Site İçi Arama

kultur-sanat

Niye Bazı Şeylere Daha Çok İlgi Duyuyoruz?

Canlılar aleminde ilgi çekmek için renkler öne çıkıyor. Parlak, göz alıcı renkler kimi canlıların ilgi çekmek için kullandığı bir yöntem. Bir tavus kuşunun erkeği rengarenk kuyruğu ile dişisinin ilgisini çekmek için elinden geleni yapar. Ama her tavus kuşunun erkeğinde aynı özellikler vardır. Dişinin ilgisi etrafındaki renkli kuyruklardan sadece birine yönleniyor. Demek ki sadece parlak renkler yeterli olmuyor.

Bir şey yapıyorsunuz, muhteşem bir şey yapmışsınız gibi geliyor size. İnsanların beğenisine sunuyorsunuz. Hiç de beklediğiniz tepkiler olmuyor. Belki bir iki kişinin ilgisini çekiyor, o kadar. Şaşırıyorsunuz belki, belki de düş kırıklığı yaşıyorsunuz.

Sonra da insanların nelere ilgi gösterdiğini inceliyorsunuz. Bazen beğenilenler size saçma sapan şeylermiş gibi geliyor. Anlamlandıramıyorsunuz.

Evet, insanların aklından neler geçiyor acaba? Niçin herkes farklı farklı şeylere ilgi gösteriyor? Nedir insanları cezbeden bazı şeylere?

İlginç olması mı? Mümkün.

Popüler olması mı? Bu da mümkün.

Ama bazen hemen hemen aynı şey olsa da, bir şey ilgi görürken, bir benzeri hiç de ilgisini çekmiyor insanların.

Örnek mi? Bir zamanlar bir sanatçı gri bir bantla duvara bir muz yapıştırmıştı ve dünya çapında haber olmuştu. İtalyan sanatçı Maurizio Cattelan'ın "duvara bantlanmış muz" eseri. Hatta bu eseri sanırım 120 bin $ bedelle satılmıştı.

Halbuki her markette, pazarda her gün muz görüyoruz. Hiçbiri öyle dünya çapında haber olmuyor. Ancak belki pazar fiyatlarını veren bazı televizyonlarda kısa süreli haber olarak bahsi geçiyordur, hepsi o kadar.

Bir şey ilk defa gündeme geldiğinde mi dikkat çekiyor?

Sanmıyorum. Sanki başka etmenler var. Ben istediğim kadar herhangi bir şeyi ilk defa gündeme getireyim, ünlü birinin yaptığı etki oluşmaz. Demek ki ilgi gören birisinin yaptıkları ilgi çekmek için bir etmen.

Bu anlaşılır bir durum, ama yine de bu durum aklımdaki soruya tam bir cevap değil. Bazen ünlü olmayan birilerinin yaptıkları da insanların aşırı ilgisini çekebiliyor. Birden popüler oluyor o birileri veya bir olay.

O birden aşırı ilgiyi tetikleyen etmenler nelerdir acaba?

Belki de bunun tam bir cevabı yoktur, belki etmenleri bu anlamda sınıflandırmak mümkün değildir. Ama yine de birtakım değerlendirmeler yapmak mümkün.

Canlılar aleminde ilgi çekmek için renkler öne çıkıyor. Parlak, göz alıcı renkler kimi canlıların ilgi çekmek için kullandığı bir yöntem. Bir tavus kuşunun erkeği rengarenk kuyruğu ile dişisinin ilgisini çekmek için elinden geleni yapar. Ama her tavus kuşunun erkeğinde aynı özellikler vardır. Dişinin ilgisi etrafındaki renkli kuyruklardan sadece birine yönleniyor. Demek ki sadece parlak renkler yeterli olmuyor.

Çiçekler de rengarenktir, ama amaç sadece göz zevkini tatmin etmek değildir, bunun yanında koku da etmendir. Bir arının polenleri çiçekler arasında birinden diğerine ulaştırması yapacağı bal için en hoş kokan çiçek özünü bulma isteğidir.

Ama bunlar yine tam bir cevap değil aklımdaki soruya. İnsanlar da renkli, güzel kokulu şeylere ilgi gösteriyorlar, ama dediğim gibi bunlar günlük yaşam içerisinde doğal bir davranış gibi geliyor bana.

Benim asıl merak ettiğim ne oluyor da, durup dururken bir şey insanların ilgisini çekmeye başlıyor? Var mı bunun bir açıklaması?

Biri bir gün yeni bir şey düşünüyor, mesela bir mesajlaşma programı yazıyor ve herkes birden o programı kullanmaya başlıyor.

Sanırım bunun açıklaması kolaylık.

Artık dünyanın öteki ucundaki bir tanıdığımızla haberleşmek için uzun uzun mektuplar yazıp geri haber almak için aylarca beklemek zorunda değiliz. Herkes mesajlaşma programlarını kullanıyor. Daha kolay, daha çabuk, anlık haberleşme. Hem görüntülü görüşme imkânı da var.

Bu dediğim olabilir. Ama yine de bir şeyler eksik gibi geliyor bana.

ICQ programını hatırlayanınız var mı? Veya IRC,  AOL, Xfire?

Hepsi bir zamanlar popüler olsalar da bugün artık bir çoğumuz WhatsApp ile haberleşmeyi tercih ediyoruz. Biz aile arasında Telegram da kullanıyoruz, ama dediğim gibi bu bahsettiğim eski uygulamalar unutuldu. Halbuki hepsi aşağı yukarı aynı şeyi yapıyorlardı.

O zaman nedir farkı? Niye o eski uygulamalar gözden düştü de bugünün daha popüler uygulamalarını kullanmaya başladık?

Reklam mı? Evet, reklamın bir etkisi vardır mutlaka, ama eğer reklam bu kadar etmen olsaydı Google'ın mesajlaşma programı "Allo" daha popüler olmalıydı. Belki de kimileriniz böyle bir mesajlaşma programının varlığını bile bilmiyorsunuz. Reklam kampanyası yeterli olmamış demek ki.

Bazen bir kişi gelir yanınıza ve birden içinizin ısındığını hissedersiniz. Pozitif bir enerji hissedersiniz. Daha önce de yazmıştım, milyonlarca koku varmış ve burnumuz aslında fark etmesek de kokular konusunda çok hassasmış. Bu da bir etmen olabilir. Kimya!

Ama herkesle her zaman yan yana gelmiyoruz ki, kimyasal olarak etkilenelim ve ilgi duyalım. Hem WhatsApp'ın kokusu mu var ki bu kadar popüler oldu? Evet, kimya bir etmen ama o da aklımdaki sorunun tam bir cevabı değil.

Bir ses sanatçısı, söylediği şarkılar, müziği, görünüşü, davranışları, mimikleri, sesinin tonu, tonlaması, sesinin tınısı. İlgimi çekiyor tüm bunlar ve seviyorum o sanatçıyı.

Ama Louis Armstrong, çok çatlak bir sesi vardır. Onu da çok severim. Mesela Led Zeppelin'in vokalisti Robert Plant görünüş itibariyle çok da sempatik biri değil, ama şarkıları halen daha kulağımdadır. Roger Waters da yeterince kaprisli biridir, ama Pink Floyd deyince o gruptan ayrıldıktan sonra grup ne yaparsa yapsın, eski günlerine kavuşamadı.

Demek istediğim ilgi çeken her zaman sempatik, hoş veya uyumlu olmak olmuyor.

Farklı etmenler bir araya gelince belki de bir ambiyans yakalanıyor. Çorbaya tuz ve biber katmak gibi, ya da taze fasulyeye şeker katmak gibi. Bazen belli bir tat için içinde uyumsuz bir şeyler de olması şart oluyor.

Bir de sanırım bir şeyin ilgi çekmesinde önemli bir etmen de kelebek etkisi. İnsanlar birbirlerinden görerek gerçekte ilgilerini çekmese de o konuya ilgi duymaya başlıyorlar. Daha başka bir deyişle moda!

Sanırım moda şu ana kadar değindiğim etmenler arasında en etkili olanı. Moda aslında bir kopyalama arzusudur. Bir anlamda taklittir!

Papağanlar da duydukları bir sesi taklit ederler. Komik gelir bana biraz bu papağanların taklit özelliği. Ama galiba biz insanların genleri arasında da papağanlarda olan genlerden biraz karışmış. Moda bir çoklarımız için önemlidir. Bir şeyin modası geçince de, unutulur gider. Aynı ICQ gibi.

Bir de belki kullanışlılığı da bir etmen olarak hesaba katmam gerekiyor. 1955 yılında çıkarılan tükenmez kalem halen daha en ufak bir şekil değişikliği olmadan günümüzde de kullanılıyor. Her kırtasiyede olan, en ucuzlarından bahsediyorum. Basit plastik tükenmez kalem.

Bir zamanlar Fransa'da soylu erkekler pembe renkli giysiler giyerlermiş. Modaymış. Bugün bebeklerimize kızsa uçuk pembe, erkekse uçuk mavi tonlarda bebek elbiseleri giydiriyoruz. Yine moda, çünkü herkes öyle yapıyor. Çünkü bebek mağazalarında alışveriş yaparken seçenekler böyle.

Evet, ilginin sebepleri çok çeşitli. Biraz kimyasal, biraz fiziksel. Herkeste farklı farklı sebepleri var. Ama nedense işte, bazı şeylere daha çok ilgi duyuyoruz. Estetik etmenler de bunda söz sahibi olabiliyor. Taklit arzusu da.

Bence bilim insanları araştırsın, mutlaka ispat edeceklerdir. Papağanlarla bir akrabalığımız var bence.

Moskova'dan herkese sevgi ve saygılar.

Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Tüm Makaleler

  • 07.09.2022
  • Süre : 4 dk
  • 956 kez okundu

Google Ads