Site İçi Arama

kultur-sanat

TRT Radyonun Nostaljik “Arkası Yarın” Tiyatroları

Radyo tiyatrolarında zamanın ruhuna uygun olarak çok nazik konuşma diyalogları olurdu. Hani eski filmlerde de olur ya, işte öyle, aslında şimdilerde biraz da bana yapmacıkça gelen o nezaket içindeki diyaloglar duyarsınız radyo tiyatrolarında.

Bazen YouTube’da rast geliyorum, bir işim olduğunda açıp bir yandan işimi yaparken bir yandan da radyo tiyatrosu dinliyorum.

Sanırım eski radyo tiyatrolarını YouTube’a aktarmışlar. Bence muhteşem olmuş.

Dinlerken hep o eskiden, çocukluğumda bizim evde dinlenen radyo tiyatrolarını anımsıyorum.

***

Radyo tiyatrolarında zamanın ruhuna uygun olarak çok nazik konuşma diyalogları olurdu.

Hani eski filmlerde de olur ya, işte öyle, aslında şimdilerde biraz da bana yapmacıkça gelen o nezaket içindeki diyaloglar duyarsınız radyo tiyatrolarında.

***

Zıııır… (zil sesi)

- Şu Hülya’nın sınıftan çıkışını görüyor musun Emel? Herkesi itekleyip kapıdan fırladı. Şimdi doğru bahçeye koşar, açıkta satılan ne kadar yiyecek varsa alır yer! Obur kııız!

- Kardeşin hakkında böyle konuşma Sedat! Mademki yaptıklarını beğenmiyorsun, ona iyilikle yol göster. Öğretmenimiz hep böyle demez mi?

- Ne yaparsam yapayım, beni mutlaka anneme şikayet ediyor. 

- Siz ikiz kardeşsiniz, ama huyunuz birbirinize hiç benzemiyor.

- Tabii, o kız, bense erkeğim. Ama o tersine çok yaramaz!

- Nedense bana da pek fazla yanaşmak istemiyor.

- Çünkü sen ondan hem çalışkansın hem de yaramaz değilsin.

- Neyse, üzülme artık. Biz de bahçeye çıkalım mı?

- Peki çıkalım. 

*

- Yarışmaya hangi dalda katılıyorsun?

- Hımm, şiir ve.. A a.. Öğretmenimiz bu tarafa doğru geliyor. 

*

- Ha haa, bahçeye çıkmayan galiba bir tek ikiniz kaldınız Emel!

- Biz de şimdi çıkıyorduk öğretmenim.

- Sedat? Neden suratın asık?

***

İşte böyle, gördüğünüz gibi gayet usturuplu bir dil olurdu radyo tiyatrolarında.

Eski zamanların o tatlı ve hoş dili!

Şimdilerde konuşmalar böyle mi oluyor sizce? 

Sanırım çok değiştik!

Gerçi o zamanlar da böyle diyaloglar sadece filmlerde olurdu, ya da radyo tiyatrolarında.

Bence sokaktaki konuşulan dil o zamanlar da çok daha sert ve samimi sözler içerirdi.

Ancak ne olursa olsun, bence eskiden insanlar birbirlerine çok daha saygılıydı galiba.

***

Arkası Yarın!

Evet böyleydi radyo tiyatrolarının ismi. 

Çünkü radyo tiyatroları kısa piyesler şeklinde olurdu.

Hemen herkes ertesi gün hikâyenin devamı ne olacak diye merakla beklerdi. 

Ertesi gün aynı saatte radyo açık vaziyette o günün radyo tiyatrosu beklenir, günün o saatinde hemen her evde insanların merak içinde bir kulağı radyoda olurdu.

***

Biz çocuklar için de radyoda piyesler olduğunu hatırlıyorum. Benim de takip ettiğim çocuklar için olan radyo tiyatroları vardı yani.

Gerçi şimdi hemen hiçbirini hatırlamıyorum, ama genel olarak bu radyo tiyatrolarının normal bir tiyatrodan temel farklarını hatırlıyorum.

*

Öncelikle her bölümün başında geçmiş bölümlerin kısa bir özeti olurdu. Kısaca hikâye nerede kalmışsa dinleyiciye hatırlatılırdı.

Sonra rüzgâr sesi, zil sesi, araba sesi gibi birtakım sesler aralara serpiştirilmiş olurdu. Ses efektleri!

Yukarıda kısaca bir bölümünü yazdığım “Eskici” adlı piyesin başında da okullardaki ders bitiş zili ile o bölüm başlıyordu.

Bir diğer özellik de her radyo tiyatrosunda bölümler arasındaki geçişlerde kendine özgü geçiş müzikleri olmasıydı.

Son bir konu da bu bir radyo tiyatrosu olduğu için, yani görsel bir anlatım olamadığı için, o sahnenin dinleyici tarafından daha iyi anlaşılabilmesi açısından bazı detayların özellikle konuşmalar arasında iyice anlatılmasıydı.

Mesela:

“Alalım şimdi şu dört yapraklı yoncaya benzeyen altın küpeyi, biraz daha yakından bakalım. İlginç, bakın bunun kenarlarına küçük elmaslar koymuşlar.” gibi o an ne detay dinleyiciye aktarılmak isteniyorsa, o detay güzelce sözle betimlenirdi.

*

Aynı sahne bir filmde olsa kamera o küpeye yakın görüntü ile yanaşır ya, maksat küpenin detaylarının seyirci tarafından iyice anlaşılmasıdır, işte radyo tiyatrolarında da bunu mecburen sesli olarak anlatım yoluyla yapmak zorunda kalırlardı.

***

Bugün artık radyo tiyatroları yapılmıyor bildiğim kadarıyla.

Radyolar (FM kanalları) çoğunlukla artık sadece müzik kanalları konumundalar.

Kimi radyolar da özellikle kimi televizyon kanallarındaki sabah programlarını sabahları radyodan vererek, arabasıyla işe gidenlerin televizyonu radyodan takip ettikleri kanallar olmuş durumdalar. 

Evet, kimi radyolar insanlar sabah haberlerini kaçırmasınlar diye böyle bir hizmet sunuyorlar. 

Bir de sadece ekonomi haberleri sunan radyo kanalları var.

Ama genellikle gün içinde bu radyo kanalları da bir süre sonra müzik programlarına dönüyorlar.

Yani radyo programları eski zamanlardaki popülaritesini çoktan yitirmiş durumdalar bence.

Gerçi internet üzerinden de radyo kanallarını takip etmek mümkün.

Meraklısı için bu da iyi bir hizmet.

İnternet hayatımızın her aşamasına girmiş durumda!

***

Radyo tiyatrolarına dönecek olursak, bu eski radyo tiyatrolarını seslendiren seslendirme sanatçıları arasında kimler kimler yok ki!

Türkiye’de bence seslendirme sanatçıları dünyanın herhangi bir ülkesine nazaran oldukça başarılılar. Çünkü bu konu zamanında çok ciddiye alınmış.

Birçok tiyatro sanatçısı aynı zamanda seslendirmen olarak çalışmışlar.

*

“RadyoTiyatrosu.net” diye bir internet sitesi var.

Bu sitede radyo tiyatrolarını seslendiren sanatçıların isimleri alfabetik sırayla listelenmiş.

Aralarında rahmetli Altan Erbulak’tan tutun, birçoğu artık rahmetli olmuş olan, Ayla Algan’a, Cüneyt Gökçer’e, Derya Baykal’a, Füsun Erbulak’a, Halit Akçatepe’ye, Kenan Işık’a, Lale Belkıs’a, Müşfik Kenter’e, Nevra Serezli’ye, Perran Kutman’a, Rüştü Asyalı’ya, Suna Pekuysal’a, Şener Şen’e, Yıldız Kenter’e, Zeki Alasya’ya, Zuhal Olcay’a kadar binlerce ünlü radyo tiyatrosu seslendirme sanatçısı bu sitede listelenmiş.

Tüm bu sanatçıların seslendirdikleri radyo tiyatroları da isimlerinin altında ayrıca listelenmiş. 

Yani bu site oldukça faydalı bir bilgi kaynağı gibi geldi bana.

Site yöneticilerini gönülden tebrik ediyorum.

***

Evet, tavsiye ederim, siz de özlediyseniz internet üzerinden radyo tiyatroları dinleyebilirsiniz.

Bilmiyorum, benim hoşuma gidiyor.

Fırsat buldukça ben eski radyo tiyatrolarını dinlemeye çalışıyorum.

Moskova’dan herkese sevgi ve saygılarımla

Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Tüm Makaleler

  • 21.07.2023
  • Süre : 4 dk
  • 1107 kez okundu

Google Ads