logo

Makalelerinizi bugün paylaşmaya başlamanız için yeni nesil blog sitesi, strasam.org

STRASAM.ORG

Sitemizde yazar olmaya ne dersiniz ?

STRASAM.ORG, strateji, siyaset, savunma, ekonomi, tarih, hukuk, uluslararası ilişkiler, NATO, çevre ülkeleri vb. alanlara yönelik yapılan araştırma ve analizleri yayımlamak maksadıyla oluşturulmuş bir platformdur.

Başvuru Yap

Türkiye

Büyükesat Mahallesi, Uğur Mumcu Caddesi, No 87/4, 06900 Çankaya/ANKARA

Ara: +90 531 278 24 12

[email protected]
savunma

Pakistan Yapımı JF-17 Savaş Uçağı: Bölüm-1

JF-17’ler Pakistan Hava Kuvvetlerinin envantere girmeden önce, Pakistan; Fransız Dassault yapımı Mirage III ve Mirage 5, Çin yapımı Nanchang A-5 bombardıman ve Chengdu J-7 Hava Savunma uçaklarından ve Amerikan yapımı çok rollü F-16 uçaklarından oluşan bir kuvvet yapısına sahipti. Bu uçaklardan sadece F-16 dönemine göre modern bir savaş jeti olarak öne çıkıyordu. Pakistan çok istemesine rağmen, ABD’nin ilave F-16 satışına sıcak bakmaması, benzer bir dördüncü nesil savaş uçağının Çin’in desteğiyle milli imkanlarla Pakistan’da üretilmesi sürecini tetiklemiştir.

Dr. Hüseyin Fazla
Dr. Hüseyin Fazla

Tüm Yazıları için tıklayınız


  • 15.09.2022
  • Süre : 5 dk
  • 662 kez okundu

Çin’in Chengdu Uçak Endüstrisi Grubu ve Pakistan Havacılık Kompleksi tarafından ortaklaşa yürütülen JF-17 hafif tek motorlu dördüncü nesil avcı uçağı programı, Pakistan Hava Kuvvetleri’nin filo modernizasyon programının ana omurgasını oluşturmuştur. Pakistan, bu uçaklardan toplamda 200 adedini kendi envanterine kazandırmak istiyor. Halihazırda Pakistan için üretilen JF-17 sayısı 100 civarındadır. Keşmir bölgesindeki gerilimli dönemlerde, JF-17 Thunder Savaş Uçağını kullanan Pakistanlı pilotlar, Hindistan’a ait 1 adet MIG-21 ve 1 adet SU-30 uçağını düşürmeyi başarmıştır. JF-17’ler, Pakistan’ın milli gururu ve Hava Kuvvetlerinin gözbebeği haline gelmiştir. Günümüzde Pakistan Havacılık Sanayii yılda 25 uçak üretebilecek bir kapasiteye ulaşmıştır.

JF-17’ler Pakistan Hava Kuvvetlerinin envantere girmeden önce, Pakistan; Fransız Dassault yapımı Mirage III ve Mirage 5, Çin yapımı Nanchang A-5 bombardıman ve Chengdu J-7 Hava Savunma uçaklarından ve Amerikan yapımı çok rollü F-16 uçaklarından oluşan bir kuvvet yapısına sahipti. Bu uçaklardan sadece F-16 dönemine göre modern bir savaş jeti olarak öne çıkıyordu. Pakistan çok istemesine rağmen, ABD’nin ilave F-16 satışına sıcak bakmaması, benzer bir dördüncü nesil savaş uçağının Çin’in desteğiyle milli imkanlarla Pakistan’da üretilmesi sürecini tetiklemiştir.

Pakistan Hava Kuvvetleri, halihazırda 65 adet F-16 uçağına sahiptir. 45 adedi eski versiyon diyebileceğimiz F-16A uçaklarıdır. F-16A versiyonları, modern sensörler, aviyonikler ve elektronik harp yeteneklerinden yoksundur. Bu uçaklarda gelişmiş radar bulunmamaktadır. Pakistan’ın diğer 18 adet F-16 C/D versiyonu, daha gelişmiş uçaklardır.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında Hindistan’la birlikte İngiltere’den bağımsızlığını kazanan Pakistan, o dönemden kalma Keşmir sınır anlaşmazlığı ve karşılıklı hak iddiaları nedeniyle, Hindistan’la zaman zaman gerginlik yaşamaktadır. İki binin üzerinde savaş uçağına sahip Hindistan karşısında Pakistan, her zaman envanterine modern savaş uçakları katmaya gayret göstermektedir. Halihazırda 900’ün üzerinde savaş uçağına sahip olan Pakistan, tüm uçaklarını modernize etmek, yenilemek istemektedir.

JF-17 Thunder Savaş Uçağı Projesi

Pakistan ve Çin’in, Pakistan Hava Kuvvetleri uçak ihtiyacını karşılamak için başlattığı ortak savaş uçağı üretim projesidir.

Hava Kuvvetlerinin geleceğin hava harekât ihtiyaçlarının karşılanması için milli savaş uçağı üretimine yönelmesi çerçevesinde, Pakistan, dördüncü nesil bir savaş uçağı üretmek için proje başlatmıştır. Başlangıçta bu projeye, Amerikan tarafını da çekmek isteyen Pakistan, J-7’lerin yerine; 1989 yılında “Sabre II” projesi altında yeni bir savaş uçağı üretmeye odaklanmıştır. Sabre II projesi üzerinde ABD firması Grumman ve Çin firması Chengdu birlikte çalışmaya başlamıştır. Ancak, Tiannenman olayları sonrasında Çin’e uygulanmaya başlanan ABD yaptırımları nedeniyle, projeden Grumman’ın çekilmesiyle birlikte, Sabre II projesi rafa kalkmıştır.

Bunun üzerine, sadece Pakistan ve Çin arasında ortaklaşa yürütülecek JF-17 projesini Pakistan gündemine almıştır. Böylelikle 1991 yılında proje, farklı bir formatta tekrar başlatılmıştır.

JF-17’lere esin kaynağı olan J-7 uçakları, Rus yapımı MIG-21 savaş uçağının Çin versiyonu olarak bilinmektedir. JF-17’lerin, hafif/düşük maliyetli bir savaş jeti olması hedefi doğrultusunda proje başlatılmıştır. Pakistan; üretilecek savaş uçağının harekât isterlerini belirlerken, uçağın yetenek yelpazesinin “F-16’nın asgari %70’i ayarında olması” ve fiyatının “F-16’dan yarı yarıya daha ucuz” olması kriterini getirmiştir.

Savaş uçağının harekât konsepti ve kavramsal tasarım gereklilikleri yazılırken, F-16’ların sahip olduğu yetenekler baz alınmıştır. J-7 gövdesini platform olarak kullanması öngörülen yeni savaş uçağının, Pakistan’ın envanterine giren F-16’lardan daha iyi ancak daha pahalı bir uçak olması yerine, kabul edilebilir derecede iyi ve fiyat yönüyle de Pakistan savunma bütçesini fazla zorlamayan, ‘ulaşılabilir’ bir uçak olması arzu edilmişti. Bu kapsamda, projenin tasarım ve geliştirme safhasının bütçe büyüklüğü 500 milyon $ olarak planlanmıştır. Maliyet boyutunda, JF-17; Blok I versiyonunun yaklaşık 15 milyon $’lık, Blok II versiyonunun 20 milyon $’lık ve Blok III versiyonunun ise 25 milyon $’lık bir fiyat etiketine sahip olması hesaplanmıştır.

Toplamda 250 kadar uçağın üretilmesi planlamaya alınmıştır. Bu rakamın yurt dışı satışlarıyla birlikte artabileceği, asgari 300’ün üzerine çıkabileceği düşünülmektedir.

JF-17 Thunder Blok I Savaş Uçaklarının Genel Özellikleri

Pakistan Havacılık Merkezi (Pakistan Aerospace Complex - PAC), Kamra’dadır. Burada üretilmesi planlanan JF-17 Thunder savaş uçağı için proje, resmi olarak 2000 yılının başlarında Çin-Pakistan ortaklığıyla başlatılmıştır. Projenin, en üst versiyonuna ilk üretimde ulaşmak yerine, F-16 benzeri bir ‘blok’ yaklaşımına dayalı aşamalı bir üretim sistemi benimsenmiştir.

Pakistan; Blok I üretim süreciyle, F-16A ayarında bir uçağı ilk etapta üretebilmeyi kendisine öncelikli hedef olarak belirlemiştir. Buna göre, ilk uçaklar ile gövde, motor ve radar uyumunun sağlanması, aerodinamik dış gövde tasarımına ağırlık verilmesi, yeteri kadar aviyonik sistemlerle uçakların harekât görevlerine planlanabilmesi, bazı silah ve mühimmatı etkinlikle kullanabilmesi yeterli görülmüştür.

Bu yaklaşıma uygun tasarım ve geliştirme süreçleri tamamlanarak üretilen Çin-Pakistan ortak yapımı ilk prototip JF-17 uçağı, 2003 yılında ilk test uçuşunu gerçekleştirmiştir. Test uçuş süreçlerini başarıyla tamamlayan JF-17 Blok-I uçakları, 2010 yılından itibaren Pakistan Hava Kuvvetlerinin kullanımına verilmiştir.

Sonraki Bloklar; Blok I temel konfigürasyonu esas alınarak geliştirilmiştir. Her yeni blokta JF-17’lere ilave yetenekler kazandırılarak ilerlenmesi benimsenmiştir. Bu yaklaşım, projenin başlangıcından itibaren temel geliştirme ve üretim felsefesi olarak Pakistan ve Çin tarafından ortaklaşa kabul edilmiş, proje yol haritaları da buna göre tanımlanmıştır.

Bu arada, Blok I uçağının daha ucuza üretilebilmesi için, Chengdu Uçak Şirketi (Chengdu Aircraft Corporation – CAC), Çin Hava Kuvvetleri tarafından kullanılmakta olan J-10 savaş uçağının çoğu sistemini (bazı sistemler J-10’dan daha düşük versiyonları içerecek şekilde) JF-17 için uyarlamıştır.

Motor:

MIG-29 uçaklarında da kullanılan, Rus Klimov yapımı RD-93 turbofan motoru JF-17 uçaklarında kullanılmıştır. MIG-29’daki versiyonuna göre, daha yüksek takatli olan JF-17 motorunun yakıt sarfiyat oranı da düşürülmüştür. Uçakta tek motor kullanılmış olması, bakım-idame masraflarının oldukça düşük olmasına ve bakım zamanlarının daha kısa tutulmasına olanak tanımıştır. Uçağın harici yakıt tankları ve mühimmat yükleri olmaksızın, dahili yakıtlı takat-ağırlık oranı 0.99’dur. RD-93 motorunun duman izi bırakıyor olması, motor konusunda Pakistan tarafında eleştirilere neden olmuştur.

RD-33’ün duman yayımını azaltmak için, uçağın motor hava alıkları genişletilmiştir. Bu modifikasyonun ek bir faydası, uçak süpersonik hızlarda uçarken motora giren havanın verimini artırması olmuştur. Bu kapsamda kullanılan hava alıkları tasarımıyla, uçağın kısmen düşük görünürlüğe yaklaşması sağlanmıştır.

JF-17’ler özellikle ekonomiklik ön planda tutularak, tek motorlu tasarlanmıştır. Motorlar, anlaşma gereği, Rusya tarafından önce Çin’e satışı yapıldıktan sonra, Pakistan’a teslim edilmektedir. Üretilen/üretilecek JF-17 uçaklarında kullanılmak ve devamındaki lojistik destek kapsamında toplamda 600 motorun Çin üzerinden Pakistan’a verilmesini garanti eden anlaşmalar karşılıklı imzalanmıştır.

Gövde Yapısı:

Uçağın yapımında ağırlıklı olarak alüminyum alaşımı kullanılmıştır. Bazı özellikli ve kritik bölgelerde yüksek mukavemetli çelik ve titanyum alaşımları kullanılmıştır. Uçağın gövde dayanım ömrü “4 000 saat veya 25 yıl” kriterini karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. Uçağın ilk fabrika seviyesi bakımı (overhaul), toplam 1 200 saat uçuş yapıldıktan sonra gerçekleştirilecektir.

Kanadın ön kısımlarının gövdeyle birleşim yerinde oynamalar yapılarak, uçağın stabilitesi ve manevra kabiliyeti artırılmıştır. Aynı zamanda, it dalaşı (dogfight) esnasında uçağın yüksek hücum açılı manevraları daha etkinlikle yapabilmesi sağlanmıştır. Kuyruk bölümünde dikey stabilize büyütülerek, elektronik harp ekipmanları yerleştirmek için uygun yuva oluşturulmuştur. Projenin başlangıcında öngörülenin (Çin kaynaklı aviyonik ekipmanı kullanmak) aksine, Avrupa yapımı dördüncü nesil aviyonik sistemlerin (sayısal elektronik motor kontrolü, gelişmiş insan-makine arayüzü, gelişmiş sensörlerle desteklenen elektronik harp sistemi vb.) satın alınmasına karar verilmiştir. Ayrıca uçağa; F-16 benzeri flaperon kullanımına izin veren entegre fly-by-wire uçuş kontrol sistemi, gece/gündüz hassas havadan yere taarruz sistemi, görüş ötesi menzildeki füzelerin kullanımını destekleyen gelişmiş pals doppler radarı ile Martin-Baker atlama koltuğu uyarlanmıştır.

Bu tür plan dışı yetenek arayışları, geliştirme faaliyetlerinin 2 yıl ötelenmesine ve maksimum kalkış ağırlığının 12 400 kilograma (27 300 pound) çıkmasına neden olmuştur. Bu değişikliklerin yansıtıldığı dördüncü prototip (PT-04) 28 Nisan 2006 tarihinde ilk test uçuşunu gerçekleştirmiştir.

Radar:

Uçakta, Çin’in Nanjing Elektronik Teknoloji Araştırma Enstitüsü (Nanjing Research Institute of Electronic Technology - NRIET) üretimi KLJ-7 radarı kullanılmıştır. Bu radar, KLJ-10 radarının J-10 uçakları için üretilen versiyonundan uyarlanarak JF-17’ler için yeniden tasarlanmıştır. Aynı anda 40 toplam hedefi (satıhta, havada veya deniz üzerindeki) takip edebilen bu radar; görüş ötesi menzilde, tarama-takip modunda (track while scan – TWS) aynı anda radar kesit alanı (radar cross section – RCS) 5 m²’den büyük olan 10 hedefi izleyebilecek ve iki hedefe aynı anda görüş ötesi hava-hava füzesi atabilecek yeteneklerle donatılmıştır.

Yakıt Sistemi:

Uçağın dahili yakıt kapasitesi, 5 130 poundtur. JF-17’ler ayrıca, her iki kanat altında ve gövde altında (center-line) harici yakıt tankı taşıma kapasitesine sahiptir. 2013 Haziran itibariyle JF-17 uçaklarına, tek nokta havadan yakıt ikmal özelliği de kazandırılarak, tanker uçaklarının desteğiyle, F-16’lar gibi uzun süreli görevleri yapabilme yeteneği kazandırılmıştır.

Silah/Mühimmat Taşıma Kapasitesi:

JF-17 Thunder Savaş Uçakları; ikisi kanat uçlarında, dördü kanat altlarında ve birisi gövde altında olmak üzere, toplam 7 yük istasyonunda, 3 629 kilograma (8 000 pound) kadar mühimmat ve silah taşıyacak şekilde tasarlanmış, buna göre üretimi yapılmıştır.

Uçağın her türlü klasik havadan yere mühimmatı atabilmesi tasarımda esas alınmıştır. Güdümsüz havadan yere roketleri yanında Fransız yapımı matra durandal pist taarruz bombaları da JF-17 savaş uçakları tarafından kullanılabilmektedir. Uçaklara, Çin yapımı PL-5E II ve SD-10 hava hava füzeleri entegre edilmiştir. Ayrıca yine Çin yapımı C-802K deniz hedeflerine taarruz füzesi de uçağın standart mühimmatı haline getirilmiştir.

Brezilya yapımı anti radyasyon füzesi MAR-1, Temmuz 2011 itibariyle, JF-17 silah ailesine dahil edilmiştir.

Uçakta 23 mm.lik GSh-23-2 çift namlulu top kullanılmakta olup, 30 mm.lik GSh-30-2 topu da istendiğinde monte edilebilmektedir.

Kokpit/Aviyonik Sistemler:

Uçağın kokpiti, elektronik uçuş aletleri sistemi (electronic flight instrument system – EFIS) ve 25 derecelik görüş açısı sağlayan baş üstü ekranı (head-up display – HUD) ile donatılmıştır. EFIS ile entegre renkli üç adet ve her biri 8x12 inç büyüklükte olan çok fonksiyonlu göstergeler (multi-function display – MFD) ile tüm uçuş bilgilerine, taktik resme ulaşılabilmektedir. Ayrıca, uçuş kontrol ve iklimleme sistemlerine kumanda edilmesi yanında motor, yakıt, elektrik, hidrolik benzeri tüm sistem bilgileri bütünleşik bir yapıda pilota aktarılmaktadır. Uçak, tüm sistemlerdeki problemleri izleyen, raporlayan kontrol mekanizmasına ve test işletim algoritmasına göre dizayn edilmiştir.

JF-17’lere, Çin yapımı kaska monteli görüş sistemi (helmet mounted sights/display – HMS/D) entegre edilmiştir. Çinlilere göre bu HMS/D sistemi, Rusların Su-27 Flanker uçaklarında kullanılan sistemden çok daha gelişmiş bir yapıya sahiptir.

Elektronik Harp Sistemleri:

Uçağa entegre edilen kendini koruma sistemleri (defensive aids system – DAS) ve DAS ile uyumlu radar ikaz alıcısı (radar warning receiver – RWR) ve kuyruktaki optik sensörlerle 360 derecelik kaplama sağlayan füze ikaz sistemi (missile approach warning – MAW), elektronik harp ortamında pilotun etkinlikle görev yapmasını sağlamaktadır. İlaveten, radar güdümlü füzelere karşı da JF-17’nin bekasını sağlayacak yeterlilikte güvenli ve emniyetli uçuş ortamını sunmaktadır.

Uçuş Testleri ve İlk Teslimat:

İlk prototip, PT-01, 31 Mayıs 2003’te Pakistan’da hangardan çıkış (roll out) yapmıştır. Takiben Chengdu Uçuş Test Merkezine (Çin) transfer edilen PT-01, ilk test uçuşunu 24 Ağustos 2003’te gerçekleştirmiştir. Çinli test pilotları tarafından toplamda 20 sorti test uçuşu yapılarak, uçağın zarf açma ve kritik uçuş testlerinin Çin’de gerçekleştirilmesi sağlanmıştır. Takiben, geliştirme test uçuşlarına, 7 Nisan 2004 tarihinden itibaren Pakistanlı test pilotları tarafından Çin’de ve sonrasında Pakistan’da devam edilmiştir.

2007 yılına kadar Blok I modelinin uçuş testleri büyük oranda tamamlanmış, bu çerçevede ortaya çıkan ilave modifikasyonlar yapılmıştır.

Sonuç

İlk sekiz uçak Çin’de üretilerek, Pakistan’a teslim edilmiştir. JF-17 Thunder Savaş Uçakları, 2007 Mart ayında gerçekleştirdikleri ilk uçuş gösterisiyle, İslamabad’da halkın beğenisine sunulmuştur.

Çin’le 2009 yılında yapılan anlaşma kapsamında, ilave 42 adet JF-17 Blok I uçağının Pakistan’da iki ülkenin ortaklaşa üretmeye devam etmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda, tüm JF-17 Blok I uçaklarının üretimi 2012 yılında tamamlanmıştır. 2012 yılına gelindiğinde, Blok I uçaklarında kullanılan parçaların %58’i Pakistan tarafından yerli üretim olarak gerçekleştirilmiştir. Bu yerlilik oranı, Pakistan havacılık ve uzay sanayiine yeni iş kapasitesi oluşturması ve ilerde “harekât bağımsızlığına” katkı sağlayacak olması yönüyle, önemli görülmüştür.

JF-17 Blok I uçaklarından 14 adedi, Peşavar’da konuşlu 26. Filo Komutanlığına (Kara Örümcekler Filosu), 18 Şubat 2010 tarihinde teslim edilmiştir. Bu uçaklar operasyonel maksatlı olarak ilk kez, Güney Veziristan bölgesinde iç güvenlik harekâtı kapsamında kullanılmıştır. Böylece, uçağın mühimmat etkinliğinin oldukça iyi seviyede olduğu gerçek çatışma ortamında da görülmüştür.

Pakistanlı pilotların kullandığı JF-17 savaş uçakları, 29 Nisan 2010 tarihinde katıldıkları bir milli tatbikatta, yer hedeflerini de başarıyla vurmuştur. Bu arada, bu uçaklara kazandırılan ilave ekipmanların kabulüne yönelik 11 Nisan 2011 tarihinde düzenlenen resmî törende, Pakistan Hava Kuvvetlerinden bir Generalin, “JF-17 Thunder Savaş Uçakları Pakistan Hava Kuvvetlerinin Harekât Konseptlerini bir üst noktaya taşımıştır.” ifadesi, törene damgasını vurmuştur.

Devamı:

https://strasam.org/savunma/havacilik-ve-uzay-sanayii/pakistan-yapimi-jf-17-savas-ucagi-bolum-2-1172


Google Ads