Site İçi Arama

kultur-sanat

Baba Adına Göre Kim Kimdir?

Rusya'da “sayın” gibi, “bay”, “bey”, “hanım” gibi özel saygı belirtilen bir hitap şekli yerine direkt baba adıyla birlikte hitap ederek yeterince saygılı bir hitap şekli kullanıyorlar. Soyadları da var tabii ki, ama tüm resmi evraklarında baba adı da geçiyor.

Hasan oğlu Mehmet, Osman kızı Fadime, Abdurrahman kızı Ayşe!

Size böyle hitap edilseydi hoşunuza gider miydi?

Kimi ailelerde tüm erkek bireyler isim tekrarı ile devam ediyor, Kenan oğlu Kenan, oğlu? Oğlu da Kenan oğlu Kenan. Torunu da Kenan oğlu Kenan.

Bazen de iki isim tekrar edip duruyor. Mehmet oğlu Ahmet, Ahmet oğlu Mehmet.

Bu Rusya’daki isim düzeni. Tüm resmi evraklarda ve günlük yaşamda hitaplar bu şekilde. Öyle “sayın” gibi, “bay”, “bey”, “hanım” gibi özel saygı belirtilen bir hitap şekli yerine direkt baba adıyla birlikte hitap ederek yeterince saygılı bir hitap şekli kullanıyorlar.

Soyadları da var tabii ki, ama tüm resmi evraklarında baba adı da geçiyor. 

Adı, baba adı ve soyadı, bu üç bilgi de oluyor tüm evraklarda.

Ben başta pek anlamamıştım bu durumu, öğrendiğimde de garip gelmişti. 

Hatta bana babaadı diye sorduklarında, babam var ama biz baba adı kullanmıyoruz diye aramızda şaka vesilesi de olmuştu bu durum. Basitçe ismimle hitap edebilirsiniz diyordum. Onlara göre biraz garip gelse de, zamanla alışıyorlardı. Hatta bir çoğu adımın ardından Türkçe “bey” demeye bile alıştılar.  

***

Evet, Rus klasiklerinde oldukça çok geçer bu sistem, Lev Nikolayeviç Tolstoy’un Anna Karenina’sında Anna Karenina’nın baba adı Arkadya’dır. Romanda Anna Karenina Anna Arkadyevna olarak geçer. 

Zaten romanın yazarı Tolstoy’un da adı Lev, baba adı ise Nikolay’dır. O yüzden Lev Nikolayeviç denmekte.

***

Peki kimler var böyle kulak aşinalığımız olan şahsiyetlerden?

Mesela Rus edebiyatının bir başka ünlü edebiyatçısı Puşkin var. Bugünkü Rus diline zamanında oldukça çok katkı yapmış olan ünlü şair. Aleksander Sergeyeviç Puşkin! Sergey’in oğlu Aleksander! 

Puşkin kendisi 1799 yılında Moskova’da doğmuş olsa da, annesi İstanbul’da köle pazarından satın alınarak Rusya’ya getirilmiş ve aslen Habeşistan (Etiyopya) asıllıymış. Hatta kaynaklarda annesinin Etiyopyalı prens Abraham Hannibal'ın torunu olduğu yazılı. 

Babası soylu bir aileden olan Puşkin Rus dilinin bugünkü şekline gelmesini sağlayan en ünlü şair olarak biliniyor. Aynı İngilizlerde Şekspir (William Shakespeare) nasıl bugünkü İngiliz diline katkı sağlamış, Puşkin de Rus diline benzer katkılar sağlayan kişi. Sergey’in oğlu Aleksander.

***

Başka kimleri tanıyoruz peki Rus edebiyatından?

Ben Moskova’ya ilk geldiğimde Gogolevski Bulvar’da çalışıyordum.

Nikolay Vasilyeviç Gogol, Vasiliy’nin oğlu Nikolay. Gogol sa Rus edebiyatında iyi bir yere sahip. 1809-1852 yılları arasında yaşamış bir Rus edebiyatçı.

Sonra Dostoevski var, Fyodor Mihailoviç, Mihail’in oğlu Fyodor. 

Karamozov Kardeşler’den tutun da, Suç ve Ceza, Yeraltından Notlar, Delikanl, Beyaz Geceler, Kumarbaz, Budala… Bir sürü eseri var Dıstoevski’nin.

***

Mesela Rus tarihinin en ünlü çarlarından biri, bizim deli Petro dediğimiz, ama aslında oldukça akıllı olan ve Rusların aslında Büyük Petro, ya da birinci Petro dedikleri çarları. Pyotr Alekseyeviç, Aleksey’in oğlu Pyotr.

Sonra Ekaterina var, ünlü çariçelerini, ikinci Ekaterina. Asıl adı Katerina Aleksiyevna, Aleksi’nin kızı Katerina. Rus tarihinde önemli yeri olan bir çariçe. Bizde güya Baltacı’nın çadırına geldi ve Baltacı savaşa son verdi diye bir şehir efsanesi vardır, ama doğruluğu şüphelidir bu hikayenin. Zaten tarihi literatürde bunu ispatlayacak bir kanıt da yoktur. Ama Ekaterina’nın cinsel hayatı üzerine de çok fazla böyle hikayeler olduğu için yakışan da bir iftiradır. 

Bu arada birinci Katerina, yani 1684-1727 yıllarında yaşamış olan çariçenin de babasının adı Aleksi. O da Katerina Aleksiyevna.

Dikkat ettiyseniz erkeklerde baba adları -eviç ekiyle bitiyor, hanımlarda ise -evna ekiyle. Bu durum Rus dilinde sözcüklerin eril ve dişil kullanımı olmasından kaynaklanıyor. Rus dilinde ayrıca sözcüklerin nötür kullanımı da vardır. Biraz karışık bir dildir.

***

Neyse, gelin yakın geçmişe ve günümüze gelelim biraz.

Lenin! Sovyetler Birliği’ni kuran ve kimi Ruslar için özel bir yere konulan devlet başkanı, onların söylemiyle parti genel sekreteri.

Vladimir İliç Lenin! İlya’nın oğlu Vladimir.

Stalin! Gürcü asıllı Lenin’den sonra başa geçen ve zehirlenerek öldürülen devlet başkanları. Çok acımasız biriymiş, halen daha kimi parodi programlarında onun acımasızlıkları şaka yollu eleştiriliyor. Milyonlarca insanı doğramış yeraltındaki mahzenlerde.  En yakın okul arkadaşlarını bile öldürttüğünden bahsediliyor. Çevresinde kendisinden daha akıllı kimse olmasına tahammül edemiyormuş.

Evet, Jozef Visaryonoviç Stalin! Visaryon’un oğlu Jozef. Herkes Stalin olarak biliyor, ama adını bilen yok genelde. Baba adını zaten hiç kimse bilmiyor sanırım.

Hadi bir de Gorboçov’a bakalım. Mihail Gorbaçov. Baba adı Sergey, Mihail Sergeyeviç.

Bir de benim çocukluğumda Brejnev vardı, şu erkek erkeğe dudaktan öpmesini seven devlet başkanları. Leonid İliç Brejnev, onun babası da İlya, aynı Lenin gibi.

Peki bugün? Başta Putin var. Vladimir Putin, ama Putin’in babası da Vladimir, yani tam adıyla Vladimir Vladimiroviç Putin!

***

Güzelmiş değil mi? 

Baba adıyla anılmak Rus kültüründe geçerli bir sistem. Tabii bu sistem Sovyetler Birliği sonrasında bağımsızlığını kazanmış birçok devlette halen daha geçerli bir sistem.

Buna Azerbaycan da dahil. Azerbaycan’ın devlet başkanı Aliev’in resmi evraklarda adı İlham Heydar oğlu Aliev olarak geçiyor.

Kazakistan’da da aynı, devlet başkanları Kasım Cömert Kemeloğlu Tokaev, Kemel’in oğlu Kasım Cömert.

Bizde nedense günlük hayatta pek dile getirilmez baba adlarımız. Ama eskiler bilirmiş, bana yıllar sonra sen Hüseyin’in oğlu değil misin diye görünce soran olmuştu mesela.

Yani eskiler bizde de babalarımızın adları ya da lakapları ile hitap ederlermiş. Ahmet’in oğlu Mehmet! Bursalının oğlu Deniz.

Bu arada artık birçoklarının çift adı oluyor, eskiden göbek adı diye aile içinde ikinci adı olanlar bugün direkt nüfusta çifter çifter adlarla kayıt altına alınıyorlar. 

Yani artık biz de baba adı ile anılalım desek bile olacak gibi değil, uzar gider adlarımız. İki kendi adımız olsa, iki de babamızın adı olsa, İspanyollar gibi say say bitmez herhalde.

***

Tabii yeri gelmişken bir de soyadlarımız konusunda birkaç söz söyleyeyim. Soyadı kanunu sonrasında bu “oğlu” eki artık soyadımızın bir parçası olmuş. Ancak nedense “kızı” demek kimsenin aklına gelmemiş. 

Acaba hanımlar için “oğlu” yerine “kızı” mı desek? Daha mantıklı değil mi? 

Ya da soyadlarından bu “oğlu” ekini tümden kaldıralım! Hem eril bir ek, hem de artık kim bilir hangi dedemiz kimin oğluymuş da oralardan kalmış bu soyadlarımız.

Tabii benimkisi sadece bir düşünce. Yanlış anlaşılmasın, kendi soyadımdan gayet memnunum. Sonuçta ben de “oğlu” ile biten bir soyadına sahibim.

Sadece bazen garibime gidiyor “oğlu” ile biten soyadları, “oğullarından” ya da “gillerden” olsa bir nebze de, böyle de çok uzun oluyor soyadları. O yüzden diyorum, tümden kaldırsak mu acaba bu eki soyadlarından. 

Sonuçta kanuni düzenleme değil mi? Kanunda bir düzenleme yaparak kolayca halledilir herhalde bu konu.

***

Bugün biraz okuduğumuz Rus klasikleri okurken bilinçli okuyalım diye bu konuya girdim. 

Bir de merak edenler için tarihten bazı Rus ünlülerinin baba adlarını vermiş oldum.

Umarım faydalı olmuştur.

Moskova’dan herkese sevgi ve saygılarımla.

Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Tüm Makaleler

  • 19.04.2024
  • Süre : 4 dk
  • 294 kez okundu

Google Ads