Site İçi Arama

kultur-sanat

Yolumuz uzun. Heyecanımız yüksek. Gençliğimiz var.

Heyecanlanmak denince sadece olumlu bir duygu olan sevinmekten bahsedemeyiz galiba. Korku, kıskançlık, üzüntü, kızgınlık da heyecan duymamıza sebep olabiliyor. Hatta aşırı sevgi de bir heyecan sebebi olabilmekte. Bir anlamda vücutta adrenalin yükselmesi diyebiliriz heyecanlanma hissine.

Heyecanlanmak, güzel bir duygu.

Son zamanlarda yükselmek de diyoruz bazı durumlarda.

Belki de doğru bir değişim yaşıyor dilimiz.

Aslında sevinmek de kullanılabilir heyecanlanmak yerine.

Ancak heyecanlanmak denince sadece olumlu bir duygu olan sevinmekten bahsedemeyiz galiba.

Korku, kıskançlık, üzüntü, kızgınlık da heyecan duymamıza sebep olabiliyor.

Hatta aşırı sevgi de bir heyecan sebebi olabilmekte.

Bir anlamda vücutta adrenalin yükselmesi diyebiliriz heyecanlanma hissine.

Yükselmek diyoruz dedik ya bazen, bu duyguların hepsi içimizde farklı bir duygu seli yaşamamıza sebep oluyor ve neticede gerçekten bir yükselme hissi duyuyoruz.

Heyecanlanıyoruz işte.

Farklı bir duygu yani heyecanlanmak.

Aslında yine Arapça bir sözcük heyecan.

Ne var ne yok Arapça ya da Farsçadan geçmiş gibi geliyor bana bazen.

Gerçek anlamı öfke ve telaşe kapılmak, kızışmak olarak geçiyor etimolojik sözlükte.

Bakın tam karşılığı coşku duymak olabilir belki de.

Coşmak, evet, bence heyecanlanmak ile eş anlamlı bir sözcük coşmak.

Ancak bu da Farsça bir sözcükmüş maalesef.

Fiil olarak Farsçadan aldığımız pek sözcük yok aslında.

Genellikle bahar, cam, çadır, çare, çınar, çavdar, çeltik, çorba, çile, zaman gibi isim olan sözcükler geçmiş dilimize Farsçadan.

Aslında dilimizde oldukça çok sözcük var Farsça kaynaklı.

Ama coşmayı da almışız işte nasıl olmuşsa. Belki de "coşku"dan kendimiz türetmişizdir.

Telaş da heyecanlanmanın eş anlamlısı olarak kabul edilebilir belki de, ancak bu da Arapça bir sözcük.

Bugün yine sözcüklere takıldım nedense.

Heyecan! Oldukça sık duyar oldum bu aralar bu sözcüğü.

Voleybol maçları izliyorum son günlerde. Sezon sonu play off maçları başladı ve ilk maçlar da oynanmaya başlandı.

Filedeki heyecan, ya da filede heyecan devam ediyor diye anons geçiyorlar ekranlarda.

Maçların arasındaki reklamlarda da maç heyecanı deniyor.

Sanırım "heyecan" sözcüğü oradan aklıma takıldı.

Sonuçta heyecan bir duygu ve tarihimizde bize özgü bir sözcük var mı acaba heyecan yerine diye biraz araştırayım dedim.

Belki de yine unuttuğumuz bir sözcük bulabilirim niyetiyle biraz bakındım internete.

Osmanlı zamanında "iltiya" deniyormuş mesela.

TDK sözlüğünde bu sözcük yok gerçi.

Osmanlıca sözlükte geçtiği tanımı ile heyecanlanmak, iç alevlenmesi, iç sıkıntısı çekme, dertlenme diye yazmışlar "iltiya" için.

Etimolojik sözlükte de olmadığı için kaynağını bilemiyorum.

"İlti" ile başlayan birçok sözcük var aslında bugün kullandığımız.

İltizam, iltisak, iltimas, iltihap, iltihak, iltifat ve diğerleri...

Hepsi de Arapça sözcükler.

O yüzden tam olarak tek başına "ilti" ne anlama geliyor bilmiyorum, ancak "iltiya"nın da Arapça kökenli olduğunu tahmin edebiliyorum.

Peki başka bir sözcük var mı acaba "heyecan" yerine tarihimizde kullanılan?

Öz Türkçe olan bir karşılık arıyorum aslında.

Türkmenler "tolgunmak" diyorlar mesela.

Tatarca, Kazakça ve Kırgızca da benzer bir sözcük kullanılıyor.

Kazaklar kısaca "tolku" diyorlar.

Uygurca nasıl söyleniyor tam olarak anlayamadım, çünkü Uygur alfabesi halen daha Arapça kökenli bir alfabe. Latince nasıl okunuyor baktığım çeviri programı göstermedi nedense.

Büyük ihtimal Uygurca da "tolgunmak" benzeri bir sözcüktür.

Özbekler ise "heyejon" diyorlar bakın.

Bu ilginç gerçekten. Özbek dilinde de oldukça çok Arapça sözcük var anladığım kadarıyla.

Azerbaycan dilinde de "heyecan" diye geçiyor. Sadece onlar "e" harfini biraz daha farklı yazıyorlar.

Aslında Göktürk yazıtlarına bakmak lazım. Varsa orada vardır "tolku" ya da "tolgunmak".

Irk Bitig'de de olabilir gerçi.

Bu iki belge tarihimizden kalma en eski yazılı kanıtlar biliyorsunuz.

Biraz baktım ama bu sözcüklerin benzerlerine rastlamadım.

Belki de biraz daha farklı şekli vardır bu belgelerde, ses değişimine uğramış olabilir "tolku" ya da "tolgunmak"

Neyse, biraz düşününce Türkçe karşılığını da anladım. "Dolgunmak" olabilir belki bu sözcükler.

İnsanın içinin dolması, köpürmesi.

"Tolku" yu bile kullanabiliriz aslında "heyecan" yerine.

Neden olmasın?

Benzer bir sözcük aklıma geldi şimdi. "Tolga" var mesela bizde.

Ama "tolga" Moğolcadan geçme bir sözcükmüş, miğfer demekmiş Moğolcada.

Yani "tolku" ile bir ilgisi yok.

Ne diyordu İmamoğlu?

Yolumuz uzun! Heyecanımız yüksek! Gençliğimiz var!

Heyecan yerine tolku kullansak nasıl olur?

Tolkumuz yüksek! Gençliğimiz var!

Bakın fena durmadı bence.

Tolkunmadan, sakin sakin diyeyim.

Birleşe birleşe ülkemizi aydınlığa götürelim.

Moskova'dan herkese sevgi ve saygılarımla

Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Tüm Makaleler

  • 05.05.2023
  • Süre : 3 dk
  • 985 kez okundu

Google Ads