logo

Makalelerinizi bugün paylaşmaya başlamanız için yeni nesil blog sitesi, strasam.org

STRASAM.ORG

Sitemizde yazar olmaya ne dersiniz ?

STRASAM.ORG, strateji, siyaset, savunma, ekonomi, tarih, hukuk, uluslararası ilişkiler, NATO, çevre ülkeleri vb. alanlara yönelik yapılan araştırma ve analizleri yayımlamak maksadıyla oluşturulmuş bir platformdur.

Başvuru Yap

Türkiye

Büyükesat Mahallesi, Uğur Mumcu Caddesi, No 87/4, 06900 Çankaya/ANKARA

Ara: +90 531 278 24 12

[email protected]
savunma

Radarlara Düşük Görünümlü (Stealth) Uçakların Sonu Geldi mi?

5’inci Nesil radarlara düşük görünümlü Stealth kabiliyetli uçakların görünmezlik yeteneğinin giderek azaldığına dair son yıllarda basında pek çok haber yayınlanmış ve açıklamalar yapılmıştır. Havacılık konularında uzman Defence News yazarı Sebastian Sprenger’in 29 Eylül 2019 tarihinde çıkan makalesinde ABD Hava Kuvvetlerine bağlı F-35 JSF uçağının, Alman HENSOLDT firmasının ürettiği Twinvis-Passive radarla takip edildiği anlatılmıştır.

Serbest Araştırmacı Yazar İrfan Sarp
Serbest Araştırmacı Yazar İrfan Sarp

Tüm Yazıları için tıklayınız


  • 22.11.2021
  • Süre : 7 dk
  • 531 kez okundu

5’inci Nesil radarlara düşük görünümlü Stealth kabiliyetli uçakların görünmezlik yeteneğinin giderek azaldığına dair son yıllarda basında pek çok haber yayınlanmış ve açıklamalar yapılmıştır. Havacılık konularında uzman Defence News yazarı Sebastian Sprenger’in 29 Eylül 2019 tarihinde çıkan makalesinde ABD Hava Kuvvetlerine bağlı F-35 JSF uçağının, Alman HENSOLDT firmasının ürettiği Twinvis-Passive radarla takip edildiği anlatılmıştır. Makalede, 2018 Nisan ayında Berlin / Schoenefeld havalimanında düzenlenen havacılık fuarına katılmak üzere ABD’nin Arizona eyaletindeki Luke Hava Üssü’nden kalkan ve ara meydanlara inmeden, havada yakıt ikmali yaparak 11 saatlik direkt bir uçuşla Berlin Schonefeld havaalanına gelen ikili F-35 kolunun Airshowdan sonra geriye dönüş rotasında Twinvis radarıyla 150 kilometre takip edildiği anlatılmaktadır. Twinvis radarının fotoğrafı aşağıya çıkarılmıştır.

HENSOLDT firmasının küçük ticari aracına yerleştirilen Twinvis radar cihazının katlanan anteni, özel bir görev için ihtiyaç duyulduğunda aracın içinden yukarıya çıkarılmakta ve aracın motorundan elde edilen güçle radarının çalıştırılıp skobunda, havadaki araçların tespit ve takibi yapılabilmektedir. Geçmiş yıllarda yüksek dağ tepelerine yerleştirilen ve kilometrelerce uzaktan görülen devasa radarlarla bu Twinvis radarı boyutlarının küçüklüğü ve operasyon özellikleri açısından mukayese edildiğinde, elektronik ve radar teknolojisinde ne kadar büyük bir aşama kaydedilmiş olduğu kolayca anlaşılabilmektedir.

Aslında F-35 uçağının radara düşük görünümlü Stealth yeteneğinin giderek azaldığına dair bir beyanat daha önce uçağın sayı olarak en büyük kullanıcılarından biri durumunda olan ABD Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Jonathan Greenert tarafından açıklanmıştı. TIME dergisinin 25 Şubat 2013 tarihli sayısında F-35 JSF uçağıyla ilgili “THE MOST EXPENSIVE WEAPON EVER BUILT” başlığıyla çıkan makalede, ABD Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Greenert gelişen sensorların ortaya çıkmasına paralel olarak stealth özelliğinin her geçen gün değerini kaybettiğini söylemişti. Bir süre sonra da ABD Muharip Hava Kuvveti (Air Combat Command) Komutanı Orgeneral Herbert Carlisle verdiği bir beyanatta, diğer ülkelerin ABD’nin stealth kabiliyetli uçaklarını tespit ve takip edebilecek yeni satıhtan havaya füzeleri geliştirmekte olduğunu açıklamıştı.

Berlin Airshow’da F-35 uçağının uçmaması sebebiyle radarlarında bunu göstermek imkânı bulamayan Twinvis radarının imalatçıları, F-35’i havalimanından kalktıktan sonra dönüş rotasında takip etmeyi planlamışlardır. Küçük ticari araç içinde taşınan radarı havalimanının hemen yakınında bulunan bir at çiftliğine götürmüşler ve orada avını bekleyen bir avcı gibi pusuya yatıp uçağın kalkış saatini beklemeye başlamışlardır. Schonefeld uçuş kulesinden F-35 uçağının kalkış için ruleye başladığı ve kalkış haberini alınca at çiftliğindeki radardan uçağı takip etmeye başlamışlardır. Radarın imalatçısı HENSHOLDT firması yetkilisi, Schonefeld havalimanından kalkan ikili F-35 kolunu dönüş rotası boyunca 150 kilometre takip ettiklerini, ayni gün içinde tertipledikleri bir basın toplantısında açıklamıştır.

Alman firmasının F-35 uçağını radarında takip ettiğinin açıklamasının hemen akabinde, konunun doğrudan ilgili makamı ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından, F-35 uçaklarının hava gösterilerine katılmak için yaptığı bu uçuşta sivil hava trafiğinin emniyeti için F-35’in radar reflektörünün açık durumda tutulduğunu ve ancak bu şekilde Hava Trafik Kontrol tarafından uçağın takip edilebildiği açıklanmıştır. F-35 uçağının Luneberg Lens radar reflektörünün kanat ucuna yerleştirilmiş kumanda mekanizmasının fotoğrafı da Pentagon tarafından yayınlanmıştır. Radarın imalatçısı HENSHOLDT firması yetkilileri, Pentagon’un bu açıklamasına hemen cevap vermiş ve F-35’in radar reflektörü açık olsa da, olmasa da, uçağı pasif-radar teknolojisiyle takip ettiklerini teknik olarak izah etmişlerdir. Yapılan izahatta, pasif-radarın hedefi tespitinde farklı bir yöntem uygulandığı, bu yöntemde uçağın fiziki yapısının boyutlarına uygun minyatür şekliyle ekranda görüldüğü, radar reflektörünün açık olup olmamasıyla bir ilgisinin bulunmadığı belirtilmiştir.

Firmanın yaptığı izahatın İngilizcesi şöyledir: “Passive-radar detection works in a different spectrum, making the presence (or absence) of reflectors irrelevant. In Layman’s terms, passive radar tracks the entire phisical shape of airplanes versus being triggered by smaller, angular features on the body of a jet”. HENSHOLDT firmasının F-35 uçağını radarlarında takip ettiklerine dair yaptığı açıklamayla ilgili bir soruya, Pentagon Tedarik ve İdame Başkan Yardımcısı Ellen M. Lord, uçağın pasif-radara karşı görünebilirliği konusunda bir yorum yapmamıştır. Diğer taraftan Alman Savunma Bakanlığı 2019 yılının ilk aylarından başlayarak ülkedeki radar örtüsünün HENSHOLDT pasif-radar sistemleriyle donatılması için tedarik işlemlerine başlamıştır. Almanya’nın F-35 programına katılmasını isteyen ve büyük ölçüde desteklediği bilinen zamanın Alman Hava Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Karl Muellner, Mayıs 2018’de hükümetin aldığı bir kararla emekli edilmiştir.

Şimdi burada bir hatırlatma yapalım. F-35 JSF programının kurucu ortaklarından olan ve F-35’lerin hem Hv.Kv.tipi “A” modeli, hem de STOWL F-35B kısa kalkış/dikine iniş modelinden tedarik etmekte olan İngiltere, geçen yıl Farnborough Airshow sırasında 16 Temmuz 2018 tarihinde, TEMPEST ismini verdikleri yeni 6’ncı nesil çift motorlu muharip jet uçağı projesini başlattıklarını duyurmuş ve Savunma Bakanı tarafından uçağın mock-up’ının örtüsü törenle açılarak ziyaretçilere gösterilmiştir. 7 Temmuz 2019 tarihinde TEMPEST programına İsveç katılmıştır. İngiltere gibi F-35 uçağının kurucu ortaklarından olan İtalya da F-35A ve F-35B uçaklarından tedarik etmesine rağmen sürpriz bir kararla 10 Eylül 2019 tarihinde TEMPEST programına katıldığını açıklamıştır. İngiltere başlangıçta programa 138 adet F-35 ile katılmıştı. Ancak 8 Mart 2021 tarihinde aldığı sürpriz bir kararla 90 adet uçağın alımını iptal ettiğini ve 48 adet   F-35B satın alacağını açıklamıştır.

2018 Farnborough Airshow’da İngiltere’nin yeni nesil TEMPEST uçağı programını açıklamasına benzer sürpriz bir açıklama da 2019 Paris Airshow’da Fransa ve Almanya tarafından yapılmıştır. İki ülke Ocak 2019’da yeni nesil muharip uçak NGWS (Next Generation Weapon Systems) imalatını yapmaya karar verdiklerini açıkladılar. Paris Le Bourget Air Show’da 17 Haziran 2019 günü Dassault ve Airbus Military firmalarınca müşterek olarak çift motorlu imal edilecek NGWS uçağı mock-up’ının örtüsünü törenle açtılar. Yapılan törende programa İspanya’nın da katıldığı açıklandı. Bu arada, dünyadaki Stealth uçakların geleceğiyle ilgili Defense News dergisinde çıkan bir makalede, Avrupa’nın yeni nesil savaş uçağı olacak Fransız-Alman-İspanyol müşterek Future Combat Air System programında, stealth özelliklerinin yeni baştan ele alınıp değerlendirileceği ve uçak sistemlerinin yeniden değerlendirileceği mühendislik çalışmalarının yapılacağı açıklanmıştır.

Bilindiği gibi, bir uçağa stealth özelliği kazandıran başlıca uygulamalardan biri  uçağıngövde, kuyruk ve kanadının tamamının radar dalgalarını emici RAM (Radar Absorbent Material) malzemeyle kaplanması, diğeri yakıt ve mühimmat yükünün tamamının gövde içinde taşınması ve diğeri de uçağa verilecek uygun aerodinamik şekil ile uçağa ulaşan radar dalgalarının dağıtılarak radar görünme kesitinin (RCS-Radar Cross Section) en aza indirilmesidir. Ayrıca uçak motorunun termal ısı kabiliyetli yani ısıyı dışa vermeden soğutma kabiliyetli olması da stealth yeteneğini sağlayan özellikler arasındadır. 

SONUÇ:

Berlin / Schoenefeld Airshow sırasında Alman HENSHOLDT firmasının ürettiği Twinvis radarıyla F-35 uçağının 150 kilometre takip edildiğinin açıklanması, bu uçağı savaş ortamında stealth özelliğiyle taarruzi rolde kullanmayı planlayan ülkelerin kullanma konseptlerini yeniden değerlendirmek ihtiyacını doğuracaktır


Google Ads