Site İçi Arama

savunma

Airbus BelugaXL Kargo Uçağı Nasıl Doğdu?

Bu uçağın geliştirilmesi fikrinin kaynağı, Apollo programı için NASA'nın ulaştırma uçağı ihtiyacının nasıl karşılanacağına dayanıyordu. Guppies fikri Washington’da Pentagon’a satılmaya çalışılırken, bir subayın toplantı arasında "Bu şey hamile bir lepistese (guppy) benziyor!" diye kahkaha attığı söylenir. Uçağın tasarımcısı Conroy bu isimlendirmeden rahatsız olmak bir yana, fazlasıyla sahiplendi ve tasarımının ismini Guppy yaptı.

Guppy Nasıl Ortaya Çıktı?

NASA’nın Apollo programı için ürettiği bir uçak olan Guppies, ilk bakışta insana çok tuhaf görünüyor. Ancak bu aslında başarılı bir tasarım. Büyük başarı gösteren bir uçak gövdesi. Tuhaf görünümüne rağmen yerine getirdiği görevler ve fonksiyonlar nedeniyle aslında NASA için çok şey ifade eden bir uçak olmuştur.

Bu uçağın geliştirilmesi fikrinin kaynağı, Apollo programı için NASA'nın ulaştırma uçağı ihtiyacının nasıl karşılanacağına dayanıyordu. Guppies fikri Washington’da Pentagon’a satılmaya çalışılırken, bir subayın toplantı arasında "Bu şey hamile bir lepistese (guppy) benziyor!" diye kahkaha attığı söylenir. Uçağın tasarımcısı Conroy bu isimlendirmeden rahatsız olmak bir yana, fazlasıyla sahiplendi ve tasarımının ismini Guppy yaptı. 

Bu uçağın yapımı esnasında ortaya çıkan acayip gövdesini gören herkes, “bu şey uçmaz” demekten kendilerini alamıyordu. Esasında bu acayip uçağın gövde tasarımına kaynaklık eden uçak C-97 Stratotanker idi. Bir başka deyişle, Boeing 377 Stratocruiser yolcu uçağının askeri versiyonu olan C-97 uçağıydı. Boeing 377 Stratocruiser ise 1940'lı yıllarda geliştirilen B-50 (B-29 uçaklarına dayandırılan) Superfortress'in bir türevi olarak geliştirilmişti. İki katlı yolcu kabini bulunan bir yolcu uçağıydı. Bu uçağın, hava yolculuğunun altın çağını simgelediğine inanılıyor. Bu uçakla yapılan uçuşlar, Atlantik geçişleri; insanların uçakta servis edilen tam porsiyon yemekleri yemek için en güzel elbiselerini giyinerek yolculuk yaptıkları, keyifli ve lüks deneyimler olarak anlatılıyor.

Şaşılacak derecede ilk uçuşunda büyük bir başarı elde eden Guppy, sorunsuz bir şekilde test uçuşlarını tamamladı. Başlangıçta korkulanın aksine, herhangi bir okulun veya banliyö bölgesinin üzerine düşmedi. Yeni uçak, oldukça stabil uçabiliyordu ve devasa genişleyen gövdesine rağmen orijinal Boeing 377 uçağına göre sürati yaklaşık %4 kadar düşmüştü. Bu da ihmal edilebilecek kadar önemsiz bir sürat kaybıydı. Bir ay süren testler esnasında elde edilen tecrübeler ve sertifikasyon gereklilikleri doğrultusunda, motorlarda iyileştirme yapıldı. Gövde yeniden tasarlanarak, dayanıklılığı artırıldı. Kabin kısmı basınçlı hale getirildi ve böylece bu tasarım iyileştirmeleri, uçağın daha yüksek irtifada seyretmesine izin verdi. 

Artık Guppy’lerin daha fazla büyük boyutlu (oversize) kargo yükü taşıyabilecek kapasiteye ulaştığını gören NASA, uçağa ilgisini resmen beyan etti. Apollo programı için tasarlanan Ay Modülleri ve Komuta Modülleri, yeni uçakla taşınabilir hale getirildi. Ay'a ilk ayak basan Apollo 11'in taşıdığı Eagle ve Columbia da dahil olmak üzere, birçok tarihi ‘aparat’, Guppy’e emanet edildi.

Bundan sonra, Aero Spacelines Super Guppy, büyük boyutlu kargo bileşenlerini taşımak için kullanılan büyük, geniş gövdeli bir kargo uçağı olarak ünlendi. Aero Spacelines tarafından üretilen Guppy uçaklarının ilki ‘Hamile’ Guppy, sonradan halk arasında "Süper Guppy" olarak adlandırıldı. Toplamda iki farklı modelde beş adet Guppy uçağı üretildi.

Super Guppy, 377'nin sadece kokpitini, kanatlarını, kuyruğunu ve ana iniş takımlarını muhafaza etti. Diğer her şey yeniden tasarlandı. Bu arada burun iniş takımı da Boeing 707'den alındı ve 180 derece döndürülerek uçağa entegre edildi. Böylece uçağın önünün hafifçe alçaltılması mümkün olabildi ve kargo bölmesi tabanının daha düzleşmesi sağlandı. Bu da yükleme/boşaltma işlemlerini ve nihayetinde kargo operasyonlarını kolaylaştıran bir faktör oldu.

Airbus Beluga Sahne Alıyor

Çok uluslu bir uçak üreticisi olan Airbus, İngiliz, Fransız, Alman ve İspanyol havacılık şirketlerinin oluşturduğu bir konsorsiyum olarak faaliyetine başlamıştı. Bu ülkelerin coğrafi konumları, aynı zamanda Airbus’ın üretim tesislerinin yerlerini de belirledi. Airbus’ın çeşitli noktalarda bulunan üretim tesisleri; maliyet-etkinlikten ziyade bu ülkelerin uzmanlaştığı üretim alanları ve ulusal çıkarlarıyla doğrudan ilişkili olarak ortaya çıkmıştı.

Airbus, üretim kültürü olarak, ortakların her birinin uçağın bir bölümünü, büyük bir parçasını üretmesini benimseyen bir anlayışa sahiptir. Daha sonra bu üretilen büyük parçalar, nihai montaj için merkezi bir yere taşınır. Örneğin, kanatlar ve iniş takımları İngiltere'de, kuyruk ve uçak kapıları İspanya'da, gövde Almanya'da, burun ve orta gövde Fransa'da üretilirken, son montaj noktası olarak Toulouse (Fransa), Hamburg (Almanya) veya Sevilla (İspanya) kullanılmaktadır.

Bu dağıtık üretim mekanizması, üretilen büyük parçaları nihai montaj tesislerine taşıyacak bir hava ulaştırma aracına olan ihtiyacı da ortaya çıkardı. Bu çerçevede, 1970'lerin başında, ABD’de o dönemde kullanımına neredeyse artık ihtiyaç kalmayan iki adet Super Guppy uçağı, Airbus tarafından Avrupa'daki başka üretim tesislerinde üretilen uçak parçalarının Toulouse'daki son montaj tesisine taşınması kapsamında kullanılmaya başlandı. Airbus, kendi üretim mekanizması içinde bu tür büyük uçaklara ihtiyacının devam edeceğini yakından tecrübe etti. Bunun üzerine Guppy uçaklarını üretme lisans hakkını satın aldı. 1982 ve 1983 yıllarında Fransa'daki Union de Transports Aériens Industries tarafından iki Super Guppy uçağı daha üretildi. Böylece Airbus’ın elinde dört adet Super Guppy tipi uçak olmuş oldu. Sonrasında ise bu uçakların yerini Guppy’lerden ağırlık olarak iki kat daha fazla kargo taşıyabilen Airbus yapımı Beluga uçakları aldı.

Airbus A300-600ST (Super Transporter) veya Beluga, standart A300-600 geniş gövdeli yolcu uçağının uçak parçaları ve büyük boyutlu kargo taşımak üzere modifiye edilmiş bir versiyonu olarak ortaya çıktı. Beluga, bu kargo uçaklarına verilen isim oldu. İlk başlarda Airbus, bu kargo uçaklarını Super Transporter olarak isimlendirmişti. Ancak görünüşü bir balinaya benzeyen Beluga ismi daha popüler hale geldi ve firma da Beluga ismini resmen kullanmaya başladı. 2020 yılının Ocak ayından itibaren ise daha geniş gövdeli BelugaXL, standart Beluga'ların yanında hizmete girdi.

Airbus Üretim Zincirinin Bir Parçası Olarak TUSAŞ da Beluga'yı Kullanıyor

Konunun Türkiye’ye bakan yönü de bulunmaktadır. Airbus’ın parça üreticilerinden biri olan TUSAŞ’ta (Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş.) üretimi tamamlanan ürünler, havayoluyla Ankara’dan (Mürted) Toulouse’a ulaştırılmaktadır. TUSAŞ, bugüne kadar Ankara Kahramankazan'daki tesislerinde, AIRBUS A350 XWB kanatçıklarının tasarım ve üretimine, Airbus A330 dümenlerinin üretimine, Airbus A320 uçaklarının 18 ve 19 numaralı arka panellerinin ve arka gövdelerinin üretimine başarı ile devam etmektedir.

20 yılı aşkın süredir Airbus platformlarına binlerce parça ve komponent üreten TUSAŞ'ın üretimine devam ettiği projeler arasında A350XWB Kanatçıkları, A330 İstikamet Dümeni, A320 Kısım 18 ve Kısım 19 üretimi yer alıyor. Bu kapsamda, 20 Temmuz 2022 tarihinde, TUSAŞ ve Airbus arasında 3 yeni iş birliği sözleşmesine imza atıldı. İmzalanan sözleşme, geniş gövdeli kargo uçaklarının en yeni platformlarından biri olan A350F’in bariyer duvarı (tek kaynak tedarikçisi), A320 serisi 18 ve 19 kısım birleşimi ile birlikte A220 serisi Orta Alt Gövde Panellerini kapsıyor.  

TUSAŞ üretim takvimine göre, bazen ayda bir bazen de daha fazla sayıda Beluga uçağı Mürted’e inerek, askeri meydan ile fabrika arasındaki bağlantı taksi yolunu kullanarak, TUSAŞ tesislerindeki yükleme/boşaltma apronundaki yerini almakta ve burada gereken yükleme/boşaltma işlemleri özel teçhizatlar kullanılarak yerine getirilmektedir.

Dr. Hüseyin Fazla
Dr. Hüseyin Fazla
Tüm Makaleler

  • 03.05.2023
  • Süre : 5 dk
  • 956 kez okundu

Google Ads