yılı coşkuyla heyecanla, yeni umutlar ve güzelliklerle karşılıyoruz. Yani, Türkiye’de inşanlar yılbaşını yeni bir yılın ilk gecesi olarak eğlenmek ve modern bir dünya ile birlikte ortak bir kültürü paylaşmak adına kutluyor.

Türkiye’deki Müslümanlar Noel’i değil yılbaşını kutlarlar. Son yıllarda Batı kültürünün bir parçası olarak kabul edildiği için yılbaşı kutlamalarına ve yılbaşında çam ağacı alıp süslenmesine yönelik ülkemizde kültürümüzü olumsuz etkilediği iddia edilmiştir. Bu türden bir kutlamanın kültürümüzde olmadığı düşüncesi oluşmuştur. Ancak, Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’a göre, yılbaşı kutlamaları “Yeniden Doğuş-Çam Bayramı” olarak eski Türk geleneğidir ve Noel’in geçmişteki adı Nargudan’dır. Türkler’in tek tanrılı dinler döneminden önceki inançlarına göre, yerin göbeği sayılan yeryüzünün tam ortasında bir Akçam Ağacı bulunurdu. Bu ağacın tepesi de gökyüzünde oturan tanrı Ülgen’in sarayına kadar uzanır ve buna ‘hayat ağacı’ denirdi. Tanrı Ülgen, insanların koruyucusu olarak sakallı ve kaftan giymiş şekilde sarayında oturup geceyi, gündüzü ve güneşi yönetirdi. Türklerde Güneş’in çok önemli olduğunu belirten İlmiye Çığ’a göre, o dönmedeki Türklerin İnançlarına göre, gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık’ta gece, gündüzle savaşır ve uzun bir savaştan sonra gün geceyi yenerek zafer kazanırdı. Bu durum, güneşin yeniden doğuşu, yeni doğum anlamına gelirdi ve Türkler bu bayrama ‘Nardugan’ diyorlardı. Nar; güneş, tugan ise ‘doğan’ anlamındadır. Türkler, güneşin zaferini ve yeniden doğuşunu, büyük şenliklerle Akçam Ağacı altında kutlarlardı. Ayrıca Çığ, batıda Noel, ülkemizde ise yılbaşı olarak kutlanan ve eski Türkler’ de Nargudan olarak bilinen bayramın Hun akınıyla Avrupa’ya taşındığını ve yayıldığını da belirtmektedir. Ona göre, batı dünyası Hristiyanlıkla birlikte Nargudan törenini İsa’nın doğumuyla ilişkilendirip Noel adıyla kutlamaya başladılar.

Ülkemizdeki yılbaşı kutlamalarının dini içeriği olmadığının ve sadece eğlenmek amacıyla kutlandığının bilinmesine rağmen genelde her yıl “yılbaşı kutlamak haram mı, günah mı, ya da kültürümüze uygun mu benzeri soruların sorulduğu sokak röportajları yapılıyor. Ayrıca yapılan röportajların daha ziyade muhafazakâr kesim tarafından yapıldığını belirtmek istiyorum. Merak ettiğim şey, yılbaşının dansözlerle kutlandığı zamanlarda, yılbaşı haram mı değil mi, caiz mi değil mi ya da kültürümüze uygun mu değil mi diye günümüzdeki kadar sorgulanmış mıdır?

Yılbaşı Röportajları

2018-2019-2021 Sokak Röportajları

26 Aralık 2018 Kayseri sokak röportajında 43 kişiye “yılbaşı kutlamak günah mıdır sorusuna

  • 19 kişi günahtır çünkü: “kültürümüze uygun değildir”, “dinimizce haramdır”, “Müslümanlıkta öyle bir şey geçmiyor Hıristiyanlığa ait bir şey”, “Noel ağacı günah” şeklinde cevap verilmiştir.
  • 17 kişi günah değil çünkü: “Noel bayramı olarak kutlandığını düşünenler var ama dinle ilgisi yok”, yılbaşı değil Noel kutlamak günah”, “yeni yıla girmenin heyecanı, sevinci ve eğlencesi”, “Avrupalının yaptığı her şeyi yapıyoruz günah değil de o mu günah” şeklinde ifade edilmiştir.
  • 7 kişi ise yılbaşı kutlamanın günah olup olmamasını nasıl kutlandığına bağlı olarak değiştiğini ve içki içerek kutlanırsa günah olarak nitelendirmişlerdir.

24 Aralık 2019 İstanbul Bakırköy Sokak röportajında 24 kişiye “Müslüman yılbaşı kutlar mı diye soruluyor.

  • 9 kişi kutlar demiş ve sebepleri “Noel farklı yılbaşı farklı, kutlasın eğlensin insanlar”, “dinen sakıncası yoktur, içki içiyorsa kendini ilgilendirir, “dinimizce sakıncalı değil ama din işleri uygun bulmuyor” olarak ifade edilmiştir.
  • 11 kişi kutlamaz olarak cevap vermiş ve önceki yıllar gibi “İslam dininde ve bizim kültürümüzde öyle bir şey olmadığı” dinimizde yerinin olmadığı ve caiz olmadığı şeklinde sebepler belirtilmiştir.
  • 4 kişi ise soruyu “isteyen kutlar istemeyen kutlamaz”, herkesin dini kendisine ve Müslümanlıkla yılbaşının ilgisi yok” olarak cevaplamışlardır.

19 Ara 2021 tarihinde İstanbul’da yapılan sokak röportajında 9 kişiye “yılbaşı ile alakalı bir hazırlığınız var mı?” Verilen cevaplar:

  • “Hazırlık yapamıyoruz, ekmek olmuş 3,5 TL, yok eski tat tuz kalmadı”,
  • “Hazırlık yok, kemer sıkma moduna geçmişiz, faturalara yetişemiyoruz”,
  • “Para olsa yapardık”,
  • “Hazırlık yok çünkü yılbaşının bizimle alakası yok”,
  • “Zaten geçinemiyoruz bir de yılbaşıyla mı uğraşacağız”,
  • “Müslüman yılbaşı kutlamaz”,
  • “Kültürümüze uygun olmadığı için kutlamıyoruz”,
  • “Para yok olsa hazırlık yapardık”,
  • “Hazırlık yok çünkü her gün ile aynı diğer günlerden farkı yok"

26 Ara 2021 tarihinde Adana’da yapılan “Yılbaşı hakkında ne düşünüyorsunuz? Yılbaşında ne yapmayı planlıyorsunuz?” sorularının 21 kişiye sorulduğu sokak röportajında verilen cevaplar 3 grupta aşağıdaki gibidir

  • Günah: 5 kişi günah olduğunu ve Müslümanlığa aykırı olduğu için kutlamadıklarını söylemişlerdir.
  • Kutlamıyorum: 6 kişi “sıradan herhangi bir gün olduğunu düşündükleri için kutlamayacaklarını”, “sadece yeni yıl, özelliği yok”, “normal bir gün”, “Geçen sene de aynıydı, bu sene de aynı. Hiçbir beklentim yok.” sözleriyle ifade etmişlerdir.
  • Para yok: 9 kişi para olmadığı için kutlayamayacaklarını şu sözlerle dile getirmişlerdir: “para yok, eve götürecek ekmek yok”, para yok evden çıkamıyoruz”, ekonomik durum kötü hiçbir şey yapamıyoruz”, “işten eve evden işe, para yok”, “ekonomik durum yok, sadece yaşayacak kadar para kazanabiliyorum”, “Bir şey yapmayı planlamıyorum çünkü yok”.

2020 yılında yılbaşında Covid-19 salgını nedeniyle 4 gün sokağa çıkma kısıtlaması uygulanmıştı. Bütün dünyada insanlar evlerine kapanmıştı ve salgın yüzünden aileler yılbaşı dahil bayramlarda bile bir araya gelememişlerdi. 2020-2021 küresel covid-19 salgını ayrıca bütün dünyada ekonomik krize sebep oldu. Bütün dünya hala Covid-19 virüsünün varyantlarıyla mücadele ederken ülkemiz hem virüsle hem de ekonomik kriz ve geçim sıkıntısı ile mücadele etmeye çalışıyor. Öyle ki, ülkemizdeki ekonomik krizin boyutu ve etkileri, insanların evlerinde bile yılbaşı için hazırlık yapamayacak duruma getirmiştir.  Yukarıdaki röportajlardan da anlaşılacağı gibi 2018 ve 2019 yıllarında yapılan röportajlarda verilen cevaplar yılbaşı kutlamalarının dinimize kültürümüze uygunluğu tartışılırken bu yıl insanların daha çok verdiği cevap “yok, para yok” olmuştur.  Yani bu yılki ekonomik kriz Noel kutlamaları ile yılbaşı kutlamalarını aynı gören muhafazakâr kesimin yılbaşı kutlamalarından duyduğu rahatsızlığı gidermiştir. İnsanlarımız yılbaşı kutlamalarının kültürümüzde var mı yok mu, kültürümüze uygun mu değil mi, İslam’a göre günah mı değil mi sorgulamalarını düşünecek durumda değildir.

Kaynaklar

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/184586-

http://isamveri.org/pdfdrg/D03262/2014_10/2014_10_DOLEKI.pdf-

https://www.history.com/topics/christmas/history-of-christmas

https://evrimagaci.org/yilbasi-ve-noel-arasinda-ne-fark-var-yilbasi-kutlamalari-farkli-kultur-ve-cografyalarda-zaman-icinde-nasil-evrimlesti-4856

https://tr.wikipedia.org/wiki/Nardugan

https://www.youtube.com/watch?v=ynf4HjxtPeI

https://www.youtube.com/watch?v=nPfhJXEdIT0

https://www.youtube.com/watch?v=myYnjEq_apY

https://www.youtube.com/watch?v=hCI2Mrca4g8


Google Ads