logo

Makalelerinizi bugün paylaşmaya başlamanız için yeni nesil blog sitesi, strasam.org

STRASAM.ORG

Sitemizde yazar olmaya ne dersiniz ?

STRASAM.ORG, strateji, siyaset, savunma, ekonomi, tarih, hukuk, uluslararası ilişkiler, NATO, çevre ülkeleri vb. alanlara yönelik yapılan araştırma ve analizleri yayımlamak maksadıyla oluşturulmuş bir platformdur.

Başvuru Yap

Türkiye

Büyükesat Mahallesi, Uğur Mumcu Caddesi, No 87/4, 06900 Çankaya/ANKARA

Ara: +90 531 278 24 12

[email protected]
stratejisiyaset

3 Mayıs Basın Özgürlüğü Günü

Çift taraflı olarak; yönetenle yönetilenler, politikacılarla halk arasında karşılıklı haber transferini yapma görevi özgür basına aittir.

Yrd.Doç.Dr. Ersoy ÖNDER
Yrd.Doç.Dr. Ersoy ÖNDER

Tüm Yazıları için tıklayınız


  • 03.05.2022
  • Süre : 3 dk
  • 401 kez okundu

Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 3 Mayıs Kararı:

BM Genel Kurulu’nun 1993 yılında aldığı bir karar ile 3 Mayıs, tüm dünyada, Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak kutlanmaktadır.

Basın, gelişmiş demokrasilerde yasama, yürütme ve yargı ile birlikte dördüncü güçtür ve demokrasiyi korumakta ve güçlendirmekte çok önemli roller üstlenmektedir.

Çift taraflı olarak; yönetenle yönetilenler, politikacılarla halk arasında karşılıklı haber transferini yapma görevi özgür basına aittir.

Demokratik bir ülkede özgür basın; kötü yönetime, rüşvete ve yolsuzluğa karşı, yaptığı araştırmalar ve halkı aydınlatıcı verdiği bilgilerle, bir nevi emniyet supabıdır.

O yüzden; şeffaf olmayan, yaptığı icraatlarda illegalliği legallikle yarıştıran düşük seviyeli demokrasilerde ve otokrasilerde, yöneticiler basının özgür olmasına tahammül edemezler. Özgür olmayan basın, halkın algılarını yönetmek için bir manipülasyon aracı olarak kullanılır.

Basın ne kadar özgür ve etik kurallara uyarsa, o ülkedeki halk da o kadar özgür ve gelişmiş olarak kabul edilir. Dolayısıyla basın özgürlüğü endeksi, ülkelerin gelişmişlik seviyesinin ölçülmesinde, çok önemli bir kriter olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü: RSF

Sınır Tanımayan Gazeteciler (Reporters Without Borders (French:Reporters sans frontières; RSF) örgütü her sene 3 Mayıs’ta basın özgürlüğü endeksini yayınlamaktadır.

RSF Basın Özgürlüğü Endeksi'nde 180 ülke değerlendirmeye alınmakta ve çeşitli indikatörler kullanılarak, gazetecilere ve medyaya yönelik ihlaller niceliksel hesaplamaya dönüştürülmektedir. Çalışmanın ikinci ayağında, RSF'nin seçtiği, gazeteciler, akademisyenler ve insan hakları savunucularından oluşan yüzlerce medya özgürlüğü uzmanının 123 soruya verdiği yanıtları temel alan niteliksel bir araştırma yapılmakta ve neticelere ulaşılmaktadır. Görüldüğü üzere ülke sıralaması siyasal değil, bilimsel verilere dayanmaktadır.

Gelelim raporun detaylarına:

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nde yayımlanan RSF raporunda yıllardır ilk sıralarda hep aynı ülkeler görülmektedir. Norveç, Danimarka ve İsveç. Bu ülkelerin ortak özellikleri ise, İskandinav ülkeleri olmaları ve uzun süredir sosyal demokrasi ile yönetilmeleridir.

Listenin en altındaki ülkeler ise; Çin (175), Myanmar (176), Türkmenistan (177), İran (178), Eritre (179) ve Kuzey Kore (180) olarak sıralanmaktadır. Bu ülkelerin ortak özellikleri ise sadece basınlarının değil, tüm özgürlüklerin oldukça kısıtlı seviyede olduğu gerçeğidir.

Türkiye’nin Basın Özgürlüğü Sıralamasındaki Yeri:

Gelelim Türkiye’ye...

Örgütün hazırladığı 2022 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'ne göre Türkiye, bir önceki yıla göre dört sıra yükselerek 180 ülke içerisinde 149'uncu sırada yer almaktadır.

2021 yılında 153'üncü sırada olan Türkiye, bu yılki raporda dört sıra yukarı çıkmış görünüyor. 2020 yılında 154, 2019’da ise 157’nci sırada kendine yer bulan Türkiye’nin, yönünü pozitife çevirmesi olumlu olmakla beraber, bulunduğu kategori hala aynı yani, “basını kötü durumda” olan ülkeler arasındadır. Son sıralardaki 28 ülkenin basını ise çok kötü durumda kategorize edilmiştir.

Türkiye’nin, kendisi ile birçok konuda mukayese dahi edilemeyecek, Belarus, Bangladeş, Pakistan, Filistin, Myanmar ve Güney Sudan gibi ülkelerle aynı kategoride olması, çağdaş medeniyet seviyesi yolculuğunda, Atatürk’ün laik, demokratik ve sosyal cumhuriyetine hiç mi hiç yakışmamaktadır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 2023, 2053 ve 2071 hedeflerinden biri de, ülkenin basın özgürlüğünü yükseltmek ve bu endekste hızlı bir iyileşmeyi sağlamak olmalıdır. Çünkü basınının özgürlük seviyesi, eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşma kolaylığı ve insan ömrünün süresi gibi, o ülkenin gelişmişliğinin ana göstergelerinden biridir.

Ezcümle; Türkiye’nin çağdaş medeniyet seviyesinde olması ve oradaki varlığını sürdürebilmesi için, diğer özgürlüklerle birlikte, basın özgürlüğünü de yükseltmesi gerekir.


Google Ads