logo

Makalelerinizi bugün paylaşmaya başlamanız için yeni nesil blog sitesi, strasam.org

STRASAM.ORG

Sitemizde yazar olmaya ne dersiniz ?

STRASAM.ORG, strateji, siyaset, savunma, ekonomi, tarih, hukuk, uluslararası ilişkiler, NATO, çevre ülkeleri vb. alanlara yönelik yapılan araştırma ve analizleri yayımlamak maksadıyla oluşturulmuş bir platformdur.

Başvuru Yap

Türkiye

Büyükesat Mahallesi, Uğur Mumcu Caddesi, No 87/4, 06900 Çankaya/ANKARA

Ara: +90 531 278 24 12

[email protected]
stratejisiyaset

Kara-Kalpakların Protestoları, Özbekistan’a Demokrasiyi Getirecek mi?

Hâkim kanaate göre, 9-13. yüzyıllar arasında Kiev Kinezliğinde sınır bekçiliği yaptıkları bilinen Kara-Kalpakların Peçenek-Uz-Berendi karışımı (Berendiler aslında Peçeneklerin bir koludur) olduğu bilinmektedir. Bu ahalinin sonraları Ceyhun nehrinin ağzına giderek yerleştikleri ve bugünkü Kara-Kalpakları teşkil ettikleri anlaşılmaktadır.

Dr. Hüseyin Fazla
Dr. Hüseyin Fazla

Tüm Yazıları için tıklayınız


  • 14.07.2022
  • Süre : 5 dk
  • 153 kez okundu

 

 

Özbekistan’ın Siyasi Görünümü

Özbekistan, 33 milyona yaklaşan nüfusu, jeostratejik konumu, köklü tarihi, zengin kültürel değerleri ve ekonomik potansiyeliyle, Orta Asya’nın kilit ülkeleri arasında yer almaktadır. Bu ülkenin sınırları içerisinde, Semerkant, Buhara ve Hiva benzeri çok sayıda Türk-İslam medeniyetine beşiklik eden tarihi şehir bulunmaktadır.

Özbekistan, başkanlık sistemiyle, kuvvetler birliği (yürütme, yasama ve yargı başkanın tekelinde) anlayışıyla yönetilmektedir. Özbekistan’ın Sovyetlerden bağımsızlığını kazandığı 1991 yılından 2016 yılına kadar İslam Kerimov Devlet Başkanı olarak ülkeyi, neredeyse Kuzey Kore tarzı bir anlayışla, tek adam olarak yönetmiştir. İslam Kerimov’un 2 Eylül 2016 tarihinde vefatının ardından 4 Aralık 2016 tarihinde yapılan seçimde, oyların %88,6’sını alan Şevket Mirziyoyev yeni Cumhurbaşkanı olmuştur. Mirziyoyev’le birlikte Türkiye’yle ilişkileri iyileşen Özbekistan, 14 Eylül 2019 tarihinde Türk Konseyine de üye olmuştur.

Ekonomik Hayat:

Özbekistan, otomotiv, madencilik ve tarım alanında ilerleme sağlamış bir ülkedir. Başlıca ihracat kalemleri arasında otomotiv, doğal gaz, bakır, çinko, altın, radyoaktif elementler, pamuk ve yaş meyve yer almaktadır. Başlıca ticari ilişkilerini Çin, Kazakistan, Rusya, Türkiye ve Güney Kore ile yürütmektedir. İthalat kalemleri arasında otomotiv aksamları, ilaç, petrol yağları ve ahşap ürünleri bulunmaktadır.

Türkiye ile Özbekistan arasındaki dış ticaret, özellikle Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’in görevi devralmasının ardından her alanda hızla gelişme eğilimi göstermiştir. Özbekistan'da Türk sermayeli şirket sayısı binin üzerindedir. Türk firmaları, bankacılık, ilaç, inşaat, otomotiv, ayakkabıcılık, turizm ve gıda sektörlerinde faaliyet göstermektedir. Türk şirketlerinin bugüne kadar Özbekistan'da üstlendikleri müteahhitlik işlerinin toplamı 2,7 milyar USD civarında bir büyüklüğe ulaşmıştır.

Kara-Kalpaklar:

Özbekistan’daki etnik gruplardan biri olan Kara-Kalpaklar, bazı tarihçilere göre, Kazak Türklerinin bir boyudur. Hâkim kanaate göre, 9-13. yüzyıllar arasında Kiev Kinezliğinde sınır bekçiliği yaptıkları bilinen Kara-Kalpakların Peçenek-Uz-Berendi karışımı (Berendiler aslında Peçeneklerin bir koludur) olduğu bilinmektedir. Bu ahalinin sonraları Ceyhun nehrinin ağzına giderek yerleştikleri ve bugünkü Kara-Kalpakları teşkil ettikleri anlaşılmaktadır.

Kara-Kalpakça, Kıpçakça grubu içerisinde yer almaktadır. Kazakça ve Nogaycaya da yakın bir dildir. Kara-Kalpaklar yazı dilinde önce Arap alfabesini, 1928-1940 arası Latin alfabesini ve daha sonra Kiril alfabesini kullanagelmişlerdir.

Karakalpakistan Özerk Cumhuriyeti:

Karakalpakya veya resmî adıyla Karakalpakistan, Özbekistan’a bağlı olan ve bu ülkenin batı kesiminde yer alan özerk bir cumhuriyettir. Başkenti yaklaşık 320.000 nüfusu olan Nukus şehridir. Ülke nüfusu yaklaşık 1.800.000 civarındadır. Bu nüfusun 500 bini Karakalpak, 400 bini Özbek, 300 bini Kazak ve yüz bini de değişik unsurlardır.

Karakalpakistan, 1920’li yılların ortasında Kazak Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyetine bağlı özerk bir bölge iken, 20 Temmuz 1930 tarihinde SSCB'ye devredilmiştir. 20 Mart 1932 tarihinde Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti statüsünü kazanmıştır. 1936 yılının Aralık ayında Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetine bağlanmıştır. Karakalpakistan Cumhuriyeti, kendi egemenlik ve kendi anayasası olan bir cumhuriyet iken, Sovyetlerin yıkılmasıyla birlikte “Karakalpakistan Cumhuriyeti” statüsü altında Özbekistan Cumhuriyeti’ne bağlanmıştır. Halihazırda kendi devlet sembolü, anayasası, hükümeti ve parlamentosu olan özerk bir cumhuriyet statüsünü korumaktadır. Özbekistan Anayasasına göre Karakalpakistan’ın istediğinde Özbekistan'dan ayrılma hakkı bulunmaktadır.

Karakalpakistan’ın Özbekistan İçin Önemi:

Düşük nüfus yoğunluğuna ve neredeyse artık bir çöl olarak kabul edilen uçsuz bucaksız arazisinden ziyade Karakalpakistan bölgesinde bulunan doğal kaynak rezervleri Özbekistan açısından büyük öneme sahiptir. Ayrıca, Karakalpakistan topraklarından geçen doğal gaz boru hattı, Özbekistan ekonomisinin bir anlamda can damarı işlevini görmektedir. Her ne kadar anayasa gereği Karakalpakların ayrılma hakkı bulunmakla birlikte, Özbek hükümeti, bu bölgeyi ve halkını Özbekistan’a tamamen entegre etmeyi ve ayrılma tehdidini ortadan kaldırmayı amaçlamıştır.

Karakalpakistan’ta Olayların Patlak Vermesi:

Özbekistan merkezi hükümeti, Karakalpakların olası ayrılıkçı bir harekete girmesine ve bunun sonucunda bu bölgeyi kaybetmesine neden olabilecek faaliyetlere engel olabilmek için Karakalpakların anayasadaki ayrılma haklarını ellerinden alan bir yasa taslağını gündemine almıştır.

Bu yasa taslağının gündeme getirilmesinden rahatsız olan Karakalpakların 1 Temmuz 2022 tarihinde Nukus’ta başlattığı protesto eylemleri, bir anda tüm Karakalpakistan’a yayılmıştır. Özbek hükümetine bağlı güvenlik güçleri ile protestocular arasında Nukus’ta çıkan çatışmalarda 18 kişi ölmüş ve 243 kişi de yaralanmıştır. Hükümet güçleri beş yüzden fazla protestocuyu gözaltına almıştır. Gerçek rakamların açıklanan bu resmi rakamlardan daha büyük olduğu iddia edilmektedir.

Neticede, 2 Temmuz’da gecikmeksizin bölgenin başkenti ve protestoların merkezi durumundaki Nukus şehrine gelmek zorunda kalan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev; anayasada değişlik yapılmamasına karar verildiğini, “düzenin yeniden sağlandığını” açıklamak zorunda kaldı.

Karakalpakistan’daki Protestoların Bir Önemi Var mıdır?

Birçokları için Karakalpakistan'daki olaylar, dünyanın uzak ve görünüşte önemsiz bir köşesinde kanlı olsa da küçük bir kargaşadan başka bir şey değildir. Bununla birlikte bu özerk cumhuriyetteki protestoculara karşı uygulanan şiddetli baskı politikasının sonucunda ortaya çıkan resmin etkileri sadece yerel kalmayabilir. Mirziyoyev yönetimi bağlamında bölgesel etkileri olan bir dönüm noktası söz konusu olabilir.

Özbekistan, Orta Asya'nın ekmek sepetidir. Yaklaşık 35 milyon kişinin yaşadığı bu ülke, neredeyse Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Türkmenistan'ın toplamı kadar bir nüfusa ev sahipliği yapmaktadır. Özbekistan aynı zamanda, Rusya, Batı Dünyası ve Çin'in Orta Asya veya Türkistan vizyonlarının kesiştiği önemli bir kavşak noktasıdır.

Mirziyoyev, Kerimov'a 13 yıl başbakanlık yapmış, son derece tecrübeli bir politikacıdır. Kerimov’dan sonra iktidara geldiği ilk yıllarda, Kerimov döneminde halkta oluşan hoşnutsuzluğu gidermek ve ülkesinin kalkınmasını gerçekleştirebilmek maksadıyla Özbekistan'da reformlar yapmaya ve modernleşmeye ağırlık verdi. Ülke yönetiminde ‘tek adam’ yerine parlamentoyu da öne çıkaran köklü değişiklikleri devreye soktu. Milli İstihbarat Teşkilatının (MXX) siyaset ve bürokrasi üzerindeki gölgesinden ülkeyi kurtardı. Pamuk tarlalarında çalıştırılan zorunlu çocuk işçiliğine son vermek ve ülkeyi uluslararası sermaye piyasalarına açmak da dahil olmak üzere önemli reformlara imza attı. Ekonomi alanında bir dizi yenilikler yaptı. Bu değişimden etkilenen Ekonomist dergisi, 2019 yılında Özbekistan’ı “yılın ülkesi” olmaya değer gördü. Bunun da etkisiyle ülkeye doğrudan yabancı yatırım o yıl %266 oranında bir artış gösterdi.

Ancak “reformcu” başkan 2021 yılı geldiğinde, selefi Kerimov’un çizgisine dönmeyi yeğledi ve kendisinin gönüllü olarak önayak olduğu yönetim alanındaki reformları askıya aldı. Aynı yıl Ekim ayında yapılan bir bakıma göstermelik veya simgesel bir seçimle ‘tek adamlığını’ perçinleme şansı da yakaladı.

Bundan sonra anayasayı elden geçirme kararı alan Mirziyoyev’in; kendi görev süresini uzatmayı, yetkilerinin sınırlarını etkili bir şekilde genişletmeyi ve gücünü daha da pekiştirmeyi amaçladığı anlaşılıyor. Nitekim, rejiminin Karakalpakistan'daki protestoları şiddetli bir şekilde bastırması, ülkedeki anayasal reform gündeminin dış görünüşten başka bir şey olmadığı konusundaki şüpheleri kuvvetlendirdi.

Karakalpakistan Protestolarının Özbekistan Yönetim Sistemine Etkileri Olacak mı?

Son yıllarda Özbekistan, artan Rus nüfuzuna karşı temkinli bir politika izlemeye gayret göstermiştir. Artan Rus baskısına karşı bir alternatif olarak 2020 yılında Avrasya Ekonomik Birliği’ne gözlemci statüsünde dahil olmayı tercih etmiştir. Bu kısmi kopuş hareketini kabullenmek istemeyen Kremlin’in; Karakalpakları kışkırtmak (Gürcistan Osetleri ve Abhazları kullandığına benzer şekilde) suretiyle Mirzoyoyev rejimini kendi çizgisine çekmeye çalıştığına dair değerlendirmeler bulunmaktadır.

Bu arada Çin’in Özbekistan üzerinde artan ticari nüfuzunu Rusya’nın göz ardı etmesi düşünülemez. Pekin, 2016 yılından itibaren Taşkent’in en büyük ticari ortağı haline gelmiştir. Batı dünyası ise henüz Özbekistan’a yatırım yapacak kadar girmeye istekli görülmüyor. Öte yandan Rusya’ya karşı devreye sokulan yaptırımların bir sonucu olarak, Özbek gazının da Avrupa’ya ulaşması son günlerde gündemdeki yerini aldı.

Mirzoyoyev, pragmatik bir yaklaşımla, huzursuzluğu körükleyen anayasal reform önerilerini hızla terk etti ve 2016 yılındaki reformcu çizgiyi takip edebileceğinin sinyalini verdi. Ancak henüz halk kendisine güven tazelemedi. Aslında Özbek liderin önümüzdeki günlerde nasıl bir yol izleyeceğini belirleyecek kilit faktör, uluslararası toplumun Karakalpakistan bağlamında vereceği tepkilerle orantılı gelişecek gibi görünüyor. Buna göre Avrasya'nın kalbindeki güç dengesini şekillendirecek. Batı dünyası, Mirziyoyev'i reform ve ilerleme yoluna geri getirmek, demokrat yönetimleri öne çıkaran Biden yönetimi için de önemli bir öncelik halini alabilir. Hatta Mirziyoyev’in yerine Batı’yla çalışmaya daha yakın bir Özbek politikacıya destek verilebilir. Bu türden bir değişim, Orta Asya’da demokrat yönetimlerin iş başına gelmesine yönelik bir hareketlenmeye yol açabilir. Tersi durum ise otokrat yönetim anlayışlarına kaymayı teşvik edebilir.

Belki de bu türden bir değişim için Washington yönetimi Özbekistan’da Kara-Kalpakları simgesel bir protesto eylemine yüreklendirmiş olabilir mi?

Kaynaklar:

Bakhadirkaramatdinov, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=47588585

Türk Dışişleri Bakanlığı Sayfası, Özbekistan’ın Siyasi Görünümü,  https://www.mfa.gov.tr/ozbekistan-siyasi-gorunumu.tr.mfa

Mirovalev M., 4 Temmuz 2022, Reporter’s Notebook: What’s behind Uzbekistan’s deadly unrest? Al Jazeera, https://www.aljazeera.com/news/2022/7/4/reporters-notebook-whats-behind-uzbekistans-deadly-unrest

Hess M. “Why the world should pay attention to unrest in Karakalpakstan”, Al Jazeera, 7 Temmuz 2022, https://www.aljazeera.com/opinions/2022/7/7/why-unrest-in-a-remote-region-of-uzbekistan-matters

Kafesoğlu İ. (1989). Türk Milli Kültürü, Boğaziçi Yayınları, 7. Baskı, İstanbul.


Google Ads