Site İçi Arama

savunma

N’olacak Bu Tankların Hali?

Tek tip standart tank üretimi yerine kullanılacakları bölgeye göre hafif tanklar üretilmesi, mevcutların ağırlıklarının azaltılması gibi konular tartışılmaya başlanmıştır. Fakat bu, eskinin hafif tanklarına bir dönüş olarak anlaşılmamalıdır.

2. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında tanklar hafif, orta ve ağır tank gibi birden fazla kategoriye ayrılıyordu. Ancak zamanla NATO ve Varşova Paktı ülkeleri standart bir ana muharebe tankında karar kıldılar. Zırhlı muharebe araçları yapılınca, hafif tanklar tamamen ortadan kalktılar. 

Ağır tanklar ise yerine yeni bir şey konulmadan kullanımdan kaldırıldılar. Bununla birlikte, günümüzdeki ana muharebe tanklarına bakıldığında, çoğunun eskinin ağır tankları kadar ağırlaştıkları görülmektedir. Rus tankları kısmen daha hafif kalmaya devam etse de Batı tankları yeni tanksavar silahlarına karşı koruma sağlamak için eklenen yeni zırh koruma sistemleri ve diğer sistemler sebebiyle giderek daha da ağırlaşmaktadır.

Bu ağırlık artışının, tanksavar silahlarına karşı istenen korumayı tam olarak sağlayamadığı gibi ağırlık sebebiyle başka sorunlara da neden olduğu görülmektedir. Örneğin Birinci ve İkinci Körfez Savaşlarında birçok Amerikan tankı ağırlıkları sebebiyle çamura saplanarak etkisiz hale gelmiştir. Ukrayna’da ise sadece Amerikan Abrams tankları değil, Alman Leopard ve İngiliz Challenger tankları da aynı sorunla karşılaşmıştır. 

Ağır tankların tek sorunu da bu değildir. Irak, Suriye ve Ukrayna’da mevcut tankların meskûn mahallerde hiç de kullanışlı olmadıkları açıkça görülmüştür. Örneğin meskûn mahallerdeki bazı köprülerin yük taşıma kapasitesi, 80 ton civarında ağırlığa ulaşan Batı tanklarını taşımaya yetmemektedir. Ağır tankların paletleri ise yolları bozmakta ve menfezleri çökertmektedir. Doğal olarak bu olaylar, palet arızalarını artırmıştır.

Sadece ağır değil aynı zamanda iri de olan bu tanklar, meskûn mahallerdeki dar sokakları kullanamamış ve yeterince yüksek olmayan köprülerin altından geçememiştir. Uzun tank namlusu, yol kenarlarındaki direkler vb. engeller sebebiyle her istikamete çevrilememiş, dolayısıyla tanklar sadece ileriye doğru ateş edebilen silahlar haline gelmiştir.

Bu sebeple artık, eskiden olduğu gibi tek tip standart tank üretimi yerine kullanılacakları bölgeye göre hafif tanklar üretilmesi veya mevcut tankların ağırlıklarının azaltılması gibi konular tartışılmaya başlanmıştır. Fakat bu durum, eskinin hafif tanklarına bir dönüş olarak anlaşılmamalıdır. Çünkü üretilmesi önerilen hafif tankların kullanım amaçları, eskinin hafif tanklarının kullanım amaçlarından farklıdır.

2. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş’ın başlarında eski hafif tanklar keşif, geri bölge emniyeti ve yan emniyeti gibi görevlerde kullanılıyordu. Ayrıca hafif tanklar; muharebe alanında orta veya ağır tank gerektirmeyen alanlarda piyadeyi koruyor, düşman hafif zırhlı araçlarıyla doğrudan çatışmaya girmeleri bekleniyordu.  

Aşağıda 2. Dünya Savaşı’nda Kullanılan M5 Stuart Hafif Tankı

Üsste Kore ve Vietnam'ın M41 Walker Bulldog Hafif Tankı

Bu tanklar, genellikle orta, ağır veya ana muharebe tanklarından daha hızlıydılar ve daha hafiftiler. Bu da onlara daha iyi hareket kabiliyeti sağlıyordu. Savaşta daha ağır tanklara nadiren karşı koyabilseler de kendileri gibi hafif düşman tankları ve diğer zırhlı araçlarını yok edebiliyordu. Hafif tankların çoğu amfibiydi ve bu özellik keşif birliklerinin asıl kuvvetin önünde ilerlerken su engellerini geçmelerini sağlıyordu.

Üstte: M551A1 Sheridan Hafif Tankı 

Hafif tankların diğer bir rolü de hava veya deniz birlikleri için ateş desteği sağlamaktı. Burada ağırlık veya amfibi yetenek anahtar özellikti. Bu birliklerdeki hafif tankların tüm amacı, piyade birliklerine hareketli ve zırhlı ağır ateş gücü sağlamaktı. Bunların piyade taşımalarına gerek yoktu. 

 

Vietnam Deniz Piyadeleri Tarafından Kullanılan Sovyet PT-76 Hafif Tankı

Bu görevleri yapabilen zırhlı muharebe araçları ortaya çıktığında, hafif tanklar büyük ölçüde gereksiz hale geldiler. Çünkü zırhlı muharebe araçları, sadece hafif tankların görevini yapmakla kalmıyor aynı zamanda bir miktar piyade de taşıyabiliyorlar. Ayrıca, çok yönlü silahlara sahipler, hafif tankla yaklaşık olarak aynı ağırlıktalar ve genellikle amfibidirler.

Bu sebeple şu anda tartışılan konu, zırhlı muharebe araçları yerine yeniden hafif tanklara dönülmesi değildir. Zırhlı muharebe araçlarının da geliştirilmeye devam edilmesi ancak ana muharebe tanklarının karşılaştığı sorunlara çare bulmak için yeni çözümler üretilmesi üzerinde durulmaktadır. 

Bu maksatla yapılan çalışmalar; mevcut tankların ağırlığının azaltılması, yeni hafif tanklar üretilmesi veya mevcut zırhlı muharebe araçlarının top çapı artırılarak tank gibi kullanılması konularına odaklanmaktadır.

Örneğin 27 tondan 50 tona kadar ulaşan ağırlıktaki farklı modelleri üretilen Amerikan yapımı General Dynamics Griffin zırhlı muharebe araçları yakın zamanda ABD Ordusu tarafından Hava Kuvvetleri birimleri tarafından kullanılmak üzere kabul edilmiştir. Amerika, zırhlı muharebe araçlarında yeniliklere giderken bazı ülkeler de daha hafif ana muharebe tankları üretmek üzerinde çalışmaktadır. Tam yüklü ağırlığı 48 ton olan Japon tankı Type-10 ve maksimum 59 ton ağırlıkta olması planlanan geliştirme aşamasındaki Alman tankı KF-51 bunun bariz örnekleridir.

Altta General Dynamics Griffin Zırhlı Muharebe Aracı

Üstte Armata T-14

Ruslar ise, daha Sovyetler Birliği döneminden beri reaktif zırh kullanarak ve otomatik doldurma sistemi kullanıp tareti küçük tutarak ağırlığı azaltmaya çalışmaktadır. Ancak onlar da yeni geliştirdikleri Armata T-14 tankının ağırlığını bir miktar artırmıştır. Buna rağmen bu tank, hala herhangi bir Batı tankından en az 15-20 ton daha hafiftir. 

Dr. Mehmet ÇANLI
Dr. Mehmet ÇANLI
Tüm Makaleler

  • 17.04.2024
  • Süre : 5 dk
  • 357 kez okundu

Google Ads