logo

Makalelerinizi bugün paylaşmaya başlamanız için yeni nesil blog sitesi, strasam.org

STRASAM.ORG

Sitemizde yazar olmaya ne dersiniz ?

STRASAM.ORG, strateji, siyaset, savunma, ekonomi, tarih, hukuk, uluslararası ilişkiler, NATO, çevre ülkeleri vb. alanlara yönelik yapılan araştırma ve analizleri yayımlamak maksadıyla oluşturulmuş bir platformdur.

Başvuru Yap

Türkiye

Büyükesat Mahallesi, Uğur Mumcu Caddesi, No 87/4, 06900 Çankaya/ANKARA

Ara: +90 531 278 24 12

[email protected]
savunma

Harekât Bağımsızlığı İçin Neler Gerekir? Bileşenleri Nelerdir?

Bir ulusun doğasında “teknoloji” ile barışık olması, o devletin sahip olacağı ordunun harekât bağımsızlığının temelini oluşturur. Türk savaş tarihine baktığımızda, yüksek askerlik ruhuna dayalı cesareti ile komuta heyetlerinin zafere götüren önderliği öne çıkmakla birlikte, kendi dönemlerinin teknolojileri olan okçulukta ve kılıç kullanımda ustalık ile çevirme/ricat muharebelerinde atlı süvariyle gerçekleştirilen manevra yeteneğiyle zaferlerin elde edilebildiğini görüyoruz. Türklerin savaşlarda kullandıkları kılıç ve okları kendilerinin üretemediğini düşünebilir miyiz?

Dr. Hüseyin Fazla
Dr. Hüseyin Fazla

Tüm Yazıları için tıklayınız


  • 29.07.2022
  • Süre : 6 dk
  • 347 kez okundu

Harekât Bağımsızlığı ve Teknoloji İlişkisi:

Günümüz savaşlarında galip gelebilmek için savaşın doğasında bulunan etkenler arasında, örneğin askerin savaşma kabiliyetleri ve direnci, milletin harbi desteklemeye yönelik sabrı, savaşı yöneten komuta heyetinin yetenekleri ve dehası benzeri şeyler sayılabilir. Bununla birlikte zaferi getiren en büyük faktör, diğerlerini göz ardı etmemek kaydıyla, teknolojik üstünlüktür.

Bir ulusun doğasında “teknoloji” ile barışık olması, o devletin sahip olacağı ordunun harekât bağımsızlığının temelini oluşturur. Türk savaş tarihine baktığımızda, yüksek askerlik ruhuna dayalı cesareti ile komuta heyetlerinin zafere götüren önderliği öne çıkmakla birlikte, kendi dönemlerinin teknolojileri olan okçulukta ve kılıç kullanımda ustalık ile çevirme/ricat muharebelerinde atlı süvariyle gerçekleştirilen manevra yeteneğiyle zaferlerin elde edilebildiğini görüyoruz. Türklerin savaşlarda kullandıkları kılıç ve okları kendilerinin üretemediğini düşünebilir miyiz? 

Gelmek istediğim nokta, bir ulusun askerine “git, benim için savaş” diye vereceği silahlardaki her türden kısıtlama, o ulusun barış döneminde kendisine yeten, başka bir ülkeye bağımlı olmadan savaş yapabilen bir ordu için yatırım yapması beklenir. Bu da ancak dışardan hazır alımla değil sahip olduğu askerî teknolojilerle ve güçlü ekonomisiyle gerçekleştireceği askeri harp vasıtalarını, silah ve araçlarını üretim kabiliyetine sahip olmasıyla realize edilebilir. Bu da ancak harekât bağımsızlığını kendine hedef almış siyasî ve askerî liderlikle, zihniyet olarak bu yönde bir gayrete öncülük etmekle ve en önemlisi de sabırla gerekli askeri üretim mekanizmalarını tesis edebilmekle olabilir.

Bu bakış açısı esas alınmak kaydıyla, harekât bağımsızlığının bileşenlerine (platform, mühimmat, bilişim, dokümantasyon ve muharebe destek) havacılık ve uzay boyutuyla kısaca değinelim. Diğer kuvvetler için de benzer yaklaşım, bazı özel alanlar saklı kalmak üzere, geçerli kabul edilebilir.

Platform Bağımsızlığı: 

Platform, insanlı veya insansız hava araçlarıdır. Harekâtta irade dışı kısıtlamalara tabi tutulmadan hava platformlarının görevlerini vazifenin gerekleri doğrultusunda başarıyla yerine getirebilmesidir. 

Hava Kuvvetlerinin sahip olduğu platformların dışa bağımlılığının asgari seviyeye indirilmesi için platform üretiminde öncelik yetkin ve devamlı gelişen, üretimde yüksek teknolojiyi kullanan bir milli savunma sanayisine verilmelidir. Bunun mümkün olamadığı durumlarda yüksek teknolojiyi milli savunma sanayisiyle buluşturacak konsorsiyumlara yönelmek gerekebilir.

Platform bağımsızlığının temelinde yurtiçi üretim potansiyeli ve kapasitesi yatmakla birlikte, savunma ihtiyaçlarını karşılayacak sanayi altyapısı, teknolojik yeterlilik ve dış ticarete entegre bir pazarlama döngüsü kurulamadığında, sürdürülebilir bir milli üretim söz konusu olamaz. 

Komple bir platformu, örneğin savaş uçağını Türkiye’de üretmek mümkün olamayabilir. Bu tür durumlarda platformların yüksek değerli unsurları ve kritik teknolojileri öncelikli olmak üzere parça bazında ve kademelendirme yaklaşımı ile tasarım, ürün geliştirme ve seri üretim hedeflenmelidir. Bir uçağı “uçabilir bir hava aracı” olarak üretmek, teknoloji hazırlık seviyesinde üst sıralarda olmayı gerektirir. Ancak, bunun öncesinde, uçak üretiminden ziyade, gelişmiş savaş uçaklarında kullanılan görev bilgisayarlarına, radar dahil atış kontrol ve aviyonik sistemlerine, mühimmat entegrasyon yeteneklerine, yani ‘çıplak uçağı’ giydirebilecek milli ve özgün yeteneklere öncelik verilmesi maliyet etkin ve sonuç odaklı bir yaklaşım olabilir.

Platform bağımsızlığının sağlanamadığı her durumda ise, tek kaynağa bağımlı olmak yerine kaynak çeşitliliğine dayalı bir tedarik politikası izlemek, şehir şebekesinin kesildiği durumlarda artezyenden evin suyunu karşılamaya devam etmekle eşdeğer bir çıktıyı sağlaması yönüyle önemlidir. 

Platform bağımsızlığında ölçülebilir hedefler ortaya konmalıdır. Burada üretilen platformu aynı zamanda diğer ülkelere de satmak hedefleniyorsa (ihracat odaklı strateji), bu durumda komple uçağın milli savunma sanayi altyapısıyla üretilmesi gerekir. Özellikle de kritik sistemlerin yurtiçinde üretilmesi, yakın vadede üretilemeyecek sistemlerin tedarikinde ise kaynak çeşitliliğine gidilmesi bir zorunluluk olarak karşımıza çıkar.

Milli savunma üretim hedeflerini koyarken de, komple uçak yerine sistem, alt-sistem, komponent ve parça bazında ölçülebilir hedefler konulması, sanayinin doğru yönlendirilmesi ve en kritik unsurların ülke içinde üretilmesine öncelik verilmesi maksadına hizmet edecektir. Ayrıca, savaş uçaklarında kullanılan karmaşık ve yüksek teknoloji ürünü sistemlere göre üretimi nispeten daha kolay olan eğitim platformlarında kazanılacak tecrübe ve birikimlerin, savaş uçağı üretimine entegre edilmesi sağlayan mekanizmaların kurulması, kapsamlı bir havacılık ve uzay sanayisi geliştirme ve üretim sürecine ivme kazandırabilir.

Mühimmat Bağımsızlığı: 

Mühimmatın üretiminde öncelik milli olacak şekilde kaynak çeşitliliğinin sağlanması olmalıdır. Envanterdeki platformlar ile mühimmatın birbiriyle uyumlu çalışmasını sağlayan altyapının dayandığı atış kontrol sistemlerini, yazılım ve ara yüzlerin yurtiçinde üretilmesi, milli sistemler haline getirilmesi önemlidir.

Mühimmat bağımsızlığının alt bileşenleri arasında, entegrasyon ve sertifikasyon yetenekleri, güdüm yazılımları, güdüm ve kontrol bileşenleri, uyumluluk, sayısal yeterlilik ve nitelik (uzun ve orta menzilli hassas mühimmat, doğrudan taarruz mühimmatı, yönlendirilmiş enerji silahları vb.) sayılabilir.

Mühimmatın her parçasıyla milli olması nihai hedef olmak üzere yurtiçinde üretilemeyen mühimmat ve parçaların çoklu kaynaktan tedariki, gerektiğinde bakım, onarım, tadilat vb. aşamalarda mühimmata müdahale edebilme yeteneğine sahip olunması, güdüm, tapa vb. hassas unsurlarının üretilebilmesi de ara hedef olarak düşünülmelidir. Mühimmat bağımsızlığı için yetenek kazanılması gereken temel alanlar olarak; güvenilirlik, hassas (yüksek doğruluk veya etki) ve uzaktan angajman (menzil), güdüm, sürat (hipersonik dahil), seyrüsefer, büyüklük, taşınabilirlik ve mühimmat başlığı esas alınmalıdır.

Bu aşamada mühimmat kullanım konsepti, mühimmat bağımsızlığı için izlenecek yolu çizen ana belge olmalıdır. Mühimmat kullanım konseptine uygun olarak da gerekli mühimmat, silah ve füzelerin yurtiçinde, milli imkanlar ve kapasite kullanımıyla üretilmesi gerekir. 

Örneğin, mühimmat kullanım konsepti çerçevesinde; harekâtın başlangıcında beka ön planda tutulabilir. Platformların muhasımın derinliğindeki hedeflere nispeten düşük maliyetli doğrudan taarruz mühimmatı ile planlanması yerine yüksek maliyetli ancak uzun menzilli hassas mühimmat ve uzun menzilli hava hava mühimmatı korumasında planlanması düşünülebilir. Paket taarruz kollarının emniyeti için savunma baskısı mühimmatının başlangıçta çok sayıda kullanılması bir zorunluluk olarak düşünülebilir. Mühimmat kullanım stratejisi paralelinde hava üstünlüğü tesis edilinceye kadar uzun ve orta menzilli hassas mühimmat kullanılabilir, takiben hassas mühimmatla birlikte doğrudan taarruz mühimmatı kullanılabilir ve hava üstünlüğünün pekiştirilmesi ve en nihayetinde satıh unsurlarının harekâtına katkı sağlanması amaçlanabilir.

Bilişim Sistemleri Bağımsızlığı: 

Bilişim sisteminin alt kolları olan, yazılım, donanım, yapay zekâ ve iletişim odaklı bir bağımsızlık hedeflenmelidir. Bilişim alanında üstünlüğün ve dolayısıyla bağımsızlığın derecesi, geleceğin harekât ortamının temeli olacağı kabulüyle gerekli öncelikler belirlenmeli, geliştirme ve üretim faaliyetleri desteklenmelidir. 

Harekât ortamında yer alan platformlar, mühimmat, komuta kontrol sistemleri vb. bilişim bağımsızlığı vasıtasıyla kesintisiz görev icra etmesi gerekir. Bilişim bağımsızlığı için platform, mühimmat, elektronik harp ile komuta kontrol vb. harekât unsurlarının “özgün (milli ve egemen)” ve/veya “şeffaf (yazılım kodları yabancı da olsa içeriğine hâkim olunması)” görev yazılımlarına sahip olması, envanterdeki tüm yazılımların konfigürasyon yönetiminin merkezi olarak yürütülmesi hedeflenebilir. 

Sensörler, karar vericiler ve silah sistemleri arasında güvenli ve kesintisiz bir bilişim altyapısı, muhabere üstünlüğünün bilgi ve karar üstünlüğüne dönüştürülmesinin temel koşulu haline getirilebilir. İstihbarat, keşif ve gözetleme vasıtalarından gerçek zamanlı sağlanan veri akışında hat çeşitliliği bir zorunluluk olarak tasarımlara dahil edilebilir.

Ağ merkezli bir mimari içinde, çok yönlü ağ geçit uygulamalarıyla, komuta kontrol, harekât planlama, icra, değerlendirme, analiz ve raporlama araçlarının bir bütün halinde, yapay zekâ yeteneklerini de entegre edebilen yeterliliğe ulaşmış/ulaşması sağlanacak yurtiçi kaynaklardan temin edilmesi hedeflenebilir.

Dokümantasyon (Neşriyat) Bağımsızlığı: 

Kendi platformunu, mühimmatını, bilişim altyapısını üretebilen bir ulus, bunlara ait teknik, taktik, kullanım ve bakım usullerini içeren özgün dokümantasyon faaliyetlerini de yürütebilmelidir. Belki de bakıldığında en kolay gibi gözüken bu alan, bir takım oyunu zihniyetinin sistematik bir yapı içerisinde her seviyedeki dokümanları yazmasını, güncellemesini, tüm ekiplerle (tasarımcıdan kullanıcıya) entegreli çalışılmasını gerektirir. Milli savunma sanayisi tarafından üretilen tüm harp vasıtalarının, silah ve araçlarının emniyetli, ekonomik ve etkin bir şeklide kullanımına yönelik tasarım, geliştirme, üretim ve kullanıcı bilgi setlerinin birbirleriyle entegreli bir yapı içerisinde kurgulanmasını ve yazılmasını gerektirir. 

Bu uğurda sayısız uçuş testlerinin, atışların, simülasyonların vb. yapılması zorunluluğu bulunmaktadır. Özellikle dokümantasyon bağımsızlığının sağlanmasında harekât odaklı dokümantasyona (örneğin mühimmat kullanım konseptleri, silah etkinlik ölçme ve değerlendirme yayınları vb.) öncelik verilmesi gerekebilir.

Harekât odaklı bir hava gücü yapısının temelini harekâta yönelik teknik, taktik ve usullerin geliştirilmesi oluşturur. Hava platform ve silah sistemlerinin etkinlikle kullanılmasına ilişkin taktik ve harbe hazırlık eğitimleri, uygun doküman setlerine dayalı icra edilmesi gereken barış faaliyetleri olarak kurgulanmalı, alınan dersler dokümanlara geri besleme olarak yansıtılabilmelidir.

Simülasyon yardımcıları ile harekât teknik ve taktikleri geliştirilmesi sağlanabilir, özellikle harekâtın planlandığı gibi işlemesine engel olan lojistik akış, personel zafiyeti gibi darboğazlar önceden tespit edilebilir, bunlara yönelik önlemler geliştirilebilir.

Muharebe Destek Bağımsızlığı: 

Harekât ortamında yer alan platformlar, mühimmat, muhabere sistemleri, komuta kontrol sistemleri vb. unsurların istenilen yer ve zamanda göreve hazır bulundurulması, arızalara müdahale edebilecek kapasite ve yeterliliğin (tesis, malzeme, uzman personel, teçhizat vb.) sağlanması, kaynak çeşitliliğinin sürdürülebilirliği garanti edecek şekilde artırılması kapsamında yürütülen destekleyici faaliyetler bütününde dışarıya bağımlı olunmaması gerekir.

Sonuç:

Harekât bağımsızlığı kavramı; yüksek teknoloji temelli icra edilen günümüz savaşlarının olmazsa olmazı haline gelmiştir. Savunma sanayisinin popüler jargonunda ‘milli ve yerli’ olarak da ifade edilebilen bu kavramın her bir bileşenine, bunların alt bileşenlerine kafa yoran, düşünen yani düşleyen bir ulus olmamız halinde, harekât bağımsızlığını inşa edici bir silahlanma sürecine devletimiz tarafından kararlılıkla öncülük edilmeye devam edilmesi ve mevcut savunma sanayisi politikasında yapılması gereken modifikasyonların hayata geçirilmesi halinde, yüksek Türk askeri kültürüne ve savaş makinasına uygun bir ordu yapılanmasına kavuşmamızın yakın olduğunu değerlendiriyorum. 


Google Ads