Site İçi Arama

kultur-sanat

Bangalore Nerededir? Bangalore Gezmeye Değer mi? 

Bangalore şehri Hindistan’ın güney orta bölgesinde bulunmaktadır. Denize oldukça uzakta olması ve herhangi bir kıyısı bulunmamasına rağmen tropikal özelliklere sahip olup, yılın her döneminde 20 ila 35 derece arasında sıcaklığa sahip olma özelliği taşımaktadır. Şehri önemli kılan özelliklerin başında ise Asya kıtasının “Silikon Vadisi” olarak tanımlanmasından gelmektedir. Bilindiği üzere dünya bilişim sektöründeki çalışanların çoğunluğu Hint kökenli insanlardan oluşmaktadır. Bunun nedeni olarak ise; sömürge zamanında ülke insanının, ülke sorunları ve bağımsızlık faaliyetleri ile ilgilenmesini önlemek amacıyla logaritma cetvellerinin ezberletilme çabalarından kaynaklandığı rivayet edilmektedir.

“Incredible India” ifadesine birçok yerde rastlamışsınızdır. Gerçekten bu ülke inanılmaz özelliklere sahiptir. Çok büyük nüfusu ve ekonomisine rağmen, insanlar arasında çok büyük gelir farklılığı ve yaşam standartları bulunmaktadır. Bir tarafta son derece lüks yaşam sürülebilirken, diğer tarafta halkın büyük bir çoğunluğu çok zor şartlarda ve hijyenden son derece uzak bir durumda hayatlarını sürdürmektedir. Yerel halk bu durumun “kast” sisteminden dolayı meydana geldiğini bilir ve kendi inançları doğrultusunda yaşamını sürdürür. Toplumun farklı ekonomik ve sosyal gruplara bölünmüş bir halde; çeşitli haklara sahip bir yaşam felsefesi olarak tanımlanabilecek bu sistemde, en alt tabakadaki halkın durumu son derece olumsuz özelliklere sahip iken, en tepedeki grup ise son derece imtiyazlı imkanlara sahiptir. Aradaki gruplarda ise çeşitli oranlarda bazı haklar mevcuttur. Kastlar arası geçiş mümkün olmayıp, hangi kast içinde doğdu iseniz, o kast özelliklerine sahip olarak yaşamınızı sürdürmek zorundasınız. Her ne kadar son yıllarda bu sistemin kaldırıldığı belirtilse de kırsal kesimde ve şehirlerin birçok kısmında varlığını sürdürmektedir. Uzun bir araştırma konusu olan bu sistem ile ilgili hususları burada kesip, günlük yaşamdaki etkilerini görseller ile sizlere makalem ile birlikte sunacağım.

Bangalore şehrine halihazırda ülkemizden tarifeli sefer ile direkt gelme imkânı bulunmamakta olup, charter seferler veya aktarma ile gelme durumu söz konusudur. Fakat kısa süre içerisinde bu bölgeye de direkt seferlerin başlaması beklenmektedir. İnsanların bu şehre büyük bir oranda ticaret amacı ile geldiği görülmektedir.

Oldukça büyük bir havalimanına sahip olan Bangalore şehrinin iklimi yılın her zamanı ılıman özelliklere sahiptir. Terminalde sizi karşılayan görevlilerden özellikle gümrük sorumlularına karşı dikkatli olmanız gerekmektedir. Son derece kibirli davranışları ile sinirlerinizi zorlayabilirler. Üzerinizde bulunan para ve değerli eşyalar ile ilgili doldurulacak formları en ince ayrıntısına kadar doğru olarak doldurmanız önem arz etmektedir. Üzerinizde bulunan nakit para, yüzük, cep telefonu, IPAD, laptop vb. ayrıntılar bu görevliler tarafından kontrol edilmekte olup, gerektiğinde ilave sorular ile sorgulanmanız ihtimal dahilindedir. Bütün bu işlemler esnasında sabırlı davranmamanız halinde biraz da kasıtlı olarak işlemleriniz uzatılmak olup, dikkatli olmanız önerilmektedir.

İşlemlerin tamamlanmasını takiben terminal çıkışında eğer daha önce transfer bağlantınız yok ise sizleri taksiler konaklayacağınız yere götürmek için beklemektedir. Çok konforlu olmayan taksilerin çoğunda taksimetre bulunmaktadır. Herhangi bir raylı sistem imkânı bulunmamaktadır. Kalacak yer seçiminiz için bütçeniz önemli bir kriter olmakla birlikte, genelde bu ülke için hijyen şartlarına da dikkat edilmesi gerektirmektedir. 5 yıldızlı otellerde 80-100 Amerikan doları ücret ile kalınabilmekte iken, 3 yıldızlı otellerde bu ücret 30-40 Amerikan dolara kadar düşebilmekte ve bu orana bağlı olarak hijyen şartları da değişebilmektedir. Bu ülkeye yapacağınız seyahatte hijyen konusu her daim karşınıza sıklıkla gelecektir. Bu sadece kalacak yer için olmayıp, yeme ve içme imkanları için de geçerlidir. Oteller şehir merkezinde dağınık bir şekilde olup, trafikten etkilenmemeniz mümkün değildir. Bu nedenle trafiği dikkate almadan kendi imkân ve şartlarınıza uygun otel seçimi gerekmektedir.

Trafik demişken sizlere buradaki bazı ilginç özelliklerden bahsetmek gerekmektedir. Trafik İngiliz sisteminde olduğu gibi soldan olup, tüm araçların direksiyonu sağdadır. Bu nedenle alışık olduğumuz usullerden tamamen farklı bir sistem mevcut olup, yaya iken bile son derece dikkatli olmanız gerekmektedir. Çünkü her zaman hemen yakınınızdan bir motor veya “Tuk-Tuk” korna çalarak geçebilmektedir. Kaldırımın üzerinde bile bu araçlar ile karşılaşmanız olasıdır.

“Tuk-Tuk” adı verilen motordan evrilmiş araçlardan daha önceki Uzakdoğu ile ilgili makalelerde bahsetmiştik. Buradakilerin farkı hepsinin yeşil ve sarı renklerde olmasının yanı sıra, yanlarında Dakka-Bangladeş’te olduğu gibi dilencilere karşı demir parmaklıkların bulunmamasıdır.

Bu ülkede küçük araçların dışındaki tüm orta ve büyük ebattaki taşıtların arkasında; “please horn, horn me, don’t signal vb.” ifadelerin renkli ve büyük bir şekilde yazılı olduğunu gördüğünüzde şaşırmayın çünkü burada usul böyledir. Burada hayatınızda (İstanbul’da bile) duymadığınız kadar korna sesi duyacaksınız. Burada trafikte hayat korna üzerine kuruludur ve bizim gibi yabancılar dışında kimse bundan rahatsız değildir. Oldukça yoğun bir trafiğe sahip olan bu şehirde korna sesi kulaklarınızı ilk başta oldukça rahatsız edecektir. Toplu ulaşım olarak otobüsler mevcut olsa da görüntüsü ve şartları dolayısıyla tercih edilmesi biraz güç olabilecektir. Bu nedenle sizlere önerim “tuk-tuk” adı verilen araçların bu amaçla kullanılmasıdır. Hem son derece ekonomik olacak hem de trafik sıkışıklığında alternatif yol ve şartların kullanılabilmesi nedeniyle zaman açısından avantajlı olacaktır. Bunun yanı sıra sıcak havada havadar olması sizler için ayrı bir kazanım olacaktır.

 

Yemek imkanlarına gelince ise sizlere özellikle baharat konusunu hatırlatmam gerekmektedir. Daha önce Hint mutfağına yönelik bir tecrübeniz yok ise buradaki yemekler ilk başta size son derece farklı gelecektir. Bol baharatlı, safran kullanımından ötürü aşırı sarı renkli yemekler oldukça ilginçtir. Son derece zengin yemek çeşitleri mevcut olup, otellerdeki kahvaltıda bile sunulmaktadır. Sulu yemeklerden, krep veya akıtma olarak bildiğimizi “sava” lara kadar son derece geniş bir yelpazede yeme-içme imkânı bulunmaktadır. Bulamayacağınız tek ürün “inek” içeriklilerden olacaktır. İnanışlarına göre kutsal olması nedeniyle “beef” seçeneğine ben henüz herhangi bir yerde rastlamadım. Yolda yaya veya araçla giderken bu tür hayvanlara rastlamanız halinde sizin yolunuzu değiştirmeniz gerekmektedir.

Şehrin silikon vadisi olarak anılmasına ilave olarak ünlü Bollywood filmlerinin çekimlerinin yapıldığı stüdyolar da bu şehirde yoğun olarak bulunmaktadır. Şehirde gezerken buralara yaklaştığınızda çekim için yerel kıyafetler ile buralarda bulunan dublör ve yardımcı karakterdeki çalışanlar ile karşılaşmanız olasıdır. Bunlara ilave olarak botanik bahçesi ve çok görkemli olmayan küçük bir saray dışında önemli bir gezilecek mekân bulunmamaktadır. Hint yaşamını gözlemek ve tecrübe etmek amacıyla yolunuz buralara düşerse bu şehir için 1 gün ayırmanın yeterli olacağı değerlendirilmektedir.

Keyifli geziler dilerim.

Kaptan Pilot Cihan GÜLBAHAR
Kaptan Pilot Cihan GÜLBAHAR
Tüm Makaleler

  • 06.03.2022
  • Süre : 4 dk
  • 1167 kez okundu

Google Ads