Site İçi Arama

savunma

Boeing T-7A’nın İlk Teslimatını 2027’ye Ötelerken, TUSAŞ'ın ilk Hürjet’i 2025’te Teslim Etmeyi Hedeflemesi Ne Kadar Gerçekçi?

TUSAŞ’taki geçmiş tecrübelerime göre, haftada ortalama 2 sorti test uçuşunu ancak yapabilecek prototip Hürjet uçaklarıyla gerçekleştirilecek uçuş test sürecinin, çözülmesi gereken büyük bir tasarım problemi ortaya çıkmazsa, 4-5 yıl içerisinde ancak tamamlanabileceğini değerlendiriyorum. Tahminen 2028 yılı başında Türk Hava Kuvvetlerine ‘harekât değerlendirme test’ süreci için ilk Hürjet’in teslim edilebileceğini, muhtemelen bu sürecin sonunda ilk uçakların en erken 2029 yılı içerisinde Hava Kuvvetlerinin kullanımına sunulabileceğini hesaplıyorum.

Boeing T-7A Red Hawk, ABD Hava Kuvvetleri için gelişmiş (tekâmül) eğitim uçağının yer testlerinin yanında sistemlerinin doğrulanmasında kritik bir adım olan taksi testlerini başarıyla tamamladı. Boeing T-7 Baş Test Pilotu Steve Schmidt şirketin yayınladığı bir haber bülteninde “Uçuş kontrolleri ve fly-by-wire sistemine verilen komutlar netti ve uçak son derece iyi manevra yaptı" dedi. “Her şey tasarlandığı ve beklendiği gibi işledi.” Steve’in bahsettiği uçak, Boeing’in mühendislik testleri ve geliştirme uçağı olarak kullanacağı ilk T-7A. Toplamda 5 adet T-7A test uçağından üretilmesi planlanıyor. İlk uçak, bu yaz aylarında Boeing’in Louis’deki uçuş testlerinde kullanılacak ve sonrasında operasyonel test değerlendirme süreci için Amerikan Hava Kuvvetlerine ait Edwards Hava Üssü’ne teslim edilecek.

T-7A Programında Neden Gecikme Yaşandı?

Pentagon’un Boeing’le imzaladığı T-X sözleşmesi (sonra da T-7 programı) çerçevesinde, bazı günlerde toplam 6’ya ulaşan test uçuşu sortisiyle, toplamda 7.000’den fazla test noktasının testlerini başarıyla tamamlamıştı. Test sürecini tamamlayan ve Amerikan Hava Kuvvetlerine (USAF) teslim edilmek üzere üretilecek ilk T-7A’nın ise orijinal sözleşmeye göre 2024 yılında başlangıç harekât kabiliyeti (initial operational capability-IOC) seviyesine ulaşması ve T-38 Talon’ların yerine kullanıma sunulması gerekiyordu. 

2018 yılının Eylül ayında USAF, Boeing ile 351 uçak (475'e kadar satın alma opsiyonu ile) ve 46 eğitim simülatörü tedarikini içeren, 9,2 milyar dolarlık bir sözleşme imzalamıştı. Boeing’in bu projede program ortağı olan Saab da, T-7’de çeşitli sistemlerin geliştirilmesine destek vermenin yanı sıra, esasında jetin arka gövdesinin tasarım ve üretiminden sorumlu olarak görev almıştı. Başlangıçta T-X (T=Trainer, Training, X=Experimental) olarak yola çıkan proje, Boeing’le sözleşme imzalama aşamasında, T-7A Red Hawk (Kızıl Şahin) olarak adlandırılmıştı.

Bu arada, T-7A’nın atlama sandalyelerine yönelik gövdeyle uyumunda ve özellikle pilotların öngörülenden daha düşük ve daha yüksek ağırlıkta olması halinde sandalyenin fırlatma sisteminin bu pilotların emniyetle uçaktan ayrılıp-ayrılamayacağına dair soru işaretlerinin giderilmesi ortaya çıktı. Anlaşıldığı kadarıyla, Pilot Kurtarma Sistemine (Escape System) yönelik ilave sertifikasyon ve kalifikasyon gereksinimleri de ortaya çıktı. Öte yandan programdaki gecikmenin kaynağının sadece sandalye sorunu olmadığını değerlendiriyorum. 

Sandalyeyle ilgili yapılan yer testleri, yazılım hatalarını ortaya çıkarmayı hedefliyordu. Bu konuda ilerleme kaydedildiğine dair bilgiler mevcut. Aslında T-7A’da kullanılan sandalye, yeni bir şey değil, F-35 hariç USAF’ın neredeyse tüm jet uçaklarında kullanılan ACES II sisteminin en son versiyonu olan ACES V. ACES fırlatma sandalyelerini, T-7 programı çerçevesinde Collins Aerospace firması üretiyor. Firma temsilcileri; ACES V için ortaya atılan emniyete yönelik soru işaretlerini giderdiklerini, kendi çözümlerini Pentagon’a sunduklarını, herhangi bir sorun çıkmayacağını ifade ediyorlar. Durum buysa, programın 2,5-3 yıl kadar ötelenmesi pek mantıklı gözükmüyor. Muhtemelen dış dünya ile paylaşılmayan başka sorunlar da olabilir. 2018 yılında sözleşme imzalanma aşamasında neredeyse üretime hazır olduğu iddia edilen T-X’in, anlaşılan bilinmeyen başka problemlerine şimdi Boeing çözüm üretmeye odaklanıyor olmalı.

USAF’ın T-7A Red Hawk'a daha gelişmiş bir fırlatma koltuğu yerleştirme kararının faturası Boeing’e kesildi. Şimdilik 2,5 yıl olarak hesaplanan gecikme, Boeing’e 1,14 milyar USD zarar olarak yazıldı. Sözleşme 9,2 milyar USD olarak sabit fiyattan imza altına alındığı için, fırlatma koltuğundan kaynaklı gecikme zararı Boeing’e ilave yük getirmiş oldu. Eğer sözleşme, “maliyet artı (cost plus)” olarak imzalanmış olsaydı, ilave isterden kaynaklandığı anlaşılan gecikme muhtemelen Boeing’e fatura olarak yansıtılamayacaktı. T-X’in, program yönetimi ve maliyet artışlarının yönetimi yönüyle de öğretici bir program olduğu anlaşılıyor.

Bu noktadan hareketle, haliyle Boeing’in programı revize etmesi ve ilave sistem, yer ve uçuş testleri yapması gerek duyuldu. Halihazırda, yeniden düzenlenen program takvimine göre, IOC tarihi mecburen sarktı ve 2024 yerine 2027 yılına ertelendi. Bununla birlikte 2027 yılını da, IOC yönüyle kesin bir tarih olarak görmeyenler de var. Bunun olabilmesi için, 2026 yılı Şubat ayı içerisinde T-7A üretim paketinin az sayıda bir bölümüne yeşil ışık yakılması gerekiyor. Bu konuda Pentagon tarafındaki soru işaretlerinin nasıl giderileceğine bağlı olarak üretim kararının alınması veya takvimde yeni bir öteleme yapılması bekleniyor. Revize edilmiş takvime göre, ilk üretim uçağının USAF’a 2025 yılı Aralı ayına kadar teslim edilmesi gerekiyordu. Bunun da gerçekleşemeyeceği neredeyse kesinlik kazandığı için 2027 yılında ulaşılması beklenen IOC’nin de tehlikeye girebileceğine dair yorumlara bugünlerde daha sık rastlanılıyor.

Evvelki gün gerçekleştirilen taksi testini bu programın selameti için önemli gören Boeing’in T-7 program yöneticisi Evelyn Moore, Paris Havacılık Fuarında, programdaki olası gecikmelere değinmeden, "Önceliğimiz, bu uçağın eksikliklerini bir an önce gidermek ve geleceğin av ve bombardıman pilotlarına güvenle teslim etmek" derken, son taksi testinin T-7A Kızıl Şahinlerin gökyüzüyle tekrar buluşması için önemli bir adım olduğunu belirtti.

T-7A Programındaki Gecikmenin, Pilot Yetiştirme Programlarına Olumsuz Etkisi Olacak mı?

Amerikan Hava Kuvvetleri, 60 yılı aşkın bir süredir Northrop üretimi T-38 Talon uçaklarıyla üç aşamalı pilotaj eğitiminin son ayağını veriyor. Bu arada USAF’in büyümekte olan bir pilot açığı problemi var. T-38 uçaklarının ömrünü uzatmak için yapısal modifikasyonlar yapıldı. Halen bu uçakların kokpitlerinde iyileştirmeler yapılmasına, dijital modifikasyonların devreye sokulmasına devam ediliyor. Tüm T-38’ler için olmasa da, uçakların bir kısmının hizmet ömrünün uzatılmasına yönelik kararlar alınmak zorunda kalınıyor. Artık eskiyen ve pilotaj eğitim yükünü kaldırmakta zorlanan T-38’lerin yerine bir an önce T-7A’ların gelmesi gerekiyor. Programdaki her gecikme, T-38 sorunlarının da daha görünür hale gelmesine yol açıyor. 

T-7A'ların pilot adaylarının eğitimlerinde kullanılabilir hale gelmesine daha birkaç yıl varken, USAF, T-7'nin yerini alması beklenen eski T-38 Talonları daha uzun süre uçurmaya devam etmek zorunda gözüküyor. Ancak T-38’lerde kullanılmakta olan J85 motor sayısı yeterli değil. Motorların ömürlerinin ne kadar uzatılabileceği de hukuki süreçlere bağlı. Motor soruna çözüm bulunamazsa, bu durumun T-38’lerin eğitim performansını olumsuz etkileyebileceği iddia ediliyor. USAF, T-38 eğitim filosunun ve motorlarının uçuşa elverişlilik ve hazır olma oranları, T-38 için stratejik bir bakım planı ve T-7'deki gecikmelerin Talon'u nasıl etkilediğine dair birtakım konular üzerinde çalışıyor. Amaç, Hava Kuvvetleri'nin daha fazla pilot yetiştirmek için T-38'lerin sorti üretim oranlarını artırmak. Ancak bu konulara yönelik çok sayıda açmazın aşılması gerekiyor. 

Programda yaşanan gecikmelerden bağımsız olarak, T-7A’nın dijital mühendislik tasarım yetenekleri kullanılarak daha da geliştirilmekte olduğu iddia ediliyor. Bunun anlamı, sanal testler yoluyla yeni konseptlerin ve yeteneklerin daha hızlı ve daha uygun maliyetli bir şekilde T-7A’lara entegre edilmesidir. Nitekim bunun USAF’ın “Dijital Yüzyıl Serisi” adını verdiği uçak kullanım stratejisiyle uyumlu olacağı savunuluyor. 2020 yılı Eylül ayında Trump döneminin USAF Bakanı olan Barbara M. Barrett, yaptığı açıklamada, Boeing'in Red Hawk eğitim jetinin, dijital mühendislik kullanılarak tasarlandığını ve test edildiğini, bu uçağın eT-7A unvanını kazanan ilk Amerikan uçağı olduğunu duyurmuştu. Beşinci nesil savaş uçaklarının eğitim isterleriyle uyumlu olarak tasarlanan eT-7A eğitim programının bu alanda diğer ülkeler için de bir model olması, yeni bir çığır açması bekleniyor. Bunun ne anlama geldiğini, pilotaj eğitim sistemine nasıl bir yenilik getirdiğini görmek için, öncelikle T-7A’ların sorunsuz USAF’a teslim edildiğini görmemiz gerekiyor.

Amerikan T-7A’nın Eşdeğer Platformu veya Dengi HÜRJET’te Durum Nedir?

Türk Hava Kuvvetleri de İzmir Çiğli’deki pilotaj eğitim sürecinde, halihazırda Güney Kore yapımı KT-1 uçaklarında temel jet eğitimini tamamlayan pilot adaylarına, T-38M (modernize) uçaklarla eğitim veriyor. Pilotaj eğitiminde Amerika Hava Kuvvetleri modeli kullanılıyor. ABD tarafından T-38’lerin yerini alacak bir jet eğitim uçağının geliştirilmesine yönelik bir proje yarışması gündeme getirildiğinde, ABD ile paralel hareket edilmesi ve Türkiye’nin de ihtiyaç duyacağı 60 kadar T-X uçağının da üretilmesi, bu kapsamda ABD’deki yarışmaya dahil olunması Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından hedeflenmişti. Bu kapsamda, Pentagon’un açtığı yarışmaya, bir Amerikan firması olan ancak sahiplerinin Türk olması nedeniyle Türkiye açısından öne çıkan SNC (Sierra Nevada Corporation) ile TUSAŞ’ın ortaklaşa girmesine karar verilmişti. Yarışmada en önemli kriter, USAF eğitim isterlerini karşılayan uçan bir prototip ile yarışmaya katılabilmekti. SNC-TUSAŞ ortaklığı, geç dahil oldukları bu yarışma sürecinde, istenen prototipi ortaya çıkarmada başarılı olamadı. Bununla birlikte, TUSAŞ; başta T-X isterlerinin detaylıca analiz edilmesi olmak üzere, bu yarışma sürecinde yer almak suretiyle, benzer bir milli programın başlatılabilmesi yönünde ortaya çıkan iradenin şekillenmesinde öncü rol oynadı. Yarışma kaybedilmişti ama neticede TUSAŞ kazanmıştı. 

Milli Jet Eğitim ve Hafif Taarruz Uçağı HÜRJET için başlangıç aşamasında TUSAŞ yönetimi inisiyatif kullandı, firmanın öz kaynaklarına dayanan HÜRJET projesi bu şekilde hayata geçirilmiş oldu. Hürjet’in, Türk Hava Kuvvetlerinin jet eğitim uçağı olarak kullandığı T-38 Talon uçaklarının yerine hizmete girmesi ve savaş pilotlarının yetiştirilmesi hedeflendi. Bu kapsamda takip eden süreçte, 12 Ocak 2022 tarihinde toplanan Savunma Sanayii İcra Komitesi (SSİK), Hürjet için ilk etap seri üretim kararını verdi. 2022 yılı Mayıs ayı itibarıyla ilk prototip uçağın parça üretiminin tamamlandığı TUSAŞ tarafından bildirildi. 2022 yılı Aralık ayında mütevazı hangardan çıkış töreniyle gündeme gelen ilk prototip, 11 Nisan 2023 tarihinde ilk motor çalıştırmasını (Amerikan General Electric F404 turbofan motoru) yaptı. Hızlandırılmış taksi testlerini takiben 25 Nisan 2023 tarihinde saat 07.35’te uçak ilk test uçuşu için havalandı ve 26 dakikalık uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Halihazırda testler devam ediyor. Bugüne kadar 10’un üzerinde test uçuşu yapıldı. Uçağın asgari 500 test sortisi gerçekleştirmesi gerektiğini öngörüyorum. TUSAŞ’taki geçmiş tecrübelerime göre, haftada ortalama 2 sorti test uçuşunu ancak yapabilecek prototip Hürjet uçaklarıyla gerçekleştirilecek uçuş test sürecinin, çözülmesi gereken büyük bir tasarım problemi ortaya çıkmazsa, 4-5 yıl içerisinde ancak tamamlanabileceğini değerlendiriyorum. Tahminen 2028 yılı başında Türk Hava Kuvvetlerine ‘harekât değerlendirme test’ süreci için ilk Hürjet’in teslim edilebileceğini, muhtemelen bu sürecin sonunda ilk uçakların en erken 2029 yılı içerisinde Hava Kuvvetlerinin kullanımına sunulabileceğini hesaplıyorum.

Şüphesiz Hürjet programına dışarıdan bakan bir gözle bunları söylüyorum. Paris’teki Havacılık Fuarında Hürjet hakkında konuşan TUSAŞ Uçak Genel Müdür Yardımcısı Atilla Doğan farklı ve iddialı bir söylemi dile getirdi: “TSK ile 2 adet prototip ve 16 adet uçak için sözleşme imzalandı. 2025 sonuna kadar 4, 2028 sonuna kadar da 12 adet uçak (Türk Hava Kuvvetlerine) teslim edilecek. (Dış ülkelere) Satış için 5-6 potansiyel müşteriyle ciddi görüşmeler yapılıyor." beyanatını verdi. Dilerim Sayın Doğan’ın planlaması doğru çıkar. Ülkemiz açısından sevindirici bir gelişme olur. İki yıl sonra erişilmesi planlana bu hedefin gerçekleşmesini dört gözle bekliyorum.

TUSAŞ planı çerçevesinde, 2025 yılı sonuna kadar 4 adet Hürjet'in Türk Hv.K.K.lığına teslimatın gerçekleşmesi halinde, bunun, henüz 4 adet Hürkuş'u bile teslim edemeyen TUSAŞ için ciddi bir başarı olacağını değerlendiriyorum. Muhtemelen burada kastedilen ‘harekât test değerlendirme’ uçaklarının teslimidir. Böyle olsa bile, çok iddialı bir tarihten bahsediliyor. Boeing’i sollamaya odaklanan TUSAŞ’ın bu hedefe ulaşması halinde, Doğan’ın da dediği gibi, dış pazarda Hürjet’in ününün artmasını sağlayacak önemli satış başarılarına imza atılabileceğini öngörüyorum.

Hürkuş-2’de Durum Nedir?

Bu arada Hürkuş konusunun Hürjet’ten bağımsız olamayacağını da ilgililerin dikkatine sunma gereğini hissediyorum. Hatırlanacağı üzere, TUSAŞ, 2014 yılında SSB ile imzaladığı sözleşme gereği, ilkini 1 Haziran 2018 tarihinde teslim etmek üzere, toplamda 15 adet Hürkuş temel eğitim uçağını, 1 Haziran 2019 tarihine kadar teslim etmesi gerekiyordu. Eğer bunda başarılı olunsaydı, ilave opsiyon olarak sözleşmede yer alan 40 adet Hürkuş’un da üretimini TUSAŞ’ın gerçekleştirmesi söz konusu olabilecekti. Üretilen 15 adet Hürkuş’un, anlaşıldığı kadarıyla, Hava Kuvvetlerinin sözleşmede yer alan isterlerini tam karşılayamadığı için, o dönemde teslimatı gerçekleşememişti. Bununla birlikte bu uçakların hava yer entegrasyon uçağı (HYEU) rolünde, F-16 ile verilen bazı eğitimlerde maliyet-etkin bir çözüm platformu olarak kullanılabileceği gündeme geldi. TUSAŞ’a göre, Hürkuş'un HYEU versiyonunu yakın dönemde Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edilecek. Ayrıca, Çad ve Nijer’e bu uçaklardan 5 adedinin satışı yapıldı. Bu arada, Çiğli’de KT-1 uçaklarıyla birlikte yeni nesil temel eğitim uçağı olarak hizmet etmesi beklenen yeni versiyon Hürkuş için, TUSAŞ ile SSB arasında yeni bir sözleşme imzalandı. Hürkuş-2 olarak adlandırılan bu “iyileştirme faaliyeti” halen devam ediyor. Kritik tasarım süreci tamamlandı. Kendi mecrasında proje ilerliyor. Görünen o ki, Hürkuş-2, Hürjet’in gerisinde kalan bir program olacak. En iyi ihtimalle, Hürkuş-2’ler ve Hürjetler birlikte Hava Kuvvetlerine teslim edilecek. 

Kaynakça

Stephen Losey, “House defense bill pushes US Air Force on jet trainer availability”, DefenseNews, Airwarfare, 22 Haziran 2023, https://www.defensenews.com/air/2023/06/22/house-defense-bill-pushes-us-air-force-on-jet-trainer-availability/?utm_source=linkedin&utm_medium=social&utm_campaign=dfn-rss-zap

Dario Leone, Blog, 22 Haziran 2023, https://theaviationgeekclub.com/t-7a-red-hawk-completes-taxi-tests-ahead-of-maiden-flight/amp/

Steve Trimble, “Fast-Tracked U.S. Air Force T-7A Slowed By Ejection Seat Issues”, Aviation Week, 3 Mayıs 2023, https://aviationweek.com/defense-space/light-attack-advanced-training/fast-tracked-us-air-force-t-7a-slowed-ejection-seat

Anadolu Ajansı, “TUSAŞ, Nijer ve Çad'la, Hürkuş satış sözleşmesi imzaladı”, 21 Eylül 2022, https://www.defensehere.com/tr/tusas-nijer-ve-cadla-hurkus-satis-sozlesmesi-imzaladi

https://twitter.com/TyrannosurusRex/status/1671791248774971393, 22 Haziran 2023, saat:11.04

Dr. Hüseyin Fazla
Dr. Hüseyin Fazla
Tüm Makaleler

  • 23.06.2023
  • Süre : 7 dk
  • 1649 kez okundu

Google Ads