logo

Makalelerinizi bugün paylaşmaya başlamanız için yeni nesil blog sitesi, strasam.org

STRASAM.ORG

Sitemizde yazar olmaya ne dersiniz ?

STRASAM.ORG, strateji, siyaset, savunma, ekonomi, tarih, hukuk, uluslararası ilişkiler, NATO, çevre ülkeleri vb. alanlara yönelik yapılan araştırma ve analizleri yayımlamak maksadıyla oluşturulmuş bir platformdur.

Başvuru Yap

Türkiye

Büyükesat Mahallesi, Uğur Mumcu Caddesi, No 87/4, 06900 Çankaya/ANKARA

Ara: +90 531 278 24 12

[email protected]
savunma

Rus Tanklarının Ukrayna’da Yaşadığı Sorunlar: Bölüm-1

Günümüzde yaşanan teknolojik gelişmeler sonucunda tanklar için ölümcül sonuçlar yaratan yeni silah ve araçların kullanılması, tüm bu tedbirleri etkisiz hale getirmiş gibi görünmektedir. Çünkü, eski klasik silah, araç, gereç ve teçhizat kullanılmaya devam edilirken yeni teknoloji ürünü olan silah ve araçlar da bunlarla senkronize bir şekilde kullanıldığından tehditlerin sayısı ve boyutu artmış, bu sebeple mevcut savunma sistemleri ile zırhlar yetersiz hale gelmiştir.

Dr. Mehmet ÇANLI
Dr. Mehmet ÇANLI

Tüm Yazıları için tıklayınız


  • 26.06.2022
  • Süre : 5 dk
  • 385 kez okundu

Rus tankları neden çok kolay vuruluyor?

Bir süredir, “Artık tankların bir önemi kalmadı mı?” ve “Zırhlı birliklerin yükselişi ve çöküşü” gibi başlıklar altında tankların ve zırhlı araçların günümüz savaşlarında karşılaştıkları sorunlara dikkat çekmeye çalışıyoruz. Benzer şekilde Youtube kanalımızda da videolar yayınlıyoruz. Amacımız, gelecekte Türk ordusunun katılabileceği muhtemel muharebelerde aynı sorunları yaşamaması için gerekli tedbirlerin alınması yönünde ilgililerin dikkatini çekmeye çalışmaktır. 

Kanaatimizce bu konu çok önemlidir. Çünkü son yıllarda yaşanan savaş ve çatışmalarda tanklar ve diğer zırhlı araçlar, adeta acınacak bir duruma düşmüş ve heybetli görünüşlerinin aksine oldukça savunmasız oldukları ortaya çıkmıştır. Bunu Suriye’de, Karabağ’da ve Ukrayna’da imha edilen yüzlerce tank ve zırhlı araç hurdalarından anlamak mümkündür. Bu savaşlarda imha edilen tank ve zırhlı araçlar Rus yapımıdır. Bu sebeple, konu başlığını “Rus tankları ve zırhlı araçlarının günümüzdeki savaşlarda yaşadığı sorunlar” olarak yazdık. 

Bu durum, diğer ülkelerin tank ve zırhlı araçlarının muharebe meydanlarına çıktıklarında aynı sonuçla karşılaşmayacakları anlamına gelmemektedir. Her ne kadar, diğer ülkelerin tank ve zırhlı araçları henüz muharebe meydanlarındaki yeni silahlardan ve bu silahların kullanılmasında uygulanan teknik ve taktiklerden kaynaklanan açık bir meydan okumayla karşı karşıya gelmeseler de olası bir muharebede Rus tanklarından çok daha başarılı olacaklarını iddia etmek için elimizde bir veri yoktur. Bu sebeple, aksi ispatlanmadıkça, burada yazdıklarımız, tüm tank ve zırhlı araçlar için geçerlidir.

Tank ve zırhlı araçlar, neden bu duruma düştüler?  

Bunun birçok sebebi vardır ancak verebileceğimiz en kestirme cevap, tehditlerin hem sayısal açıdan hem de boyutsal açıdan artmasıdır. Aslında, tank ve zırhlı araçlar muharebe meydanlarında göründükleri ilk günden itibaren bunlarla mücadele etmeye yarayacak silah, araç, gereç ve teçhizatlar icat edilmiş ve kullanılmıştır. Yani tank ve zırhlı araçların düşmanları, yeni ortaya çıkmış değildir. Buna rağmen tanklar ve zırhlı araçlar Soğuk Savaş boyunca dünya ordularında hâkim pozisyonlarını muhafaza etmiştir. Çünkü bu tank düşmanlarına karşı da tank ve zırhlı araçları korumak için birçok silah, araç, gereç, teçhizat ve zırh geliştirilmiştir. Ayrıca, bunların kullanılması için bazı taktik ve teknikler bulunmuştur.

Ancak, günümüzde yaşanan teknolojik gelişmeler sonucunda tanklar için ölümcül sonuçlar yaratan yeni silah ve araçların kullanılması, tüm bu tedbirleri etkisiz hale getirmiş gibi görünmektedir. Çünkü, eski klasik silah, araç, gereç ve teçhizat kullanılmaya devam edilirken yeni teknoloji ürünü olan silah ve araçlar da bunlarla senkronize bir şekilde kullanıldığından tehditlerin sayısı ve boyutu artmış, bu sebeple mevcut savunma sistemleri ile zırhlar yetersiz hale gelmiştir.  

Tank ve zırhlı araçların güçlü ve zayıf tarafları nelerdir? 

Tank ve zırhlı araçlar genel olarak üç istikametten gelen saldırılarla karşılaşmaktadır. Bunlar, tankın altından, yani zeminden; yanlardan (ön, sağ, arka ve sol yandan) ve yukarıdan, yani havadan gelen tehditlerdir. 

Klasik zırhlı birlik muharebe konseptlerinde tanklar zırh koruması, ateş gücü ve hareket kabiliyetini kullanarak darbe etkisi yaratacak şekilde kullanılmaktadır. Bu durumda muharebe meydanında karşı karşıya gelen iki ordu birbirlerinin tank ve zırhlı araçlarına daha çok cepheden ateş etmektedir. Bu sebeple tankların zırhı en kalın ve dayanıklı olan yanı ön kısmıdır. Diğer yaygın bir tehdit de klasik mayınlar olduğundan tankın alt kısmı da ön tarafı gibi güçlüdür. 

Ön taraf ve alt taraftan sonra tankın en güçlü tarafları sağ ve sol yanıdır. Yan tarafları tankın üst tarafı takip etmektedir. Tankın en zayıf yanı ise arka tarafıdır. Çünkü tankın motoru arka tarafındadır ve motor hem yanmaya karşı hassastır hem de herhangi bir şekilde çalışamaz hale getirildiğinde tank pek bir işe yaramamaktadır. Tankın motordan sonra en kolay imha olan veya çalışamaz hale gelen parçası ise palettir.

Motor ve paletin çalışamaz hale getirilmesi neden önemlidir? 

Çünkü tank ve zırhlı araçların en önemli özelliği, zırh koruması sağlayarak hızla ilerlemesi ve bu arada ateş de edebilmesidir. Tankların icat edilmesi de bu ihtiyaçlardan kaynaklanmıştır. Birinci Dünya Savaşı’nda tel engellerin yaygın olarak kullanılması sebebiyle piyade askerlerinin savunma mevzilerine ulaşma süresi uzamış ve tarihte ilk defa topçu baraj ateşleri ve makineli tüfek tevkif ateşlerinin yaygın olarak kullanılmasıyla uzun süre ayakta kalan askerler çok ağır zayiat verdiğinden savunma mevziine bir türlü ulaşamamıştır. 

Bu yüzden, zayiat vermeden hızla savunma mevzilerine ulaşmak için tanklar icat edilmiştir. Yani tankların icat edilmesinin birinci maksadı birliklere hareket kabiliyeti kazandırmaktır. Tank hareketsiz kalınca veya yavaşlatılırsa kendisinden beklenen bu işlevi sağlayamaz. Ayrıca, tanksavar silahları için sabit ve kolay bir hedef haline gelir. Bu sebeple tanklar ve zırhlı araçların kullanılmaya başladıkları ilk günlerden itibaren, onları durduracak ve yavaşlatacak tank engelleri (çelik kirpi, beton tank engeli, tank hendeği vb.) de kullanılmaya başlanmıştır.

Tankların bu tehditlere karşı geçirdiği değişimler nelerdir?

Tank ve zırhlı araçlara karşı geliştirilen engeller için bunların etkisini en aza indirecek yeni silah ve teçhizat bulunmuş ve orduların envanterlerine alınmıştır. Bu kapsamda; çeşitli mayınlar ile tank engellerini imha edecek, kaldıracak veya etkisiz hale getirecek mühimmat (mayın tarlası ve engel kuşağından geçit açmak için istihkam unsurlarınca kullanılan patlayıcılar gibi), araç (mayın temizleme tank ve araçları gibi) ve teçhizatlar (mayın pulluğu gibi) geliştirilmiştir. Bunlar kullanılarak tank ve zırhlı araçların muharebe meydanlarında karşılaştıkları engellerde açılan geçit ve gediklerden geçerek hızla ilerlemesi mümkün hale gelmiştir.

Öte yandan, uçak ve taarruz helikopterlerine karşı tankların ve zırhlı araçların savunulabilmesi için tankların üzerine uçaksavar makineli tüfekleri monte edilmiştir. Ayrıca, tek er tarafından kullanılabilen omuzdan atılan hava savunma silahları, yerde kullanılabilen platform ve sehpalardan ateş edebilen uçaksavar makineli tüfekleri ve füzeler ile tekerlekli veya tırtıllı araçlar üzerine monte edilen hava savunma silahları geliştirilmiştir.

Bu gelişmelere rağmen tank ve zırhlı araçlar günümüzde neden savunmasız hale gelmiştir?

Çünkü, buraya kadar anlattığımız tüm gelişmeler, iki ordu arasındaki klasik meydan muharebeleri için geçerlidir ve yakın zamana kadar geçerliliğini korumuştur. Ancak son zamanlarda yaşanan savaşlar, Hibrit Savaş denilen ve düzenli orduların yanında terör örgütleri, suç çeteleri, paralı savaşçılardan oluşan şirketler, silahlanan halk vb. birçok silahlı unsurun da çatışmanın tarafı haline geldiği yeni bir boyuta taşınmıştır. Yani artık, tank ve zırhlı araçların karşısına çoğu zaman tank veya zırhlı araçlar değil çoğu düzensiz silahlanmış sivillerden oluşan yaya unsurlar çıkmaktadır. 

Bunun yanında, muharebeler daha çok meskûn mahal muharebeleri şeklinde cereyan etmeye başlamıştır. Meskûn mahal dışındaki muharebeler de klasik konvansiyonel harp taktik ve tekniklerinden ziyade gayri nizami harp taktik ve tekniklerinin kullanıldığı yıpratma muharebeleri şeklinde yaşanmaktadır.

Bu durum, tank ve zırhlı araçları sıkıntılı bir hale sokmuştur. Çünkü oldukça büyük bir hedef olan tank ve zırhlı araçların meskûn mahallerde kullanılması, zordur. Kırsalda ise tanksavar silahları ile teçhiz edilmiş küçük yaya unsurların (tank avcı timlerinin) yaptığı saldırılarla başa çıkmak zırhlı birlikler için oldukça sorunlu olmaktadır. Bu yeni koşullar, tankların ve zırhlı araçların hem kendilerinden beklenen darbe etkisini sağlayamamalarına hem de kolay hedef olarak imha edilmelerine sebep olmaktadır. 

Yaşanan sorunların en önemli kaynağı ise teknolojide meydana gelen gelişmeler sebebiyle ortaya çıkan yeni silah, araç ve mühimmat olmuştur. Bunların en etkilileri, SİHA’lar ve yeni nesil tanksavar silahlarıdır. SİHA’lar hava savunma silahlarından etkilenmeden tank ve zırhlı araçları kolayca vurabilmektedir. Küçük tank imha timleri tarafından kullanılan yeni nesil tanksavar silahları (N-LAW ve Javelin gibi silahlar) ise hem çok yüksek bir isabet oranına sahiptir hem de zırh korumasının en zayıf olduğu yerlerden biri olan kule bölgesini hedef almaktadır. Bu silahlar kısa süreli bir eğitimin ardından herkes tarafından kullanılabildiği gibi at-unut mantığı ile çalıştıklarından personel hatalarından çok az etkilenmektedir.

El Yapımı Patlayıcıların Tanklara Karşı Kullanımı:

Bunun yanında, El Yapımı Patlayıcı (EYP) diye isimlendirilen ve çarşıdan alınabilecek malzemelerle yapılabilen patlayıcılar da tanklar ve zırhlı araçlar için büyük bir tehdit olarak ortaya çıkmıştır. Bunların yapılması hem ucuz hem de birkaç saatlik eğitimden sonra sadece askerler tarafından değil hemen herkes tarafından imal edilip kullanılabilmektedir. Ateşleme için de sadece bir kişi yeterlidir.

Bu yeni tehditlerin yanında eski nesil tanksavar silahları ile tanklar ve topçu ve roket/füze birlikleri de tanklara karşı kullanılmaktadır. Hatta bir şişeye doldurulan benzin ve yanık yağ ile yapılan molotof kokteyli ile de tanklar kolayca imha edilebilmektedir. Bu sebeple tanklar, eski teknolojiden en yeni teknolojiye kadar geniş bir yelpazedeki çok sayıda silah ve mühimmattan kaynaklanan tehditlerle karşı karşıya gelmektedir. Bu silah ve mühimmat sayesinde tank ve zırhlı araçlar; üstten, alttan ve yanlardan (ön, sağ, sol ve arka taraftan), yani her yönden yapılan saldırılara maruz kalmakta ve buna karşı kendini savunamamaktadır.

Tank ve zırhlı araçlar oldukça pahalıdır. Bir tank, tüm teçhizat ve mühimmatı ile birlikte 8-10 milyon dolar civarındadır. Bunları imha etmek için kullanılan silah ve mühimmat ise 8-10 dolardan başlayan maliyetlerle imal edilebilmektedir. Hatta molotof kokteyli birkaç dolara imal edilebilmektedir. Karabağ ve Ukrayna’da çok etkili olduklarından herkesin dikkatini çeken SİHA ve yeni nesil tanksavar silahları bile bir tankın fiyatıyla kıyaslanamayacak kadar ucuzdur. 

Yani tanklar ve zırhlı araçlar muharebe meydanlarında etkinliklerinin çoğunu kaybettikleri gibi ekonomik açıdan da kullanışlı olmaktan çıkmış durumdadır. Milyon dolarlık fiyatlarına rağmen etkilerinin çok düşük olması, maliyet-etkin bir silah olmadıklarını göstermektedir. Bu durum zırhlı birliklerin muharebe meydanlarındaki ağırlıklarını azaltmaktadır. Nitekim Rusya da başlangıçta zırhlı birlik ağırlıklı teşkilatlanmış olan ordusu ile yaptığı harekatta ağır zayiat vererek başarısız olmuştur. Bunun üzerine, harekât alanını daraltmak zorunda kalmış ve piyade birlileri ile özel birliklerini ileri sürerek zırhlı birliklerini geri planda tutmaya başlamıştır.

(Devam edecek)


Google Ads