Site İçi Arama

savunma

MMU KAAN; F-35’in Özelliklerini Yakalayabilecek mi?

MMU KAAN’ın görünmezliği F-35 ayarında olabilir mi? Pek mümkün değil, KAAN’ın havadaki RCS’si belki bir golf topu büyüklüğünde olamayacaktır, ancak, “futbol topu” büyüklüğünde bile olsa çok ciddi bir harekat etkinlik avantajı olacaktır.

Aslında MMU KAAN’ın F-22 Raptor ile karşılaştırmak gerekirdi, çünkü KAAN da F-22 gibi temelde bir “Hava Üstünlüğü” platformu olarak tasarlanıyordu, ancak F-35 ortaklığından çıkartılmamız ve F-16V modernizasyonundaki engellemeler, KAAN’a “darbe” görevi ağırlıklı roller biçilmesini de gerekli kıldı. Hatta KAAN’dan beklenen darbe kabiliyeti, onun hava üstünlüğü kabiliyetinin önüne geçmeye de başladı. Bu durum; MMU KAAN’ın tasarlanan kapasitesinin F-22 ile değil F-35 ile kıyaslanmasına yol açmaktadır.

F-35 Aerodinamik Dizayn ve Yapısal Olarak Stealth Özelliğini Nasıl Sağlıyor:

Uçağın aerodinamik dizaynı hem fiziksel hem de matematiksel modellemeler, hem de F-117 ve F-22’den edinilen tecrübelerle tasarlanmıştır.

F-35’in görünmezlik/stealth özelliği  ve radar izi ne seviyededir?

F-35’i taramaya ve ona kilitlenmeye çalışan radarlar gökyüzünde “golf topu” ebadında bir uçağı tarayıp, bulup, kilitlenmeye çalışacaklar.

Görünmezlik, F-35'in tasarımının önemli bir yönüdür ve radar kesiti (RCS-radar cross section), gövdenin dikkatlice şekillendirilmesi ve radar emici malzemelerin (RAM-radar absorbing material) kullanılmasıyla en aza indirilir; RCS'yi azaltmak için gözle görülür önlemler arasında kenarların hizalanması, cilt panellerinin tırtıllanması ve motor hava alığı ile türbinin maskelenmesi yer alır. 

Yapısal olarak, F-35’in; gövde ağırlığının %35'ini oluşturan ve özellikle gövde kaplaması olarak kullanılan kompozitlerin çoğunluğu Bismaleimid-BMI reçineleri ihtiva eder. Bismaleimid mükemmel termal, mekanik ve kimyasal özelliklere sahiptir ve havacılık ve elektronik alanlarında çok sayıda uygulamaya sahiptir. Ayrıca; kompozit epoksi malzemelerin yanı sıra karbon nanotüp takviyeli epoksi malzemeler de kullanılmaktadır.

İlave olarak; F-35'in yönlendiricisiz sesüstü hava alığı (DSI-diverterless supersonic inlet), sınır tabakasını hava alığı giriş kanalından uzaklaştırmak, yönlendiricisiz boşluğu ortadan kaldırmak ve radar izini daha da azaltmak için bir ayırıcı boşluk veya akı sistemi yerine bir sıkıştırma yumrusu ve ileri süprüntülü bir yüzey kullanır.

F-35'in RCS değeri, belirli frekans ve açılarda bir metal golf topundan daha düşük olarak karakterize edilmiştir; bazı koşullarda, F-35, görünmezlik yönünden F-22'ye göre daha olumlu geri dönüş verir.

Sürdürülebilirlik yönünden, F-35'in görünmezlik özellikli tasarımı, F-22 gibi daha önce geliştirilen hayalet uçaklardan öğrenilen dersleri de almıştır. 

F-35'in radar dalgası emen fiber mat gövde yüzeyi daha dayanıklıdır.

F-35, eski RAM kaplamalarından daha dayanıklı, çalışması daha kolay ve iyileştirmesi daha hızlı olan, yüzeye fırınlanmış bir fibermat radar emici malzemeye (RAM) sahiptir.

RCS'yi gizlemek için uçak üzerine dört adet Luneburg lens reflektörü de eklenebilir.

KAAN; F-35 ile eşdeğer görünmezlik/stealth özelliğini yakalayabilir mi?

Aerodinamik tasarım olarak yakalayabilir.

RAM özellikli kompozit kaplamalar yönüyle eşdeğer kalitenin yakalanabileceğini ummak abartılı iyimserlik olacaktır.

TAI kompozit imalatına yönelik büyük yatırımlar yaptı. Ciddi kazanımlar elde etmesi mümkün olmuştur, ancak bu tarz malzemelerin formülasyonu gizlidir. Kompoziti oluşturan maddelerin tam olarak ne oldukları, her birininin yapısal formülasyonu, biraraya getirilip kompozit edilirlerlerken ki formülasyonu, kompoze ediliş metodları v.d. tüm bu kritik malzeme ve metodlar gizlidir. TAI kendisine özel bir malzeme ve metod oluşturmuştur ve bunları geliştirecektir. 

MMU KAAN’ın görünmezliği F-35 ayarında olabilir mi? Pek mümkün değil, KAAN’ın havadaki RCS’si belki bir golf topu büyüklüğünde olamayacaktır, ancak, “futbol topu” büyüklüğünde bile olsa çok ciddi bir harekat etkinlik avantajı olacaktır.

MMU KAAN’ın Görev Sistemleri F-35’inkilerin Ayarında Olacak mıdır?

F-35'in görev sistemleri, uçağın en karmaşık sistemleri arasındadır. Aviyonik ve sensör füzyonu, pilotun durumsal farkındalığını ve komuta ve kontrol yeteneklerini geliştirmek ve ağ merkezli savaşı kolaylaştırmak için tasarlanmıştır.

Bu sistemlerin en kritik olanları;

Aktif elektronik taramalı dizi (AESA) radarı, 

Elektronik harp sistemi, 

Dağıtık Diyafram Sistemi (DAS), 

Elektro-Optik Hedefleme Sistemi (EOTS), 

İletişim, Konumlandırma ve Kimliklendirme (CNI, Communications, Navigation, and Identification) takımı, 

Çok İşlevli Gelişmiş Veri Bağlantı (MADL) haberleşme sistemi’dir.

Elbette görev bilgisayarlarını da unutmamak gerekir.

KAAN’ın Görev Sistemlerini ASELSAN yapacak.

Kapasite olarak F-35’dekilerin birebirlerinin yapılabilmesini mümkün göremiyorum. Ancak, bu sistemlerin tasarlandıkları ve imal edilecekleri belirtiliyor. F-35 için 5-10 dev ve köklü uzman şirketin yaptığı bu sistemleri bizde sadece ASELSAN’ın yapacak olması kritik ve çok değerli bir kabiliyet kazanımıdır ama sihir beklemek de hayal kırıklığı olur. Olabildiğince iyisini yani “optimum” yapmaları kanaatimce makuldür.

F-35'in yazılımlarının çoğu C ve C++ programlama dillerinde geliştiriliyor. Bu TAI’nin oldukça iyi seviyelerde yapabileceği bir kabiliyet kazanımı olacaktır. En azından; F-4 2020 ve F-16 yazılımlarında kritik alanlarda çalışan, modernizasyon projelerinde aktif rol almış uzmanların hemen hepsi şuan TAI’de görev yapmaktalar. TAI, Atak projesinden de ciddi kazanımlar elde etti. Yani KAAN’ın görev yazılımı F-35’inkinin kapasitesinde değil ama oldukça iyi olacaktır.

F-35’in Uçuş kontrol sisteminde, geleneksel hidrolik sistemler yerine elektro-hidrostatik aktüatörler kullanılmaktadır; bu kontroller acil durumlarda lityum iyon pillerle güçlendirilebilir v.s. F-35’de Fly by Wire’ın ötesinde bir uçuş control sistemi mevcuttur. MMU KAAN’da aynısını veya daha iyisini yapmak bence çok iddialı olur. F-16 ayarında bir Fly by Wire sistemimizin olması yeterlidir. Yapabilir miyiz? Yaparız.

MMU Kaan’ın Motorları, F-35’in Motorunun Kapasitesinde Olabilecek mi?

Maalesef, olamayacak. Milli motorlarımızın olacağını farz ve kabul ediyoruz, İnşallah olacaktır ama jet motoru tasarım ve imalatının çok zor, çok uzun, çok meşakkatli ve çok masraflı uzun süreli bir çaba gerektirdiğini unutmamamız gerek ve şarttır. Aksi durum hayalcilik olacaktır.

Sonuç ve Öneriler:

MMU KAAN’ın; 5. Nesil, optimum harekat ihtiyaçlarımızı karşılayan, optimum kapasitede, F-22 ve F-35 karışımı bir uçak olacağını beklemeliyiz. İsteklerimizin çıtasını çok yükseklere çıkartmak, programın basamak basamak ve etkinlikle sürdürülmesini zorlaştıracaktır.

Aslolan; MMU KAAN’ın varyantlarının makul ve kabul edilebilir konfigürasyonlardan maksimum kapasitedeki konfigürasyonlara basamak basamak, sindirerek yükseltilmesidir.

Örneğin; önce makul seviyedeki Blok-1 konfigürasyon imal edilir, Türk Hava Kuvvetlerinin hizmetine sunulur, bu bloğun harekatta kullanımı esnasında daha üst versiyondaki Blok-2 geliştirilir, Blok-2 hizmete girdikten sonra Blok-1 Blok-2 konfigürasyonuna yükseltilir...Bu döngü uçağın kullanım ömrü sürecinde adım adım yürütülür.

Aynı zamanda; MMU KAAN’ın idame işletme maliyetlerinin azaltılmasına katkı sağlayabilmek için harici müşteriler arayışında olmak ve bulmak da şart ve çok gereklidir. 

MMU KAAN’ı F-35 ve F-22 ayarında istemek ve beklemek, kantitatif bir hedef olmayacaktır. KF-21 Boramae seviyelerinde bir kapasite beklemek daha gerçekçi, daha makul ve mantıklı olacaktır.

Araştırmacı Yazar Raif BİLGİN
Araştırmacı Yazar Raif BİLGİN
Tüm Makaleler

  • 18.01.2024
  • Süre : 3 dk
  • 5566 kez okundu

Google Ads