logo

Makalelerinizi bugün paylaşmaya başlamanız için yeni nesil blog sitesi, strasam.org

STRASAM.ORG

Sitemizde yazar olmaya ne dersiniz ?

STRASAM.ORG, strateji, siyaset, savunma, ekonomi, tarih, hukuk, uluslararası ilişkiler, NATO, çevre ülkeleri vb. alanlara yönelik yapılan araştırma ve analizleri yayımlamak maksadıyla oluşturulmuş bir platformdur.

Başvuru Yap

Türkiye

Büyükesat Mahallesi, Uğur Mumcu Caddesi, No 87/4, 06900 Çankaya/ANKARA

Ara: +90 531 278 24 12

[email protected]
savunma

Herkes Bizi Gözetliyor

Dr. Mehmet ÇANLI
Dr. Mehmet ÇANLI

Tüm Yazıları için tıklayınız


  • 23.02.2022
  • Süre : 4 dk
  • 424 kez okundu

Sabah uyanıp kahvaltı ediyorum. Sonra okula gitmek için dışarı çıkıyorum. Karşıda bir elektronik dükkânı var ve kapısının üst tarafında bir güvenlik kamerası görünüyor. Kamera yola dönük ve binadan çıkarken kameranın görüş açısına girmemek çok zor. Kim olduğunu bilmediğim dükkân sahibi her dışarıya çıktığımda benim görüntümü kaydediyor.

Evden çıkınca sağa dönüyorum. 100 metre kadar yürüdükten sonra dükkâna giriyorum. Su veya sigara alıyorum. Hesabı öderken kendi görüntümü seyrediyorum. Dükkânın içinde değişik bölümlerin görüntülerini de görebiliyorum. Çünkü her yerde kamera var ve çoklu ekran görüntüsünden bakkal her yeri anlık gözetleyebiliyor. Hırsızlık vakaları olduğundan böyle bir tedbir almış. Görüntüyü kaydediyor ve ihtiyaç olursa daha sonra da kontrol ediyormuş. Adam kendince haklı ve kendi dükkanının içini çekiyor ama ben bu konuda herhangi bir izin vermememe rağmen bir defa daha kaydım alınıyor.

Dükkândan çıkıp dolmuş durağına doğru yürüyorum. Büyük bir marketin ve bir eczanenin önünden geçiyorum. Muhtemelen onların da güvenlik kameraları var. Hatta bir zamanlar gittiğim bir berberin bile güvenlik kamerası vardı. Apartmanların birçoğunda da kamera olduğunu televizyonlardaki bazı haberlerden görüyorum.

Dolmuşa veya otobüse biniyorum. İkisinde de kamera var. Kızılay’a gidiyorum. Her yerde mobese kamerası var. Yani, canı isteyen herkes benim ve diğer insanların görüntülerini kaydediyor. Ne bir izin alıyorlar ne de haber veriyorlar. Ama bir gün bir zincir markete gittiğimde, kendileri benim görüntümü bana sorma ihtiyacı hissetmeden kaydettikleri halde bazı ürünlerin fotoğrafını çekince hemen bir çalışan yanıma geldi ve resim çekemeyeceğimi söyledi. Neden dediğimde, bir sebep söylemeye gerek görmeden “çekemezsin işte” demekle yetindi. Biraz üsteledim, “kötü amaçla kullanılabilir de ondan” dedi.

O da haklıydı kendince. Ama kendi firması da benim görüntümü çekiyordu ve bu görüntüleri ne maksatla kullanacaklarını bana söylemiyorlardı. Ben kötü niyetli olabilirsem firma neden olmasın. Hatta devletin çektiği mobese görüntülerinin de kötü niyetle kullanılması mümkün değil mi? Nitekim kumpas dönemlerinde çeşitli görüntülerin kötü niyetle kullanıldığını gördük. Hem de devletin polisleri, savcıları ve hakimleri tarafından. Hatta daha yakın bir zamanda, bir belediye başkanının mobese görüntüleri manipüle edilerek kullanıldı.

İnsanlar pek farkında değil veya farkında ama kendi başlarına gelmediği için umursamıyor ama bu güvenlik kamerası olayı çok tehlikeli. Özel hayata müdahale ediliyor. Mahremiyet hakkı ihlal ediliyor. Üstelik, en güvenilir olması ve sadece suçluların tespiti için kullanılması gereken emniyetin mobese kameraları bile bu suçu işlemeye alet ediliyor. Bu durum hemen her yere kontrolsüz bir şekilde takılan güvenlik kameralarının ne kadar tehlikeli olduğunu anlamamız için yeter de artar bile.

Kanaatimce, bu konu ciddiyetle ele alınıp bazı tedbirleri getirilmeli. Mesela, her isteyen gidip bir kamera alıp bir yerlere takamamalı. Devletten izin almalı bunun için. Devlet kameralarla ilgili kanunlar ve yönetmelikler çıkarmalı. Bu kanun ve yönetmelikler; kameraların kimler tarafından, nerelere ve hangi bölgeleri çekecek şekilde takılacağını belirtmeli. Halkın özgürce kullanabileceği ortak alan olan sokak ve caddelerin kamera görüş alanı içinde olmasına izin verilmemeli mesela. Başka evler, dükkanlar ve diğer binaların giriş çıkışları ile içleri görüntülenememeli. Kameraların kaydı belli aralıklarla emniyete gönderilmeli. Emniyet periyodik olarak kontrol ve denetimler yapmalı. Yetki verilmemiş kameralara ceza yazılmalı.

Daha da önemlisi, insanlar bu konuda tepkilerini göstermeli. İzin almadan veya haber vermeden görüntü alan işyerleri veya binalar protesto için çok sayıda insan tarafından toplu olarak kameraya alınmalı mesela. “Madem sizin bizi kaydetmeye hakkınız var, o zaman bizim de sizi kaydetmeye hakkımız var.” denilmeli. Yoksa bu işin sonu karanlık olacaktır. Haberi olmadan görüntüleri kaydedilen insanlar görüntülerle oynanarak her türlü kumpasa kurban edilecektir.

Hükümet kendisini fütursuzca eleştirebiliyorlar diye sosyal medyayı kontrol etmek için kanun çıkarmaya hazırlanmaktadır. Vatandaşın fütursuzca kayıt altına alınmasını önlemek için de gerek özel şahısların gerek tüzel şahıslar ve devlet kurumlarının güvenlik kameralarını sıkı bir kontrol ve denetim altına alması gerekmektedir. Hem de acil olarak.


Google Ads