Site İçi Arama

savunma

Çin, İki Günlük Kuşatmayla Tayvan’ın Yeni Cumhurbaşkanına Gözdağı Verdi

Çin Ordusunun ana omurgasını oluşturan Çin donanması, Tayvan Adası’nın etrafını kuşattı. Denizden abluka yaparak Tayvan’a gözdağı verecek şekilde suüstü ve sualtı manevraları icra eti. Tayvanlılar aldırış etmedi.

Tayvan Bağımsız Bir Devlet mi?

Çin, Tayvan'ı bir devlet olarak değil, adeta ayrılıkçı, isyancı bir eyaleti olarak görüyor. Oysaki milliyetçi Çin veya Tayvan, 1949 yılındaki kesin kopuşun ardından Çin Halk Cumhuriyeti’nden ayrı bir devlet olarak ortaya çıkan, adaya sığınan milliyetçilerin kurduğu bir ülkedir. Özgür dünya ülkeleri ilk başlarda komünist Çin yerine Tayvan’ı kendilerine daha yakın gördüklerinden, Tayvan’ın bağımsızlığını tanıdılar ancak bu 1970’lere kadar, Kissinger’in Çin Halk Cumhuriyeti’ni dünya sistemine entegre etmesine kadar devam eden bir durumdu. Sonrası dış ticaret ve ekonominin dinamikleri uluslararası ilişkilerin gidişatını etkiledi ve nihayetinde Çin Birleşmiş Milletler’de Güvenlik Konseyi’nin daimî beş üyesinden birisi olurken, aynı zamanda yükselen üretim ve ticaret kapasitesiyle, Tayvan’ı diğer birçok ülkenin göz ardı etmesine neden oldu. 

Kendi ulusal ve küresel çıkarları haricinde Tayvan’ı ABD bile ‘tanımaktan’ kaçınıyor. Destek veriyor ama bağımsız bir devlet olarak göremiyor. ABD, Pekin yönetimiyle resmi bağlarını sürdürüyor ve “Tek Çin politikası” uyarınca tek meşru Çin hükümeti olarak görüyor. Ancak aynı zamanda, Tayvan’ın uluslararası alandaki en büyük destekçisi olmayı sürdürüyor. Tayvan, uzun süredir ABD-Çin ilişkilerindeki en tartışmalı başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Pekin, Washington’ın Taipei’ye verdiği her türlü destek nedeniyle eleştirmekten çekinmiyor. Bu konuda bardağı taşıran damla ise, 2022 yılının Ağustos ayında, dönemin ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin Tayvan’ı ziyaret etmesi iki süper güç arasındaki ilişkileri oldukça germişti. Özellikle Pelosi’nin Tayvan’dan ayrılırken, 'Sizi asla yalnız bırakmayacağız' demesi Pekin’i rahatsız etmiş ve bunun üzerine Çin de bu ziyarete tepki olarak daha önce görülmemiş bir güç gösterisi yaptı ve Tayvan’ın etrafında askeri tatbikat icra etti.

Tayvan’ın kendi anayasası, demokrasi yoluyla seçilmiş bir yönetimi ve 300 bin kişilik bir ordusu bulunuyor. Ancak Tayvan’ın statüsü konusunda dünyanın birçok ülkesi, bu ülkeyi ‘tanımayan’ bir tutum sergiliyor. Şu anda sadece 13 ülke (artı Vatikan) Tayvan'ı egemen bir ülke olarak tanıyor. Çin, diğer ülkelere Tayvan'ı tanımamaları veya tanıma anlamına gelen herhangi bir şey yapmamaları için ciddi diplomatik baskı uyguluyor.

Bu nedenle olsa gerek, Türkiye de Tayvan’ı diplomatik olarak tanımamayı tercih eden ülkeler arasında yer alıyor. Tayvan ile Türkiye arasında herhangi bir resmi anlaşma da yapılamıyor. Bununla birlikte iki ülke özel sektörleri arasındaki ilişkilerin ticari, ekonomik ve kültürel anlamda geliştirilmesi amacıyla Ankara ve İstanbul'da Tayvan Ticaret Merkezi, Taipei'de Türk Ticaret Ofisi faaliyet gösteriyor.

Şi’nin Tek Çin Politikası, Tayvan’ı İşgal Tatbikatı

Uluslararası bağlamdaki bu ikilemli ortamdan yararlanmak isteyen Pekin ise gün be gün Tayvan’ı topraklarına katmak ve tek Çin’in eksik parçasını işgal etmek için hazır olduğunu saklamıyor. Pekin yönetimi Tayvan adasını kendisinden ayrılmış veya kopmuş bir bölge olarak görüyor. Bu nedenle, nasıl Putin Ukrayna’yı Rusya’nın tarihi bir parçası olarak görmüş ve bu maksatla güç kullanımı seçeneğine başvurmuşsa, aynı mantıkla hareket eden Pekin de adayı geri almak için de güç kullanımı seçeneğini dışlamadığını her ortamda ifade ediyor. Bu kapsamda Şi, Çin’in Tayvan’la kesinlikle birleşeceğini ve Çin rüyasının gerçeğe dönüşmesi için 2049 yılının hedef alındığını beyan etti.

Gerçekte Tayvan devasa Çin için kolay bir lokma olabilir ama Tayvan’ın ABD’nin desteğini arkasına alması halinde, Çin’in adayı ele geçirmesi biraz çetrefilli olabilir, lokma kursağında kalabilir. Bu durum iki gündür icra edilmekte olan tatbikata bile yansıdı. Çin işgal provasından ziyade gözdağı manevralarıyla amacına ulaşmak istiyor. Adaya amfibik çıkarma yapma kabiliyeti olan Çin’in zorlu Tayvan coğrafyasında, dağları kendilerine mesken tutacak Tayvan Ordusu ve paramiliter güçlerine karşı ne yapacağı konusunda tatbikat senaryosunun bir şey içermediğini görüyorum. Çin Donanması bunu muhtemelen simülasyonlarla oyunlamayı ya da tatbikat senaryosuna yansıtmamayı yeğlemiş olabilir. 

Neticede tatbikat; Tayvan Boğazı, kuzey, güney ve doğu Tayvan'ın yanı sıra Kinmen ve Matsu adaları da dahil olmak üzere Tayvan’ın çevresindeki çeşitli adaların civarında icra edildi. Çin, Müşterek Kılıç (Joint Sword) 2024A ismini verdiği canlı/atışlı tatbikatın bu serisini; Çin Halk Cumhuriyeti Kurtuluş Ordusu (PLA)’nun Doğu Komutanlığının komutasında gerçekleştirdi. 

Çin Ordusu Doğu Komutanlığı, tatbikatın; “Tayvan’ın Çin’den kopmak için adada başlaması olası askerî ayrılıkçı gücün başkaldırı eylemini durdurmak ve bu esnada dış güçlerin bu güce destek vermek dahil müdahalesine ve provokasyonuna karşı koymak” kapsamındaki Çin Ordusunun sahip olduğu yetenekleri göstermek, Tayvan’ın kopmasına, tek Çin politikasından ayrılmasına izin verilmeyeceğini göstermek için bir ‘uyarı’ mahiyetinde yapıldığını açıkladı.

Tatbikata katılan Çin Ordusunun ana omurgasını oluşturan Çin donanması, Tayvan Adası’nın etrafını kuşatarak, denizden abluka yaparak Tayvan’a gözdağı verecek şekilde suüstü ve sualtı manevraları icra eti. 

Tayvan’ın Müşterek Kılıç (Joint Sword) 2024A Tatbikatına Tepkisi

Bu arada Tayvan, ülke bütünlüğünü ve ulusun egemenliğini koruyabilecek güçte olduğunu ve Çin’in Ada’yı işgale yeltenmesi halinde gereken cevabın verileceğini, bu çerçevede tatbikat süresince geçerli olmak üzere askerî seferberliğin ilan edildiğini duyurdu. 

Tayvanlı üst düzey bir askeri yetkilinin Reuters’e yaptığı açıklamaya göre, Tayvan’ın Çin’in Ada’yı kuşatma eylemleri dahil bu tür bir işgal girişimine karşı koymak için gerekli savunma tedbirlerini artırdıklarını öğreniyoruz. Bununla birlikte ülkenin Millî Savunma Bakanlığı ise Çin’in icra etmekte olduğu bu tatbikatı şimdilik “mantıksız ve gereksiz bir provokasyon” olarak nitelendirmekle yetiniyor görüntüsü veriyor. Çin’in Tayvan’a gözdağı vermek için benzeri ‘Abluka Tatbikatını’ her yıl yapmakta olduğunu, böylelikle gerginliği artırarak Tayvan’ı olası tam bağımsızlık adımından caydırmaya, diğer ülkeleri Tayvan’ı bağımsız bir devlet olarak tanımaktan uzak tutmaya çalıştığını değerlendiriyorum. 

Tayvan’ın tatbikata ilişkin resmî açıklamasında şu ifadelere yer verilmesini manidar buluyorum: “Çin’in hegemonya zihniyetini vurgulayan askeri tatbikatları, bölgesel barış ve istikrarı baltalamaktadır. Tayvan Ordusu ülkemizi savunmaya hazırdır. Çatışma istemiyoruz ama ülkemizi savunmak için gerektiğinde çatışmaya girmekten de kaçınmayacağız. Güvenliğimizi sağlayacak ve egemenliğimizi savunacak kapasiteye ve özgüvene sahibiz. Aynı zamanda uluslararası toplumu Çin’in mantık dışı eylemini kınamaya çağırıyoruz.”

Öte yandan Çin donanmasına ait deniz ve hava unsurlarının Ada’ya yakın noktalarda icra ettiği deniz manevralarını ve uçuşlarını uzaktan seyreden Tayvan Halkının, tatbikata pek de kriz çıkacak, ülkemizi Çin işgal edecek diye bakmadığını anlıyoruz. Sadece halkın değil Tayvan ekonomisinin de Çin’in suni gerginliğinden etkilenmemesini, üstelik borsanın bir kriz yokmuşçasına şahlanmakta oluşunu oldukça ilginç buluyorum. Kendi yönetimine sahip adada Tavyanlılar kendilerini farklı bir ulus olarak görüyorlar. Bu nedenle hiç olmazsa Tayvan’ın bağımsızlık ilan etmese de Çin’le birleşmeden var olmasını sağlayan mevcut statükonun korunmasından yana bir tavır sergiliyorlar.

Tayvan’ın doğal koruyucusu olduğunu inkâr etmeyen ancak Çin’e karşı da mesafeli durarak Pekin’i kızdırmak istemeyen Washington; tatbikatı Hint-Pasifik Komutanlığına ait istihbarat, keşif ve gözetleme vasıtalarıyla izlemekle yetindi. Bu Komutanlıkta Komutan Yardımcısı olarak görev yapmakta olan Korgeneral Stephen Sklenka Reuters'e tatbikata ilişkin bir demeç verdi. Sklenka, Çin'in icra etmekte olduğu tatbikatın 2023'teki ve önceki tatbikatlara benzediğini belirtti. Bununla birlikte Xi Jinping'in Çin Ordusunun 2027'ye kadar Tayvan'ı işgal etmeye hazır olması yönünde verdiği emrin ciddiye alınması gerektiğinin altını çizdi. Sklenka’nın ifadelerinden, yakın bir dönemde Pentagon’un bölgede bir savaş çıkmasını beklemediğini, olası bir savaş ihtimalini ortadan kaldıracak politik-askerî kaldıraçlara gerektiğinde başvuracağını değerlendiriyorum. 

Çin’in Tayvan’ı her yönden kuşatan Perşembe sabahı başlayıp Cuma akşamı bitti. Topu topu iki günlük tatbikat ama Çin tatbikat senaryosu uyarınca, eğer vazgeçmezlerse, ayrılıkçı 'Tayvan bağımsızlık güçlerinin' 'kafalarının kıracağını deklare etti. İki günlük tatbikatın Tayvan ve Çin'e en yakın adaların çevresiyle sınırlı tutulduğunu beyan etti. 

Tatbikat, Bağımsızlık Yanlısı Yeni Cumhurbaşkanına Çin’in Tepkisi mi?

Tatbikatın, Tayvan'ın yeni Cumhurbaşkanı William Lai Ching-te'nin göreve başlamasından birkaç gün sonraya planlanmış gibi bir durum ortaya çıktı. Lai Ching-te’nin ülkesini bağımsızlığa taşıyacak adımları atmaktan geri durmaya davet eden bir güç gösterisi işlevi gördü. Öte yandan Lai Ching-te bağımsızlık konusunda kararlı bir duruş sergileyeceğinin işaretlerini veriyor. 

Çin Halk Kurtuluş Ordusuna (PLA) bağlı Doğu Komutanlığı, 23-25 Mayıs tarihleri arasında Tayvan Boğazı'nda, kuzeyde, güneyde ve doğuda ve Kinmen, Matsu, Wuqiu ve Dongyin cephe adaları çevresinde ortak askeri tatbikat başlattı. Çin Sahil Güvenlik gemileri ilk kez Tayvan'ın Wuqiu ve Dongyin karasularına oldukça yakın noktalarda manevra yapmayı ihmal etmedi girdi.

Tayvan Savunma Bakanlığı, ada çevresinde faaliyet gösteren 49 adet Çin uçağı tespit etti ve bunlardan 35'inin Tayvan hava sahasına girmemekle birlikte Tayvan tarafından belirlenen ihbar ve ikaz hattının içine girdiğini ifade etti. 

Tayvan’ın tatbikatı takip etmenin ötesinde kendi uçak ve gemileriyle Çin Ordu unsurlarını adanın çevresinden uzaklaştıracak bir karşı güç gösterisine girmekten özellikle kaçınıyor. Gözlemlerim bu yönde. Öte yandan Tayvan, yakın dönemde olası bir Çin işgalini de gündem dışı görmüyor. Nitekim ABD’den satıl aldığı 66 adet F-16 Blok 70 Viper savaş uçaklarını da sabırsızlıkla envanterine katmayı bekliyor. Bu savaş uçağı paketiyle birlikte çok sayıda hava yer ve hava hava mühimmatını da kullanma şansı bulacak Tayvan, ciddi bir silahlanma arayışına girdi. Yeni Cumhurbaşkanı’nın liderliğinde Tayvan’ın bölgede silahlanma arayışını devam ettirmesini, güvenlik bağlamında birinci adalar periferisine yakın diğer ülkelerle güç birliği arayışını sürdüreceğini, uzak komşuları Güney Kore, Japonya, Avustralya ve özellikle de ABD ile bu bağlamda güç birliği içinde olacağını, olası bir AUKUS genişlemesinin içinde yer almak isteyeceğini değerlendiriyorum. ABD’nin Pasifik politikasının ve Çin’i çevreleme stratejinin en güçlü gerekçelerinden biri ‘Tayvan’ın savunulması’ olacaktır. Anlaşılan onlarca yıl sürecek büyük bir krizin henüz başındayız. 

Sonuç

Bazı Batılı uzmanlar, Çin’in, Tayvan'ı topraklarına katması halinde, Batı Pasifik bölgesinde daha fazla güçleneceğini ve muhtemelen Guam ve Hawaii'deki Amerikan askeri üslerini de tehdit edebilecek bir konuma erişeceğini iddia ediyorlar. Ancak Pekin, niyetinin tamamen barışçıl olduğunu ve amacının ‘tek Çin’ hedefine ulaşmaktan başka bir şey olmadığını ısrarla vurgulamaya devam ediyor.

Bu yıl Ocak ayında Tayvan’da bağımsızlık yanlısı aday William Lai’nin cumhurbaşkanı seçilmesi Çin’i oldukça kızdırmıştı. Çin Dışişleri Bakanlığı ve dünyanın dört bir yanındaki büyükelçilikleri seçimden zaferle çıkan Tayvan'ın Demokratik İlerleme Partisi'ni (DPP) destekleyen ülkeleri uyarmış ve Lai’nin cumhurbaşkanı seçilmesini tebrik eden ülkeleri ise kınamıştı. Şimdi Lai’nin cumhurbaşkanlığı yemin töreninin hemen sonrasında icra ettiği tatbikatla, Pekin, ‘tek Çin’ politikasına aykırı bir duruş sergilemesinden korktuğu yeni cumhurbaşkanına en baştan tepkisini en üst perdeden bu geniş katılımlı tatbikatla ortaya koymuş oldu.

Pek çok kimse yakın dönemde Çin’in Tayvan’a saldırma olasılığını zayıf görüyor. Ancak benzer durumun Ukrayna için de geçerli olduğunu ve Putin’in tüm dünyanın itirazlarına rağmen 24 Şubat 2022 tarihinde Ukrayna topraklarına askerlerini sokmaktan çekinmediği de biliniyor. Bir gün Başkan Şi’nin askerleri de Tayvan adasına bir çıkarma yapabilir mi? Emareler henüz o yönde değil. Bununla birlikte Şi bu konuda kararlı bir duruş sergiliyor. Ölünceye kadar da Çin’in başında kalmaya devam edeceği anlaşılan Şi’nin Tayvan’ı almadan Pekin’e veda etmeyeceğine inanıyorum. ABD’nin zayıf duruşu ve en önemlisi tarihin akışı buna işaret ediyor.

Dr. Hüseyin Fazla
Dr. Hüseyin Fazla
Tüm Makaleler

  • 25.05.2024
  • Süre : 6 dk
  • 372 kez okundu

Google Ads