logo

Makalelerinizi bugün paylaşmaya başlamanız için yeni nesil blog sitesi, strasam.org

STRASAM.ORG

Sitemizde yazar olmaya ne dersiniz ?

STRASAM.ORG, strateji, siyaset, savunma, ekonomi, tarih, hukuk, uluslararası ilişkiler, NATO, çevre ülkeleri vb. alanlara yönelik yapılan araştırma ve analizleri yayımlamak maksadıyla oluşturulmuş bir platformdur.

Başvuru Yap

Türkiye

Büyükesat Mahallesi, Uğur Mumcu Caddesi, No 87/4, 06900 Çankaya/ANKARA

Ara: +90 531 278 24 12

[email protected]
savunma

“Kaos ve Karanlık Savaş” Kitabını Tanıyalım

Harplerde hedefler, mevcut imkanlar ve elde bulunan diğer vasıtalarla mütenasip olmalıdır. Erişilmesi güç ve/veya mümkün olmayan hedeflere yönelmek ülkeyi felaketlere götürür. Tarih, bu tür örneklerle doludur. Savaş, göze alan/alacak olan ülke için zaruri olmalıdır.

Dr. Hüseyin FAZLA
Dr. Hüseyin FAZLA

Tüm Yazıları için tıklayınız


  • 12.04.2022
  • Süre : 3 dk
  • 551 kez okundu

STRASAM yazarlarımızdan Prof.Dr. Ali Poyraz GÜRSON ve Emekli Kurmay Albay Salih GAMSIZ’ın birlikte kaleme aldıkları, “Yeni Konsept Savaş, Kaos & Karanlık Savaş” isimli kitabı Nobel Yayınları tarafından bugün okuyucuyla buluşturuluyor. Bu haberi sizinle paylaşalım istedik.

Kitabın Arka Kapağında Yer Alan İfadeler:

Savaş, iki ordu arasındaki silahlı mücadele değildir, devletlerin güçleri, milli güç unsurları ile tüm imkanlarını seferber ettikleri mücadeledir. Savaşlarda cepheleri ve muharebeleri sevk ve idare edenler, kişisel ihtirasları yerine, devletlerinin çıkarını ve elde mevcut vasıtalarını kullanarak erişebilecekleri hedeflere yönelmelidirler. Harplerde hedefler, mevcut imkanlar ve elde bulunan diğer vasıtalarla mütenasip olmalıdır. Erişilmesi güç ve/veya mümkün olmayan hedeflere yönelmek ülkeyi felaketlere götürür. Tarih, bu tür örneklerle doludur. Savaş, göze alan/alacak olan ülke için zaruri olmalıdır.

Savaşa hazır olma, orduları harbe hazırlık seviyesi yüksek durumda bulundurma, düşmana karşı caydırma sağlar ki bu husus da sıcak bir çatışmaya girmeden ülkenin milli çıkarlarını korumayı sağlar. Orduların güçlü ve her zaman savaşa hazır durumda bulunmaları sadece savaşmak için değil aynı zamanda hasımlarını caydırmak içindir. Sıcak çatışmaya girmeden önce milli güç unsurlarını korumak, harbin vereceği kayıpları önlemek için başlangıçtan itibaren hasım tarafı emellerinden caydırmak; sorunların görüşmeler yoluyla çözümünü sağlayabilir.

Savaşlar, teknoloji ve bilim geliştikçe daha da öldürücü olmaya başlamıştır. Teknolojik gelişmelerin/buluşların ilk kullanım alanının silah sistemleri olduğunu hatırlamak gerekecektir. Savaş meydanları derinliğine ve genişliğine büyümüş ve bazen ülke sathına yayılmıştır. Sadece savaşanlar değil, savaş alanı dışındaki sivillerde etkilenmişler, kitlesel ölümler meydana gelmiştir. Teknolojinin tek bir devletin elinde olmadığı, hasımların da daha güçlü silahlara sahip olduğu dikkate alındığında; başlangıçta güçlü devletler silahlar konusunda indirime gitmeye, kullanmama konusunda anlaşmalar yapmaya başlamışlar daha sonraları bunlarla da yetinmeyerek, hasım tarafı zor duruma düşürecek, ekonomik ve sosyal bakımdan yıpratacak yeni yöntemler geliştirmişlerdir.

Düşmana irademizi silah kullanmadan, kabul ettirmemiz de bir türlü savaş olacağından gelecek savaşlarının da üniformalı ve savaş meydanlarında tertiplenmiş ordulardan ziyade elektronik sistemler, ekonomik, siyasi baskılar, propaganda, siber saldırılar, elektronik karıştırmalar, yapay zekâ ve insansız vasıtaların uzay başta olmak üzere hava, kara, deniz üstü ve denizaltı platformlarının da kullanılması ile üniformalı ve üniformasız askerlerle yapılacağı düşünülmektedir.

Ukrayna savaşının etkileri, bölgesel olarak sınırlı kalmayacak ve Rusya’nın müdahil olduğu diğer çatışma bölgelerinde de etkisini gösterecektir. Ukrayna savaşı yeni dünya düzeni ve Avrupa güvenlik mimarisini yeniden inşa etme konusunda başlangıç olacaktır. Savaşın ekonomik yansımaları Doğu Avrupa ülkelerinde ve Ülkemizde de etkisini gösterecektir. ABD, NATO’yu kullanarak, siyasi bakımdan AB ve İngiltere’nin de desteğini alarak küresel jandarma rolünü devam ettirecektir.

Kitabın Sunuş Yazısını Sayın Saynur Tezel (Tan) Yazmış:

"Si vis pacem, para bellum.”

Vegetius

“Eğer barış istiyorsan, savaşa hazırlan.”

Barış arayışında insanlığın en yaman çelişkilerinden birine işaret eden, "Si vis pacem, para bellum” - “Eğer barış istiyorsan, savaşa hazırlan” sözünün Roma İmparatorluğu’nun son döneminde yaşayan Vegetius tarafından “De Re Militari” (“Askerliğe Dair”) adlı eserinde kaleme alınması üzerinden yaklaşık 1700 yıl geçti.

İnsanoğlunun kendisini diğer yaşam türlerinden tartışmasız üstün kılan ve gezegenin hakimi yapan zekasına rağmen, hala barış içinde bir arada yaşamak için diğer canlıların yöntemlerinden -kaba kuvvet ve imha tehdidi- daha iyisini bulamamış olması her ne kadar sorgulansa da, Sun Tzu’dan, Roma İmparatoru Hadrianus’a, George Washigton'dan, Theodore Roosevelt'e ve Sovyetler Birliği’ni tek kurşun atmadan çöküşe götürüp Soğuk Savaşı sona erdiren Ronald Reagan'a kadar tarihin belli başlı figürleri tarafından sayısız kez alıntılanan bu ifadenin yeniden sınandığı bir dönemdeyiz.

Ancak barış için artık, insanlık kadar eski olan savaş tarihinde açılan son sayfa “Yeni Konsept Savaş”ı sadece tanımlamak yetmiyor.

İşte bu perspektifte kaleme alınan “Yeni Konsept Savaş - Kaos ve Karanlık Savaş” en son savaş ve çatışma alanlarına odaklanan güncelliği ile okurlarına önemli bir fırsat sunuyor.

Ermenistan’ın 30 yılı aşkın Dağlık Karabağ işgaline son veren Azerbaycan’ın “Vatan Muharebesi” (27 Eylül – 10 Kasım 2020) ve Avrupa’da ikinci dünya savaşından bu yana yaşanan en büyük işgal, Rusya’nın 2014’te Kırım yarımadasını ilhak ettiği Ukrayna’ya 24 Şubat 2022’de başlattığı saldırının da analiz edildiği kitap, yeni dünya düzenine dair çarpıcı öngörüler içeriyor.

Özellikle de coğrafi konumun devletlere sağladığı avantaj ve dezavantajları inceleyen Jeopolitik biliminin isim babası Rudolf Kjellen’dan (1864-1922) günümüze jeopolitikçilerin neredeyse tamamının kuramlarını şekillendiren haritaların tam da odak noktasına yerleştirilen Türkiye için…

Tarihe tanıklık ettiğimiz bugünlerde yayınlarıma kattığı değer ve rehberlikle ışık tutan, yaşadığımız günü, takvimde bir sayıdan öte, öncesi ve sonrası ile tarihin iz düşümü olarak yorumlayan, incelediği bölgeye harita üzerinde değil, uzaydan küresellik bütünlüğünde  bakan ve olası çatışmayı sadece öngörmeyip, doğurduğu risk ve fırsatlarla damıtan Prof. Dr. Poyraz Gürson ve Emekli Kurmay Albay Salih Gamsız’ın kaleme aldığı bu kitap sadece bugünü anlayıp, anlatmak ve yarına ışık tutmaya çalışan haberciler değil herkes için son derece önemli bir eser.

Yüzyıllardır en büyük yıkımların yanı sıra, teknoloji, bilim ve tıpta çığır açan gelişmelerin de kaynağı olan savaşlardaki yeni perdeyi iki Harbiyelinin birikimi ile aralama ayrıcalığını yaşarken, En büyük Harbiyeli büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.

 

21 Mart 2022, İstanbul

Saynur Tezel (Tan)

 

İyi okumalar diliyoruz.


Google Ads