logo

Makalelerinizi bugün paylaşmaya başlamanız için yeni nesil blog sitesi, strasam.org

STRASAM.ORG

Sitemizde yazar olmaya ne dersiniz ?

STRASAM.ORG, strateji, siyaset, savunma, ekonomi, tarih, hukuk, uluslararası ilişkiler, NATO, çevre ülkeleri vb. alanlara yönelik yapılan araştırma ve analizleri yayımlamak maksadıyla oluşturulmuş bir platformdur.

Başvuru Yap

Türkiye

Büyükesat Mahallesi, Uğur Mumcu Caddesi, No 87/4, 06900 Çankaya/ANKARA

Ara: +90 531 278 24 12

[email protected]
stratejisiyaset

Demokrasi Nedir? Demokratik Demokrasi Ne Demektir?

Sokrates şöyle diyor: “devletimizde filozoflar kral olmadıkça ya da şu anda kral ya da yönetici dediğimiz kişiler gerçek ve tam anlamıyla kendilerini felsefeye adamadıkça, politik iktidar ve felsefe aynı doğrultuda birleşmedikçe devletteki kötü durum engellenemez.

Doç. Dr. Selahattin ATEŞ
Doç. Dr. Selahattin ATEŞ

Tüm Yazıları için tıklayınız


  • 14.04.2022
  • Süre : 4 dk
  • 825 kez okundu

Sümerlerle Başlayan Medeniyet:

Başlığı gördünüz. Demokrasinin demokratiği olur mu?

Tektaş’ın[1] isimlendirmesiyle (2020) “İlk Medeniyet İlk Devlet İlk Sosyal Toplum: Sümerler” den beridir demokratik bir demokrasi olmadı.

Aktan (2006)[2] “Demokrasi, yüzyıllar boyunca insanlığın hep ideali olmuş, ancak günümüze değin gerçek yaşamda bir “fantasma[3]” olmanın ötesine gidememiştir.” der.

Oysa demokratik olmayan demokrasi büyük bir tehdide dönüşür.

Peki demokrasinin demokratiği olmaz ise onu önemli kılan nedir?

Sümer’den Önce Sümer’den Sonra:

Elimde olsa miladı Sümer devleti ve medeniyeti ile başlatırdım.

Peygamber dahi olsa bir kişinin doğum gününü milat[4], yani tarihin doğum günü olarak almazdım. Zira önemli olan devletin doğumu değil mi?

Hatta Sümerlerin yazıyı icadını milat olarak almak çok daha objektif olur.

Ancak hegemonik bakış açısı, Sümer’i görmediği gibi, Hint, Mısır, Çin, Pers, İslam ve Türk Medeniyetlerini de görmek istemez.

Her şeyi – tarihi gerçeklere uymadığını bile bile politik bir tercih olarak- eski Yunandan başlatma eğilimindedir.

Bu nedenle devlet ve yönetim biçimi konusundaki yazında Eski Yunan merkezli görüşler daha fazladır.

Popüler kültür haline gelmiştir.

Monarşi, Aristokrasi ve Demokrasi:

Eflatun Aristokrasiyi yüceltmek için zengin (Oligarşi) yönetimini ve şan-şeref düşkünlerinin (Timarşi) yönetimini ayırsa da aslında Hobbes, Locke, Montesquıeu ve Rousseau gibi filozofların yönetimi üçleme ile açıklamasına öncülük etmiştir:

  • Kişi egemenliğine dayalı monarşi yönetimi,
  • Belirli bir zümre/sınıf egemenliğine dayalı aristokrasi yönetimi,
  • Halkın egemenliğine dayalı demokrasi yönetimi.

Sokrates’ten başlayarak, Platon, Aristoteles, Ksenophon ve Spartalılar, azınlığın ideal yönetim biçimi olan Aristokrasiyi, özünde çoğunluğun ideal yönetim biçimi olan Demokrasiden daha iyi olarak kabul ederler. 

Ancak aynı zamanda Aristokrasinin yozlaşmış biçimini olarak adlandırdıkları Oligarşiyi, Demokrasinin (Mob Rule) yozlaşmış biçimi olan linç yığını[5] yönetiminden daha kötü olarak görürüler.[6]

Filozof Kral:

Platon’un Politeia’nın bir yerinde Sokrates şöyle diyor: “devletimizde filozoflar kral olmadıkça ya da şu anda kral ya da yönetici dediğimiz kişiler gerçek ve tam anlamıyla kendilerini felsefeye adamadıkça, politik iktidar ve felsefe aynı doğrultuda birleşmedikçe devletteki kötü durum engellenemez.”[7]

Aslında sorunun merkezi, hangi yönetim biçimi olmaktan çok anayasal adaletli bir yönetimin varlığı ya yokluğunda düğümlenir.

“Ne filozoflar kral oldu ne de krallar filozof …” 

Doğrudan Demokrasi:

Kuşkusuz tamamen münfesih olmamış bir halk/millet kötülük üzerine ittifak etmez. Bu nedenle doğrudan demokrasi kötülüklerin önüne geçmek için en ideal yönetimdir.

Ancak J.J. Rousseau “gerçek demokrasi sadece bir idealdir” demekle bunun bir ütopya olduğuna işaret eder.

Belki üç yüz yıl önce herkesin reyini vermesi zordu.

Ama bugün istense kimlik numarası ile internetten her konuda doğrudan demokrasi uygulaması mümkün.

Yine de elektronik ortamda yolsuzluklar yapılabiliyor. 

Neden Demokrasi Bozulursa Daha Kötü Bir Yönetim Olur?

  • Kişi egemenliğine dayalı monarşi yönetimi bozulursa bir kişinin ve ailesinin yükü millete biner.
  • Belirli bir zümre/sınıf egemenliğine dayalı aristokrasi yönetimi bozulursa bu sefer imtiyazlı sınıfın yükü halkın omuzlarındadır.
  • Halkın egemenliğine dayalı demokrasi yönetimi bozulursa, her gelen başkanın ve ailesinin yükü yanında, her hükümetin oluşturduğu kendi burjuva aristokrasinin yükünü de sırtlamak vatandaşa düşer.

Ayrıca kötü para iyi parayı kovduğu gibi siyasetin finansmanı kolay paradan sağlanmaktadır. Bu da dürüst insanların sorumluluk almasının önünde aşılması güç bir engel olarak durmaktadır.

Son olarak temsilî demokrasinin kalitesini yükselten en etkili iki enstrüman olan önseçim ve dar bölge sistemleri uygulanmadığında demokrasi monarşik demokrasiye ya da oligarşik demokrasiye dönmektedir.

Seçimler ise monarşik ve oligarşik yönetimin demokrasi olarak algılanmasını sağlayan çok pahalı meşrulaştırma aracı haline tedenni etmektedir.

Berlin molozları arasında kalan Almanlar yerdeki ölmüş at etini yerken, o aşağılanma ile yeni bir sistem kurmak için düşünmeye başlar.

Conrad Adenauer bir söyleşide: "Bir daha (gökten) İsa bile gelse tüm yetkiyi bir kişi ve yanındakilere verecek kadar aptal olmayacaktık". Demekten kendini alamaz.

Demokratik Demokrasi Nasıl İnşa Edilir?

Demokrasinin demokratikleşmesi adalet iledir.

Bunun için Anayasal demokrasi önemli bir adımdır.

Hukukun yönetimi esastır.

Ama asıl kuvvetler ayrımı ve denge/fren sistemi, adaletin siyasallaşarak baskı mekanizması olarak araçsallaşmasını engeller.

Yasama, yürütme, yargı sistemleri birbirinden ayrı olmalı.

Medyanın da bu kuvvetler ayrılığında yerini alması çok önemli.

Şeffaflık ve hesap verilebilirlik bu ortamda yeşerir.  

Monarşik ve oligarşik demokrasiler burada kendine yer bulamaz.

Temsili demokrasi de ön seçim ve dar bölge seçim sistemleriyle doğrudan demokrasiye yaklaşır.

Siyasetin finansmanı da şeffaflaşır ise,

Demokrasi demokratikleşir.

 

KAYNAKLAR:

[1] Tektaş, T. (2020). “İlk Medeniyet İlk Devlet İlk Sosyal Toplum: Sümerler” İstanbul: Parola yayınları.

[2] Aktan, Can C. (2016). “İdeal Bir Siyasal Yönetim Arayışı ve Anayasal Demokrasi”.  Hukuk ve İktisat Araştırmaları Dergisi Cilt 8, Sayı 2, 2016, ISSN: 1309-8020 (Online)

[3] Hayal, fantezi, düş.

[4] Hürriyet (2021). https://www.hurriyet.com.tr/egitim/milat-nedir-milat-ne-ile-baslar-milattan-once-ve-milattan-sonra-ne-anlama-gelir-41819789  (27 Mayıs 2021) (Erişim: 11.04.2021)

[5] Ayak takımının giriştiği tedhiş hareketi.

[6] https://elawtalk.com/types-of-aristocracy/

[7] Çevik, Cengiz C. (2018). “Filozof kral ya da kral filozof olmalı” düşüncesiyle ilgili birkaç Romalı alıntısı” https://jimithekewl.com/2018/11/21/filozof-kral-ya-da-kral-filozof-olmali-dusuncesiyle-ilgili-birkac-romali-alintisi/  (Erişim: 11.04.2021)


Google Ads