Site İçi Arama

savunma

Sırplar 1999 Kosova Harbi’nde ABD’nin Görünmez Uçağı F-117A Nighthawk’ı Nasıl Düşürdüler?

Körfez Harbinde tek bir F-117 kaybı yaşanmadan 1.500'den fazla uçuş sortisi icra edildi. Savaş bittiğinde artık F-117 efsane bir uçak haline gelmişti. 1999'da Kosova Savaşı Bittiğinde ise durum artık farklıydı.

Görünmez F-117 Nighthawk Nasıl Ortaya Çıktı?

F-117A, ABD’nin bombardıman görevleri için tasarladığı düşük görünürlük özellikli ilk uçaktı. Adeta ‘Görünmez Uçak’ olarak ünlenmişti. F-117, o döneme kadar geliştirilmiş en yenilikçi uçaklardan biriydi ve görünmezlik teknolojisine yönelik onlarca yıllık araştırmaların doruk noktasıydı. 1990’lı yıllarda radarlar tarafından görülmesi neredeyse imkânsız olduğu iddia edilen bu uçak, Sovyetler Birliği'ne karşı Amerika'nın ‘gümüş kurşunu’ olarak tasarlanmıştı. Zira bu bombardıman uçağının birincil görevi düşman topraklarının derinliklerine nüfuz etmek ve en ağır şekilde savunulan hedefleri yok etmekti. İlk uçuşunu 1981 yılında gerçekleştirmiş olmasına rağmen, 1988 yılına kadar Amerikan kamuoyu ve hatta Washington’daki çoğu kişi tarafından bilinmiyordu. Havadan havaya yetenekleri olmamasına ve asli görevi olan bombardıman rolünü yerine getirmesine rağmen, bugün bile hâlâ pek çok kişi bu uçaktan "hayalet avcı uçağı" olarak söz etmeyi yeğliyor.

F-117, radar dalgalarını kendisinden uzağa ve farklı açılarda yansıtmak için düz yüzeylerden yapılmış keskin ve açılı bir şekle dayanarak üretilen, birinci nesil görünmezlik teknolojisinin ortaya çıkardığı üründü. Uçakta sıcak nozul (egzoz) ortamını soğuk ortamdaki havayla karıştıran dairesel olmayan nozul boruları kullanılarak oldukça düşük bir kızılötesi ize sahip olunabilmişti. Uçakta turbojet yerine turbofan motor kullanıldığı için gerçek manada bir savaş jeti de değildi. Dolayısıyla yüksek ses çıkaran art yakıcılara (afterburner) sahip olmadığı için düşük bir akustik iz bırakıyordu. Ayrıca uçak koyu renge boyandığı ve çoğunlukla geceleri uçtuğu için düşük bir görsel izi de vardı.

F-117’lerin Harekât Performansı Nasıldı?

F-117 ilk kez 1989 yılında Panama'da "Operation Just Cause" kapsamında General Noriega'ya bağlı güçleri şaşırtmak ve felç etmek için kullanıldı. 1991'de Çöl Fırtınası Operasyonunda gözle görülür derecede yüksek performans sergiledi. Bu savaşta yapılan toplam uçuş sortisinin %3’ünü yapmasına rağmen, neredeyse vurulan hedeflerin %30’u bu uçak tarafından devre dışı bırakılmıştı. Özellikle de o dönemde dünyanın en iyi savunulan şehirlerinden biri olarak kabul edilen Bağdat şehir merkezini hiçbir kayıp vermeden defalarca bombalamayı başarmıştı. Yüksek yoğunluklu savaş ortamında yüksek riskli görevlere hep F-117’ler planlandı. Buna rağmen savaş boyunca tek bir F-117 kaybı yaşanmadan 1.500'den fazla uçuş sortisi icra edildi. Savaş bittiğinde artık F-117 efsane bir uçak haline gelmişti.

Şüphesiz askeri havacılıkta yaygınlıkla kullanılan bir söz bu uçak için de geçerliydi: "Düşmanın her zaman bir oyunu, bilinmeyen bir yüzü vardır!" Bunun anlamı şudur: İstihbaratınız ne kadar iyi olursa olsun, pilot olarak ne kadar zeki ve eğitimli olursanız olun, düşman ne kadar zayıf görünürse görünsün, savaş şartlarında her zaman beklemediğiniz bir şeyle karşı karşıya kalabilirsiniz. Düşmanın sizin öngöremediğiniz, o anda geliştirdiği bir yöntem veya teknikle sizi alaşağı edebilir. Hazırlıksız yakalanabilirsiniz. Beklemediğiniz yerden vurabilir. 

F-117 Uçağını Sırplar Nasıl Düşürebildi?

Kosova Savaşı esnasında kullanmakta olduğu F-117 uçağı vurulan Pilot Albay Dale Zelko'nun karşı karşıya kaldığı durum bahsedilen durum için iyi bir örnektir.

1999 yılında, savaşın dördüncü gecesinde, Albay Zelko F-117 Nighthawk uçağıyla gece uçuşu için havalandı. Karşısında Zoltan Dani isimli karada konuşlu SA-3 karadan havaya füze bataryasından Sırp Komutanı vardı. 1950'lerde tasarlanan kısa menzilli SA-3'ün esasında Kosova Savaşı esnasında pek bir hükmü kalmamıştı. Birçok ordu ya kullanımdan kaldırmıştı ya da üçüncü dünya ülkelerine vermişti. Bu eski savunma sistemi; tecrübe ve eğitim seviyesi yüksek olan batarya komutanı Zoltan’ın elinde yeni bir silaha dönüşmüştü.

Savaştan önce Zoltan, 1982 Lübnan Savaşı sırasında İsrail'in iki saatten kısa bir süre içinde Suriye'nin 30 karadan havaya füze mevziisinden 29'unu nasıl imha ettiğine şahitlik etmiş bir subaydı. Bu tecrübe ona yerdeki bir savunma sisteminin kendisine saldıran düşman uçağına karşı kullanabileceği yegâne avantajının mobilite, hareketlilik olduğunu, bunun hayatta kalmanın anahtarı olduğunu anlamasına yol açmıştı. SA-3 taşınamaz sabit bir sistem olarak tasarlanmış olsa da, eğitimli bir grup askerin SA-3 sistemini 90 dakikadan kısa bir sürede demonte edip kamyonlara yükleyebildiğini, sistemin buna izin verdiğini kavradı. Bu sayede günde birkaç kez Komutanı oludğu SA-3 bataryasının yerini değiştirmek hareket etmeyi seçti. Her yer değiştirme, doğal olarak NATO istihbarat birimlerinin bataryasının yerini tespit etmesini zorlaştırıyordu.

Öte yandan SA-3 bataryasına başlıca tehdit, bombardıman kollarıyla birlikte hareket eden savunma baskısı (SEAD-Supression of Enemy Air Defences) uçaklarının taşıdığı HARM anti-radyasyon füzeleriydi. SA-3 sistemi radarını açtığında havada bekler durumdaki bu uçakların HARM füzelerini SA-3 bataryasını vurmak için fırlattığını fark etti. Ancak sistemin radarını kapatır kapatmaz radyasyon kaynağına yönelen HARM füzelerinin ‘gözlerinin kör’ olduğunu, böylece HARM füzelerini savuşturabildiğini gördü. Bu durum ona SA-3 radarını tek bir yerde 40 saniyeden fazla kullanmama gibi katı bir kural geliştirmesine yol açtı. Daha önceden el konulan Irak Mig-21 uçaklarının radarlarından ev yapımı sahte hedefler inşa ederek SA-3 sisteminin hayatta kalma kabiliyetini daha da arttırdı. Bu sahte hedefleri, SA-3 mevziinden yeteri kadar uzak bir noktaya yerleştirilmesini ve HARM füzesi atıldığında SA-3 kapatıldığında füzelerin bu sahte hedefe yönelerek boşa gitmesini sağlıyordu.

SA-3, F-117'yi Nasıl Düşürdü?

F-117 pilotu Zelko ve SA-3 Komutanı Zoltan'ı kader bir araya getirdiğinde, gece şartları geçerliydi ve hava da oldukça kötüydü. Bu yüzden bölgede görev yapan 8 adet F-117 dışında tüm NATO uçakların bombardıman görevleri iptal edildi. Zoltan’a bu arada F-117 uçaklarının havalandığını dair istihbarat bilgisi akıyordu. Yugoslavya ordusunun NATO üsleri çevresinde yerleştirdiği casusları vasıtasıyla kalkış yapan NATO uçaklarına ilişkin bilgilere erişmek kolay oluyordu. Nereden hangi uçağın kalktığını hep takip eden Zoltan, olası bir taarruz paketinin hangi tip uçaklardan oluştuğunu da öngörmeye başlamıştı. Üstelik uçakların havada ne kadar kalabileceğini de az bir hatayla hesaplayabiliyordu.

Albay Zelko hedefine yaklaşırken, Zoltan SA-3 radarının başındaki kontrolöre radarın 20 saniye boyunca açık kalmasını ve sonra kapatmasını emretti. Ancak komutanlığını yaptığı SA-3 bataryasına taarruz için yaklaştığını düşündüğü F-117 uçaklarının hiçbirini tespit edemedi. Yine de 1 adet F-117'nin bir dakika içinde taarruzunu gerçekleştirip takiben SA-3’ün etkili menzili dışına çıkacağını bildiğinden, radarın 20 saniye daha açık kalmasını emretti. Saniyeler ilerledikçe o ve adamları umutsuzca neredeyse görünmez olan uçağı bulmaya çalıştılar. Öngörülen 60 saniyelik süre neredeyse doğduğunda adamlarının morali iyice bozulmuştu ve gecikmeksizin SA-3’ün yerini değiştirme sürecine başlamaları gerektiğini biliyorlardı. Bu sefer Zoltan bunun yerine, daha önceki talimatlarına aykırı olarak, SA-3 radarının üçüncü kez çalıştırılmasını emretti. Zira Zoltan, F-117 paket kolu içinde SEAD uçaklarının olmadığını, bu uçakların kötü hava şartları nedeniyle havalanmadığını ve dolayısıyla SA-3 mevziine HARM füze saldırısı tehlikesinin bulunmadığını değerlendiriyordu.

Böylece saat 20:15'te Zoltan’ın adamları, Albay Zelko'yu tam hedefe bombalarını atarken tespit ettiler. Albay Zelko'nun silah bölmesinin kapakları açılmış ve bu esnada artık F-117 radara görünür hale gelmişti. Diğer uçaklardan bir farkı kalmamıştı. Birkaç saniyeliğine de olsa radarda görünür hale gelen F-117’leri vurmak için bir fırsat penceresi ortaya çıkmıştı. Zoltan hemen ekibine F-117’yi hedef almalarını ve iki adet füze fırlatmalarını emretti. Bu esnada F-117 görevini tamamlamış ve silah salma kapaklarını kapatmıştı. Buna rağmen SA-3’ün attığı kilit henüz kırılmamıştı. Radar kilidini korumuştu.

Kısa bir süre sonra F-117 pilotu Albay Zelko kendisine atılan füzeleri fark etti. Ancak füzeler ses hızının üç katı hızla hareket ediyorlardı, bu yüzden füzelerden kaçınma manevrası yapmak için pek fazla zamanın bulunmadığını değerlendirdi. İlk füzenin uçağının tam üzerinden geçtiğini hissetti. Hatta füze o kadar yakın geçmişti ki, uçak az da olsa sallanır gibi olmuştu. Sonra gözlerini iyice açıp tekrar füzelerin geldiği istikamete başını çevirince, karşında kendine gelmekte olan diğer füzeyi fark etti. Füze ile uçağın çarpışması çok şiddetli oldu. Zelko, bu esnada eksi yedi G değerini gördüğünü hatırlayacaktı. Vücudu koltuktan yukarıya, kanopiye doğru çekilmişti. Fırlatma kollarına ulaşmak için zorlanırken, aklından tek bir düşünce geçiyordu: “Bu gerçekten, gerçekten, gerçekten çok kötü bir şey."

Zar zor atlamayı başaran pilot Zelko, bölgede görevli muharebe arama kurtarma ekipleri tarafından kurtarıldı ve bu kazadan birkaç hafta sonra yeniden uçmaya başladı. Bu arada SA-3 bataryasının komutanı Zoltan'ın yenilikçi taktikleri ve F-117’yi vuracak kadar ekibiyle birlikte sergilediği görev başarısı, NATO kuvvetlerine özellikle moral yönüyle büyük bir darbe indirmişti. Yugoslav hava savunmasını hafife almak harekât planlama sürecinde bazı hataların yaşanmasına yol açmıştı. Zoltan da bu hatalardan yararlanarak bir F-117'yi düşürebilmişti.

Sonuç

F-117, görünmezlik (stealth) teknolojisinin potansiyelini ve önemini ilk kez ortaya koyan devrim niteliğinde bir hafif bombardıman uçağıydı. Düşman radarlarından kaçmak ve yoğun şekilde savunulan hava sahasına nüfuz etmek için stealth teknolojisini kullanan ilk operasyonel uçaktı. F-117'nin rolü, hassas güdümlü bombaları hedefe görünmeden bırakmaktı. Birçok operasyonda etkinliğini kanıtladı. Yine de 25 yıllık hizmetinin ardından 2008 yılında emekli edildi ve yerini daha gelişmiş ve çok yönlü düşük görünürlüklü beşinci nesil hayalet uçaklara bıraktı.

Kosova harbinde görüldüğü üzere, 1970'lerde tasarlanan ve 1983 yılında hizmete giren F-117, 2000'li yıllara gelindiğinde hava savunma sistemlerine karşı eskisi kadar etkili olamadığı iyice ortaya çıktı. F-117, radar kesit alanını (Radar Cross Section -RCS) azaltmak için birbirine açısal yerleştirilmiş gövde yüzeyleri ve özel kaplamalar kullanıyordu. Ancak bunlar radara, özellikle de uçağın genel konumunu tespit edebilen düşük frekanslı radarlara karşı görünmez değildi.

Esasında F-117 pahalı ve bakımı zor bir uçaktı, çünkü stealth özelliğinin bozulmaması için iklim kontrollü hangarlarda saklanması ve özel kaplamalarının düzenli olarak kontrol edilmesi, gerektiğinde onarılması gerekiyordu. F-117 ayrıca bakımında görev alan personel için sağlık riski oluşturan zehirli kimyasallarla kaplıydı.

Sırplar tarafından Kosova Harekâtı esnasında 1999 yılında SA-3 ateşiyle düşürülmesine rağmen, F-22, F-35, MMU Kaan gibi savaş uçaklarına ilham verici bir rol de oynayan F-117 Nighthawk uçaklarının, görünmezlik dendiğinde ilk akla gelen uçak olarak askeri havacılık tarihinde kendine şanlı bir bulduğuna inanıyorum.

Neticede, SA-3 sistemi 1960'lardan kalma uçaklar için antika ya da anakronik bir oyuncak değildir. Yetenekli havacılar tarafından kullanılan uçakları düşürme konusunda kanıtlanmış bir geçmişe sahiptir. Kapsamlı bir şekilde geliştirilmiş olması, çok yönlülüğünün ve uyarlanabilirliğinin bir kanıtıdır. Aynı zamanda karadan havaya füze savunma sistemi olarak hünerinin de bir kanıtıdır. Yine de haklı olarak şu soru sorulabilir: Eğer Nighthawk'lar Birinci Körfez Savaşı'nda Bağdat'taki arı kovanının üzerinden kazasız belasız uçabildiyse, neden tek bir Sırp füze bataryası "görünmez" olması gereken bir uçağı düşürebildi?

SA-3 Füze Savunma Sistemi

S-125 Neva/Pechora Sovyet yapımı bir karadan havaya füzedir. Tipik olarak füze aparatını kaldırmak ve indirmek için hidrolik olarak çalıştırılan bir mekanizmaya sahip bir PR-14 taşıyıcı kamyonun yatağından fırlatılır. Neva, Sovyet askeri güçlerinin dahili adıydı. Pechora ise ihracat için verilen isimdi [kaynak]. NATO raporlama adı olan SA-3 Goa ile de bilinmektedir. Sovyet Donanması M-1 Volna olarak bilinen bir deniz versiyonunu işletiyordu. S-125 ilk olarak 1961 yılında Sovyet ordusunda öncelikle bir şehir savunma bataryası olarak konuşlandırıldı.

Çift kademeli bir tasarıma sahip olan füze, silahı Mach 3'ü aşan hızlara çıkarabilen katı roket itici motorlarla besleniyordu. Menzili 15 km ve azami irtifası 10 km olan S-125, ilk tasarlanıp üretildiğinde müthiş bir hava savunma sistemiydi.

S-125 sistemi, V-600P ve V-601P olmak üzere çeşitli şekillerde farklılık gösteren iki farklı füze türünü kullanabilir.

V-600P: Yaklaşık 5.8 metre uzunluğundaki bu varyant, yüksek patlayıcılı bir parçalanma başlığına sahiptir. Her biri yaklaşık 12-13 metre yarıçapında 3.500 metalik parçanın dağılmasını tetikleyen 60 kg'lık bir savaş başlığı hem bir radar yakınlık fünyesi hem de bir darbe fünyesi ile çalışır. Bu varyant 15 km menzile ve 10 km azami irtifaya sahiptir ve hedefleri telsiz komuta güdümüyle tespit eder.

V-601P: Bu varyant yaklaşık 6 metre ile biraz daha büyüktür ve 18 km'lik genişletilmiş bir maksimum menzil ve 14 km'lik bir maksimum irtifa sağlar. V-601P'deki temel fark, benzer bir patlama yarıçapında dağılan 4.500 parça metalik parça taşıyan geliştirilmiş 72 kg'lık savaş başlığıdır.

1980'lerde tanıtılan ve o zamandan beri sürekli olarak yükseltilen üçüncü, daha modern bir varyant da mevcuttur:

V-601D (5V27D): 5V27D, V-601P'den bile daha büyüktür ve gündüz optik açı takibi için 9Sh33A Karat 2 dürbünü ile uyumludur.

Takip Sistemleri ve Atış Kontrol Radarı

Füze sistemi tipik olarak atış kontrolü, hedef tespiti ve takibi için bir SNR-125 Alçak Darbe radar sistemi kullanır. SNR-125, S-125 sistemi ile kullanılmak üzere özel olarak tasarlanmıştır. İki ayrı sabit tarama anteni ile donatılmıştır ve ayrıca aşağıdaki bileşenlerden oluşur [kaynak]:

Bir UV-10 Radarı

'Yükseklik bulucu' olarak işlev gören bir çift ortogonal UV-11 Alıcı

Tek bir UV-12 füze uplink radarı

Füze sisteminin mobil ünitelerle karayoluyla taşınabilme kabiliyetine rağmen. Sistemin tamamen işlevsel hale getirilmesi için gereken kurulum süresi çok fazladır. Aslında, füze rampalarının ve radarın kurulumunun aşırı zaman alması 1967 yılında SA-6 Gainful füze sisteminin geliştirilmesine ve kullanılmaya başlanmasına yol açmıştır.

SA-3 Goa'nın Etkinliği

SA-3 Goa, 1999'da F-117'nin düşürülmesi bağlamında daha belirgin bir inceleme düzeyi taşımaktadır. Bu makaleye David ve Goliath anlatısının sıradan yorumunu örnekleyerek başladık. Pek çok dergi, makale, çevrimiçi forum ve sayısız yorum bölümü sıklıkla modern hayalet savaş uçaklarının "antika" ya da eski teknolojiyle düşürüldüğünü iddia etmektedir. Bu iddialarda küçük bir doğruluk payı olabilir. Ancak her zaman olduğu gibi, 1999'da yaşanan olayların gerçekliği, popüler tasvirlerin öne sürdüğünden biraz daha incelikli ve karmaşıktır.

SA-3'ün hizmet geçmişini inceleyelim:

SA-3 Goa ilk kez 1967 Yıpratma Savaşı sırasında muharebeye sokuldu. Sovyet askeri personeli Mısırlı SAM mürettebatının yanına yerleştirildi. Bu mürettebat birkaç F-4E Phantom ve bir A-4 Skyhawk uçağını başarıyla düşürmüştür.

ABD yapımı ALQ-101 Karıştırma Podları bu vuruşları engelleyemedi. Bu SA-3'ün alternatif anten tarama frekanslarının bir sonucuydu.

Raporlar SA-3 Goa'nın 1975 Yom Kippur Savaşı sırasında diğer füze savunma sistemlerinden çok daha iyi performans gösterdiğini belirtmektedir.

Sistem İran-Irak Savaşı'nda bilinmeyen bir etkinlik derecesinde yaygın olarak kullanıldı.

İsrail bir SNR-125 ele geçirmiş ve teknik detayları ABD ile paylaşmış olmasına rağmen. Özel hafifletici karşı önlemler oluşturmak için. Irak SAM bataryaları bu sistemi kullanarak birkaç Koalisyon uçağını düşürmeyi başarmıştır.

Polonya S-125'in gelişmiş bir versiyonunu Ukrayna'ya teslim etmiştir ve Ukrayna bu sistemi bir Su-35'i düşürmek için kullanmış olabilir.

Kaynakça

https://www.quora.com/What-required-the-F-117-to-be-such-a-large-aircraft-It-is-roughly-the-size-of-an-F-15-and-bigger-than-an-F-4/answer/Dimitrios-Tolios?ch=3&oid=1477743755767566&share=b763fb5a&srid=usBSds&target_type=answer

Hasard Lee, “F-35 Pilot Explains How An F-117 Was Shot Down in 1999” 15 Şabut 2024, https://www.sandboxx.us/news/f-35-pilot-explains-how-an-f-117-was-shot-down-in-1999/

 

 

Alec Smith, “Night Hawk Down: The 1999 Downing of a F-117A”, Grey Dynamics, 15 Eylül 2023, https://greydynamics.com/night-hawk-down-the-1999-downing-of-a-f-117a/

Dr. Hüseyin Fazla
Dr. Hüseyin Fazla
Tüm Makaleler

  • 24.04.2024
  • Süre : 5 dk
  • 4990 kez okundu

Google Ads