Site İçi Arama

strateji

Savaş Tamtamları Neden Çalınıyor?

Gelin bu gerçekten böyle midir, doğru kararı vermek için eski Demokrat Partinin bir zihniyetinden bahsedeyim size. Tarih 7 Ocak 1946, parti kurulur. Ancak kuruluşunun hemen sonrasında yapılan seçimlerde meşhur seçim entrikasıyla CHP seçimleri her halükârda kazanır. Demokrat parti iyice bilenmiştir bu duruma. 14 Mayıs 1950 yılında kazanılan seçimler sonrasında da 10 yıl boyunca yapılan seçimleri kazanarak iktidarda kalacak ve kendilerine yapılanların öcü bu süreçte alınacaktır.

Demokrat Parti'nin temsilcisi kimdir?

Bugün siyasal arenada Demokrat Parti adıyla bir partimiz var. Girmiş olduğu son seçimlerde oy oranı çok az olsa da tarihimizde çok partili dönemin ilk seçilen partisi olan Demokrat Partinin mirasçısı olduğunu iddia ediyor. Sembolü kır at! Ama başka neyi eski Demokrat partiye benziyor, inanın bilmiyorum.

O yüzden bugünkü Demokrat Parti acaba ne kadar bir zamanlarki Demokrat Partinin temsilcisidir, ona da emin değilim.

Gelin bu gerçekten böyle midir, doğru kararı vermek için eski Demokrat Partinin bir zihniyetinden bahsedeyim size. 

Tarih 7 Ocak 1946, parti kurulur.  Ancak kuruluşunun hemen sonrasında yapılan seçimlerde meşhur seçim entrikasıyla CHP seçimleri her halükârda kazanır. 

Demokrat parti iyice bilenmiştir bu duruma. 14 Mayıs 1950 yılında kazanılan seçimler sonrasında da 10 yıl boyunca yapılan seçimleri kazanarak iktidarda kalacak ve kendilerine yapılanların öcü bu süreçte alınacaktır.

Evet, Demokrat Parti zamanında muhalefete düşmüş olan CHP için kurulan meclis komisyonundan bahsediyordum. Tüm parti mülkiyetine el konulması için mecliste bir komisyon kurulur ve ardından CHP'yi yok etmek için bir sürü şey yapılır.

Olayların detaylarına daha fazla girmeyeceğim, merak edenler o günlerin anlatıldığı tarih kitaplarından ya da belgesellerden daha detaylı bilgi edinebilirler.

Ben o günlerin Demokrat partisinin zihniyetinden bahsediyorum.

İmamoğlu için yapılanları gördükçe nedense o günlerin zihniyeti geldi aklıma. Sadece İmamoğlu değil tabii ki, bugün geldiğimiz noktada hukukun hiçe sayılması ve muhalefete, ya da iktidara karşı olanlara yapılanlar aynen o günlerin Demokrat Parti'sinin zihniyeti ile aynı.

Şahsen ben ne 1946 yılındaki seçimlerde Demokrat Parti'ye yapılanları onuyorum, ne de o günlerin Demokrat Partisinin CHP'ye yaptıklarını. Ne de daha sonra Demokrat Parti'nin başına gelenleri ve bir başbakan asmak ile biten kanlı tarihimizin ayıbını.

Bugün eski Demokrat Parti'nin mirasçısıymış gibi hemen hemen aynı uygulamalar peşinde olan iktidar, bu yaptıkları yetmiyormuş gibi bir de seçimlerin o günlerde yapıldığı tarihi de kendi emellerine alet etmek derdinde. 

Bir taşla birkaç kuş vurma derdiyle, hem o günlerin seçim tarihini sahiplenerek, hem de bir yandan cumhurbaşkanlığı seçimleri açısından anayasa değişikliği sırasında yaptığı hatanın üstünü örtme niyetiyle, bir yandan da o günlerin sloganını da kendine mal edip "yeter söz milletin" diyerek, seçimin 14 Mayıs'a alınması için bir tartışma açmış durumda. Muhalefet arada yapılan kurnazlığa kurnazca cevap vermek amacıyla, eğer seçim 6 Nisan öncesinde olacaksa tamam, ama sonrası için bize gelmeyin diyerek iktidarı kendince köşeye kıstırma derdinde.  

İktidar bu yaptıklarıyla adeta tarihteki Demokrat Parti'nin asıl mirasçısı benim deme hayalleri içerisinde. 

Sanırım bu amaçla, bir yandan da sayın İmamoğlu için yine bir yargı konusu pişirme derdine düşmüşler. 

Bilmiyorum, bu iş nereye kadar sürecek böyle. 

İktidar bir yandan bunları yaparken bir yandan da çeşitli kuş türleri ile yakın teşviki mesai içinde anlaşılan. Çeşitli kuş isimleriyle kurulu bir düzende inanın günümüz siyaseti beni boğuyor. Dün bir kuş türü başbakanı koltuğundan ederken, bugün de bir başka kuş türü yüzünden bakanlar koltuğundan olacaklar anlaşılan.

Gerçi seçimlere bu kadar az süre kalmışken ortaya dökülen rezillikler bakanımızı koltuğundan eder mi ben bilmem, ama ortaya saçılanlar az buz şeyler değil. Bakalım, bekleyip göreceğiz gelişmeleri. 

Ben şahsen artık tüm bu olan bitenden çok yoruldum. Sürekli bir bel altı hamle, sürekli bir kafes dövüşü numaraları. Nereye kadar uzanacak bu işlerin sonu inanın bilmiyorum.

Bir yandan da durumu düzeltmek için bir araya gelmiş olan muhalefet partileri arasında da çeşitli çekişmeler oluyor. Son zamanlarda beyanat veren verene. Eğer artık ortak bir hedefe yönlendiyseniz, daha önce de yazdım, altılı masanın sözcüsü olacak ve onun dediği dışında kimse ses etmeyecek. 

Doğal olarak zamansız öten horoz misali, son günlerdeki açıklamalardan kaynaklı durumdan memnun olmayan çok. 

Muhalefet içinde bile ya yapılmak isteneni yanlış anlayanlara rastlıyoruz, ya da hiç anlamayanına.

Bu kargaşa içinde gerçekten sanırım birilerinin duruma artık el koyup, tamam, yeter, buraya kadar demesi gerekiyor. Bundan sonra benden başka bu konuda kimse yorum yapmayacak diye masaya yumruğunu vurması gerekiyor. Gerçekten çok az süre kaldı.

Yoksa bu gidişle İstanbul'un fethi sırasında kilisede meleklerin kanatları var mıdır tartışması yaparken şehrin fethedildiğinin farkına varmadan rahipler gibi, ülkenin elden gittiğini göremeyen sözde siyaset yaptığını sananların tümden eline kalacağız.

Bir süre daha bu durumu gözleyeceğim. Umarım umutlarımızı bağladığımız altılı masa artık çalışmalarını sonlandırır da, merak içinde olanların yüreklerine biraz su serper. 

Yoksa bu gidişat hiç iyi değil gibi geliyor bana.

Bir süre daha gözleyeceğim diyorum, ama netice umut ettiğim gibi olmazsa ne yapacaksın diye soranlar olursa, zaten bunca yıl belli bir düzen kurdum buralarda, evlatlarımı da elimden geldiğince yetiştirdim. Sanırım böyle bir durumda bana bir tek üzülmek kalır ülkenin haline.  

Ben bu milletin ferasetini güvenmek istiyorum, güveniyorum da. Millet olan biteni ve durumu bence gayet iyi tartıyor. Seçimini de ona göre yapacaktır.

O yüzden seçimlerin sonucu tüm taraflar için beklendiği gibi olmazsa, kimse sonra niye böyle oldu diye kendi kendine hayıflanmasın. 

Millet çok partiyi tarihin tozlu sayfalarına gömdü, siz iş bilmezleri de gömmesini iyi bilir.

O yüzden muhalefete benden şimdiden söylemesi, bence ayağınızı iyi denk alın. Oturun birlikte doğru dürüst ne yapmayı planlıyorsanız planlayın ve artık doğru dürüst anlatın şu millete.

İktidar tarafı için ise tek bir sözüm var. Siz de Demokrat Parti'nin tarihine iyi bakın. Madem asıl mirasçısı biziz demeye çalışıyorsunuz, o zaman bu işlerin sonunu da iyi biliyorsunuz demektir. Bu dünya Sultan Süleyman'a bile kalmamış, size kalır mı sanıyorsunuz? Bu millet ne yaptığınızın farkında değil mi sanıyorsunuz. 

Bu seçimlerin ülkemiz için tarihi dönüm noktası olacağı şimdiden belli oldu artık. 

Kılıçlar kuşanılmış miğferler giyilmiş olsa da, bir elde kılıç, diğer elde kalkanlar ile sanki savaşa gidiliyormuş gibi herkes bir yandan şeytanlık peşinde olsa da, ülkenin durumu ortada işte, millet boş tencere derdi ile mahvolmuş durumdayken sizin savaşınızı çekecek değil. 

O yüzden bırakın da savaş hazırlıklarını, önce şu milletin derdine bir derman olun. Şimdi olmazsanız ileride hepiniz için çok geç olacak çünkü.

Moskova'dan herkese sevgi ve saygılarımla 

Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Araştırmacı Yazar Deniz BURSALIOĞLU
Tüm Makaleler

  • 13.01.2023
  • Süre : 5 dk
  • 819 kez okundu

Google Ads