Site İçi Arama

siyaset

Zehirli Yorumlar

Kimi canlılar avlarını yakalamak için zehir kullanıyorlar. Bir yılan, zehirli olanlardan bahsediyorum, avını ısırıp zehrini zerk ettiğinde, o av artık paralize olur. Yılan çok zehirli bir cins ise anında avını öldürebilir bile. Sonra da o zehirlenmiş avı afiyetle yer ve zehir yılanı nedense etkilemez.

Doğa kimi canlılara bir özellik bahşetmiş.

Nedir bu özellik?

Evet, kimi canlılar avlarını yakalamak için zehir kullanıyorlar.

Bir yılan, zehirli olanlardan bahsediyorum, avını ısırıp zehrini zerk ettiğinde, o av artık paralize olur. Yılan çok zehirli bir cins ise anında avını öldürebilir bile. Sonra da o zehirlenmiş avı afiyetle yer ve zehir yılanı nedense etkilemez.

Ya da bir akrep mesela, o da zehri ile karşısındaki avını anında zehirleme kapasitesine sahiptir. Tehlikeli böceklerdir akrepler. Kimileri efsunlu olur, nasıl oluyor efsunlu olmak hiç anlamam. Nedense efsunlu olanları sokmaz akrep.

Arılarda bile belli bir derecede zehir vardır. Arı sokması neticesinde vücudumuz hemen bir reaksiyon gösterir. Beni çok sokmuştur arılar. Zehri etkisiz hale getirmek için kim bilir ne gibi kimyasal reaksiyonlar oluyor vücudumuzda. Hemen davul gibi şişer soktuğu yer. Kimilerinin aşırı derecede alerjisi vardır arı sokmasına.

Örnekleri çoğaltabiliriz. Doğanın kendine göre bir dengesi oluyor.

Televizyonlarda tartışma programlarında "altı genel başkanlı yönetim sistemi" tartışılıyor bu günlerde.

İktidar yanlısı yorumcular altılı masada yapılan geçiş dönemi yol haritası hazırlıklarından dışarıya yansıyan kimi açıklamalara ne diyeceklerini bilemiyorlar. Tartışmaları hayretle izliyorum.

- Olmaz diyorlar, cumhurbaşkanı nasıl yetkisini devreder diyorlar.

- Ortak yetki hukuksuzdur diyorlar.

- Yetki cumhurbaşkanındadır, imza yetkisi paylaşılamaz diyorlar.

- Anayasaya aykırıdır diyen bile var.

- Olur mu öyle şey diyen de var.

- İç savaş çıkar bile diyen var.

Hatta altılı masaya aslında nasıl yapmaları gerektiği konusunda yol göstermeye kalkan bile var.

Altılı masa şöyle yapsın diyeni mi ararsınız, küçücük oy oranı ile ülke yönetimine ortak olacaklar, olur mu öyle şey diyeni mi ararsınız, bu bir sivil darbedir diyeni mi ararsınız.

Konuşan konuşana.

Şimdi benim de aklıma şu soru geliyor. Siz değil miydiniz tek adam sistemini isteyen, her türlü yetki tek adamda olsun diyen?

Alın size tek adam yönetimi.

Başa geçecek olan canı nasıl istiyorsa öyle yönetecek ülkeyi işte.

Canı öyle istediği için alacağı kararları çok az oyu olsa da yeni bir parti başkanına danışarak alacakmış. Neyine itiraz ediyorsunuz? Bunun önünde var mı bir engel?

İstiyorsa kimseye danışmadan da kendi başına karar alabilme yetkisi yok mu?

Ya da şuna danışmak istiyorum derse olmaz, yapamazsın diyebilecek biri var mı?

Sistem bu değil mi?

Nedir bu telaşe? İstişare kültürünü mü unuttunuz?

Nedir bu korku?

Bu yeni yöntemi seçmenin onaylamasından, tercih edeceğinden mi korkuyorsunuz?

İnanın bana çok komik geliyor iktidar yanlılarının bu saçma itirazları ve yorumları. Hem de aşırı bir tepki ile!

En çok komiğime giden de yorumlar arasında doğadaki bu zehirli canlılar gibi içlerinde birikmiş zehri yorumlarına katma çabaları oluyor.

- Çok düşük oyu olan partiler ülkeyi nasıl yönetebilirlermiş?

- Cumhurbaşkanı üzerinde vesayet düzeni olurmuş bu dedikleri!

- Kaos olurmuş!

- Güneş otel olaylarına bile atıfta bulunanlar var.

- Demokrasi ile uzaktan yakından alakası yokmuş bu söylenenin.

- Oligarşik yönetim sistemiymiş bu önerilen.

- Azınlık çoğunluğa tahakküm edemezmiş!

- En komiği de bu bir sivil darbedir yorumu.

Bir de şu bakanlıklar için Fatih Portakal'ın kulis bilgisi diye yayınladığı partilerin bakanlıkları paylaşım listesi üzerine yorum yapanlar var.

- Milli savunma bakanlığı niye listelerde herhangi bir partinin sorumluluğunda görünmüyormuş?

- Her halde bu bakanlığı HDP'ye ayırmışlarmış.

Bak bak, ne senaryolar geçiyor akıllarından.

Nasıl bir zehirli yorumdur bu?

Nasıl bir zehirdir ortalığa salınan? Resmen tetikçilik!

Bazen nasıl oluyor da bu zehirli zihniyete bu kadar tevazu gösteriyor bu millet diye hayretler içine düşmüyor değilim.

Böyle bir şeyi nasıl oluyor da bırakın düşünmeyi, ekranlarda söyleyebilme cesareti gösterebiliyorlar. Nereden alıyorlar bu cesareti?

Nereden aldıkları belli aslında. 

Milletin aklını bulandırmak için içlerinde birikmiş ne kadar zehir varsa sürekli ortalığa zerk ediyorlar yorumlarda.

Ne diyeyim, belki de gerçekten etkilenen vardır bu tarz yorumlardan.

Siz de alışacaksınız diyeyim kısaca kuantum siyasetine.

Biraz kendi akıllarınızla düşünmeye başladığınızda, altılı masanın yapmaya çalıştığının siz de doğru olduğunu anlayacaksınız.

Zaten anlamadığınızı şahsen ben düşünmüyorum.

Yapılan saçma sapan yorumlar sadece yaklaşmakta olan seçimlerde olası yenilginin telaşı.

Keşke yapılan yorumlarda gerçekten sorun gördükleri konuları dile getirebilseler. O zaman belki gerçekten protokollerde yazılı konulardaki olası hatalarının şimdiden düzeltilmesi için faydalı bir şeyler yapmış olurdunuz. Yaptığınız eleştiriler belki bir işe yarardı.

Maalesef ben ekranlarda henüz böyle doğru dürüst eleştiri yapanına rastlamadım.

Bazen zehir de çok işe yarar, en azından bilirsiniz, panzehir zehirden üretilir. Şöyle adamakıllı zehri olan yok mu aranızda?

Bırakın eften püften yorumları da, doğru dürüst yorumlayın ortaya konan düşünceyi. Bırakın panik yapmayı.

Yine de dediğim gibi panzehir zehirden üretilir. En azından panik havasında da olsa zehirlerini akıtıyorlar. Muhalefetin bu zehirli yorumlara da sakince panzehir üretmesinde fayda var.

Sakin sakin yapılması düşünülenleri artık ekranlarda halka anlatmaları gerekiyor.

Zehirli yorumcular mı? Zehir sadece panzehir üretimi için kullanılmıyor. Özellikle tıpta birçok alanda kullanılan çeşitli zehirler var. Örneğin akrep zehri bypass ameliyatları sonrasında damarların tıkanmaması için kullanılıyormuş.

Bence iyi düşünülürse zehirli yorumcular da ileride faydalı bir şeyler için mutlaka kullanılacaklardır.

Moskova'dan herkese sevgi ve saygılarımla

Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Tüm Makaleler

  • 10.01.2023
  • Süre : 4 dk
  • 836 kez okundu

Google Ads