Site İçi Arama

kultur-sanat

Yaşıyorsak, Neden Umutlu Olmalıyız?

Tüm olumsuzluklara rağmen bizi bu hayatta ayakta tutabilecek tek şey umudumuz olduğuna inanıyorum. Umudu olmayan insanın yaşam sevinci de olmaz. Yaşamak istemez. O nedenle her birimiz için söylüyorum: Umudumuzu yitirmeyelim.

Hayat hiç-bir zaman stabil değildir. Bu hem insanın doğasında bulunan bir şeydir, hem de varoluş sebebimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Esasında Çinli bir felsefecinin ortaya koyduğu "ying ve yang" felsefesi bunu bizlere çok güzel anlatıyor. Her insanın hayat akışı, pozitif ve negatif değerler arasında bir yaşam boyu gider gelir. İyinin olduğu yerde kötülük, güzelliğin olduğu yerde çirkinlik, doğrunun olduğu yerde yanlışlık vardır. Her şey bir anlamda zıddıyla biliniyor, değer kazanıyor. Çirkinler olmasa güzellerin değerini nereden bilebilecektik, değil mi? 

İşte hayatlarımız bu değerler manzumesi, bu zıtlıklar sarmalı içinde tarihin sarkacı gibi gidip gelir. Biz insanların bu sarkacı yavaşlatmaya ve durdurmaya ne yetkisi ne de iradesi vardır! Hayat bize bunu öğretir, içselleştirir. Sadece doğru zamanda, doğru yerde, doğru insanlarla bulunma şansı hayatımızdaki dalgalanmaları sevimli ve anlamlı bir hale getirebilir. 

Belki aklınızdan şu geçebilir. Ülkemizde hayat şartları o kadar bizleri zorluyor ki, değil bir hayatı bir günümüzü bile nasıl iyi geçirebileceğimizi dahi öngöremiyoruz. Şaşkınlık içinde yaşıyoruz. Gerçekten de ülkemizdeki son durumlara objektif bir bakış açısıyla baktığımızda, hepimiz ekonominin iyi olmadığını, günlük yaşamın insanları mutsuzluğa ittiğini, güvenlik bağlamında çevremizde ortaya çıkan iç ve dış tehditlerin Türk ulusunu tedirgin ettiğini, iç siyasette her türlü kepazeliğin prim yaptığı, ülkemizin kültür ve manevi değerlerinin giderek yozlaştığını, daha doğrusu yozlaşması ve hatta yok olup gitmesi için birilerinin uğraş verdiğini, ormanlarımızın cayır cayır yandığını vb. şeyleri rahatlıkla söyleyebiliriz. 

Tüm olumsuzluklara rağmen bizi bu hayatta ayakta tutabilecek tek şey umudumuz olduğuna inanıyorum. Umudu olmayan insanın yaşam sevinci de olmaz. Yaşamak istemez. O nedenle her birimiz için söylüyorum: Umudumuzu yitirmeyelim. Çünkü umudun bittiği her yerde her şey manasını ve değerini yitirir ve yaşamın bir manası kalmaz. Onun için ben de umudumuzu yitirmeyelim diyorum. 

Bu güzelim ülke bizim vatanımız, atalarımızdan bize emanet bu topraklar. Onlardan bize miras değerlerimizi talan edenlere, ona ihanet içinde olanlara, yakanlara inat ayakta durmaya devam etmeliyiz. Eğer bizler yıkılırsak vatan gider, gitti mi de bir daha çocuklarımız, torunlarımız geri getiremez. Şimdi aklımda kalan kadarıyla bu konuyla iniltili bir fıkra size anlatayım. 

Zamanın birinde günümüz İran ve çevresinde hüküm süren Pers hükümdarı, iki mahkûmu ölümle cezalandırır. Mahkûmlardan biri hükümdara eğer canını bağışlarsa çok sevdiği atına bir yılda uçmayı öğreteceğini söyler. Bu vaat karşısında şaşıran hükümdar mahkûmun canını bir yıl için bağışlar. 

Bu sırada ölüme gitmekte olan mahkûm diğerine ümitsizce, atların uçamayacağını ve yalnızca kaçınılmaz sonunu geciktirdiğini söyler. Niye böyle yaptığını anlayamadığını bir anlamda ifade eder. Dakikalar sonra ölüm cezası kesilecek mahkûm arkadaşının ardından bakan, cezası bir yıl ertelenen mahkûm ona şöyle bir cevap verir: 

“Doğru dersin. Ancak kendime bir yıl içinde sırasıyla gerçekleşme ihtimali olan dört özgürlük şansı veriyorum. Birincisi hükümdar ölebilir. İkincisi at ölebilir. Üçüncüsü ben ölebilirim. Dördüncüsü belki at uçmayı öğrenebilir.” 

Gerçekten de bu dört olasılık da mahkûmun kazandığı bir yıllık zaman diliminde meydana gelebilir. Mahkûm o zaman bir şekilde kurtulabilir, tabii kendi eceliyle ölmesi hariç. O da zaten içerde de olsa dışarda da olsa, aynı sonuç olacağından, ihmal edilebilir.

İnanıyorum ki, umut dediğimiz şey, insan hayatında bazen her şey olur. Bazen de çok az şey. Ancak şu bir gerçek ki "umut" biz insanlar için bir kapıdır. Yaşamak istediğimiz hayata açılan bir kapıdır. Yaşamak istiyorsanız umudunuzu hiçbir zaman kaybetmek istemezsiniz. Elimizdeki hayatta; bu kapıyı araladığımızda başarıyı, sağlığı, mutluluğu, mükemmel iletişimi ve hayata dair birçok güzelliği görme imkanını buluruz. Kısacası, umut varsa bizler de bu dünyada varız. Biz varsak ülkemiz de var. Ülkemiz varsa hepimiz için, çoluk-çocuğumuz için çok güzel bir geleceğin olma olasılığı var. Umudumuz varsa, güzel bir geleceği hep birlikte inşa edebiliriz. Vatanımızı sahip çıkarız. O zaman yukarıda saydığım türlü türlü ne dert varsa, hepsi rafa kalkar. Aydınlık yarınlar bizim olur.

Benim bu ülke insanına, her şeye rağmen inancım tamdır. Bu ülkeden hiçbir zaman umudumu kesmedim. Sizler de kesmeyin lütfen. 

Umut ve saygı dolu, sevgiyle kalın

Araştırmacı Yazar Mustafa Orhan ACU
Araştırmacı Yazar Mustafa Orhan ACU
Tüm Makaleler

  • 22.10.2023
  • Süre : 2 dk
  • 995 kez okundu

Google Ads