Site İçi Arama

savunma

Moskova, Batı'nın Kiev'e Aktif Desteğine Rağmen, Ukrayna'da Neden Kaybetmiyor?

Pentagon’a göre Rusya Ukrayna'da tekrar toparlanmaya başladı. Austin Nisan toplantısında muhataplarına “Rusya üretimini arttırdı, düşündüğümüzden daha iyi duruma geldiler.” demek zorunda kaldı.

Rusya Şubat 2022'de Ukrayna'yı geniş çaplı işgaline başladığında, işler hızla sarpa sardı. Savaşın başında Rusların düşük performansını, çürümüş lastikleriyle Kiev’in dış sokaklarına terk edilmiş Rus zırhlı araç konvoylarının perişan görüntülerini gören Batılılar; ‘işte Ruslar bu kadar’ demekten kendilerini alamıyorlardı.

Rusların Ukrayna’da düştüğü durumu gören Batı başkentleri artık rahat bir nefes alabilirlerdi. Ancak yine de Ruslara ilişkin giderilmesi gereken birtakım şüpheleri vardı: “Rus ordusu kâğıttan kaplanmış. Korktuğumuz kadar bir gücü yokmuş. Yine de Rusların iyi bir savunma sanayileri var. Tekrar toparlanma potansiyelleri var. Bir gün mutlaka toparlanacaklardır. Ama bunu ne kadar çabuk yapabilirler ve bizi ne zaman tekrar tehdit edebilecek kadar bir güç seviyesine erişebilirler?”

Bu arada Rusların Ukrayna’daki kayıplarını takip eden Amerikan yönetimi, geçtiğimiz Mart ayına kadar Ruslarda bir toparlanma emaresi görmemenin rahatlığıyla ‘propaganda savaşına’ devam ediyordu. Nitekim bundan iki ay kadar önce, Mart ayında Ramstein Hava Üssü'nde (Almanya) gerçekleştirilen Ukrayna’ya yardım toplantısında konuşan Pentagon’un başı Lloyd Austin, Rusya’nın 315.000'den fazla asker kaybının olduğunu, 211 milyar doların üzerinde savaş harcaması yaptığını, Karadeniz'de hasar gören ya da batan 20 kadar orta ya da büyük ölçekli gemi kaybının olduğunu bilgi olarak, biraz da gururla, paylaşmıştı. Austin, Putin'in emperyal hayalleri için Rusya'nın şaşırtıcı bir bedel ödemekte olduğunu iddia ediyordu. Ancak Nisan ayına gelindiğinde Austin'in aynı tonda konuşmaktan sakındığı görüldü. Neden acaba?

Son günlerdeki Pentagon değerlendirmelerine göre Rusya toparlanmaya başladı. Austin Nisan toplantısında muhataplarına “Rusya üretimini arttırdı, düşündüğümüzden daha iyi duruma geldiler.” demek zorunda kaldı. “Rus savunma sanayisi şirketlerinin tamamı doğrudan devlete hesap veriyor, dolayısıyla merkezi yönetimle toparlanmaları da hızlanıyor” değerlendirmesinde bulundu. Zira Rusya agresif bir şekilde askeri gücünü yeniden yapılandırmanın bir yolunu bulmuştu.

Rusya’nın Ukrayna’da ‘bittiğini’ iddia eden Washington yönetiminin böylece son günlerde Rus ordusuna bakışı da değişmek zorunda kaldı. Son iki ayda Rusya'nın ABD'nin beklediğinden daha hızlı toparlandığı anlaşılıyor. Bu kafa karışıklığında, 20 Nisan’da Ukrayna’ya 60 milyar dolarlık yardım paketini Kongre’den geçiren Washington, bu paranın da hızla toparlanmakta olan Rus ordusunu durdurmak için yeterli gelmeyeceğinden endişe etmeye başladı. Bu arda bazı Amerikalı analistler, bu parayla Kiev'in bir yıl daha ancak idare edebileceğini öne sürüyorlar. 

Gerçekten de Kremlin harekât sahasındaki gücünü yeniden inşa ediyor görüntüsü veriyor. Durağan cephe hattı boyunca yer yer karşı taarruzlara kalkışması, Harkiv’i zorlaması bunun işaretleri olarak okunuyor. Rus Ordusu cephede hareketliliğini biraz daha arttırırsa, Avrupa başkentleri önce Harkiv sonra muhtemelen Kiev'in düşebileceğini dillendiriyorlar. Bu Batı dünyası için hiç istenmeyen bir duruma işaret ediyor. Yıpratılmaya, çökertilmeye çalışılan Moskova’nın bilakis bu savaştan güçlenerek çıkacağının anlaşılması tedirginliğe neden oluyor. Şüphesiz bu durum Avrupa güvenlik mimarisinde dengelerin değişmesine, tüm Doğu Avrupa'nın ve dolayısıyla NATO’nun savaş iklimine girmesine neden olabilir. 

NATO’nun en yüksek askerî pozisyonunda (SACEUR) oturan İtalyan asıllı Amerikalı Orgeneral Christopher G. Cavoli, Rusya-Ukrayna Savaşı başladıktan neredeyse beş ay sonra, 4 Temmuz 2022 tarihinden itibaren Avrupa topraklarında görev yapmaya başladı. Savaşı yakından takip etme sorumluluğu bulunan bir Komutanlığın başında. Amerika'nın Avrupa'daki en üst düzey askeri yetkilisi Cavoli de geçenlerde Ruslara ilişkin basına açık yaptığı bir değerlendirmesinde; “Size verebileceğim genel mesaj, eski hallerine geri döndükleri yönünde” demek zorunda kalmıştı. Oysaki geçen yıl Pentagon’un istihbarat şefi Korgeneral Scott Berrier, Rusya'nın yeniden yapılanmaya beş ila 10 yıl uzakta olduğunu söylemişti. Berrier bununla Rusya'nın savaşın başlarında kaybettiği üst düzey teçhizatı yeniden inşa etmesinin on yıl kadar süreceğini kastetmişti. Şimdi sanıyorum o da Cavoli gibi Rusların geri döndüğünü kabul etmek zorunda kalmıştır.

Ruslar Nasıl Tekrar Hızla Toparlanabildiler?

1) Moskova'nın savunma sanayisi dayanıklı, temelleri sağlam bir yapıya sahip.

Rusya savaş sırasında savunma bütçesini neredeyse üç katına çıkardı. İngiliz araştırma kuruluşu RUSİ, Rusya'nın 2024 yılında savunma için 130 milyar ila 140 milyar dolar civarında bir harcama yapacağını, bunun da gayrisafi yurtiçi hasılanın yaklaşık %6'sına ve hükümetin genel bütçesinin üçte birine denk geldiğini öngörüyor. Rus savunma sanayinde çalışan kişi sayısı savaş boyunca %20 arttı. 2,5 milyon civarında olan çalışan sayısı yaklaşık 3 milyona yükseldi. Tedarik için ayrılan bütçe iki katına çıkarıldı. Yükselen savunma harcamaları, Rusya'nın Ukrayna’da kaybettiği teçhizatı hızla yenilemesine yardımcı oluyor. Ekonomiden anlayan birini geçtiğimiz günlerde Savunma Bakanı yapan Putin’in parayı daha iyi yönetecek birine ihtiyaç duyduğu anlaşılıyor.

2023 yılında Rusya'nın Gayri Safi Yurtiçi Hasılası küçülmek yerine %3 oranında büyüdü. Rusların artık yılda en az 1.200 adet modern tank, 3.000 civarında zırhlı araç ve en az 3 milyon top mermisi üretebilecek kapasiteye ulaştığı hesaplanıyor. Ayrıca, Sovyet zamanından beri depolarda bekletilen savaş malzemeleri teker teker elden geçiriliyor ve peyderpey cepheye sürülüyor. Gerektiğinde eski tanklar, zırhlı araçlar modernize edilip, ‘yeni silahlar’ olarak Rus ordusuna teslim ediliyor. Savaşla birlikte Rus ordu envanteri de böylece yenileniyor. Bu artık tarafların birbirini yıpratmak için çaba harcadığı bir savaşa dönüştü. Rus askerleri için cephede kendilerine 50 yıllık bir T-72 tankı ya da yepyeni bir T-90 Armata’nın verilip verilmemesi önemli görülmüyor. Neticede tanka ihtiyaçları var, yürümesi yetiyor.

2) Rusya’nın Yaptırımlara Karşı Dayanıklılığını Yüksek Tutacak Bir Ekonomiye Sahip.

2022 yılında Biden yönetimi ve Avrupalı ortakları Rus ekonomisini batırmaya yönelik bir dizi yaptırım kararı aldılar. Bu yaptırımlar mikroçip gibi yüksek teknolojili malzemelerin satışının yasaklanmasından Rus petrol satışlarına üst fiyat sınırı getirilmesine kadar uzanıyordu. Ancak görünen o ki, bu yaptırımlar fayda etmiyor. Moskova büyük ölçüde tedarik hatlarını kendisine “dost ülkeler” üzerinden yeniden kurgulamayı başardı. Bu kapsamda özellikle savaşla birlikte artan Rus-Çin ticareti Washington’u rahatsız ediyor. Zira 2023'te iki ülke arasındaki ticaret %26'dan fazla artış kaydetti ve tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 240 milyar dolara ulaştı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesindeki seçimlerin ardından ilk yurt dışı ziyaretini 16-17 Mayıs 2024'te Çin'e gerçekleştirdi. Bu ziyaret, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın güçlenmesine ve işbirliğinin derinleşmesine, dolayısıyla Rus ekonomisinin Ukrayna'daki savaşı destekleyecek dayanıklılığa erişmesine yönelik önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor. 

Sanılanın aksine Pekin doğrudan silah göndermekten büyük ölçüde kaçınıyor. Bununla birlikte Çinli şirketler, Rusya'nın silah üretmek için ihtiyaç duyduğu mikroçipleri ve küçük elektronik ekipmanları Ruslara satıyorlar. Bu arada Kuzey Kore de Rusya’ya hatırı sayılır bir destek çıkıyor. Durağan cephede en fazla ihtiyaç duyulan şe, top mermisi. Amerikan istihbarat kaynaklarına göre, Kuzey Kore, geçtiğimiz Ekim ayından bu yana Rusya'ya 3 milyon civarında top mermisi gönderdi. Yine Amerikalı bir diplomatın Mart ayında BM'ye yaptığı bir açıklamasında işaret ettiği, “Rus Ordusu Kuzey Kore balistik füzelerini kullanıyor” saptaması da Rusların bu savaşta yalnız olmadığının kanıtı olarak gösteriliyor. 19 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Reisi’yi bir helikopter kazasında kaybeden İran da Ruslara askeri malzeme sağladığını saklamıyor. Bugüne kadar Ruslara teslim edilen 3.700 adet Shahed-136 (Geran-2) dronu, Tahran’ın Moskova’ya desteğinin sembolü haline geldi. İran'la Rusya arasında yapılan bir anlaşma, Rusya’nın kısa süre içerisinde 6.000 kadar dronu kendi topraklarında üretmesinin önünü açtı.

3) Rusya Asker Sayısını Arttırma Potansiyeline Sahip.

Geçen yıl Rusya, askere alınma yaş sınırını 27'den 30'a yükseltti. Bu planlama, 2 milyon kadar daha Rus askerinin gerektiğinde Rusya-Ukrayna cephesine sürülebileceği anlamına geliyor. Kremlin Rus ordusunu büyütme isteğiyle hareket ediyor. Savaştan önce ordunun asker sayısı 470.000 civarındaydı. 2026 yılına kadar asker sayısının 1,5 milyona çıkarılması hedefleniyor. Savaş içinde Rusya savaşa hazırlanıyor. Rus ordusu devasa bir büyüklüğe ulaşmak istiyor. Bu da haliyle Avrupa’yı tedirgin ediyor. Rus Ordusunun büyümekte oluşu, yaşlı kıtada daha büyük bir savaşın habercisi olarak okunuyor.

Sonuç

Rusya-Ukrayna Cephesinde tarafların birbirini yıpratma savaşı devam ediyor. Savaşın başında Rusların kolaylıkla Ukrayna’yı işgal edeceği öngörülüyordu. Ancak beceremediler. Hatta Ruslar bitmiş bile diyenler oldu. Ukrayna karşı taarruzu beklendi bir süre ancak bu gerçekleştiğinde, Ukrayna Ordusunun da Rusları topraklarından atacak kadar becerikli olmadığı görüldü. Savaşın devamı iki tarafın asker sayısı yanında cepheye sürebilecekleri harp silah ve araçlarının sayısına göre yeniden şekilleniyor. 

Rusya, askerî açıdan bir büyüme trendini yakalarken, Avrupa ve ABD ise Ukrayna’nın arkasında durmaya devam etmekte kararlı bir duruş sergiliyorlar. Bu şartlar altında bu savaşın bir müddet daha galibiyet-mağlubiyet olmadan sürdürülebilir olduğunu değerlendiriyorum.

Kaynakça

Noah Robertson. “They’ve grown back: How Russia surprised the West and rebuilt its force.” DefenseNews. 21 Mayıs 2024. https://www.defensenews.com/global/europe/2024/05/21/theyve-grown-back-how-russia-surprised-the-west-and-rebuilt-its-force/?utm_source=linkedin&utm_medium=social&utm_campaign=li_dfn

Dr. Hüseyin Fazla
Dr. Hüseyin Fazla
Tüm Makaleler

  • 26.05.2024
  • Süre : 5 dk
  • 428 kez okundu

Google Ads